mahkeme 2024/744 E. 2025/1015 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/744

Karar No

2025/1015

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/744 - 2025/1015
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/744
KARAR NO : 2025/1015

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2024
NUMARASI : 2023/788 Esas - 2024/423 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/09/2025

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 07.07.2023 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ...'a ait ... plaka sayılı aracın yaya olarak seyir halinde olan ...'e yaya geçidinde çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini kazada müvekkili ...'in eşi destek ...'nın hayatını kaybettiğini, müteveffanın kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığını, ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısının ... Sigorta A.Ş. olduğunu, dava açmadan önce davalıya başvuruda bulunulduğunu, ancak cevap verilmediğini, ödeme alınmadığını, arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili ...'in eşi ...'yı kaybetmesi nedeniyle 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, davacılardan ... için 200.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte (sigorta dışındaki) davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının yaptığı başvuruda müvekkili tarafından talep edilen eksik belgelerin iletilmemesi nedeniyle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmadığından, davanın usulen reddi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili Şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyada bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kazancının asgari ücret olarak esas alınması gerektiğini, tazminat hesabının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlara göre TRH 2010 Tablosu ve Teknik Faiz, aktüeryal yöntem ile yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, müvekkiline gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan davacıların usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara 69. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/442 Esas sayılı dosyasında davaya konu kaza nedeni ile davalı sürücü ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı yargılamanın devam ettiği, dosyada Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 12.09.2023 tarihli ve 04.01.2024 tarihli raporlarda, sürücü ...'nın asli kusurlu, müteveffa yaya ...'in tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece davalı sürücü ... ve müteveffanın kusur durumlarının tespiti amacıyla bilirkişi raporu aldırıldığı, bilirkişi raporu ile, sürücü ...’nın, yönetimindeki araç ile gündüz vakti, yerleşim yeri içinde mahal şartlarına göre yüksek bir hızla dikkatsiz ve tedbirsizce seyri sırasında hız kesmeden yaya geçidine yaklaştığı sırada yaya geçidine 14 metre mesafede seyir yönüne göre yolun solundan taşıt yoluna girip bölünmüş yolun ilk bölümünü geçerek ikinci yol bölümünü geçmek için orta refüjden yola giren yaya ...’e çarpmamak için taşıt yolu içinde sağa ve sola direksiyon manevrası yaparak seyredip etkili fren tedbirinde geç kalarak yaya ...’e aracının ön kesimi ile çarptığı, davalı sürücü ...'nin, meydana gelen olayda %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in olayda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu bulunduğunun rapor edildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "Destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile; 851.225,98 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen davacı ...'e verilmesine, alacağa davalı Sigorta Şirketi yönünden 09.08.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ile ... yönünden 07.07.2023 kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 30.000,00 TL ve davacı ... için 30.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan 07.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, meydana gelen kaza ile ilgili olarak müvekkil ...'in eşi destek ...'yı kaybetmiş olup, desteğin kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığını, 01.04.2024 tarihli bilirkişi raporu ile müteveffa yayaya %30 kusur verilmişse de bunu kabul etmediklerini, davalı sürücü müteveffaya yaya geçidinde çarpmış olup davalı sürücü, yaya geçidine yaklaşmasına rağmen hızını azaltmayarak yayaların ve trafikteki diğer kişilerin sağlığını tehlikeye attığını ve müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiğini, 01.04.2024 tarihli aktüerya raporunun gerçek durumla bağdaşmadığını, bakiye yaşam ömrü ve desteklik sürelerinin yargı kararlarına uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, davacı müvekkiller arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK'nın 58. maddesi gereğince ihtiyari dava arkadaşlığında davaların birbirinden bağımsız olduğunu, manevi tazminata yönelik olarak davası kabul edilen her dört davacı açısından ayrı ayrı avukatlık ücreti takdiri gerekirken tek bir avukatlık ücreti üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan kusur oranına itirazları bulunduğunu, kazanın müteveffa yayanın asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, işbu hususun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, çelişkinin giderilmesi adına ek rapor alınması gerekmekte olup, itirazlar değerlendirilmeksizin dosyanın karara bağlandığını, 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, işbu dava tarihi öncesinde müvekkil şirkete yapılan başvuru usulsüz olduğundan geçersiz olduğunu, işbu nedenle aleyhe hüküm kurulması halinde, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kusura ilişkin olarak, ceza dosyasında Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden ve Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan alınan raporda; kaza tespit tutanağında bulunan olay yeri basit krokisi tetkik edildiğinde; olayın yayanın Bostancık Caddesi ile 939 Sokak kesişim kavşak başında karşıdan karşıya geçerken olduğu ve yayanın karşıdan karşıya geçtiği güzergahın 14 metre uzağında yaya geçidi olduğunun belirtildiği, sanık sürücü ...’nın, sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa müteyakkız yaklaşması ve kavşak başında