Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/482

Karar No

2026/140

Karar Tarihi

12 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/482 - 2026/140
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2025/482
KARAR NO : 2026/140

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2024
NUMARASI : 2021/647 Esas - 2024/890 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; müvekkili şirketin ihale ile Elmadağ Belediyesi pazar yeri ve kapalı otopark inşaatı işini aldığını, daha sonrasında müvekkili ile davalı arasında dosya kapsamına sunulan 06/12/2018 tarihinde davalı şirket ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığını, imzalanan sözleşme ile hizmet alımı hususunda taraflar anlaştığını, müvekkili, sözleşmede belirtildiği üzere işin yapımına başlanması için öncelikle 70.000,00 TL değerinde çek ve sonrasında da çekler ve nakit paralar verdiğini, davalı şirketten söz konusu yapacağı işin teminatı olarak toplamda 500.000,00 TL değerinde 2 adet teminat senedini müvekkili şirkete verdiğini, ancak davalı şirket edimlerini yerine getirmediğini, bu fark eden müvekkili şirket, davalı şirkete 10.10.2019 - 30.12.2019 ve 05.02 2020 tarihlerinde 3 ayrı ihtarname, çekerek söz konusu işi sözleşmeye uygun bir şekilde yapılmasını ve davalı şirketin edimi düzgün ve eksiksiz olarak yerine getirmesini istemiş ve aksi taktirde sözleşmenin fesih edileceğini belirttiğini, davalı şirket söz konusu ihtarları kayda almayıp sürekli bahaneler ürettiğini, davalı şirketin söz konusu edimini yerine getirmediğinin en büyük kanıtı da Elmadağ Belediyesinin işin yapıldığı yerde yapmış olduğu kontroller neticesinde 26.04.2020 tarihinde müvekkili şirkete işin yapımında ki eksiklilerin bildirildiği yazı olduğunu, söz konusu yazı üzerine müvekkil şirket işi bitirmek adına tekrardan tüm masrafları kendisi yaparak, kendi imkanları ile söz konusu iş tek başına bitirdiğini, müvekkili şirket, davalı şirketin almış olduğu paralara karşı edimini yapmamış olması ve daha sonrası iş bitirmek adına müvekkil şirketin tekrar kendi masraf yaparak işi bitirmesi neticesinde telafisi olmayan zararlara uğradığını, müvekkili şirket söz konusu ihalesi yapılan işi kar etmek amacı ile almış ise de davalı şirket yüzünde bırakın kar etmeyi geriz dönülemeyecek maddi zararlara uğradığını, söz konusu durum gerek tarafların ticari defterlerinin dosya arasına alınarak gerekse de mahallinde yapılacak keşif neticesinde ortaya çıkacağını, bütün bu olanların üzerine davalı şirket edimlerini yerine getirmemekle kalmayıp müvekkili şirketten almış olduğu çeki icra takibine koymuş , haksız ve hukuka aykırı aykırı olarak müvekkil şirketten icra tehdidi ve baskısıyla tahsil ederek haksız kazançta sağladığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca Ankara mahkemeleri yetkili kılındığından söz konusu huzurda ki dava mahkemede açıldığını ileri sürerek, öncelikle davalı şirketin mal kaçırma ihtimali bulunması ve haklılıkların yaklaşık ispat kuralına göre dosya kapsamınca yeterli olması da göz önünde bulundurularak davalı şirket hesapları ile menkul ve gayri menkul mallarına ihtiyati haciz konulmasına daha sonrasında müvekkili şirketçe davalı yana ödenen meblağlar ile işin yarım kalması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespit edilerek ticari faizi ile müvekkille ödenmesi için iş bu huzurdaki davanın açıldığını, açıklamaya çalıştıkları nedenler ve mahkemece; Davalı şirket hesapları ile menkul ve gayri menkul mallarına ihtiyati haciz konulmasına, müvekkili şirketçe davalı yana ödenen meblağlar ile işin yarım kalması nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu zararın tespit edilerek ticari faizi ile müvekkille ödenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; dava dilekçesinde öne sürülen iddiaların soyut soyut iddialardan ibaret olduğunu, dava dilekçesinin açık olmadığını, taleplerinde açık ve net bir şekilde belirtilmediğini, müvekkilinin dava konusu sözleşme uyarınca yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, işin tamamlanmayan kısımlarının ise davacının kendi kusurundan kaynaklı olarak tamamlanamadığını, davacının davaya konu talepler yönünden talep konusunu belirlemiş olmasına rağmen, yine de davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının doğru olmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından, HMK. 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmede tanımlanan bütün işleri gerçekleştirdiğini, sözleşme gereklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 25/03/2020 tarihinde işi teslim ettiğini, ancak yüklenici "geçici kabul" işlemlerini yerine getirmediğini, işin geç tamamlanmasının davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacının dava dilekçesinde davalı şirkete 70.000,00 TL çek ve sonrasında da çekler ve nakit paralar verdiğini iddia ettiğini, ödemeleri sözleşme gereğince yerine getirdiğini iddia ettiğini, ancak çeklerin karşılıksız çıktığını ve tahsil edilemediğini, buna ilişkin müvekkilince icra takibi başlatıldığını, davacının yerine getirdiğini iddia ettiği ödemeleri süresinde ve gerektiği gibi yerine getirmediğini, bu ödemelerin zamanında yapılmaması neticesinde müvekkili şirketin kendi öz kaynaklarını kullanmak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, davacı taraf, tamamen soyut bir şekilde müvekkiline çekilen ihtarnamelere, müvekkilinin kayıtsız kaldığını iddia ettiğini, ancak davalı müvekkili, yüklenici şirketlerle ve özellikle davacı şirketle defalarca iletişime geçmeye çalıştığını, gerek ihtarnamelere verdiği cevap dilekçeleri ile gerekse de şirketler ile yapılan e-mail yazışmaları ile işin esasına ilişkin talep ve isteklerinin defaatle dile getirdiğini, yükümlülüklerini yerine getirme noktasında asıl kayıtsız kalan tarafın davacı yüklenici taraf olduğunu, müvekkili şirket, alt yüklenici olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışmış ise de zeminin hazır edilmesi gibi daha işin en başında ve en önemli yükümlülüklerden olan ve tamamen yüklenicinin sorumluluğunda olan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu hususa ilişkin davalı şirket tarafından maillerle taleplerde bulunulmuş ve ivedilikle bu eksikliklerin giderilmesi talep edildiğini, yüklenici tarafça zemine uygulanması gereken dolgunun gününde ve zamanında yapılmadığını, bu eksiklikten kaynaklı olarak menlift ve vinç gibi iş makineleri çalışamadığını, menlift ve vinç gibi iş makinelerinin çalışamamasından kaynaklı olarak müvekkilinin, belirtilen iş makinelerinden daha büyük makinelerle ve ciddi maliyetlerle çalışmak zorunda kaldığını, işin maliyeti hesap edilen ve beklenenden daha yüksek meblağlara mal olduğunu ileri sürerek, davanın reddine, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınarak zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı, davanın niteliği gereği ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden belirsiz alacak davası açılabileceği değerlendirilmiştir
Taraflar arasında, Dava konusu Elmadağ Belediyesi Pazar Yeri ve Kapalı Otopark Uzay Çatı Taşıyıcı ve Çatı Kaplaması Dahil Tüm Çatı İmalatlarının Yapılması konulu 06.12.2018 tarihli eser sözleşmesi imzalanmıştır.Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı ana yüklenici işsahibi, davalı alt yüklenici ise yüklenici konumundadır. Eser sözleşmeler taraflara karşılıklı edimler yükleyen sözleşmelerdir. Yüklenicinin esas edimi sözleşme konusu eseri/inşaatı fen ve sanat kuralları ile sözleşme ve eki proje ve teknik şartnamelere uygun olarak meydana getirerek iş sahibine teslim etmektir. İşsahibinin edimi ise teslim edilen eseri en kısa sürede gözden geçirerek /inceleyerek varsa eksik ve ayıplı imalatları yükleniciye bildirmek, eksik ve ayıplı imalat yoksa da sözleşme ile belirlenen bedeli yükleniciye ödemektir. Davalı alt yüklenici işi telim ettiğini ancak işsahibi konumundaki davacı ana yüklenicinin geçici kabul işlemini yapmadığı belirtmektedir. Davalının teslimin yapılmadığına ilişkin savunmasını yazılı delille ispatlayabilecek olması karşısında davacı tarafça buna ilişkin bir bilgi ve belge sunulmadığı, yine işin kendisi tarafından tamamlandığında ilişkinde dosya kapsamında bir kayıt yazılı delil sunulmadığından beyanlara itibar etmek mümkün olmamıştır. Davalı tarafça da sözleşme konusu işin usulüne uygun olarak iş sahibine teslim edildiğine ilişkin bir bilgi, belge ve kayıt sunulmamış ve işin geç teslim edildiği anlaşılmış ise de mahkememizce 23.06.2023 günü yapılan keşifte işlerin tamamlandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça fesih edildiğine ilişkin bir kayda dosya kapsamında sunulmadığından yerleşik yargıtay kararları da gözetildiğinde sözleşmenin ayakta olduğu anlaşılmıştır. İşin davalı tarafça eksik bırakıldığından bahisle uğranılan zararın ve ödenen miktarın tespiti ile iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemli davasını davacı ispat edemediğinden dava sübut bulmadığı" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı tarafın taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, Elmadağ Belediyesince işin yapıldığı yerde yapılan kontroller neticesinde 26/04/2020 tarihinde müvekkil şirkete işin yapımındaki eksiklilerin bildirildiğini, söz konusu yazı üzerine müvekkilinin bitirmek adına tekrardan tüm masrafları kendisi yaparak, kendi imkanları ile söz konusu iş tek başına bitirdiğini, davalı şirketin almış olduğu paralara karşı edimini yapmadığını ve daha sonrası iş bitirmek adına müvekkilince masraflar yapılarak işin bitirildiğini, müvekkilinin telafisi olmayan zararlar ile karşı karşıya kaldığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı taşerondur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan
E-imzalıdır

Üye
E-imzalıdır

Üye
E-imzalıdır

Katip
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim