Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/471
2026/124
5 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/471 - 2026/124
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın
Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2025/471
KARAR NO : 2026/124
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2025
NUMARASI : 2022/771 Esas - 2025/223 Karar
DAVANIN KONUSU : APKİS'e Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kira bedeli yönünden açılmamış sayılmasına, su bedeli yönünden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; mülkiyeti davalı kooperatife ait olan, ... ada 1 sayılı parsel üzerinde bina-site inşaatı yapımı için daha önceden davalı kooperatif ile dava dışı ... İnş. Taah. Tur. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında bir inşaat sözleşmesi imzalandığını, ilerleyen zaman dilimi içinde bu parsel üzerine bir kısım inşaat imalatları yapıldığını, sonradan tarafların bir araya gelerek 22.10.2012 tarihli fesih sözleşmesini imzaladıklarını, bu sözleşmede inşaatın seviyesinin belirtildiğini, akabinde bu parsel üzerindeki inşaat imalatlarının tamamlanması amacı ile davalı kooperatif davalı kooperatifin davacılar ile irtibata geçerek inşaatı kendilerinin devam ettirmesini talep ettiğini, bu kapsamda davalı - karşı davacı kooperatif ile davacılar - karşı davalılar arasında Ankara 1. Noterliği'nin 5682 yevmiye numaralı 26.06.2013 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin imzalandığını, karşı tarafın üyelerinden kötü niyetli bir takım kat maliklerinden muvafakatnamelerin alınamadığını, muvafakatname vermek için haksız maddi taleplerde bulunulduğunu, bu gelişmeler davalı - karşı davacı kooperatife bildirilerek muvafakatnameler tamamlanmadığı taktirde inşaata devam edilemeyeceğinin belirtildiğini ve kendilerine yaptıkları iş karşılığı ödeme yapılmasının talep edildiğini, ancak kooperatifin bir ödeme yapmadığını, bu sırada mevsim koşulları nedeniyle inşaat yapım faaliyetine ara verildiğini ve eksikliklerin giderilmesi için idari çalışmalara ağırlık verilmesinin planlandığını, ne var ki kooperatif yönetiminin davacılar - karşı davalılar işi yapmaktan vazgeçmiş gibi sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ve davacılar - karşı davalıların bilgisi dışında, izin ve olurları alınmadan ... Doğalgaz İnşaat Hırdavat Malzemeleri Ticaret Ltd Şti ile yeni bir inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, davacılar - karşı davalıların ise bu sözleşmenin tanzim edildiğinden ancak 15.02.2016 tarihinde haberdar olduğunu, arsa sahibi davalı - karşı davacı kooperatifin sözleşmeye aykırılık teşkil eden eylemlerinin; sözleşmede açıkça kararlaştırılmasın rağmen ruhsat alınması için kooperatif dışında bağımsız bölüm maliki olarak görülen diğer üçüncü şahısların vekalet ve muvafakatlarinin alınmaması nedeniyle yapı ruhsatının alınamaması, sözleşme haricinde ilaveten yaptırılan betonarme işleri için talep edilen bedelin arsa sahibi kooperatif tarafından ödenmemesi, buna karşın sözleşme harici işlerin bedelinin ödenmek zorunda olduğunun açıkça düzenlenmesi, sözleşme tanziminden sonra da bağımsız bölümlerin satışlarına devam edilmesi suretiyle her malik değiştiğinde ruhsat için bu malikten de muvafakat alınmasına sebep olunması olduğunu davalı - karşı davacı kooperatifin 15.07.2015 tarihinde Ankara 34. Noterliği ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini bildirdiği, taraflarınca Ankara 39. Noterliği'nin 31.07.2015 tarihli cevabi ihtarnamesi ile davacılar - karşı davalılar tarafından kooperatife sözleşme esaslarına uygun davranılmadığının, buna karşın taraflarınca sözleşme hükümlerine uygun davranıldığı ve sadık olunduğunu bildirildiğini, bu sırada