Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1016
2024/1597
12 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1016
KARAR NO : 2024/1597
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : Dr. ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2023
NUMARASI : 2020/526 Esas - 2023/50 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 02/01/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.02.2019 tarihinde, davacı şirkete ait araç sürücüsü ...’in sevk ve idaresinde olan araç ile seyri sırasında sol tarafında seyir halinde olan ... plakalı aracın ani ve trafik kurallarına uygun olmayan bir şekilde manevra yapması nedeni ile trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığını, davacı şirkete ait otomobilin kaza neticesi hasar gördüğünü ve değer kaybına uğradığını, trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ZMMS Sigorta poliçesinin dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, davayı açmadan önce ... Sigorta A.Ş.’ye 02.04.2020 tarihinde başvurulduğunu, sigorta şirketince açılan hasar dosyası kapsamında kendilerine teminat limiti olan 36.000,00 TL’nin ödendiğini, sigorta şirketince ödenen tutarın zararı karşılamaya yetmediğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ın kaza sebebi ile davacı müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu, davalı ... Ltd. Şti'nin ise aracın uzun süreli kiralamasını yapmış olması nedeniyle araç işleteni sıfatıyla kusursuz sorumluluğu bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini hasar bedeline ilişkin olarak 23.031,46 TL'ye, değer kaybı alacağı yönünden 26.250,00 TL'ye artırmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne, 23.031,46 TL hasar bedeli, 26.250,00 TL değer kaybından doğan zararın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece tahkikat aşamasında hazırlanan iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, aracın pert total durumda olup olmadığının teknik bir değerlendirme olması nedeniyle raporlar arasındaki çelişki giderilmeden sadece 20.06.2022 tarihli raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek ve bu rapor esas alarak karar verilmesinin yerinde olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın kusuru bulunmadığını, kusur belirlemelerinde de çelişki bulunduğunu, aracın pert total durumda olduğunun tespit edilmesine karşın değer kaybı tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, aracın tamir masraflarının ve değerinin olması gerekenden fazla belirlendiğini, davacının aracın tamiri için yaptığı ödemeye ilişkin bir kanıtın da dosyada yer almadığını, hükme esas alınan raporda belirtilen iskonto bedelinin düşük belirlendiğini, iskonto bedelinin en az %20 seviyesinde olması gerektiğini, raporun denetime elverişli olmadığını, hasar bedelinin ise aracın kaza öncesi değerinden sovtaj değerinin çıkarılması ile elde edileceğini, zararın sigortanın 36.000 TL'lik ödemesiyle karşılanmış olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve değer kaybına ilişkin zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, maddi hasarlı kaza tespit tutanağında 05.02.2019 tarihinde sürücü ...’in beyanında; “Çayyolu istikametinden İncek istikametine gittiğini, solundaki aracın ani bir manevrayla sağa kaçtığını, kendisinin kaçamadığını, sağ tarafından araca vurduğunu ve olduğu yerde durduğunu” belirttiği, sürücü ...’ın ise;"Çayyolu istikametinden gelirken İncek istikametine doğru gittiğini, kavşakta soldan çıkmaya çalışan bir araçtan kaçmak için sağa kaçtığını, ancak sağındaki aracın kendisini fark edemediğini ve sağından çarptığını, sonra da aracın dönüp sol arkadan tretuvara vurup durduğunu" belirttiği, 11.05.2020 tarihli ... Sigorta tarafından hazırlanan ekspertiz raporu uyarınca, araç piyasa bedelinin 120.000,00 TL olduğu, TRAMER sonucuna göre sigortalı araç sürücüsü ...’ın kazada %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, aracın 120.000 TL piyasa bedelinden 80.000 TL sovtaj bedelinin düşülerek 40.000 TL hasar ödemesi konusunda araç sahibi ve avukat ile mutabakat sağlanamadığı, araçta KDV hariç 52.095.96 TL’lık yedek parça, 6.930,00 TL işçilik olmak üzere 59.025.96 TL civarında hasar olduğu, parça ve işçilik ücretlerine KDV dahil edildiğinde hasarın 69.650.63 TL olacağı, aracın sökülmesi halinde hasarın daha da artabileceğinin tespit edildiği, ... Sigorta A.Ş. tarafından hazırlanan 11.04.2019 tarihli kasko ekspertiz raporunda aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin 115.000 TL olduğu, sigorta bedelinin 152.471,00 TL olduğu, hasar gören parçaların karşılığının 77.173,05 TL olduğu, 4.630,38 TL (%6) indirim yapılarak yedek parça bedelinin KDV hariç 72.542,67 TL olduğu, işçilik tutarının KDV hariç 12.000,00 TL olduğu, toplamda hasar bedelinin KDV hariç 84.542,67 TL olduğu, KDV bedelinin 15.217,68 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin 99.760,35 TL olduğunun belirtildiği, aracın 08/08/2018 tarihli hasarına ilişkin düzenlenen Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporunda; aracın sol arka tarafından hasarlandığı, sol arka stop alt braketi, aska tampon nikelajı sol, kaplama, lastik, arka tampon braketi sol parçalarının değiştiği, yedek parça bedelinin KDV’siz 1.239,83 TL, işçilik bedelinin KDV hariç 2.235,00 TL toplam hasar bedelinin 3.564,83 TL olduğunun belirtildiği, mahkemece alınan 20/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı ...’ın % 75 oranında, dava dışı sürücü ...’in %25 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta kaza nedeniyle oluşan hasar bedelinin KDV hariç 78.708,62 TL mertebesinde olduğu, davacı tarafından davalı sürücüsünün %75 oranındaki kusur oranına göre davalılardan talep edilebileceği hasar bedelinin KDV hariç 59.031,46 TL mertebesinde olduğu, sigorta şirketince 36.000 TL ödeme yapılmış olduğu dikkate alındığında davacının talep edebileceği hasar bedelinin KDV hariç 23.031,46 TL mertebesinde olacağı, söz konusu hasar bedeline KDV eklenip eklenmemesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davaya konu araçta davaya konu kaza nedeniyle oluşan değer kaybının 35.000,00 TL olduğunun belirlendiği, rapor içeriğinde davaya konu aracın onarılıp onarılmadığına ilişkin bir beyan ve herhangi bir onarım faturası dosya kapsamında olmamakla birlikte, TRAMER kayıtlarına göre aracın 26/06/2021 ve 08/04/2021 tarihli hasarlarının bulunduğu göz önüne alınarak aracın davaya konu kaza sonrası onarılmış olduğu ve kullanılmakta olduğu, pert total işlemi uygulanmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davaya konu hasar kapsamında aracın pert total olarak sayılmaması gerektiği, hasarın ne şekilde onarıldığı ve onarım bedelinin belli olmadığının belirtildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, kusurun tespiti kadar, zararın doğru şekilde tespit edilmesi de önemlidir. Haksız fiil sorumluluğunda zarar kişinin kaza tarihi itibariyle uğradığı "gerçek zarar" olup, gerçek zarar TBK hükümlerine ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin zararın tespitine yönelik benimsediği ilkelere uygun olarak tespit edilmelidir. Davacının zararının artmasına neden olması söz konusu ise haksız fiil sorumlusunun, zarar görenin eylemi ile artan zarardan sorumlu olmayacağı gözetilmelidir. Zarara yönelik çelişkili deliller ve izaha muhtaç durumlar var ise bu hususlar değerlendirilmeden, bir kısım delillere üstünlük tanınarak hazırlanan rapora göre karar verilmemelidir. Bu çerçevede, araç onarım bedeline yönelik olarak açılan bir davada, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi emsal içtihatlarında da açıklandığı üzere, makina mühendisi bilirkişiden alınacak raporla kazalı aracın markası, modeli, yaşı, km'si, kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın rayiç değerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ile buna göre kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle tazminat miktarının tespit edilmesi gerekir. Yine değer kaybına ilişkin olarak da, aracın tamirinin mümkün ve/veya ekonomik olması durumunda aracın markası, modeli, yaşı, km'si kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın kaza tarihideki serbest piyasa koşullarındaki rayiç değeri ile meydana gelen kaza sonrasında onarılması halindeki serbest piyasadaki rayiç değeri arasındaki farka göre tespiti Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, rapordaki hesaplamanın bu yöntem çerçevesinde yapılması, denetlenebilir olması gereklidir.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan raporda, TRAMER kayıtlarına göre aracın 26/06/2021 ve 08/04/2021 tarihli hasarlarının bulunduğu göz önüne alınarak aracın davaya konu kaza sonrası onarılmış olduğu ve kullanılmakta olduğu, pert total işlemi uygulanmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davaya konu hasar kapsamında aracın pert total olarak sayılmaması gerektiği ibarelerine yer verildiği, dosya kapsamında yer alan ekspertiz raporları ile bilirkişi raporu arasında hasar ve değer kaybına yönelik belirlemeler arasında çelişkiler bulunduğu, bu kapsamda yukarıda açıklanan ilkeler ışığında aracın pert total olup olmadığı hususunda denetime elverişli bir rapor tanzim edilmediği, bu suretle de mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yeni bir makina mühendisi bilirkişiden alınacak raporla kazalı aracın markası, modeli, yaşı, km'si, kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın rayiç değerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ile buna göre kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle tazminat miktarının tespit edilmesi, değer kaybına ilişkin olarak da, aracın tamirinin mümkün ve/veya ekonomik olması durumunda aracın markası, modeli, yaşı, km'si kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın kaza tarihideki serbest piyasa koşullarındaki rayiç değeri ile meydana gelen kaza sonrasında onarılması halindeki serbest piyasadaki rayiç değeri arasındaki farka göre tespiti, var ise dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemelerin raporda değerlendirilmesi ve bu ödemelerin davalılara sirayetinin de tartışılması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalılar vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20/01/2023 tarihli, 2020/526 Esas - 2023/50 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalılar vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.