Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/958

Karar No

2024/1481

Karar Tarihi

20 Kasım 2024

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/958 - 2024/1481
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/958
KARAR NO : 2024/1481

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2023
NUMARASI : 2017/287 Esas 2023/361 Karar

DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 20/11/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/12/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22/05/2011 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı kazada müvekkili ...'nın yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, Kaza Tespit Tutanağında ...’in kusurlu olması nedeniyle, ...'e ait aracın sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. hakkında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/393 Esas sayılı dosyası ile açılan davada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 12/06/2023 tarihli raporu ile sürücü ...'in kusursuz, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsü ...'nin ise tamamen kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/393 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle eldeki davanın açıldığı, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin %15,2 oranında çalışma gücü kaybı olduğu ve üç ay süre ile iş göremez halde kaldığının belirlendiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya dair dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 30,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 20,00 TL tedavi gideri alacağı, 20,00 TL bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın davalı yanın daha önce ödeme yaptığı tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 09/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi heyeti tarafından hesaplandığı üzere, 128.673,40 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 1.818,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.540,70 TL bakıcı gideri tazminatı, 7.762,90 TL tedavi gideri alacağı olmak üzere toplam 140.795,81 TL olarak davayı ıslah ettiklerini beyan etmiş, 21/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile de, daha önce 1.818,81 TL olarak talep ettiği geçici iş görmezlik tazminatını 3.557,56.-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna veya üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı bölümlerine sevki gerektiğini, tedavi giderlerinin zorunlu trafik poliçesi kapsamından çıkarıldığını, belgelenmeyen tedavi gideri isteminin reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu; Edirne 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/147 E. sayılı dava dosyası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/04/2012 tarihli raporunda, 22/05/2011 tarihinde, saat 23.50 sıralarında gerçekleşen ... sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, karşı yönden gelmekte olan ... idaresindeki aracın çarpışması sonucu gerçekleşen kazada, müteveffa sürücü ...'nin 1.71 promil alkollü olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 23/11/2011 tarihli rapor, olay mahallinin fotoğraflarının bulunduğu CD incelendiğinde, sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı, ...'nin ise tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmekle, iş bu ATK kusur raporunun olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu kanaatine varılmakla, hükme esas alınarak, yargılamaya devam edildiği, dava konu kazaya bağlı maluliyet oranının tespiti için davacının, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ve Üniversite hastanelerine sevk edildiği, son olarak raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacı ile alınan Hacettepe Üniversitesi Anabilim Dalı Başkanlığı'na ait 04/02/2022 tarihli rapor ile kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre davacının genel çalışma gücü kaybının %1 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği ve raporun karar vermeye elverişli olduğu, aktüer bilirkişiden alınan 15/02/2023 tarihli ek raporda, davacının kaza nedeni ile 3.557,56 TL geçici iş göremezlik, 39.059,27 TL sürekli iş göremezlik, 796,50 TL bakıcı giderinden kaynaklı zararının oluştuğu ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 06/03/2019 tarihli rapor ile 7.762,90 TL olduğunun tespit edildiği ve hükme esas alındığı, yolcu konumunda olan davacının, kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğuna dair davalı tarafça delil sunulmadığından ve SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı bildirildiğinden, tespit edilen tazminat tutarından indirim yoluna gidilmediği, davacının hesaplanan miktardaki zararını davalıdan talep edebileceği buna göre, davacının ıslah ve talep artırım dilekçesi dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, davacı taraf dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine yapılan ön başvurunun tebliğine ilişkin kayıtları sunmadığından, dava tarihi itibariyle(17/04/2017) davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek ve sigortalı aracın hususi olduğu dikkate alınarak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “A-Davanın kısmen kabulü ile, 1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kısmen kabulü ile, 39.059,27 TL'nin dava tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, 2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile, 3.557,56 TL'nin dava tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacının bakıcı gideri tazminatı isteminin kısmen kabulü ile, 796,50 TL'nin dava tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri tazminatı isteminin reddine, 4-Davacının tedavi gideri isteminin kabulü ile, 7.762,90 TL'nin dava tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, mahkemece faizin müracaat tarihine göre hesaplanması gerekirken, hasar dosyasından sorulmaksızın, müracaat tarihi kanıtlanmadığından dava tarihinden faiz işletilmesinin haksız olduğunu, ayrıca faizin de en yüksek banka mevduat faizi olması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, mahkemece talep artırım dilekçesi verilmesi için süre verdiği için talep artırım dilekçesi vermek zorunda kaldıklarını, mahkemece geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden indirim yapıldığını, %100 kusura göre hükmedilmesi gerektiğini, yaşam süresinin cüzi olarak belirlendiğini, hesaplamanın en az 75-80 yaşına kadar yapılması gerektiğini, aktüer hesaplamanın da uygun olmadığını gelirin düşük belirlendiğini, maluliyet raporunu da kabul etmediklerini, %1 maluliyet ve 6 ay geçici iş görmezlik süresinin eksik hesaplandığını, daha önce A.