müvekkillerinin iyi niyetli olarak işe devam ettiklerini, şubat ayında anılan şantiye alanına dava dışı başka bir şirketin-yüklenicinin girmesi üzerine delil-durum tespiti amacı ile Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi mahkemesinin 2016/10 D.iş sayılı dosyasında şantiye alanında tespit yaptırdıklarını, davalı - karşı davalı kooperatif tarafından Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/47 D.iş sayılı tespit dosyasında yapılan keşif sonrası hazırlanan tespit raporunun fiili duruma aykırı ve teknik bakımdan yetersiz olduğunu, şantiye alanında bulunan davacılara ait malzeme bedelinin raporda belirtilen bedelden daha fazla olduğunu, davacılar tarafından bu şantiye alanında yapılan imalat bedellerinin 5.670.028,00 TL olduğunu, feshin bu şekilde haksız olduğunun tespiti suretiyle davacılar - karşı davalıların işe devam etmesi gerektiğini ancak dava dışı yüklenici ile inşaat faaliyetine başlandığı ve ikinci yüklenicinin inşaat faaliyetine devam etmesi sürecinde zarureten yapılan imalatların tefrik edilemeyecek olması nedeniyle inşaatın ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması gerektiğini ileri sürerek davacılar - karşı davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı - karşı davacı kooperatif arasında akdedilen Ankara 1. Noterliği'nin 26.06.2013 tarihli ve 05682 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin davalı - karşı davacı kooperatif tek taraflı olarak feshinin haksız olduğunun ve bu sözleşmenin geçerliliğinin korunduğunun tespitini, davacılar - karşı davalıların mahrum kaldığı kâr için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalı - karşı davacı kooperatiften tahsiline, inşaata davacılar - karşı davalıların devam etmesinde menfaat görülmemesi halinde davacılar - karşı davalılar tarafından gerçekleştirilen tüm imalatların ve genel harcamaların piyasa rayiçlerine göre olmadığı takdirde Bayındırlık genel fiyat tariflerine göre yüklenici karı dahil olarak hesaplanması suretiyle miktarı tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 1.500.000 TL'nin hak ediş tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalı - karşı davacı kooperatiften tahsiline, sözleşmenin uyarınca cezai şart olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı - karşı davacı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı - karşı davacı vekili; yetki itirazında bulunduklarını, maliki oldukları söz konusu parsel üzerine ilk önce dava dışı ... İnş. Taah. Tur. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, bu şirket ile aralarında imzalanan inşaat sözleşmesinin 22.10.2012 tarihinde feshedildiğini, akabinde anılan parseldeki inşaatların tamamlanması için adi iş ortaklığı arasında yer alan davacılardan ... Akaryakıt Market Oto. Kuy. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile 24.12.2012 tarihinde inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmede açık ve net olarak hali hazırdaki A ve B bloğun inşaat tamamlanma seviyesinin %45 olarak belirtildiğini, bu sözleşmeye göre A bloğun bitirilme zamanının 30.08.2013 tarihi, B bloğun bitirilme zamanının 30.09.2013 tarihi, AVM'nin bitirilme zamanının 30.09.2014 tarihi olarak kararlaştırıldığını, ilerleyen zaman dilimi içinde davacı ... inşaat firmasının talebi üzerine bu şirkete yaptığı işler karşılığı olarak 2015 yılına göre toplam değeri 1.650.000,00 TL olan 26.03.2013 tarihinde 70 m2 arsa paylı, 55,80 m2 kullanım alanlı 50 numaralı, 26.03.2013 tarihinde 68 m2 arsa paylı, 54,20 m2 kullanım alanlı 65 numaralı, bağımsız bölüm halindeki 2 adet dükkânın devirlerinin yapıldığını, bu devirlerin satış niteliğinde olmadığını, diğer davacılar - karşı davalıların da bu durumdan haberdar olduklarını, ilerleyen zaman dilimi için adi ortaklığı oluşturan ve kendisi ile sözleşme akdedilen davacılardan ... Ltd Şti'nin A ve B blok inşaatlarının tamamlanmasında zorlanması üzerine adi ortaklığı oluşturan diğer davacı yüklenici şirketleri iş ortaklığı olarak yanına almasına ve eski sözleşmenin maddelerinin devamına/yürürlükte kalmasına kooperatiflerince 26.06.2013 tarihinde onay verildiğini, .....Ltd Şti ile akdedilen 24.12.2012 tarihli sözleşme hükümleri yürürlükte iken bu kez ...