karşıdan karşıya geçmek isteyen yayalara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken gerçekleşen olayda bu hususlara riayet etmediği anlaşılmış olup, seyir yönüne göre sol taraftaki orta refüjden kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya çarptığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in, kavşak başında karşıdan karşıya geçmek istediği sırada her ne kadar ilk geçiş hakkı kendisinde olsa da seyirle gelen araçların hız ve mesafelerini gözeterek geçişini sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmeden kendi can güvenliğini tehlikeye atarak geçişini sürdürdüğü esnada sağ tarafından seyirle gelen sanık idaresindeki aracın kendisine çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosyada alınan kusur raporunda da, olay yerinin trafik işaret levhası bulunmayan üç yönlü kavşak, olayın meydana geldiği yolun üç şeritli bölünmüş yol olduğu, vaktin gündüz, hava ve görüşün açık bulunduğu, yörenin yerleşim yeri içi, hız sınırının 50 km/s olduğu, çarpma noktasının 14 metre ilerisinde yaya geçidi bulunduğunun anlaşıldığı, davalı sürücü ...’nın birinci derecede kusurlu (%70), müteveffa yaya ...’in ikinci derecede (%30) kusurlu olduğu belirtilmiş olup, raporların birbirini teyit ettiği ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak, Sigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiş olup, faiz başlangıcı yöntemince belirlendiğinden bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Davalı vekili tarafından hesaplamanın 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları gereğince TRH2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresi belirlenerek, bilinmeyen dönem hesabının ise %1,8 teknik faiz uygulanarak "Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant Yöntemi" uygulanarak belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2918 sayılı Yasa'nın 90. maddesindeki 6704 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından kısmen iptalinden sonra içtihat değişikliğine gidilerek tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi, bilinmeyen (işleyecek) dönem hesabının "Progresif Rant Yöntemi" uygulanmak suretiyle hesaplaması gerektiği benimsenmiş olduğundan bu yöne ilişkin istinaf sebebine de itibar edilememiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü yer almaktadır.
Olayın oluş şekli, kazadaki kusur durumu, zararın ağırlığı, müteveffanın davacılar ile olan yakınlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü manevi tazminatın belirlenmesinde en önemli etkenlerdir. Ancak, manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, Mamelek Hukuku'na ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında ölenin eş ve çocukları olan davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere karar kaldırılmış; davacı ... için 80.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00TL, davacı ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için 50.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan 07.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, davacılar, davalılardan ayrı ayrı manevi zararlarını talep etmişlerdir. Bu nedenle davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK'nın 58. maddesi gereğince davaları birbirinden bağımsızdır. Bu durum karşısında her bir davacının talebi yönünden, kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gereği gözetilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I- Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
II-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 22/05/2024 tarihli, 2023/788 Esas - 2024/423 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Destekten yoksun kalma tazminat talebinin KABULÜ İLE;
- 851.225,98 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, alacağa davalı sigorta şirketi yönünden 09.08.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ile ... yönünden 07.07.2023 kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
1.a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 58.147,24 TL harçtan peşin alınan 1.711,17 TL peşin harç ve 2.903,95 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.615,12TL harcın mahsubu ile bakiye 53.532,12 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile hazineye irat kaydına,
1.b-Davacılar tarafından yapılan, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.210,75 TL posta masrafı, 1.711,17 TL peşin harç ve 2.903,95 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.825,87 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
1.c-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
1.d- Davacı ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 123.634,86 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;
-Davacı ... için 80.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00TL, davacı ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için 50.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan 07.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, adı geçen davacılara verilmesine,
- Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 9.563,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile hazineye irat kaydına,
2.b- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı ... lehine 30.000,00TL, davacı ... lehine 30.000,00 TL, davacı ... lehine 30.000,00TL, davacı ... lehine 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
III-İstinaf talebi reddedilen davalı ... Sigorta AŞ. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
IV-İstinaf talebi reddedilen davalı ... Sigorta AŞ’den alınması gerekli 58.147,24 TL istinaf karar harcından peşin alınan 14.964,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 43.182,64-‬TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta AŞ’den alınarak hazineye irat kaydına,
V-İstinaf talebi kabul edilen davacılardan alınan istinaf karar harcının istekleri halinde davacılara iadesine,
VI-İstinaf talebi kabul edilen davacılar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 390,00 TL yargılama giderinin davalılar ... ile ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

VIII-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim