Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/300
2026/147
4 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/300 - 2026/147
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/300
KARAR NO : 2026/147
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2024
NUMARASI : 2023/266 Esas - 2024/887 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 05/02/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.06.2022 tarihinde davalının sigortalısı ... plakalı aracın sürücüsü Çankırı ilinde alkollü şekilde araç kullanırken Çayyolu Sokak ve Bayramlar Sokak kesişimine geldiğinde zorunlu olarak sağa dönüş yapması gerekirken bordürlü orta refüjü geçerek müvekkilinin içerisinde olduğu ... plakalı araca yandan çarparak müvekkilinin yaralanmasına ve malul kalmasına sebebiyet verdiğini, dava dışı ...'ün olay günü alkollü şekilde araç kullandığını ve yol ayrımına geldiğinde alkolün ve hızın etkisiyle refüjü aşarak müvekkilinin içerisinde olduğu araca çarptığını, dava dışı sürücü ...'ün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve müvekkilinin içerisinde olduğu aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/709 Esas sayılı dosyada aldırılan bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır derecede yaralanarak malul kaldığını, müvekkilinin kaza sonrası Çankırı Devlet Hastanesine kaldırıldığını, müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezliğinin/maluliyet oranının Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca incelenerek tespitini talep ettiklerini, müvekkilinin bir bankada çalışmakta olduğunu, müvekkilinin ücret araştırmasının objektif kriterler esas alınarak yapılmasını, kazaya neden olan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı tarafından KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, davalı tarafın tanzim edilen poliçelerde belirlenen tazminat miktarlarının müvekkiline zararı oranında ödenmesi gerektiğini, davalarında mevcut ve muhtemel sorumlular açısından müştereken ve müteselsil sorumluluğa dayanıldığını, davalının sigortalısı olan araç ticari nitelikte olduğundan kaza tarihinden itibaren artan oranlarda avans faizi istemi olup tazminat hesabı açısından Borçlar Kanunu, TTK ve sair mevzuata dayandıklarını, meydana gelen kaza ile ilgili olarak davalıya sakatlık, geçici ve sürekli iş göremezlik ve tedavi teminatı olan maddi tazminatının ödenmesi talepli ihtarname ve eklerinin keşide edildiğini, davalı tarafça 04.07.2022 tarihinde tebliğ alındığını, ancak davalı tarafın herhangi bir ödemede bulunmadığını, davalının temerrüt tarihi kendisine hasar ihtarı yapılan tarihten 15 gün sonrası 19.07.2022 tarihi olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sürekli iş göremezlik tazminatı için 500,00 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı için 500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile, 500,00 TL olan geçici iş göremezlik tazminatı talebini 58.843,72 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın 1031661622 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin mevcut olduğunu, davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında ve ancak teminat limitleriyle sorumluluğu olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarı gerektiğini, davacı taraf herhangi bir ödeme almış ise aynı ödemeyi mükerrer şekilde davalıdan tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, bu nedenle ihbar dilekçelerinin ayrıca sunulacağını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava haklarının 2 yılda zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, davacı yanın da tarafı olduğu ceza dosyasının celbi ile, ceza dosyasında uzlaşma bulunuyor ise davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kaza ile sakatlık ve ölüm söz konusu ise kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, dava konusu olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerektiğini, hukuk mahkemesi ceza mahkemesindeki bilirkişi raporu ile bağlı olmayacağından, kusura ilişkin incelemenin re'sen yapılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, “geçici iş göremezlik” tazminat taleplerinin Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, davalı şirketin sağlık gideri teminatı bulunmadığını, davaya konusu şirket nezdinde geçerli poliçenin başlangıç tarihinin 16/02/2022 olup 04.12.2021 sonrası düzenlendiğini, davacı yanca sürekli bir sakatlık meydana gelmiş ise sürekli sakatlık tazminatı hesaplanması aşamasında olay tarihinde geçerli Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlar, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, bu kapsamda davacı yanın uğradığı iddia olunan zararın hesaplanması aşamasında vergilendirilmiş gelirinin dikkate alınması, aksi takdirde asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, şirketin poliçeyi kestiği ve dolayısı ile primi belirlediği tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartlarına göre uygulanması gereken faizin %1,65 teknik faiz olduğunu, poliçe tanzim tarihinin 4.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar yayınlanmasından sonra olduğu ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yayım tarihi olan 14.02.2023’ten önce olduğu ve Anayasa’nın 153. maddesi birlikte nazara alındığında iskonto hesabında %1.65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, SGK tarafından davacının geçici iş göremez kaldığı iddia edilen dönemde hastalık/geçici iş göremezlik kolundan ödeme yapılmış olabileceğinden mükerrer ödemeye mahal vermemek adına bu hususun SGK’ya müzekkere yazılarak sorulması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faizin uygulanması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı, dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucu mahkemece itibar olunan ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince kaza tarihi itibarıyla geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen raporda, davacının sürekli iş göremezlik durumunun bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, davacı yanca aksine bir delil ileri sürülmediğinden asgari ücret düzeyindeki geliri, SGK yazı cevabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporu, Yargıtay/Bölge Adliye Mahkemesi kararları, TRH-2010 yaşam tablosuna göre aldırılan heyet bilirkişi raporunda, davacının davalıdan geçici işgöremezlik nedeniyle 55.970,46-TL talep edebileceğinin bildirildiği, davacı vekilinin belirlenen bu tutarlar üzerinden talep artırım dilekçesini mahkemeye sunduğu, davacı tarafın dava öncesi yapılan başvurusu nedeniyle 19/07/2022 tarihi itibarıyla davalıyı temerrüde düşürdüğü, sigortalı aracın cinsi ve kullanım amacı gereği kabul olunan tutara temerrüt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere avans faizi işletileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 55.970,46 TL geçici iş göremezlik tazminatının 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin asgari ücretin çok üzerinde bir gelir elde ettiğini, buna rağmen yerel mahkemece müvekkilinin geçici iş göremezlik zararı eksik değerlendirilerek kısmen kabul edildiğini, davacının ... şubesinde temizlik işçisi olarak çalıştığını, asgari ücretin yaklaşık olarak 1.58 katı kadar bir gelirinin olduğunu, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin maliyetinin belirlenenden çok daha fazla olduğunu, müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı yönündeki belirlemeyi kabul etmediklerini, dava konusu kaza sonucunda müvekkilinin kafatası, yüz kemikleri ve sol kaburga kemiğinde kırık, sol göz, alın ve sol kolunda büyük kesiler ve ciddi hematomlar meydana geldiğini, gördüğü tüm tedavilere rağmen iyileşemeyen müvekkilinin hâlâ kolunu rahat bir şekilde kullanamadığını, yüzünde ve kafatasında meydana gelen kırıklar nedeniyle şiddetli ağrılar yaşadığını, bu sebeple müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinin tespit edilenden çok daha fazla olduğu gibi kalıcı maluliyeti de bulunduğunu, buna rağmen Adli Tıp Kurumu raporuna göre yapılan hesaplamaların müvekkilinin uğradığı gerçek zararı yansıtmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı yukarıda yazılı sebeplerle davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamında olay tarihi olan 12/ 06/2022 günü saat 18:30’da davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü olan dava dışı ... isimli kişinin sevk ve idaresindeki aracıyla Çayyolu sokak istikametinden gelip Bayramlar Sokak istikametine seyir halindeyken, Bayramlar Sokak kesişimine geldiğinde kendisine hitaben sağa dönüş levhası gereği sağa dönmesi gerekirken köprü üzerinden orta refüjü aşmak suretiyle karşı yön istikametine geçmesi sonucu, kendi şeridinde seyretmekte olan sürücülüğünü dava dışı ... isimli kişinin yaptığı ... plakalı araca çarptığı, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararlarının tazmini için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, dosyada mevcut 27 /05/2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında (tam) kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Dava konusu kazada yaralanan davacının maluliyet durumunun tespiti için yerel mahkemece Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu'ndan alınan 21/03/2024 tarihli raporda, davacı ...’un 12/06/2022 tarihinde geçirmiş olduğu araç içi trafik kazası ile illiyetli kafatası ve yüz kemiklerinde kırık, subaraknoidal kanama, pnömosefali, solda kaburga kırığı yaralanmaları nedeniyle iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik süresi içerisinde 2 ay süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren %0 (sıfır) olduğu, dava konusu kaza nedeniyle sürekli olarak başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiş olup, alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlendiğinden yerel mahkemece hükme esasa alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yerel mahkemece dava konusu kaza nedeniyle dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu raporuna göre dokuz ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kalan davacının maddi zararının tespiti için aktüer bilirkişi raporu alınmış olup, davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde asgari ücret üzerinden, meydana gelen zararının hesaplanmasında yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar davacı vekili müvekkilinin asgari ücretin çok üzerinde gelir elde ettiğini ileri sürmüş ise de, dosyada mevcut SGK Hizmet Dökümü Cetvelinden davacının kaza öncesi asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, daha yüksek bir gelirinin bulunduğu hususunun ise davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere ve özellikle de delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 04/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.