mahkeme 2024/902 E. 2025/237 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/902

Karar No

2025/237

Karar Tarihi

21 Şubat 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/902 - 2025/237
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/902
KARAR NO : 2025/237

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/06/2024
NUMARASI : 2023/391 Esas 2024/420 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 21/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12/03/2025

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07/02/2017 günü müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı araç ile davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı kazada müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, kaza ile ilgili Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/1916 sayılı soruşturmasının devam ettiğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle toplam 3.200,00 TL maluliyet zararının temerrüt tarihlerinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, yargılama sırasında ... Sigorta şirketi ile sulh olduklarını ve ödemenin alındığını belirterek, bu davalı yönünden davasından feragat etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karıştığı belirtilen davacının yolcu olduğu aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesinin müvekkili nezdinde düzenlendiğini, kusur ve maluliyet raporlarının alınması gerektiği, müterafik kusurun ve hatır taşıması indiriminin değerlendirilmesi ve faizin en fazla yasal olarak dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta Şti. vekili dilekçesinde; kazaya karıştığı iddia edilen aracın kaza tarihinde müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince daha önce verilen 28/02/2020 tarihli, 2017/409 E. - 2020/150 K. Sayılı davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında kusur yokluğundan davanın reddine yönelik kararın, Dairemizin 12/04/2023 tarihli, 2022/801 E. 20223/562 K. Sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında mahkemece yeninden yapılan yargılama neticesinde;
Davanın, çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonunda tesis edilen 28/02/2020 tarih ve 2017/409 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararın eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında yargılamaya devam edildiği, Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/439 Esas sayılı ceza dosyası ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/417 Esas sayılı dava dosyası getirtilerek, KGM Fen Heyeti'nden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden ve aktüer bilirkişiden rapor alındığı, kusur bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27/11/2023 tarihli raporda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın, olayda %60 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü Yahya Yaman'ın olayda %20 kusurlu olduğu, olayın meydana geldiği kavşağın yapım, bakım ve onarımından sorumlu kurum veya kuruluşun %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ile mahkemece alınan 27/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %20, ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı otomobil sürücüsünün olayda %60 oranında kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkemece benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verildiği, aktüer hesap bilirkişi tarafından sunulan 01/04/2024 tarihli raporda, dosyaya sunulan ibraname-feragatnamede davacı yan tarafından davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ödeme alındığından davadan feragat edildiğinin görüldüğü, buna göre hesaplamanın ... Sigorta A.Ş.'nin %20 kusur sorumluğu yönünden yapıldığı, 2024 yılı güncel asgari ücret ve TRH 2010 ve progresif rant (%10 arttırım ve %10 eksiltim) yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 1.684,88-TL olduğu, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 140.381,33-TL olduğu, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 533,25-TL olduğu, kaza tarihinde (07/02/2017) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 330.000,00-TL olduğu, hesaplanan tazminat tutarının poliçe teminat limit tutarını aşmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, mezkur raporda bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant sistemi esas alınarak yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatlarında öngörülen kriterlere uygun olduğu, raporun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu ve hükme esas alındığı, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, 07/02/2017 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak seyahat ettiği ve davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olan araç ile ... Sigorta A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın çarpışması suretiyle meydana gelen trafik kazasında davacının, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 04/12/2017 tarihli maluliyet raporuna göre, %7,1 oranında daimi, 6 ay süresince geçici iş göremezliğe, 45 gün süre ile bakıcı ihtiyacına maruz kalacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün %20, ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı otomobil sürücüsünün olayda %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilmekle davalıların sigortalılarının kusurları oranında davacının zararını karşılamakla yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davacı vekilinin 21/05/2019 tarihinde bu davalı yönünden davadan feragat ettiğinden, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye yönelik davanın vaki feragat nedeniyle reddi gerektiği, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise, 01/04/2024 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporu da nazara alınarak davacının, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün %20 oranında kusuruna denk gelen geçici iş göremezlik dolayısıyla 1.684,88-TL, sürekli iş göremezlik dolayısıyla 140.381,33-TL maddi zararının bulunduğu, davacının bu zararlarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle; “1-Davalı ... Sigorta A.Ş.’ye yönelik davanın kabulü ile; 140.381,33-TL daimi iş göremezlik, 1.684,88-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 142.066,21-TL maddi tazminatın 22/05/2017 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.’den tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davalı ... Sigorta A.Ş.’ye yönelik davanın vaki feragat nedeniyle reddine,” karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; gerekçeli karara esas alınan kusur raporunun çelişkili olup karar vermeye elverişli olmadığını, kusur durumu Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile belirlenmiş iken, sonrasında alınan rapor ile ATK’dan alınan raporun ilga edildiğini, ATK Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davacının, kazaya bağlı yaralanması sonrasında araz bırakmadan iyileşmiş olduğunu, buna ilişkin itirazlarının nazara alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, medikal raporlara göre davacının sekel kalmaksızın iyileştiğini, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlara göre maluliyet oranının %0 olduğunu, bu nedenle H.Ü.T.F. Adli Tıp ABD’den alınan raporun karar vermeye elverişli olmadığını, müterafik kusurun resen incelenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... Sigorta Şirketi hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davalı vekilinin, hükme esas alınan maluliyet/engellilik raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Ayrıca, "çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine" yönelik zararların tespitinde alınacak maluliyet/engellilik raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatları ile benimsediği Yönetmelik hükümlerine göre alınmalıdır.
Somut olayda, davacının 07/02/2017 tarihinde geçirdiği kazaya ilişkin olarak, H.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 04/12/2017 tarihli raporda, davacının "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemler Yönetmeliği" hükümlerince maluliyet durumu değerlendirilerek, %7,1 oranında maluliyetinin meydana geldiği, iyileşme süresinin 6 ayı bulacağı, tespit edilmiş, rapora davalı vekilinin "çalışma gücünün kaybı ve yitirilmesinin" kaza tarihi itibariyle "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirtilmesi üzerine, ilk derece mahkemesi tarafından, davalının itirazı yerinde görülerek 06/11/2018 tarihli celsede Adli Tıp Kurumu'ndan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde yeniden rapor alınmasına karar verilmiş, akabinde kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı aracın kusurunun bulunmadığı kanaatine varılarak, bu sebeple de maluliyet durumunun eldeki davaya etkisi olmayacağından bahisle ara karardan dönülerek, ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ret kararının Dairemiz tarafından kaldırılması sonrasında ise alınan kusur raporunda davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun belirlenmesi sonrasında, ilk derece mahkemesi kaldırma kararı öncesinde yeterli görmediği maluliyet raporunu bu defa değerlendirme konusu yapmaksızın, yeterli görerek, söz konusu rapor çerçevesinde hesaplanan tazminat miktarına göre davanın esası hakkında karar vermiştir. Dairemizce verilen kaldırma kararı kusur yokluğundan verilen ret kararının uygun olmadığına yönelik olup, daha önce kusur yokluğundan verilen ret kararı sonrasında, davalının lehine olan bir kararı maluliyet tespiti yönünden istinaf etmemiş olması, söz konusu rapora itirazından vazgeçmiş olduğu şeklinde yorumlanamayacağı gibi, bu hususta ilk kararın istinaf edilmemiş olması ret ile sonuçlanan davada, maluliyet raporunun taraflar açısından bağlayıcı olduğu şeklinde değerlendirilemez. Mahkemece, farklı sebepten davanın reddine yönelik verilen kararın, kaldırılması sonrasında, daha önce incelemediği veya değerlendirmediği delillerin hükme esas alınıp alınmayacağı değerlendirmeden karar verilmemelidir.
Bu itibarla, 07/02/2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde "çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi " istemli davalarda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi maluliyet durumunun tespitinde (kaza tarihi nazara alındığında) "Özürlülük Ölçütü; Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerinin uygulanması gerektiğini kabul etmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından da, Daire'nin söz konusu yönetmeliği tercih edebileceği, hukuki güvenlik ve istikrar açısından Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay HGK 2022/655 E. 2024/133 K.; "Uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak kaydıyla belirtmek gerekir ki, Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerinde (md .90, 99) 6704 sayılı yapılan değişiklikler 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş, kaza ise 18.10.2015 tarihinde gerçekleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere kaza tarihinde hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanacağına ilişkin kanuni düzenleme de bulunmayıp, kaza tarihinde hem Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği, hem Çalışma Gücü Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği, hem de %60 oranı üzerinde malulen emekliliğin düzenlendiği Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlüktedir. Gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan zararların tespitinde fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır. Oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemelerin bulunması da genel ilkelerden ayrılması için bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Zira aksinin kabulü hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine de aykırı düşmektedir. O hâlde, somut olayda kaza tarihi itibariyle yürürlükte ve güncel olduğu için kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde rapor alınması, bu rapordan sonra gerekli olması hâlinde maluliyet zararının hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.").
Bu durumda, davacının maluliyet/özür durumunun, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi tarafından uygulanması gerektiğinin kabul edildiği "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gereğince Adli Tıp Kurumu İlgili (2., 3.) İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, dönemsel olarak (kaza tarihi itibariyle) uygulanmasından vazgeçilen Yönetmelik çerçevesinde tanzim edilen rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek Adli Tıp Kurumu İlgili (2., 3.)İhtisas Kurulundan davacının "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gereğince, özür durumunun tespit ediliği rapor alınarak, davacının maluliyet oranına itiraz etmemiş olması ve kararın da davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle, usuli kazanılmış haklar da korunarak, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/06/2024 tarihli, 2023/391 Esas - 2024/420 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,
4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/639 D.İş - 2024/642 K. sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden, Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 20224/42372 E. sayılı dosyasına depo edilen 345.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim