Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/472
2026/149
12 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/472 - 2026/149
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın
Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2025/472
KARAR NO : 2026/149
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/01/2025
NUMARASI : 2022/482 Esas - 2025/46 Karar
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; taraflar arasında Alt Yüklenici Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin toplam 154 kV Açık Hava Trafo Merkezi ve OG Revizyonu İnşaat işlerine yönelik olduğunu, sözleşmenin toplam bedelinin 1.428.000,00 TL olduğunu, yüklenici konumunda bulunan müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı yanın sözleşmeye aykırı davrandığını ve müvekkilinin hiçbir hak edişini ödemediğini, sözleşmenin ödeme şartları başlıklı 10. maddesinde yükleniciye ödeme tahakkukunun aylık imalatına göre gerçekleştirileceğini ve yüklenicinin işverenin idareye sunmuş olduğu imalat miktarlarına paralel olarak gerçekleştirileceğinin düzenlendiğini, söz konusu sözleşmenin 10.2. maddesinde ise işverene ait hak edişin İdare tarafından ödenmesinden itibaren 2-3 gün içerisinde yüklenicinin hak edişlerinin %30'unun peşin, geri kalanın kısmının 60 gün vadeli çekler ile yükleniciye ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak müvekkilinin imalatı gerçekleştirmesine rağmen hiçbir hak edişi alamadığını, sözleşmenin eser sözleşmesinin bir türü olup TBK'nun 470. maddesi uyarınca iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini TBK'nun 471. maddesine uygun bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalı yanın müvekkilinin yapmış olduğu işin karşılığı olan bedeli ödemediğini, Alt Yüklenici Sözleşmesinin 6. maddesinde sözleşmenin birim fiyatı usulü ile akdedildiğini ve sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olan Birim Fiyat Cetvelinde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için taraflarca karşılıklı belirlenip kabul edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı olan 1.428.000,00 TL (KDV hariç) üzerinden imzalandığının düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmenin 19-25 sayfaları arasında yer alan işlerin 571.348,80 TL'sine karşılık gelen kısmını ifa ettiğini ancak karşı tarafın müvekkiline hak edişini vermediği, bunun üzerine taraflarınca yapılan işlerin tespit edilebilmesi adına 27.01.2022 tarihinde delil tespit talebinde bulunulduğunu ve Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/10 Değişik İş dosyası ile yapılan keşif sonucunda 11/03/2022 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin hak edişlerinin 324.116,29 TL olduğu kanaatine varıldığını ileri sürerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak 324.116,29 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; taraflar arasında 20/10/2021 tarihli “ Kırka 154 kV Açık Hava Trafo Merkezi ve OG Revizyon İşi İnşaat-Elektrik- Mekanik İşleri” Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin İşveren davacı şirketin ise yüklenici sıfatına haiz olduğunu, davacı yan müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı davranarak hak ediş ödemesi yapmadığı iddiasını ileri sürmüşse de müvekkili şirket tarafından hak ediş yapılmamasının sebebinin davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi olduğunu, nitekim sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, Sözleşmenin Ödeme Şartları başlıklı 10. maddesinin & Ödemenin gerçekleşebilmesi için Yüklenici tarafından madde 14'teki koşulların eksiksiz tamamlanması gerekmektedir...” hükmünde olduğunu, Sözleşmenin 10. maddesi ile atıf yapılan 14. maddesinde ise işçi hak ve alacakları ile çalışma şartlarının düzenlendiğini, davacı yüklenici tarafından işçilere karşı sorumlulukların yerine getirildiğine ilişkin belgelerin müvekkili işverenle paylaşılmasını takiben hak ediş ödemesinin yapılacağının kararlaştırıldığını, yine aynı maddenin C bendi kapsamında belgelerin eksiksiz teslim edilmemesi halinde hak ediş ödemesi yapılmayacağının hükme bağlandığını, davacı tarafından müvekkili şirket ile belgelerin paylaşılmamış olduğunu, sözleşme aksamaması amacıyla davacı şirkete toplam 320.000,00 TL tutarında avans ödemesi yapıldığını, sözleşmenin 8. maddesinin “... İşin süresi yer teslimi itibariyle kaba inşaat işleri için 58 takvim günüdür” hükmünde olduğunu, davacı tarafından yer teslimini takiben işe başlandığı ancak iş tamamlanmadan terk edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme konusu işi halen dava dışı üçüncü firmalara yaptırdığını, müvekkili şirket tarafından davacı yana Ankara 54. Noterliği aracılığıyla 23.11.2021 tarihli ihtarname keşide edilerek “İşin 10.12.2021 tarihine kadar tamamlanması, aksi taktirde işin davacı nam ve hesabına başka firmalara yaptırılacağı, hak edişten kesinti yapılacağı, gecikme cezası uygulanacağı” ihtar edildiğini, davacının ihtarname gereği de süresinde yerine getirmediği gibi ihtarnameye her hangi bir cevap vermediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından Ankara 54. Noterliği aracılığıyla 25.01.2022 tarihli ihtarname keşide edilerek “Verilen süre içerisinde işlerin tamamlanmadığı gibi çalışma sahasında personel de bulunmaması sebebiyle sözleşmenin 28.2. maddesi gereğince kalan imalatların davacı nam ve hesabına yaptırılarak davacıya rücu edileceği, hak edişten kesinti yapılacağı, gecikme cezası uygulanacağı” ihtar edildiğini, davacı şirket tarafından söz konusu ihtarnameye de cevap verilmediğini ve işlerin sürüncemede bırakıldığını, son olarak davacı şirkete hitaben Ankara 54. Noterliği aracılığıyla 15.02.2022 tarihli ihtarname keşide edilerek “Sözleşmenin feshedildiği, doğmuş ve doğacak bütün zararların davacı sirketin sorumluluğunda olduğu” bildirildiğini, davacı tarafından davaya dayanak yapılan 2022/10 Değişik İş dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının talep tarihinin 27/01/2022 olup müvekkil şirket tarafından davacıya keşide edilen en son ihtarnameden dahi sonraya tekabül ettiğini, 11/02/2022 tarihinde gerçekleştirilen keşif kapsamında “tamamlandığı” tespit edilen işlerin büyük bir çoğunluğunun dava dışı şirketler tarafından yapılan işler olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı imalat bedelinin tahsili istemine istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm deliller değerlendirildiğinde, taraflar arasında "Kırka 154 KV Açık Hava Trafo Merkezi ve OG Revizyonu İşi İnşaat-Elektrik-Mekanik İşleri Alt Yüklenici Sözleşmesi" bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki sözleşme niteliği gereği eser sözleşmesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sabit olduğunda, eseri fen ve sanat kurallarına, yasal mevzuatına, sözleşmesine ve amaca uygun yapılarak iş sahibine teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazanıldığını, alacağın istenebilir olduğunu ispat yükü yüklenicidedir. İşin teslimi "maddi olay" niteliğinde olduğundan davacı yanca her türlü yasal delille ve bu kapsamda tanık delili ile de kanıtlanabilir. İş sahibi ise kararlaştırılan iş bedelini ödemek yükümlülüğü altındadır.
Bu çerçevede taraflar arasındaki çekişmenin taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi uyarınca davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirip getirmediği, imal ettiği iş bedelinin davalı tarafça ödenip ödenmediği, davalı ödememesinin haklılık teşkil edip etmediği, davacının bir alacağının olup olmadığı, varsa miktarı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce uyuşmazlık konusunda nitelikli hesap uzmanı, mali müşavir ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi kuruluna dosyanın tevdi edilmiş ve tarafların iddia ve savunmaları, sunulan kanıtlar, Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin celbedilen Değişik İş dosyası, hak ediş evrakları ile birlikte tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından davalıya dört adet fatura tanzim edildiği, faturalara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen dört adet faturanın ticari defterlerde kayıt altına alınmadığı, ancak 16/04/2022 tarihli 128.500,00 TL bedelli, 02/04/2022 tarihli 128.500,00 TL bedelli, 12/03/2022 tarihli ve 75.000,00 TL bedelli üç adet çekin davacıya avans olarak verildiği ve yine 20.000,00 TL havale yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesinin 28/2. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'ne davacının haklı ve geçerli bir sebep olmadığı takdirde şantiyede bulunmak ve imalatlara devam etmekle yükümlü olduğu, yine sözleşmenin 10. maddesi uyarınca hakedişlerin nasıl düzenleneceğinin ve ödemelerin nasıl yapılacağının hüküm altına alındığı, ödeme öncesi davacının sözleşmenin 14. maddesi uyarınca gerekli belgeleri davalıya sunması gerektiği, dosya kapsamından davacının bu yükümlülükleri yerine getirdiğine ve işe devam etmek istediğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, davalının da davacının yükümlülüklerine aykırı davranıldığından bahisle üç kez ihtarname gönderildiğini ve sözleşmeyi feshettiklerini beyan ettiği görülmekle, davalının sözleşmesi feshinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve kesin hesap çıkartılmıştır. Denetime açık, anlaşılır ve gerekçeli bilirkişi raporu uyarınca davacının tasfiye hakedişinin 281.083,95 TL olduğu görülmüştür.
Davalının 16/04/2022 tarihli 128.500,00 TL bedelli, 02/04/2022 tarihli 128.500,00 TL bedelli, 12/03/2022 tarihli ve 75.000,00 TL bedelli üç adet çek ile 20.000,00 TL havalenin davacıya avans olarak verildiği iddiası üzerine bahse konu çekler getirtilmiş ve incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde; (1) 16/04/2022 tarihli, 128.500,00 TL bedelli çekin dava dışı ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. Adi Ortaklığı tarafından davalı ... A.Ş.'ye, davalı ... A.Ş. tarafından, davacı ... Ltd. Şti.'ye devredildiği ciro silsilesinin bu şekilde devam ettiği ve çek bedelinin tahsil edildiği,
(2) 02/04/2022 tarihli, 128.500,00 TL bedelli çekin dava dışı ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. Adi Ortaklığı tarafından davalı ... A.Ş.'ye, davalı ... A.Ş. tarafından, davacı ... Ltd. Şti.'ye devredildiği ciro silsilesinin bu şekilde devam ettiği ve çek bedelinin tahsil edildiği,
(3) 12/03/2022 tarihli, 75.000,00 TL bedelli çekin ise ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. Adi Ortaklığı tarafından davalı ... A.Ş.'ye ciro edildiği ve çekte ... Ltd. Şti.'nin herhangi bir imzası bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin avans ödemesi olarak müvekkili şirkete verildiği iddia edilen çeklerden 0031895 seri numaralı ve 0031896 seri numaralı 128.500,00 TL bedelli çeklerin ...'a teslim edildiğini, ... ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, 0030930 seri numaralı 75.000,00 TL bedelli çekin ise müvekkili şirket yetkilisi ...'ya teslim edilmediğini belirterek imza incelemesi yapılmasını istemiştir. Bunun üzerine Mahkememizce uyuşmazlık konu çek asılları dosyaya kazandırılmış, imza incelemesi yaptırılmıştır ve dosyaya kazandırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurumu'nun raporuna göre çek üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşılmıştır. Davalı her ne kadar çeklerin teslim edildiğini, bu nedenle çeklerin avans olarak ödendiğinin kabulü gerekeceği yönünde beyanda bulunmuşsa da, çeklerin kime teslim edildiğinin bir öneminin bulunmadığı, zira kambiyo senetlerinde alacağın ancak ciro yoluyla devrinin mümkün olduğu, Mahkememizce dosyaya kazandırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun raporunda çekler üzerindeki davacı şirket adına atılan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığının saptandığı, dolayısıyla her üç çekin de davacıya avans olarak verildiğinin kabul edilemeyeceği, yine davalı tarafından davacıya 20.000,00 TL ödendiği yönündeki iddianın da dosyaya kazandırılan dekontlar uyarınca yerinde görülmediği anlaşılmakla, davacının tasfiye hakedişi olan 281.083,95 TL bedeli davalıdan talep edebileceği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 281.083,95 TL'nin dava tarihi olan 16/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca yüklendiği edimlerini yerine getirmediğini, davacının hakediş ödemesine hak kazanmadığını, davacının işi gereği gibi ifa etmediğini, müvekkilince davacıya Ankara 54.Noterliğinin 23/11/2021 tarihli ve 40442 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, işin 10/12/2021 tarihine kadar tamamlanması, aksi takdirde işin davacı nam ve hesabına başka firmalara yaptırılacağı, hakedişten kesinti yapılacağı, gecikme cezası uygulanacağının ihtar edildiğini, yine davacıya Ankara 40. Noterliği'nin 15/02/2022 tarihli ve 03798 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, sözleşmenin feshedildiği, doğmuş ve doğacak bütün zararların davacı şirketin sorumluluğunda olduğunun bildirildiğini, dosya kapsamında alınan ATK raporundaki imza örnekleri davaya konu olan çeklerin düzenlenme tarihinden sonraki tarihleri taşıdığını, imza incelemesi yapılan çekler üzerinde tarihlerini içerdiğine göre imza incelemesinde emsal olarak karşılaştırılacak örneğin imza sirkülerinde yer alan imzaların bu tarihlerden önceki bir tarihe ait olması gerektiğini, yapılan imza incelemesinde dosyaya kazandırılan raporda yazdığı şekilde karşılaştırma belgeleri olarak incelenen belgelerin çeklerin düzenlenme tarihinden sonraki tarihleri taşıdığını bu nedenle, sonraki tarihli belgeler esas alınarak önceki tarihli evraklar üzerinden bir imza incelemesi yapılamayacağını, bilirkişi heyetinin sözleşmenin 15/02/2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından sözleşmenin 28.2 maddesine göre feshedilmesinin hukuka uygun olacağına yönelik değerlendirmesinin isabetli olduğunu, davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre üzerine düşen yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilince sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının bir hakediş ödemesine hak kazanmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, davalının yüklenimindeki işin trafo merkezi ve OG revizyonu işlerini kendisinin üstlendiğini, edimini yerine getirdiğini, ancak davalının imalat bedelini tam olarak ödemediğini iddia ederek alacak talep etmiş, davalı ise, davacının eksik ve kusurlu işler yaptığını, bu işleri üçüncü kişilere tamamlattırdıklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.
1- Dosya kapsamından taraflar arasında karşılıklı olarak çekilen ihtarnameler olduğu, ancak bunların dosyaya kazandırılmadığı anlaşılmaktadır. Ankara 54. Noterliği'nin 23/11/2021 tarih ve 40442 yevmiye numaralı ve 25/01/2022 tarih ve 03604 yevmiye numaralı ihtarnameleri ile Ankara 40. Noterliği'nin 15/02/2022 tarih ve 03798 yevmiye numaralı ihtarname örnekleri dosya kapsamına eklenilmelidir.
2- Davalı taraf savunmalarında avans olarak verilen çeklerin davacı şirket yetkilisinin eşi ...'ya teslim edildiğini ve bu kişi tarafından ciro edildiğini belirtmektedir. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. Söz konusu çeklerin teslim bordroları getirtilerek, çeklerin kime teslim edildiği, ...'nın davacı şirket adına teslim alıp ciro ettiği başkaca çekler olup olmadığı, bu kişiye davacı şirket adına kambiyo senedi düzenleme ve ciro etme yetkileri verilip verilmediği hususları araştırılmalıdır. ...'nın davacı şirket adına kambiyo senedi düzenleme ve ciro etme yetkilerine haiz olması yapılacak inceleme neticesinde söz konusu çekleri de bu kişinin ciro ettiğinin saptanması halinde bu çekler ödeme olarak kabul edilmelidir. Yine ...'nın böyle bir yetkisi bulunmamasına rağmen kambiyo senetleri düzenlediği veya davacı şirket adına kambiyo senetlerini ciro ettiği ortaya çıkar ise, davacının davaya konu çekler ile ilgili somut olaydaki savunması hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olacağından itibar görmeyecektir.
3- Mahkemece yukarıda ikinci bent uyarınca yapılacak inceleme neticesinde, çeklerin ödeme olarak kabul edilemeyeceğinin değerlendirilmesi halinde ise; mahkemece yargılama aşamasında imza incelemesi ile ilgili kökleşmiş Yargıtay içtihatlarına uygun olarak işlemler yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şöyleki; davacı söz konusu çekler üzerindeki ciranta imzasının şirket yetkilisi ... ait olmadığını bildirmiş, mahkemece söz konusu çeklerdeki ciranta imzası konusunda ATK Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan rapor alınmış, bilirkişi raporunda ciranta imzalarının şirket yetkilisi ...'ya ait olmadığı kanaatine varılmış, mahkemece de söz konusu çekler ödeme olarak kabul edilmemiştir. Mahkemece imza incelemesi amacıyla getirtilen vekaletname ve iş bankası belgesi 2024 yılına ilişkindir. Söz konusu çekler ise 2022 yılında keşide edilmiştir. Çeklerin keşide edildiği tarihten daha önceki tarihlere ilişkin imza asılları toplanılmadan grafolog bilirkişi raporu alınması ve bu rapor doğrultusunda değerlendirme yapılması hatalı olmuştur. Mahkemece söz konusu çeklerin keşide tarihlerinden daha önceki tarihlerde atılmış mukayeseye esas imza asılları toplanılarak, imza incelemesi yaptırılması ve söz konusu çekler ile ödeme savunmasının bu çerçevede değerlendirilmesi gereklidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/482 Esas, 2025/46 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.