Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1515
2025/180
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1515 - 2025/180
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1515
KARAR NO : 2025/180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2023
NUMARASI : 2022/545 Esas 2023/641 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 13/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; 18.02.2022 tarihinde saat 20:38 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile Esat Caddesini takiben Bağlar Caddesinde seyir halinde iken No:133 önüne geldiği esnada sağından soluna karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya müvekkili ...'a çarparak tek taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsünün dikkatsiz ve özensiz davrandığını, kazada müvekkilin ağır bir şekilde yaralandığını, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olup müvekkilin zararından sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, kaza sonrası müvekkili ...'ın İbn-i Sina Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, müvekkilin sol bacağının kırıldığını, ağır şekilde yaralandığını, davacı müvekkilinin kaza tarihinde 44 yaşında olup hayatının alt üst olduğunu, kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS teminat kapsamında olup sigorta şirketinin müvekkilinin iş bu kaza sebebiyle maruz kaldığı zararın tazmin ile yükümlü olduğunu, davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurunun 01.04.2022 tarihinde gönderildiğini, ancak sigorta şirketince yasal süresi içinde herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle 1.000,00 TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakım ihtiyacı olduğundan şimdilik 100.00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; sürekli iş göremezlik için 700,00 TL olarak talep edilen maddi tazminatı 132.763,22 TL artırarak 133.463,22 TL üzerinden, geçici iş göremezlik için 300,00 TL olarak talep edilen maddi tazminatı 11.609,52 TL artırarak 11.909,52 TL üzerinden ve bakıcı giderleri için talep edilen 100,00 TL ile birlikte toplam 145.472,74 TL'ye talebini yükselterek, tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesinde zarar görenin dava açmadan önce sigorta kuruluşuna başvurmasının gerekli olduğunu, kazanın ve zararın oluşumunda sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, yaklaşık elli metre yakınında yaya geçidi bulunmasına rağmen yaya geçidini kullanmaması ve yayaların geçmesinin yasak olduğu alana dikkatsiz ve kontrolsüz olarak çıkması sonucu taşıt yolu üzerinde davaya konu trafik kazası gerçekleştiği, davacının engel oranının %0 olduğunu, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderlerinden de müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, aktüer hesabı yapılacak ise güncel mevzuat hükümlerinin göz önünde bulundurularak teknik faiz yöntemi kullanılması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işbu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiği, başvuru tarihinden işleyecek avans faizi talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kusur yönünden yapılan incelemede, 18.02.2022 tarihli kaza tespit tutanağında, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Esat Caddesini takiben Bağlar Caddesi istikametine seyirle No:133 önüne geldiğinde sağından soluna karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'a hafif çarpıp taraf olduğu kazada 2918 KTK'nın 52/1B madde ihlali görüldüğü, yaya ...'ın olay yeri yaya geçidi bulunmayan kesimde solundan gelen araçları yeterince dikkate almayıp ... plakalı araç tarafından çarpıldığı kazada 2918 KTK 68/1/c madde ihlali görüldüğü şeklinde tespit yapıldığı, kusur bilirkişi raporunda, davalı sigortalı motorsiklet sürücüsünün KTK/52/b maddesi gereğince aracının hızının kavşaklarda, ışıklı uyarı cihazlarının bulunduğu noktalarda trafik durumuna göre ayarlamadığı nedeniyle %70 oranında kusurlu, davacı yayanın ise ışıklı işaretler veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almak zorunluluğunu ihlal etmesi nedeniyle %30 kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, kaza tespit tutanağı ve dosyadaki verilerin incelendiği, davalı sigortalı motorsiklet sürücüsünün kavşakta olmasına rağmen hızını düşürmeyerek davacı yayaya çarpması neticesi kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, davacı yayanın da yolun kontrolünü eksik yaparak kazaya maruz kalması nedeniyle tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin yerinde olduğu, davacının %30 kusurlu, davalı sigortalı motorsiklet sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğu mahkemece de kabul edilerek bu yönde aktüerya bilirkişisinden rapor alındığı, bilirkişi raporunda, kusur yönünden ... plakalı aracı kullanan ...'in %70 kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın %30 kusurlu olduğu, tazminat hesabı yönünden, davacı vekilince, davacı ... lehine 700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunulduğu davacı ...'ın %30 kusurlu olduğunun tespiti sonucu hesaplanan maddi zarardan TBK 52'ince maddesi kapsamında %30 kusur indirimi yapıldığı, davacı ...'ın 18.02.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, toplam vücut engel oranının %5 olduğu, tıbbi iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacı lehine 11.909,52 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 133.463,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacının maluliyet raporunda bakıcı süresi öngörülmediğinden, geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplanmadığı, davacı tarafça, davalı ... Sigorta Şirketine yapılan başvurunun, 02.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğinin kargo belgesinden tespit edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 14.04.2022 tarihinde davalı ... Sigorta Şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın motosiklet olduğunun ZMMS poliçesinden tespit edildiği gerekçesiyle; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 133.463,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 11.909,52 TL geçici iş göremezlik tazminatının 14.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketine usule uygun başvuru yapılmadığı hususu incelenmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, başvuru ile sunulması gerekli zorunlu belgelerin ise, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda belirtildiği, dolayısı ile usule uygun olmayan başvurulara binaen ikmal edilen davaların, dava ön şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği, dava dosyasına alınan kusur oranlarını bildirir raporun somut olaya uygun değerlendirmeler içermediği gibi, usule de uygun olmadığını, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen Adli Tıp Kurul Raporunun mevzuata aykırı değerlendirmeler içerdiği ve denetime elverişli olmamakla birlikte fahiş olduğunu, raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre davacının trafik kazasına bağlı ve sürekli ve sekel hale gelen engellilik oranının %5, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin değerlendirildiğini, müvekkil şirkete başvuru aşamasında iletilen tıbbi evraklar doğrultusunda Opr. Dr. ... tarafından medikal inceleme yapıldığı ve ilgili raporda davacının trafik kazasına bağlı sürekli engellilik oranının %0 olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar ilgili rapor, ilk derece mahkemesine HMK m.293 kapsamında sunulmuş ise de incelenmemiş olup, hükme esas alınmadığını, davacının tedavi ve takiplerinin yapıldığı kuruma ait yani 08.04.2022 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesi Erişkin Hasta Değerlendirme Formunda el bilek dirsek eklem rom açık olduğu belirtilmiş iken 22.02.2023 tarihli Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından bu husus incelenmeden hatalı rapor düzenlendiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından da sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece tespit edilen temerrüt tarihi ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda, şirket açısından temerrüt tarihinin 14.04.2022 olarak tespit edildiğini, yukarıda da anıldığı üzere, davacı tarafından müvekkil sigorta şirketine usule uygun başvuruda bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazanın 18.02.2022 tarihinde gerçekleştiğini, dolayısıyla söz konusu tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmeliyken verilen bu kararın hukuka uygun olmadığını, kural olarak haksız bir eylemde bulunanın, ihtara gerek kalmadan eylem tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağını ve talep bulunduğu takdirde faizin de haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işletilmesi gerektiğini, Yerleşik Yargıtay içtihatlarında daha yakın tarihli kararlarda da görüleceği üzere sigorta şirketlerine açılan tazminat davaları ticari dava sayıldığından alacaklı tacir olmasa bile avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri istemidir.
Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmez.
Dosyada Hacettepe Üniversitesi'nden alınan maluliyet raporunda; 18/02/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen Radius ve Ulna fraktürü dikkate alınarak; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; a. Kas-İskelet Sistemi, Üst ekstremite eklem hareket açıklığına bağlı engelliliğin hesaplanması…Tablo 2.3'e göre üst ekstremite özürlülüğünün kişinin özürlülük oranına dönüştürülmesi sonucu kişinin engel oranının 8 olduğu, 18/02/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının % 5 (yüzde beş) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu belirtilmiş, davalı sigorta vekili istinaf dilekçesinde, kişinin tedavi ve takiplerinin yapıldığı kuruma ait yani 08.04.2022 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesi Erişkin Hasta Değerlendirme Formunda el bilek dirsek eklem rom açık olduğunun belirtildiği ve bu durumda engel oranının bulunmayacağı gerekçesiyle maluliyet raporuna itiraz etmiştir.
Bu durumda davalı sigorta vekilinin de rapora itirazı bulunması karşısında, davacının TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine yönelik olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının maluliyet/özür oranı, iyileşme süresi, hususlarının ve davalının itirazlarının değerlendirildiği, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf talebinin incelenmesinde, davacı tarafından, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye başvuru evrakına maluliyet raporu eklendiğinin ispat edilememiş olması karşısında, eksik evrak ile bu sigorta şirketine müracaat edildiği anlaşıldığından, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin temerrüdü gerçekleşmemiştir.
Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Alternatif çözüm yolu olan arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu durumlarda, davacının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna gidilemesi gereken durumlarda, başvuru tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K.)
Somut olayda; davacı, davalıya tazminat talebine esas alınacak maluliyet raporu olmaksızın müracaat ettiğinden, her ne kadar başvuru şartı yerine getirilmiş ise de yapılan başvuru ile KTK'nın 99. maddesi kapsamında eksik evrak ile yapılan başvuru ile davalının temerrüdü gerçekleşmediğinden, davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu da gözetilerek, davacının arabuluculuk başvurusuyla davalının temerrüdünün gerçekleştiği kabul edilerek, bu tarih itibariyle temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, 14.04.2022 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması isabetli değildir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, istinaf eden davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11/10/2023 tarihli 2022/545 Esas - 2023/641 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, istinaf eden davacı vekilinin tüm, davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin sair istinaf istemlerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.