mahkeme 2022/1661 E. 2023/1741 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1661
2023/1741
27 Aralık 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/1661 - 2023/1741
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1661
KARAR NO : 2023/1741
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/01/2022
NUMARASI : 2021/482 Esas 2022/50 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 29/12/2023
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Şirketi adına kayıtlı ... plaka sayılı araç için davalı tarafından trafik sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu aracın 17/11/2012 tarihinde neden olduğu kaza sonucu davacının eşi ...'in öldüğünü, destekten yoksun kalma tazminatı alacağının tahsili için Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2013/23 esas numarası verilen kısmi dava ile 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, bu yargılama sırasında alınan rapor ile talep edilebilir destekten yoksun kalma alacağının 30.273,04 TL olarak belirlendiğini, ıslah ya da bedel artırımı yapmadıkları için dava dilekçesindeki 200,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, temyiz isteklerinin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından ret edilerek ilgili davanın sonuçlandığını, tarafların kusur dağılım oranlarının Yargıtay kararı içeriğine göre kesinleştiğini, ölenin bugün itibariyle daha fazla ücret aldığının ortaya çıkması nedeniyle yeniden hesap yapılarak alacaklarının belirlenmesi gerektiğini, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 18/01/2013 tarihli dava ile temerrüdün gerçekleştiğini belirterek, şimdilik 6.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 119.047,39TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ilk yargılama sırasında talep edilebilir tazminat miktarı hesaplandığı için huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sorumluluklarının 250.000,00 TL olan poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının ilk davada bedel artırımı ya da ıslah yapmayarak kötü niyetli olarak yeniden dava açmasının korunamayacağını, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan dava sonucu toplanan deliller yönünden davacının temyiz isteği reddedildiği için davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğunu, SGK tarafından yapılmış ödeme var ise bunun belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, olayın haksız fiil olması nedeniyle kendilerinden yasal faiz talep edilebileceğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 35 oranında kusurlu olarak neden olduğu kaza sonucu olayda % 65 oranında kusurlu olduğu kabul edilen davacının eşi ve desteği ...'in öldüğü, davacı tarafından Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada kusur oranının yukarıdaki şekilde kabul edildiği, ölenin elde ettiği gelirin asgari ücretin 1,47 katı olduğu kabul edilip yapılan hesaplama sonucu davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma alacağının 30.273,04TL olarak belirlendiği, bu miktarın 200,00 TL'sinin ilk dava ile hüküm altına alındığı, ilk hükme yönelik davacı temyiz itirazının reddedilmesi nedeniyle hükmün hem gerekçe bölümünün hem de hüküm fıkrasının taraflar açısından bir bütün halinde kesinleştiği, bu durumda davacının davalı için ortaya çıkan kazanılmış hak kuralını ihlal ederek güncel veriler dikkate alınmak suretiyle yeniden hesaplama yapılarak ortaya çıkacak fark alacağı talep etmesinin mümkün olmadığı, gerekçe ve hükmün bir bütün halinde kesinleştiği kabul edildiği için hem kusur dağılım oranının hem de talep edilebilir destekten yoksun kalma alacağı olan 30.273,04 TL yönünden kesinleşmenin gerçekleştiği, bu durumda davacının ancak ilk hüküm ile tahsiline karar verilen 200,00 TL dışında kalan 30.073,04 TL destekten yoksun kalma tazminatını davalıdan talep edebileceği, eldeki davanın kısmi dava olarak açılması nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen 6.000,00 TL yönünden 09/08/2021 dava tarihinden itibaren, ıslah işlemine konu 24.073,04 TL'si yönünden ise 04/01/2022 ıslah tarihinden itibaren Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi yargılamasında olduğu gibi değişen oranlı yasal faiz talep edilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, yapılan ıslah da dikkate alınarak “davanın kısmen kabulüne,30.073,04 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacağının 6.000,00 TL'sine 09/08/2021 dava tarihinden itibaren, kalan 24.073,04 TL'sine 04/01/2022 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine” karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece usuli kazanılmış hakkın yanlış değerlendirildiğini, ilk davada davalı sigorta şirketinin temyizi olmadığından o dosyadaki verilerin davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, davanın ıslah doğrultusunda tam kabulü gerektiğini, ayrıca faizin ilk dava olan Ankara 11 ATM dosyasındaki dava tarihinden başlatılması gerektiğini ve davalı lehine davacıya verilenden fazla vekalet ücreti verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; ilk derece mahkemesi kararında da isabetli olarak belirtildiği üzere, davacının aynı konuda daha önce açtığı ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde belirlenen, ancak o dosyada ıslah yapılmaması nedeniyle karar verilmeyen tazminat miktarını talep edebileceği, mahkemece de bu kapsamda karar verildiği anlaşıldığından davacının bu yöne ilişkin istinafına itibar edilmemiştir.
Ancak mahkemece davacı lehine 5.100TL vekalet ücretine hükmedildiği halde, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/3 maddesindeki “(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” düzenlemesine aykırı olarak davalı lehine 12.336,67-TL vekalet ücreti verilmesi doğru olmadığı gibi davalı sigorta şirketinin Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki dava tarihi (18/01/2013) itibarıyla temerrüde düştüğü gözetilmeden faizin iş bu davanın dava ve ıslah tarihlerinden başlatılması da doğru görülmemiş, davacının bu hususlara yönelik istinafının kabulü gerekmiş, hükmün esasına yönelik kaldırma yapılmadığından vekalet ücretine ilk derece mahkemesi karar tarihine göre hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 9 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 31/01/2022 tarihli, 2021/482 Esas – 2022/50 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın kısmen kabulü ile, 30.073,04 TL'nin 18/11/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 2.054,29 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 386,12 TL toplamı 445,42 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.608,87 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye ödenmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 445,42 TL peşin harç (ıslah harcı dahil) olmak üzere toplam 504,72 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.
4-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.100TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.100TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 65,75 TL ve bilirkişi ücreti 1.000TL olmak üzere toplam 1.065,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 269,22 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına.
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığına,
8-Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca; 333,45 TL'sinin davalıdan, 986,55 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
I-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
II-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70- TL istinaf başvuru harcı ve 98,00-TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 318,70-TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
III-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
IV-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.