Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/33

Karar No

2026/123

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/33 - 2026/123
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-a.4,6 Maddesi Uyarınca Kararın
Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2026/33
KARAR NO : 2026/123

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2025
NUMARASI : 2023/91 Esas - 2025/712 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; davalının İzmir Çiğli'de yapılan tramvay hattının yüklenici firması olduğunu ve müvekkili şirket ile, davaya konu tramvay hattında bulunacak trafoların kaba ve ince inşaatının alt yükleniciliği için anlaşıldığını, ancak inşaat sahalarının yer teslimlerinin zamanında yapılmadığını, inşaat sahalarında altyapı çalışmalarının tamamlanmamış olduğundan müvekkilinin çalışmasına yalnızca kısmi olarak izin verildiğini, davalının izin verilen alanlarda yeterli ekipman ve malzemeyi sağlayamadığını, müvekkili şirket kendi stokundan ekipman ve malzeme kullanmak zorunda kaldığını, müvekkil şirkete bağlı teknik personelin farklı sahalarda iş tanımının dışında imalatlar yapılması için ücretleri dahi ödenmeden çalıştırıldığını, müvekkili şirketten projeye, fen ve sanat kurallarına ve iş planına açıkça aykırı imalat taleplerinde bulunulduğunu, davalının projede ileride kamu sağlığına tehlike oluşturabilecek keyfi ve bilimsel olmayan değişiklikler yaptığını, süresinde başlanamayan veya süresinde bitemeyecek olan işler için müvekkil şirketin işe keyfi olarak başlamadığını, sözleşmenin feshine kadar yaptığı işlerin hakediş alacaklarının ödenmesi için 23.11.2021 tarihinde davalı şirkete ihtarname yolladığını, ancak ödemenin ihtarda belirtilen süre içinde yapılmaması nedeniyle Ankara 9. İcra Dairesi'nin 2022/7525 Sayılı dosyası ile kısmi bir icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılmış hakediş kesintileri müvekkile ödendikten sonra ise kalan bakiye tutar üzerinden Ankara 2. İcra Müdürlüğü 2022/20774 Sayılı dosya ile bakiye hakediş alacağını talep edildiğini, takiplere itiraz edildiğini, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini iddia ederek yer teslimini dahi zamanında yapmadığı inşaat alanlarında işin başlamamasını dayanak göstererek müvekkil şirkete cezai şart ve gecikme cezası kesmek istediğini ileri sürerek, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takiplerin devamına asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davanın itirazın iptali istemli olduğunu, ancak davacının itirazın iptali yanında kâr kaybını da dava dilekçesi ile talep ettiğini, İİK 67/a maddesi gereği itirazın iptali davalarında davanın icra takip dosyasına sıkı sıkıya bağlı olduğundan kar kaybı yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu sözleşmede işin bedelinin 1.995.049,00 TL olarak belirlendiğini ve yüklenicinin fiyat farkı talep etmeyeceğini; işlerin iş programına uygun süresinde bitirilmemesi halinde verilecek belli bir süre içinde gecikmenin giderileceği, verilen süre sonunda gecikme giderilmezse sözleşmede belirtilen cezaların uygulanacağı, nama ifa yoluyla işlerin yaptırılacağı veya sözleşmenin fesih edileceği; altyüklenicinin işin sürüncemede kalması, iş programına göre gecikmenin başlaması, süresinde tamamlanamaması, sorumluluklarından herhangi birine zorunlu sebep olmaksızın uymaması sözleşmenin herhangi bir hükmünün ihlal edilmesi halinde durumun alt yükleniciye yazı ile ihtaren bildirileceği ihtarda belirtilen süre içerisinde gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu, alt yüklenicinin işin geç, eksik veya gereği gibi yapılmamasından doğan her türlü zarar ve ziyanı tazminle yükümlü olduğunu; davacı tarafından ödeme yapılmaması sebebiyle davacının müvekkil nezdindeki alacaklarına söz konusu zarar miktarının sözleşmenin açık hükümlerine istinaden mahsup edildiğini, her 2 sözleşme arasındaki farktan kaynaklı oluşan zararın mahsubu sonrası davacının bakiye alacakların kendisine ödendiğini, cari hesap bakımdan davacının üretilen hiçbir hak ve alacağın kalmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "20/10/2025 tarihli duruşmada davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı, bu nedenle HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin yenileme dilekçesi talebi üzerine duruşma gününün taraflara tebliğ edildiği, yargılamaya devam edildiği, davacı vekilinin 10/11/2025 tarihli duruşmaya da mahkeme hakiminin izinli olması sebebiyle mazeret dilekçesi sunduğu ancak ticaret mahkemesinin 3 üyesi bulunmakla mevcut dosyaya bakacak hakimin değil, başka bir hakimin izinli olduğu hususunun araştırılması konusunda gerekli özen gösterilmediği anlaşılarak duruşmada bulunmaması sebebiyle mazeret talebinin reddine karar verilmiştir.
Basit yargılamaya tabi davalarda 6100 Sayılı HMK'nun 320/4 maddesi gereğince davanın yenilenmesinden sonra dava takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiş olup 10/11/2025 tarihli duruşmasında davanın 2. kez takipsiz bırakıldığını, hal böyleyken HMK'nun 150/6 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin mahkeme hakiminin izinli olması sebebiyle mazeret dilekçesi sunduğu ancak ticaret mahkemesinin 3 üyesi bulunmakla mevcut dosyaya bakacak hakimin değil, başka bir hakimin izinli olduğu hususunun araştırılması konusunda gerekli özen gösterilmediğinden dosya hakiminin de izinli olmaması, hali hazırda duruşmada bulunması sebebiyle mazeret talebinin reddine, taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir."
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mazeret dilekçesinde herhangi bir sebebin belirtilmediği durumlarda dahi mazeretin bir hak kaybına yol açmayacağı göz önünde bulundurularak kabul edilmesi gerektiğini, bu durumun Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğunu, somut olayda mazeretleri kabul edilmiş olsa bu durumun hiç bir hak kaybına yol açmayacağını bu nedenle, mazeretin reddedilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin Anayasada belirtilen makul sürede yargılama hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, ayrıca hakim yokluğu nedeni ile mazeretleri reddedilse dahi, mesleki mazeretlerinin bulunması nedeniyle, mazeret taleplerinni kabul edilmesi gerektiğini, zira yerel mahkemeye aynı gerekçe ile daha önceden sundukları 09.10.2023, 14.04.2024, 17.03.2025 ve 22.06.2025 tarihli mazeret dilekçelerinin mahkemece kabul edildiğini, ayrıca mazeretin reddi ve davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen kararda davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalete hükmedilmesinin de isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın takipsiz bırakılması nedeni ile HMK. 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1- Dava basit yargılama usulü hükümlerine tâbidir. Basit yargılama usulüne göre yürütülen davalarda davalarda 6100 Sayılı HMK'nun 320/4 maddesi gereğince davanın yenilenmesinden sonra dava takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Bir başka anlatımla basit yargılama usulünde dava ancak bir defa takipsiz bırakılabilir. İkinci kez takipsiz bırakıldığında dosyanın geçici olarak işlemden kaldırılmasına değil, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Somut uyuşmazlıkta dava dosyası tarafların duruşmaya gelmemesi nedeniyle 20/10/2025 tarihli 9. celsede geçici olarak işlemden kaldırılmış, davacı vekilinin yenileme dilekçesi sunması üzerine 10/11/2025 tarihine yeni bir duruşma günü belirlenmiş, bu celseye davacı vekili mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece davacı vekilinin mazeret dilekçesi reddedilerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Başkanlığı 29/05/2013 tarih ve 2013/5036 Esas- 5845 Karar sayılı bir kararında "Mahkemece, davacı vekilinin mazeretinin usule uygun olmadığı kabul edilmek suretiyle takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Her ne kadar, davacı tarafından sunulan ve hükme esas alınan 12.12.2012 havale tarihli mazeret dilekçesi yasal mazeret olarak kabulü mümkün değil ise; de önceki tarihli, benzer mahiyette, hatta gerekçe dahi içermeyen mazeret dilekçeleri mahkemece kabul edilmiş olduğu halde, bundan sonra bu tür mazeret dilekçelerinin kabul edilmeyeceğine dair ihtarat yapılmaksızın 12.12.2012 tarihli celsede mazeretin kabul edilmemesinin taraflarda adalete güven duygusunu zedeleyeceği düşünülmeksizin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA" oybirliğiyle karar vermiştir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece taraf vekillerinin benzer gerekçelerle sunduğu mazeret dilekçelerinin kabul edildiği, bu şekilde dört celsenin ertelendiği görülmektedir. Taraf vekillerine bu aşamadan sonra mazeret dilekçelerinin kabul edilmeyeceği, veya dosyanın sürüncemede kaldığı mazeret dilekçesinin son kez kabul edildiği ihtar edilmeden bilirkişi raporları alınmış ve karar aşamasına gelmiş bir dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi adil yargılanma ilkesine uygun düşmez. Bu nedenle Dairemizce mahkeme kararı isabetli görülmemiştir.
2- Mahkeme kabulüne göre de; mahkemece hükmün 5 numaralı bendi ile davalı lehine nispi olarak 76.760,24 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. AAÜT'nin 7/1 maddesinin son cümlesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde, maktu vekalet ücretinin üzerinde bir miktara hükmedilmesi mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece davalı lehine nispi vekalet ücreti belirlenmesi de doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/91 Esas, 2025/712 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan
E-imzalıdır

Üye
E-imzalıdır

Üye
E-imzalıdır

Katip
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim