Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1279
2025/172
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1279 - 2025/172
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1279
KARAR NO : 2025/172
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2023
NUMARASI : 2018/1014 Esas - 2023/492 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 13/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.09.2018 günü, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada, araçta yolcu olan müvekkilinin malul-sakat kaldığını, trafik tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yolcu olup kusura katılımı-etkisi olmadığını, kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın, zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı tarafından yapıldığını, anılan poliçenin kaza tarihi itibariyle sakatlanma ve ölüm tazminatı kişi başına 360.000,00-TL olduğunu, kazaya ilişkin hazırlık soruşturmasının Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin kaza neticesi vücudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, hareket kaybına uğradığını, yapılan tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, kısaca malul-sakat kaldığını, mahkemeden Ankara Üniversitesi veya Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan kesin rapor alınarak müvekkilin net özrü-vücut genel çalışma gücünden kaybı, geçici-sürekli iş göremezlik durumunun tespit edilmesini talep ettiklerini, 23.12.1979 doğumlu olan müvekkilinin hayatının idamesinde normal insanlardan fazla güç-efor sarf edecek, kısaca maluliyeti-özrü oranında ömrü boyunca zorlanacağını, malul olan müvekkili için, fazlaya dair dava ve talep hakları ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ilerde dava harcını yatırarak dava değerini yükseltme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 500,00-TL geçici iş göremezlik ve 4.500,00-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 5.000,00-TL malullük-sakatlık tazminatının (maddi tazminatın), davalı yanın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için iş bu davanın açılma zaruretinin doğduğunu belirterek, davanın kabulü ile, 500,00-TL geçici iş göremezlik ve 4.500,00-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 5.000,00-TL malullük-sakatlık tazminatının (maddi tazminatın) davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesine, davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüt tarihi olduğundan, bu tarihten itibaren ticari temerrüt faizine-avans faize hükmedilmesine, (harcın arttırılması halinde arttırılmış tüm değerler üzerinden ticari temerrüt faizi-avans faizi yürütülmesine) karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 22/05/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; 500,00TL olan geçici iş göremezlik tazminatını 515,64TL artırarak, 1.015,64TL'ye ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, Kanun'da öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, müvekkili Sigorta Şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı kaza anında hatır için taşındığından lehine hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili SGK İl Müdürlüğü’ne müzekkere yazılması gerektiğini, ZMSS Genel Şartları'na göre “geçici iş göremezlik zararı” ile “geçici bakıcı giderleri”nin poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 19/09/2019 tarihli raporda, 17/09/2018 tarihinde geçirdiği anlaşılan trafik kazasında meydana geldiğini ifade ettiği sağ ayak kemiği kırığının kaza ile illiyet bağının taraflarınca kurulamadığını, 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, kas iskelet sistemi, lomber omurganın özürlülük oranları Tablol.l; “'Öykü ve muayene bulguları spesifik travma veya hastalık ile ilişkilidir; belirgin adele spazmı vardır, omurga hareketliliği asimetrik olarak azalmıştır veya radiküler ağrı var ancak objektif bulgu yoktur; yapısal bütünlükte bozulma yoktur.” maddesi uyarınca kişinin özür oranının %8 olduğu ve sekel halini aldığını, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu’nun 07/05/2021 tarihli raporunda; ... doğumlu, ...’ın 17/09/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği, İstanbul Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 30/11/2021 tarihli raporunda, ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde, mevcut belgelere göre ... doğumlu ...’ın 17/09/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen raporlarda da, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunun belirtildiği gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile, davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı 1.015,64 TL'nin dava tarihi olan 31/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 04/08/2022 tarihli raporunun, somut ve bilimsel verilere aykırı olarak tanzim olunduğunu, gerekli ve yeterli incelemeler yapılmadan, hastane evrakları ve rapor arasındaki çelişki giderilmeden hükme esas alındığını, öncelikle söz konusu rapor hazırlanırken müvekkili fiziki olarak muayene edilmeden rapor düzenlendiğini, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan raporda sonuç olarak, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında kas iskelet sistemi, lomber omurganın özürlülük oranları, öykü ve muayene bulguları spesifik travma veya hastalık ile ilişkilidir, belirgin halde spazmı vardır, omurga hareketliliği asimetrik olarak azalmıştır, yapısal bütünlükte bozulma yoktur, kişinin özür oranının %8 olduğu ve sekel hali aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1(bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığını, ciddi bir çelişkinin söz konusu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.
Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, 15.07.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (4 sayılı Kararname) ile de Adli Tıp Kurumunun yeniden düzenlenmiş olmasına, nitekim 4 sayılı Kararname'nin 7'nci maddesinde Adli Tıp Üst Kurulları hakkında düzenleme yapılmış olup Kararnamenin 16'ncı maddesinin (d) bendinde Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri inceleyip kesin karara bağlamak Adli Tıp Üst Kurullarına verilen görevlerden biri olarak hükme bağlanmasına, anılan düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere, Adli Tıp Üst Kurulları çeşitli sağlık kuruluşları ile Adli Tıp İhtisas Kurulları raporları arasında çıkabilecek çelişkileri son merci olarak inceleyip kesin olarak karara bağlamakla görevli kılınmış olmasına, üst kurul tarafından son durum raporlarının değerlendirildiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.