Ü.T.F’den alınan raporda Post Travmatik Stres Bozukluğu nedeniyle %15,2 çalışma gücü kaybı tespit edildiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinin de daha uzun olması gerektiğini, hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosu ve "progresif rant yöntemine" göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin de her bir tazminat kalemi için ayrı ayrı takdir edilmesi gerekirken, toplam maddi tazminat kalemi üzerinden vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının son asgari ücret nazara alınarak yapılması gerektiğini, bu nedenle de kararın hatalı olduğunu, tedavi giderinin çok cüzi olarak hesaplandığını belirterek, karar istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı verilere göre düzenlendiğini ve rasyonel olmadığını, 20/04/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda davacının maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini, bu durumda mahkemece rapora itiraz edilmesi nedeniyle Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alması gerekirken, H.Ü.T.F’den itirazen alınan raporda %1 maluliyet belirlenmesi üzerine bu rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, nitekim bağımsız eksper tarafından da, davacının maluliyetinin olmadığının tespit ediliğini, kabul anlamına gelmemek üzere, raporda TRH2010 Yaşam Tablosunun ve Progresif Rant formülünün uygulanmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinin sigorta teminatı kapsamında kalmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili ve davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle mevcut yaralanması ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir.
Somut olayda, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten 01/03/2019 tarihinde alınan raporda, davacıda kazaya bağlı post travmatik stres bozuluğu meydana geldiği kabul edilerek, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre genel vücut çalışma gücünden %15,2 oranda kaybettiği kaybettiği, iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğu tespit edilmiş iken, ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 26/07/2019 tarihli raporda, davacının tedavi evraklarını inceleyerek, muayenesini de son durumu değerlendirilerek "...’nın 22/05/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
2)Kişinin mevcut kırığının kaynamamış olduğu ve psödoartroz meydana gelmiş olduğu ve kişinin mevcut maluliyet oranının bundan kaynaklandığı, kişide saptanan kırığın fizyolojik iyileşme süresinin 4 (dört) ay olduğu dikkate alındığında, geçici işgöremezlik süresinin 9(dokuz) ay olduğu oy birliği ile mütalaa olunur."denilerek rapor tanzim edilmiş, mahkemece raporlar arasında çelişki olduğundan bahisle bu defa H.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Adli Tıp Uzmanlarından olan heyetten rapor alınmış, söz konusu raporda; "Sağ el bileğinde meydana gelen eklem hareket kısıtlılığı için;
Gr 23..............VII (2A-a..........20)A......24 olduğu, eklem hareket kaybı oranında azaltıldığında (10/170) %1 olduğu,
Olay tarihli yaşına (24) göre (E cetveli) Yol (yüzde bir) olarak bulunduğu, 22/05/2011 tarihindeki trafik kazasına bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %1 (yüzde bir) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu,
2-) Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu,
3-) Tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" denilmiş, ilk derece mahkemesince söz konusu raporun, raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiği kabul edilerek davanın esası hakkında karar verdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece Hacettepe Üniversitesiden alınan ve adli tıp uzmanları tarafından tanzim edilen rapor yetersiz görülerek, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan, içerisinde alanında uzmanların da bulunduğu heyetten rapor alınmıştır. Bu durumda söz konusu raporun yeterli olmadığı ya da önceki raporla çelişki oluşturduğu kanaatine varılmış yahut raporda eksik değerlendirme olduğu kanaatine varılmış ise bu durumda alanında uzmanların da olduğu Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan ek rapor, raporda eksiklik görülmemekle birlikte her iki rapor arasında çelişki olduğu düşünülüyor ise çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan çelişkileri giderecek rapor alınması gerekirken, öncesinde yeterli görülmeyen (kaldı ki çelişki giderilmek üzere alınan son raporunda maluliyet olarak gösterdiği husus, ilk raporunda maluliyet olarak da görülmemiştir.) Üniversite Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınarak davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabule göre; davacı vekilinin bir kısım istinaf sebepleri dosya kapsamına uygun olmayan genel ifadeler olması, bir kısım istinaf sebepleri de kanuni dayanaktan uzak ve yargısal içtihatlara uygun düşmeyen sebepler olması nedeniyle yerinde değil ise de, faiz talebine ilişkin olarak davacının, sigorta şirketine müracaatına ilişkin hasar dosyası getirtilmeden ve müracaat tarihi bu çerçevede belirlenmeden, davacının müracaat tarihini kanıtlayamadığından bahisle dava tarihinden itibaren yasal faizi hükmedilmiş olması doğru görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece hükme esas alınan rapor ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporlar arasında çelişki bulunduğundan, çelişkinin giderilmesi için, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri gereğince, davacının kazaya bağlı maluliyet oranının tespit edildiği rapor alınarak, davacının kazaya bağlı maluliyeti meydana gelip gelmediği, mevcut maluliyeti var ise kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, buna göre kazaya bağlı maluliyeti oranının tespit edildiği, ayrıca geçici iş göremezlik ve geçici veya sürekli bakıma muhtaçlık durumlarının değerlendirildiği, önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği rapor alınarak sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/05/2023 tarihli 2017/287 Esas 2023/361 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/391 D.iş, 2023/504 K. sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2023/16124 E. Sayılı dosyasına depo edilen 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim