Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/153
2026/189
12 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/153 - 2026/189
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/153
KARAR NO : 2026/189
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2024
NUMARASI : 2023/687 Esas - 2024/703 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 13/02/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.01.2023 tarihinde, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Erkilet Bulvarı istikametinden Karpuzatan Caddesini takiben 3412. Sk. istikametine doğru sola manevra yaptığı esnada aracının sol yan kısımlarına, yine aynı istikametten gelerek düz devam etmek isteyen dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacı müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, sol tibia proksimal başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler, yırtıklar ve yaralanmalar meydana geldiğini, kazadan sonra Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılan müvekkiline yapılan ilk müdahalenin ardından yatarak tedavi gördüğünü ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı da doğduğunu, dava konusu kaza sebebiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/5285 Soruşturma sayılı dosya ile soruşturma yapıldığını, işbu kazada müvekkili ...'nın ağır şekilde yaralanması sebebiyle uğramış olduğu zararın tazmini için gerekli tüm bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı ... Sigorta Şirketine başvuruda bulunulduğunu, taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuktan sonuç alınamadığını ve işbu davayı açtıklarını belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davalarının kabulü ile, müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı işgöremezliğe uğraması nedeniyle, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL’nin kaza tarihi olan 16.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 18.09.2024 tarihli dilekçesi ile, HMK'nın 107/2 maddesi uyarınca, ... Sigorta A.Ş.'den başlangıçta 100,00 TL olarak belirttikleri kalıcı işgöremezlik taleplerini 259.828,87 TL olarak, 100,00 TL olarak belirttikleri bakıcı gideri taleplerini 15.012,00-TL olarak, 100,00 TL olarak belirttikleri geçici işgöremezlik taleplerini 39.366,42-TL olarak, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 39.366,42 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 259.828,87 TL kalıcı işgöremezlik ve 15.012,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 314.207,29 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... tarafından sürekli engelli sağlık kurulu raporu iletilmeden KTK'nın 97. maddesi uyarınca usulune uygun başvuru yapılmadan huzurdaki davanın açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, başvurunun tam yapılması gerektiğini, davacı tarafından geçerli bir başvuru yapılmadığını, davacı tarafından taraflarına Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen sağlık kurulu raporu ibraz edilmediğini, sadece epikrizler ve 1 yıl süreli Kayseri Şehir Hastanesi raporu iletildiğini, işbu raporun yönetmelikte belirlenen sürekli sakatlık oranı tespiti içeren sağlık kurulu raporu olmadığını, işbu nedenlerle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilli şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMSS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespitinin zaruri nitelikte olduğunu, hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle yapılacak başvurularda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, Hazine Müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılmasını, müvekkili şirketin poliçe dahilinde başvuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kusur bilirkişiden alınan raporda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde yer alan sürücülere ait asli kusurlardan (doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) ve aynı Kanun'un 53/1-b, Yönetmeliğin 102 maddesinde yer alan kuralları ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %75 oranında asli kusurlu olduğunu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde yer alan kuralları ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiği, müterafik kusura ilişkin değerlendirmede ise kaza tespit raporunda, ... plakalı motosikletin arka kısmında yolcu konumunda bulunan davacı ...'nın kaza esnasında kask kullanımına ilişkin durumun kaza tespit raporunda belirsiz olarak işaretlendiğinin belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, ... oğlu, 05/01/1972 doğumlu ...'nın dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda, 16/01/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmalar dikkate alınarak, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; "Alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları, kas atrofisi (unilateral) tablo 3.5 - bacak kaslarındaki atrofiye bağlı özürlülük yüzdeleri, çevre ölçümü farkı uyluk, 3 cm - ağır için kişi engel oranının %7 olduğu, 16/01/2023 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam bedensel engel oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin," bildirildiği, yaralanmanın niteliği gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmadığı, toplanan delillere göre davalının sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nın 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun hükme esas alınan raporla belirlendiği, Adli Tıp Trafik bilirkişisi tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından (sürekli iş görmezlik (maluliyet) durumunun ve bakıcı giderinden kaynaklı tazminatın usulüne uygun raporla belirlendiği) hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre 18/09/2024 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı, davalının ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının bu hali ile sübut bulduğu, sigortalı aracın ticari nitelikte kamyon olması nedeni ile avans faizi talep edilebileceği, dava tarihinden önce 21/08/2023 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü anlaşıldığından talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulü gerektiği gerekçesiyle; "Davanın KABULÜ ile, 259.828,87 TL sürekli iş göremezlik, 39.366,42 TL geçici iş göremezlik ve 15.012,00 TL bakıcı gideri tazminatının 21/08/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; eksik evrakla başvurulması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yaralanma bölgesi gözetildiğinde kaza anında koruyucu kıyafet kullanmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi tarafından progresif rant hesap yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araçta yolcu olan davacı müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu kazaya ilişkin olarak dosya kapsamında düzenlenen 09.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda, ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'nın Karayolları Trafik Kanunu'nun 84., 531/b. ve Yönetmeliğin 102. maddesi uyarınca %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak davaya konu kazanın hemen ardından düzenlenen kaza tespit tutanağında dava dışı sigortalı ...'nın asli ve tam kusurlu olarak tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğundan dosyada çelişkileri giderecek şekilde rapor düzenlenmesi gerekmekteyken bu hususta yeterli inceleme yapılmadan istinafa konu kararın verildiğini, istinafa konu Yerel Mahkeme kararına esas bilirkişi raporunda hesaplanan tazminatın asgari ücret, kusur oranı veya artan maluliyet oranına bağlı olarak değişme ihtimali gözetildiğinde bu hususun ileride taraflarınca araç sürücüsüne ve malikine yahut başkaca sorumlulara karşı ikame edilecek davalar bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, asgari ücret, kusur oranı veya artan maluliyet oranına ilişkin bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat bakımından fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, işbu kararı istinaf ettiklerini, Yerel Mahkeme kararı ile maddi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmiş olup, gerekçeli kararın hüküm kısmında UYAP sisteminde kayıtlı toplam 8.917,00,-TL (ATK masrafları dahil) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, ancak kendileri tarafından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen Adli Tıp Raporu'na ilişkin olarak 5.498,00 TL rapor ücreti ve 210,00 TL direkt grafi bedeli olmak üzere toplam 5.708,00-TL ödendiğini, yine dosya kapsamında düzenlenen 09.02.2024 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporu için 2.500,00 TL ve aktüer bilirkişi raporu için de 2.500,00 TL ödendiğini, bunun yanı sıra dosyaya dava açılırken 1.000,TL yatırıldığını ve bu gider avansının da 261,00 TL'lik kısmının kullanıldığını, ayrıca 269,85 TL peşin harç ve 1.072,20 TL ıslah harcının da işbu yargılama giderlerine dahil edilmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde, davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de; 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir.
Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir.
Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir.
Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir.
Kusura ilişkin olarak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde yer alan sürücülere ait asli kusurlardan (doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) ve aynı Kanun'un 53/1-b, Yönetmeliğin 102 maddesinde yer alan kurallara ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile % 75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde yer alan kuralları ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %25 oranında tali kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Müterafik kusur konusunda ise,
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582). Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418). Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır.
Somut olayda, davacının yaralanmasının niteliği (alt ekstremiteden yaralanmış olması) ve kask takılı olup olmadığı yönünde bir belirleme bulunmadığı anlaşılmakla, müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin Adli Tıp giderinin yargılama giderine dahil edilmediğine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece, yargılama sırasında davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevki ile maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, davacı tarafından toplam 5.708,00 TL Adli Tıp ücreti yatırıldığı ve mahkemeye dekontların sunulduğu halde hüküm fıkrasının yargılama giderleri bölümüne dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yapılan muayene ücreti HMK'nın 323. maddesi gereğince yargılama gideri kapsamında olduğundan, yerel mahkeme tarafından davacı tarafından yatırılan ücretin yargılama giderlerine dâhil edilmemiş olması doğru olmadığından davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
Yukarıda yazılı gerekçeler ile istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan ve istinaf konusu edilmekle birlikte yerinde görülmeyen kısımlar baki kalmak üzere, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası düzeltilerek, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-İstinaf eden davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE, Ankara 3. Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 25/09/2024 tarihli, 2023/687 Esas - 2024/703 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
Davanın KABULÜ ile;
259.828,87 TL sürekli iş göremezlik, 39.366,42 TL geçici iş göremezlik ve 15.012,00 TL bakıcı gideri tazminatının 21/08/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 21.463,49TL harçtan peşin alınan 269,85TL ile ıslah harcı 1.072,20TL'nin mahsubu ile bakiye 20.121,44TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.342,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 49.131,09TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 2.500,00TL aktüer bilirkişi ücreti, 2.500,00 TL kusur bilirkişi ücreti, 219,00 TL tebligat ve posta giderleri, 5.708,00 TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 11.235,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
III-İstinaf talebi reddedilen davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
IV-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gerekli 21.463,49 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 5.365,87 TL’nin mahsubu ile bakiye 16.097,62 TL’nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
V-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
VI-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.209,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
VIII-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.