Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1496
2025/177
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1496 - 2025/177
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1496
KARAR NO : 2025/177
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2023
NUMARASI : 2020/288 Esas - 2023/589 Karar
DAVACILAR
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 14/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25/10/2019 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ...'e çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meyana geldiğini, kaza sonucunda ...'in olay yerinde vefat ettiğini, davalı ...'nın ifadesinde de belirttiği üzere, müvekkillerinin murisine çarptıktan sonra olay yerini terk ederek ...'in ölümüne sebebiyet verdiğini, Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1277 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davalının %70 oranında birinci derecede asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya cevap verildiğini ancak sigorta şirketi tarafından teklif edilen miktarın çok düşük bir bedel olduğunu, davalının müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarını gidermek yönünde kaza tarihinden bu yana hiçbir girişimde bulunmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla maddi zararların tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, eş ... için şimdilik 500-TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren diğer davalı sigorta şirkete yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 80.000-TL, müteveffanın oğlu ... ve ..., kızı ... için ayrı ayrı 50.000-TL toplam 230.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı işleten/sürücü ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 03/04/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, ... için talep edilen 500-TL'yi 323.573,22-TL artırarak toplam 324.073,22 TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limit ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusuru bulunduğunun ispat edilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınmasını gerektiğini, müvekkili şirkete başvuru yapılmadığından temerrüde düşmediğini, müvekkili şirketin her hangi bir tazmin sorumluluğu bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilecek kusurun yerinde olmadığını, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş ve zenginleşmeye sebep olacak nitelikte olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1277 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyada alınan trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 03/01/2020 tarihli raporda, ...'nın kazanın oluşumunda %70 oranında birinci derecede asli kusurlu, maktul yaya ...'in %30 oranında ikinci derecede tali kusurlu olduğunun bildirildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11/03/2020 tarihli raporda, ...'nın tali, müteveffa yayanın ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/08/2020 tarihli raporda ise, ...'nın ağır derecede asli kusurlu, maktul yaya ...'in ise tali kusurlu olduğunun bildirildiği, yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan, mahkumiyet kararı verildiği ve kararın 17/01/2022 tarihinde kesinleştiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17/11/2021 tarihli raporda; "1-Davalı sürücü ...’nın %50 (yüzdeelli) oranında kusurlu, 2-Davacıların yakını müteveffa yaya ...’in %50 (yüzdeelli) oranında kusurlu, olduğu"nun belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 14/03/2022 tarihli raporda; "A-Davalı sürücü ...' nın %50 (yüzdeelli) oranında kusurlu olduğu, B-Maktul yaya ...'in %50 (yüzdeelli) oranında kusurlu olduğu"nun belirtildiği, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "Davacıların davasının KISMEN KABULÜ ile, maddi tazminat yönünden; 324.073,22-TL destekten yoksun kalma zararının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 05/12/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, manevi tazminat yönünden; 60.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak ...'e ödenmesine, 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak ...'e ödenmesine, 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak ...'e ödenmesine, 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak ...'ya ödenmesine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğunu, zira kazanın meydana geldiği yer/saat itibariyle zifiri karanlık olduğunu, müvekkilinin aracının farlarının yandığını, yolun ise köy içi bir yol olmadığından meskun mahal dışında müteveffa koyu renkli giysiler ile yolun ortasında hiçbir ışıklandırması olmaksızın müvekkilinin aracının birden önüne çıkması neticesinde kazanın meydana geldiğini, düzenlenen ölü muayene tutanağında da, müteveffanın üzerinde kahverengi pantolon ve ceket olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın koyu renkli giysilerle yolun ortasına aniden çıkarak iş bu kazanın meydana gelmesine asli olarak sebebiyet verdiğini, müvekkiline atfedilen %50 kusur oranını kabul etmediklerini, müteveffanın kaza anında 63 yaşında olduğunu, kaza tarihinden önce herhangi bir rahatsızlığının olup olmadığı, kulaklarının duyup duymadığı, gözlerinin görüp görmediğinin mahkemece araştırılmadan hüküm tesis edildiğini, müterafik kusur indirimi yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, müteveffa yayanın sol banketten yürümesi, yerleşim dışı ve aydınlatması olmayan mahalde gece vakti koyu renk elbise ile trafikte yaya olarak yer almasının müterafik kusur hali olduğunu, müvekkili aleyhine hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, ayrıca davacıların reddolunan manevi tazminatı için eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava; ölüm ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden ve Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan raporlarda, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki kamyonetle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, hızını mahal şartlarına göre ayarlaması, far ışığıyla, seyir şeridi üzerinden gitmekte olan yayayı fark ettiğinde ikazda bulunup güvenli mesafe solundan geçerek kazayı önlemesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, çarpma sonucu yayanın fırladığı yerden de anlaşıldığı gibi, hızlı bir şekilde seyretmiş, mevcut hızı ile önlemsiz vaziyette yayaya çarpmasıyla neden olduğu olayda kusurlu olduğu, yaya ...'in gidişine göre yolun solunda, karşıdan gelen araçları görecek şekilde ve mümkün olduğu kadar sol banket tarafından olacak şekilde yürümesi gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmemiş, hız limiti 50 km/h olsa da, yerleşim dışı ve aydınlatması bulunmayan mahalde gece vakti, koyu renk elbiseli durumu ile, gelen araçlara sırtı dönük vaziyette olarak sağ şeridin ortalarından dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde yürüyüp belirtilen hatalı hal ve hareketleri ile neden olduğu olayda kusurlu olduğu, mahaldeki hız limiti 50 km/h olsa da yerleşim dışı olması, vaktin gece olması, yayanın koyu renk giysili olması hususları da dikkate alındığında, Ceza yargılaması sırasında alınan 25.08.2020 tarihli ve 03.01.2020 tarihli bilirkişi raporlarındaki kusur değerlendirmelerine iştirak edilmediği belirtilmiş olup, çelişkinin giderildiği anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Müterafik kusura gelince;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hâkim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indirimi, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Zarara uğrayan kimse normal bir insanın kendi menfaatlerini korumak için sakınması gerekli bir eylemde bulunmuşsa “birlikte (müterafik) kusur” söz konusudur (Reisoğlu, S: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 19. Baskı, İst.2006, s.187).
Müterafik kusur ve kusur farklı kavramlar olup, Kusur; “hukuka uygun olmayan, hukuk düzeninin kınadığı bir irade veya irade noksanıdır. Hukuka aykırı sonucu isteyen veya sonucu önlemek için gerekli iradeyi göstermeyen kimse kusurludur.” (Reisoğlu, S.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2004, s. 144,145). Zarar görenin kusuru teknik anlamda kusur değildir. Çünkü zarar görenin kusurunda, zarar bir başka kişiye değil, zarar görenin kendisine verilmektedir (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2018, s. 606 vd.).
Somut olayda, müteveffa gece koyu renk elbise giymek nedeniyle kusurlu bulunmuş olup, ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar karşısında mümkün bulunmamaktadır.
6098 TBK'nın 56/2. maddesinde; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı yasanın 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, davacılardan ...’ın eşi ve diğer davacıların babasının kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu olması, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacıların kazada eş ve babalarını kaybetmeleri nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarlarının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacı yönünden reddedilen manevi tazminat miktarlarına ilişkin olarak davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine 9.200,00 TL tutarında tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin sair istinaf taleplerinin reddi ile, her bir davacı için reddedilen manevi tazminat miktarları yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf taleplerinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hatanın yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmamasına göre HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının istinaf eden davalı yönünden kaldırılmasına, mahkemece her bir davacı yönünden reddedilen manevi tazminat miktarlarına ilişkin davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi ile karar düzeltilerek, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 08/06/2023 tarihli, 2020/288 Esas - 2023/589 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
Davacıların davasının KISMEN KABULÜ ile,
A)-Maddi tazminat yönünden;
324.073,22-TL destekten yoksun kalma zararının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 05/12/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,
Alınması gereken 22.137,44-TL harçtan, maddi tazminata yönelik peşin ve ıslah suretiyle alınan 1.106,95-TL harcın mahsubu ile, bakiye 21.030,49-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
Davanın açılışı sırasında alınan 54,40-TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı ile peşin ve ıslah suretiyle alınan 1.106,95-TL toplamı 1.169,15-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, 48.370,25-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,
Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,
B)-Manevi Tazminat
Manevi tazminat yönünden;
60.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak ...'e ödenmesine,
40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak ...'e ödenmesine,
40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak ...'e ödenmesine,
40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak ...'ya ödenmesine,
Alınması gereken 12.295,80-TL harçtan, manevi tazminata yönelik peşin alınan 787,57-TL harcın mahsubu ile, bakiye 11.508,23-TL harcın davalı ...'dan alınıp, hazineye irat kaydına,
Kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, 28.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine,
Davacı ... yönünden davalı lehine AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalı ...’ya verilmesine,
Davacı ... yönünden davalı lehine AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalı ...’ya verilmesine,
Davacı ... yönünden davalı lehine AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalı ...’ya verilmesine,
Davacı ... yönünden davalı lehine AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalı ...’ya verilmesine,
Davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan 33 tebligat gideri 281,50-TL, müzekkere gönderim masrafı 57-TL, ATK dosya gidiş dönüş masrafları 133,10-TL ile 1.150-TL bilirkişi ücretleri, 1.900-TL ATK fatura bedelli olmak üzere toplam 3.521,60-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.203,80-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... tarafından yapılan 100-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 9,03-TL'sinin davacılardan alınarak davalı ...'ya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde istinaf eden davalıya iadesine,
III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 358,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.096,00 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak istinaf eden davalıya verilmesine,
IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.