Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/156
2026/123
29 Ocak 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/156 - 2026/123
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/156
KARAR NO : 2026/123
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/11/2024
NUMARASI : 2023/401 Esas - 2024/820 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 03/02/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21/05/2021 tarihinde dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla Zile ilçesinden Alaca ilçesi istikametine seyrederken karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline aracın ön kısımlarıyla çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili tarafından maddi zararlarının tazmini talepli olarak sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve sigorta şirketince müvekkili lehine bir miktar ödeme yapıldığını, ancak daha sonrasında müvekkilinin kazaya bağlı ağrıları ve şikâyetleri devam etmekle birlikte giderek arttığından müvekkilinin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nda yeniden muayene olduğunu, bu muayene sonucunda düzenlenen 18/04/2023 tarihli raporda maluliyet artışı tespit edilerek müvekkilinin kazadan kaynaklı engel oranının %44 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu hususlarının belirtildiğini, dolayısıyla sigorta şirketi tarafından daha önce tespit edilen maluliyet oranına istinaden yapılan ödemenin yetersiz kaldığını, bu nedenle davacı müvekkilinin 21/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maluliyet artışı sebebiyle oluşan maddi zararlarının tazmini amacıyla işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00-TL tedavi giderleri, 50,00-TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile dava konusu taleplere ilişkin olarak dava aşamasında sulh ile ödeme yapıldığını ve dava konusu taleplerden feragat edildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yine davacı tarafından ilk dava ikame edilmeden önce Hacettepe Üniversitesi'nden alınan 30/05/2022 tarihli maluliyet raporunun ibraz edildiğini, ilgili raporda maluliyet oranının %40, bakıcı süresinin 3 ay, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olarak tespit edildiğini, işbu davada davacı tarafından farklı hastaneden alınan 18/04/2023 tarihli rapor ibraz edildiğini, rapor içeriğinde herhangi bir farklı yada artan maluliyet, yeni tedavi tanımlanması yapılmadan bu sefer %44 oranlı rapor, 1 ay bakıcı ihtiyacı, 9 ay geçici iş göremezlik tanımlandığını, farklı hastanelerden alınan raporların maluliyet artışı anlamına gelmemekte olup zaten hali hazırda mağdurun geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve %40 maluliyetten kaynaklı zararının karşılanmış durumda olduğunu, artan maluliyetin varlığının tespit edilmesi halinde dahi %40 maluliyet üzerinden başvuru yapıldığı dikkate alınarak bu oran üzerinden sulh ve feragat olduğu dikkate alınarak fark oran üzerinden artış tarihinden itibaren hesaplama yapılması gerektiğini, tüm oran üzerinden güncel veriler ile hesaplama yapılması ve ödemenin mahsup yoluna gidilmesi halinde sulh ve feragatin HMK kapsamında sonuçlarına aykırılık teşkil edeceğini ve kanuna aykırılık oluşturacağını, davanın kesin hükmün varlığı ve dava konusu taleplerden feragat edilmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından artan maluliyet iddiasına dayalı olarak eldeki dava ikame edilmiş ise de, dosyaya mübrez Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 28/08/2024 tarihli maluliyet raporu ile tespit edildiği üzere dava konusu olayda davacının maluliyet durumuna yönelik gelişen bir durum olmadığı, diğer bir ifadeyle davacının maluliyetinde bir artış gerçekleşmediği görülmüş olup, bu bağlamda davacının maluliyet artışına bağlı olarak karşılanmayan daimi ve geçici iş göremezlik veya bakıcı ve tedavi gideri zararının varlığından bahsedilemeyeceği açık olduğundan davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporun yetersiz oluğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle artan maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının muayenesi de yapılarak ve dosyadaki tüm maluliyet raporları değerlendirilerek düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulu raporuna göre, davacının maluliyetinin arttığı ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve istinaf harçları yatırılmadığından Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf eden davacı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve istinaf aşamasında suç üstü ödeneğinden karşılanan tebligat ve posta giderleri toplamı 237,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.