Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/204
2026/194
12 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/204 - 2026/194
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/204
KARAR NO : 2026/194
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2024
NUMARASI : 2023/886 Esas - 2024/805 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12/02/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.01.2021 tarihinde davacının yaya konumunda olduğu sırada, kimliği belirsiz sürücünün sevk ve idaresindeki plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucunda, davaya konu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, plakası tespit edilmeyen aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün kaza sonrasında olay yerinden ayrılması ve davacının hastaneye kaldırılması nedeniyle kaza tespit tutanağı tutulmadığını, davalı ... 04.08.2022 tarihinde başvurulduğunu, başvuru dilekçesinin davalıya 19.09.2022 ve 07.11.2022'de teslim edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanmadığını belirterek, 49.800,00 TL kalıcı iş göremezlik, 100,00TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 31.07.2024 tarihli değer artırım dilekçesiyle davasını 430.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 11.398,20_TL geçici iş göremezlik ve 3.577,50-TL bakıcı tazminatına yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkil kurumun temerrüde düşürülmediğini, ... yasal faizden sorumlu olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Adli Trafik Bilirkişisi ...'den aldırılan 02.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda, firari araç ve sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları trafik kanununun 52/1a ve 74. Md. kurallarını ihalen meydana gelen kazada %100 oranında tam kusurlu olduğu , davacı yaya ...'nün kazaya etken kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğu sonucuna varıldığı, mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından aldırılan 25.01.2024 tarihli adli tıp raporunda; "... oğlu, 15.09.1991 doğumlu ...'nün dosyasının incelenmesi, tarafımızca yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 22.01.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ medial malleol kırığı ve diğer yaralanmaları dikkate alınarak;
1)20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında:
a) Kas İskelet Sistemi-- 3. Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları-- 3.5. Eklem Hareket Açıklığı-- Tablo 3.10- Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı engellilik ve Tablo 3.11- Topuk hareket kısıtlılığına bağlı engellilik
i) "Plantar fleksiyon: Hafif, 11-20 derece" için alt ekstremite engel oranının %7 olduğu,
ii) "Eversiyon: Hafif, 0-10 derece" için alt ekstremite engel oranının %2 olduğu,
iii) Sağ ayak bileği engel oranları Balthazard formülü ile toplandığında (%7 ve %2) %9 olduğu,
b) Sağ alt ekstremite engel oranı Tablo 3.2 kullanılarak kişi engel oranına dönüştürüldüğünde %5 olduğu,
c) 22.01.2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %5 (yüzde beş) olduğu) sekel halini aldığı ve sürekli olduğu,
2)Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 1 (bir) ay olduğu,
3) Tıbbu iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğumuzu bildirir Adli Tıp Kurulu raporudur.." denildiği, davacının ...'na 07/11/2022 tarihinde başvurduğu anlaşıldığından 8 iş günü sonrası olan 18/11/2022 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren, çarpan aracın cinsi belirlenemediğinden yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; "Davanın kabulüne, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 11.398,20 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 3.577,50 TL'nin (brüt asgari ücret üzerinden heseplenen) bakıcı gideri tazminatının 18/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece dosya kapsamında alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, müvekkil kurum tek teminattan sorumlu olmasına karşın teminat limitini aşan karar verildiğini, dosya kapsamında alınan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, söz konusu kazanın meydana geldiğinin dosya kapsamında şüpheli durumda olduğunu, müvekkil kurumun geçici iş görememezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, yerel mahkeme dosyası kapsamında davacı tarafa SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin tespit yapılmadığını, davacı tarafça, kazanın meydana geldiğinin ileri sürüldüğü saatlerdeki kamera kayıtlarının incelendiğini, polis memuru tarafından yapılan bu incelemeye ilişkin tutulan kamera kaydına ilişkin görüntü izleme tutanağında; ''kamera görüntüleri izlendiğinde üç şahsın yürüdüğü, yanlarından beyaz renkli bir minibüsün geçtiği, minibüs geçtikten sonra şahıslardan birinin sendeleyip zıpladığı gözükmekte ancak aracın çarptığı kamera açısından belli olmamaktadır.'' denildiğini, yerel mahkeme dosyasında mevcut maluliyet raporu usulüne uygun olarak tanzim edilmemiş olup Adli Tıp Kurumu'ndan davacının bizzat muayenesi doğrultusunda rapor temin edilmesi gerektiğini, davacının plantür fleksiyon kısıtının %7 olduğu, eversiyon kısıtının %2 olduğu belirtilmiş bununla beraber toplam %9 olduğunu sekel halinin ise %5 olduğu tespit edildiğini, ancak söz konusu rapor hatalı olup sekel halini aldığı ve sürekli olduğu tespitinin mesnetsiz olduğunu, zira davacı tarafın kaza tarihi olan 22/01/2024 tarihinden önce herhangi bir hastalık, eklem rahatsızlığı bulunup bulunmadığına ilişkin detaylı bilgilerin itiraza konu raporda bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; haksız fiiller sebebiyle ödenecek tazminatlarda faiz başlangıcının olay tarihinden itibaren olacağı, trafik kazalarının ise haksız fiil niteliğinde olduğu tartışmadan uzak olup, huzurdaki davaya konu kaza 22.01.2021 tarihinde gerçekleşmiş olan trafik kazası sebebiyle hükmedilecek tazminat borcunda faizin, olay tarihi olan 22.01.2021 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken 18.11.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca müvekkil davacı lehine hükmedilecek tazminat miktarlarına kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, ayrıca son olarak önemle belirtmek gerekir ki, dosya kapsamında hükme esas alınan maluliyet ve kusur raporlarında yer alan aleyhe hususların kabullerinde olmayıp, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, dava dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları, hesaplama yöntemi, hesaplamaya esas alınan hayat tablosu vs. hususlarında değişiklik olması halinde ya da dosya kapsamında herhangi bir sebeple yeniden yargılama yapılacak olması halinde, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerekeceğinden yeniden yapılacak yargılama kapsamında haklarını saklı tuttuklarını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik talebi ile bakıcı giderine ilişkindir.
Uyuşmazlık; plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davalı vekilince, plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin herhangi iz ve delilin bulunmadığı, kazanın, plakası tespit edilemeyen aracın çarpması ile oluştuğuna dair bir dayanağının bulunmadığı savunulmuştur. Bu konudaki ispat külfetinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi uyarınca davacı tarafa ait olduğu açıktır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun ... başlıklı 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının a bendinde; "Hesaba...Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, ... başvurulabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dosya kapsamından, davacı yaya ... ile birlikte diğer dava dışı yayalar ... ve ... Avşar caddesi no: 5 önünde yolun karşı tarafına geçmek üzere kaplamaya girdikleri esnada arka taraftan gelen plaka ve sürücü bilgileri bilinmeyen aracın kendisine çarptıktan sonra 1659 sokak istikametine kaçarak olay yerini terk etmesi sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Bu konuda tanık beyanları mevcut olup, 'kamera görüntülerini izleme tutanağında da, “üç şahsın yürüdüğü, yanlarından beyaz renkli bir minibüsün geçtiği, minibüs geçtikten sonra şahıslardan birinin sendeleyip zıpladığı gözükmekte ancak aracın çarptığı kamera açısından belli olmamaktadır.'' denildiği, şüpheliler hakkında daimi arama kararı verildiği anlaşılmakla maddi vakıanın ispatlandığı anlaşılmaktadır.
Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Dava konusu olay sebebiyle davacıya SGK tarafından yapılan bir ödeme var ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise ne kadarının rücuya tabi olduğunun net olarak belirlenmesi, rücuya tabi ödemelerin ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması gerekmekte ise de, somut olayda bu hususun araştırıldığı, SGK tarafından rücuya tabi bir ödemenin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de, söz konusu zararın TBK'nın 54. maddesi kapsamında yer alan zararlardan olması yanı sıra KTK'nın 92. maddesinde teminat dışı tutulmamasına, ayrıca bu zararların KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu zararlardan olmamasına göre davalının sorumlu tutulmuş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Faiz türüne ilişkin olarak ise; davacının yaralanmasına neden olan aracın plakasının tespit edilememesi nedeniyle davalı ...'ndan maddi tazminat talep edilmektedir. Asıl zarar verenden talep edilebilecek faiz türüne göre zarar veren aracın sigorta şirketi veya sigorta şirketi yoksa ...'ndan faiz talep edilebilecektir. Somut olayda davacının yaralanmasına neden olan aracın plakasının tespit edilememiş olması bakımından asıl zarar verenden istenilemeyecek ticari temerrüt faizinin, onun sorumluluğunu üstlenen davalı ... da istenemeyeceği, dolayısıyla aracın haksız eyleminin de TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına, bu durumda da zarar verenden ancak yasal faiz istenebileceğine, bu zarar verenden hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı ... da ancak aynı oranda temerrüt faizi istenebileceğine göre (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10/11/2021 tarih ve 2021/5315 Esas, 2021/8606 Karar sayılı ilamı) bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Davacının ... faiz başlangıç tarihine yönelik istinafı yönünden;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08/07/2021 tarih ve 2021/16685 Esas, 2021/4341 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, eksik evrakla başvurulduğu anlaşılmakla faiz başlangıcının başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonu olarak tespit edilmesi istinaf edenin sıfatına göre kaldırma sebebi sayılmamıştır.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekili ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 30.396,29- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 7. 599,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.797,21 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf eden taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.