-... İş Ortaklığı ile 26.06.2013 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanmış olup bu sözleşmenin konusunun da A ve B blokların tamamlanması, AVM iş merkezinin yapımı olduğunu, yeni imzalanan 26.06.2013 tarihli bu sözleşmenin, 24.12.2012 tarihli sözleşme hükümlerini mülga etmediğini ve yürürlükte bıraktığını, bu yeni sözleşme ile A ve B bloklarının yapımının tamamlanması önceliklenerek 30.10.2013 tarihinde inşaatın tamamlanacağının ön şart olarak hükme bağlandığını, her iki sözleşme ile A v e B bloklarının tamamlanmasının sözleşmenin asli ve öncelikli unsuru olarak kabul edildiğini, hali hazırda bu blokların inşaat ruhsatları bulunduğu için ruhsat engelinin de bulunmadığını, A ve B blokların inşaatının tesliminde yaşanacak olası bir gecikme için daha önce ......Ltd Şti ile imzalanan 24.12.2012 tarihli sözleşmede cezai şart olarak 12 aylık kira bedelinin öngörüldüğünü, buna karşın AVM iş merkezinde gecikme için cezai şart olarak kira ödemesinin öngörülmediğini, bununla birlikte iş ortaklığı ile imzalanan 26.06.2013 tarihli sözleşme ile işin zamanında bitirilmemesi halinde geciken süre için o günkü rayiç kira bedelleri üzerinden, kooperatifin AVM'deki hissesine karşılık iş ortaklığı yüklenici tarafından kira ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yüklenicinin işi bitirmeden bırakması durumunda sözleşmenin "Sözleşmenin İhlali ve Feshi" başlıklı maddesi ile kooperatife yapılan iş bedelini yükleniciye ödemek suretiyle feshi gerçekleştirmek için seçimlik hak tanındığını, benzer düzenlemenin 24.12.2012 tarihli sözleşmede de yer aldığını, aradan geçen sürede A ve B bloklarda ikamet edecek 88 üyenin inşaatı tamamlanmadığından 19.06.2014 tarihinde A blokun mantolaması, dış sıva ve boya işlerinin kooperatif bütçesinden ... İnşaat'a yaptırıldığını, bu hali ile davacılar - karşı davalıların oluşturduğu iş ortaklığının A ve B bloklarının öncelikli edimi ön şart olarak tamamlanmasına rağmen teslim günü olan 30.10.2013 tarihinden yaklaşık 24 ay geçmesine rağmen anılan inşaatların tamamlanmaması üzerine delil-durum tespiti amacı ile mahallinde Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce keşif yaptırdıklarını ve kat maliklerinin daha fazla mağduriyet yaşamasının önüne geçilmesi için iş ortaklığı tarafından iş bitirilmeden bırakılması nedeniyle 24.12.2015 tarihinde başka bir yüklenici ile sözleşme imzalandığını, yine iş ortaklığı şantiye suyu bedelini zamanında ödemediğinden faiz, icra vb.masraflarla şantiye alanında tüketilen su nedeni ile iş ortaklığı adına ASKİ'ye 55.208,62 TL tutarında su bedeli ödendiğini savunarak davanın reddini savunmuş, karşı davası ile; davacılar - karşı davalıların oluşturduğu bu iş ortaklığının edimini yerine getirmeyerek kooperatif üyelerinin 24 ay boyunca kira ödeyerek mağduriyetine neden olduklarını belirterek söz konusu sözleşmeler muvacehesinde, kooperatifin kira hakkının doğduğunu ve bunun ne kadarlık bir meblağa tekabül ettiğinin bilirkişiler marifetiyle tespitine ve davacılar - karşı davalılardan tahsiline, davacılar - karşı davalıların yapmış oldukları imalatlar karşılığı bedelin davalı - karşı davacı kooperatif tarafından davacı - karşı davalı ... Ltd Şti temsilcisinin yazılı talebi üzerine 2 adet dükkânın devrinin yapılmış olduğunun tespitine, bu şekilde tespit edilen dükkanların kıymetlerinin (ederlerinin) tespitine, davacılar - karşı davalıların sözleşme muvacehesinde kooperatifin hissesine düşen 6 aylık dükkân kira hakkının olduğunun ve buna ait meblağının tespitiyle, bundan davacılar - karşı davalıların sorumlu olduklarının hüküm altına alınmasına, ...-...-... İş Ortaklığına ait olup davalı - karşı davacı kooperatifçe yapılandırılarak ödenen ve ödenmeye devam edilen şantiye su bedeli olan 55.208,62 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davacılar - karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
"Her ne kadar davalı - karşı davacı kooperatif vekili ilk olarak davacı - karşı davalı ... ... Ltd Şti ile davalı - karşı davacı kooperatif arasında akdedilen 24/12/2012 tarihli adi yazılı eser sözleşmesinin devamı mahiyetiyle davacılar - karşı davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile 26/06/2013 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi tanzim edildiğini iddia etmiş ise de 24/12/2012 tarihli ilk sözleşme taşınmaz devir vaadini içermesine rağmen resmi şekilde düzenlenmemiş olup arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi vaadi niteliğinde olduğundan ve arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinin tapuda pay devrini de içermeleri nedeniyle resmi şekilde yapılması ve ön sözleşmenin şeklinin TBK'nın 29/II. maddesi hükmünce ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlı olması ve adi yazılı şekilde yapılması nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle 26/06/2013 tarihli sözleşme ile 24/12/2012 tarihli sözleşmenin tek bir hukuki ilişki olarak değerlendirilemeyeceği, her iki sözleşme yönünden edimlerin farklı nitelendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Asıl davada 26/06/2013 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin haksız feshedildiği iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; asıl davada yüklenicinin müspet zararını ve imalat bedelini talep ettiği, sözleşmenin süresinde ifa edilmediği, nitekim davacılar - karşı davalıların oluşturduğu iş ortaklığının 26.06.2013 tarihli KKİS kapsamında imalatları yerine getirmeyerek ifadan kaçındığı, bunun üzerine ise arsa sahibi kooperatif tarafından başka bir yüklenici ile KKİS tanzim olunarak işin yaptırıldığı, ifa imkanının kalmadığı dikkate alındığında asıl dava tarihinde taraf iradelerinin fesih yönünde birleştiği, bu haliyle davalı - karşı davalı kooperatif yararına fesih koşullarının oluştuğu, asıl davada sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir (Benzer yönde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2021/276 Esas 2022/1214 Karar sayılı ilamı). Yine 26.06.2013 tarihli sözleşme haksız feshedilmediğinden, fesihte davacılar - karşı davalıların oluşturduğu iş ortaklığının kusurlu olduğu, bu haliyle mahrum kalının karın talep edilemeyeceği anlaşılmakla bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce hükme esas alınabilir nitelikte kabul edilen 19/03/2021 tarihli ek rapor ile davacılar - karşı davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı - karşı davacı işveren kooperatif arasında akdedilen Ankara 1. Noterliği'nin 26.06.2013 tarih ve 05682 yevmiye numarasında kayıtlı KKİS kapsamında davacılar - karşı davalıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından yapılan herhangi bir imalatın tespit edilemediği, A ve B bloklarda yapılan imalatların 26/06/2013 tarihinden önce 24/12/2012 tarihli eser sözleşmesi uyarınca ... ... Ltd Şti tarafından yapıldığının rapor edildiği, bununla birlikte davacılardan ... ... Ltd Şti'nin salt kendi namına alacak talebinde bulunmadığı, iş ortaklığını oluşturan şirketlerden biri olarak talepte bulunduğu, aksinin kabulü halinde dahi 50 ve 65 nolu bağımsız bölümlerin davalı - karşı davacı kooperatifin 29/03/2013 tarihli 2013/1 sayılı yönetim kurulu kararı gereğince devir tarihi itibariyle ... ... Ltd Şti tarafından yapılan imalat bedelinin karşılandığı anlaşılmakla imalat bedelinin tazminine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine 26.06.2013 tarihli sözleşme haksız feshedilmediğinden asıl davada cezai şart talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizce hükme esas alınabilir nitelikte kabul edilen 19/03/2021 tarihli ek rapor ile su tüketiminin dava konusu bağımsız bölümlerin üzerinde kurulu olduğu ... parsel sayılı taşınmaza ait bir abonelik olduğu, su sarfiyatından da 24.12.2012 tarihli eser sözleşmesi kapsamında 626.127,23 TL'lik yapım işini gerçekleştiren ... Akaryakıt Market Oto. Kuy. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğunun tespit edildiği rapor edilmekle, davacılardan ... ... Ltd Şti'den salt bu şirket aleyhine alacak talebinde bulunulmadığı, iş ortaklığını oluşturan şirketlerden talepte bulunulduğu, ancak bu borcun sorumlusunun iş ortaklığı olmadığı anlaşılmakla su bedelinin tazminine ilişkin davanın reddine karar vermek, yine 88 adet konutun 12 aylık kira bedelinin tahsili ve 6 adet dükkanın kirasının tahsili istemine yönelik talepler yönünden davanın harçlandırılmamış olması ve kooperatif vekilince atiye bırakıldığı" gerekçesi ile, asıl davanın reddine, karşı davadaki 88 adet konutun 12 aylık kira bedelinin tahsili ve 6 adet dükkanın kirasının tahsili istemine yönelik talepler yönünden davanın açılmamış sayılmasına, su bedelinin tahsiline yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı - karşı davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tanziminden sonra yapılan tüm imalatların iş ortaklığı tarafından yapıldığını, müvekkili iş ortaklığı ile davalı kooperatif arasında tanzim edilen 26/06/2013 tarihli noter sözleşmesinin 2. sayfasında “Sözleşmenin Konusu” başlığı altında sözleşmenin yapıldığı anda inşaat seviyesinin A ve B bloklarda % 45 oranında olduğu belirtildiğini, işin fiilen terkedilmesine müteakip müvekkillerince dava açılmadan önce yapılan müracaat üzerine Batı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/10 D.iş sayılı dosyasında keşif neticesi verilen 01/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda bu bloklardaki imalat seviyesinin % 65,31 olarak tespit edildiğini, ortada bu kadar açık bir teknik tespit varken hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda hiçbir imalat olmadığını yönünde rapor tanzim edilmesinin, bilirkişi heyetinin yeterli teknik bilgiye sahip olmadıklarını gösterdiğini, yerel mahkemece bu rapor doğrultusunda dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/10/2022 tarih, 2020/205 Esas - 2022/428 Karar sayılı kararı ile Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dosyasında verilen kararlar incelendiğinde, ... isimli taşeron tarafından iş ortaklığı aleyhine dava açılarak kooperatifle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında bir kısım inşaat imalatlarını yapılması için kendisi ile taşeronluk sözleşmesi yapıldığının, bu sözleşme kapsamında kendisi tarafından 142.718,64 TL imalat gerçekleştirildiğinin, ancak bu bedelin iş ortaklığı tarafından ödenmediğinin iddia edildiğini, yapılan yargılamada bu iddianın kanıtlandığı ve 10.000,00 TL kısmı davanın kabul edilerek kesinleştiği, kalan alacağın tahsili için bu defa Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dosyasında ayrı bir dava açıldığı ve bu davanın da kabul edildiğinin görülebileceğini, dosya kapsamına sunulan mahkeme kararlarının kat karşılığı inşaat sözleşmesi tanzim edildikten sonra müvekkilince şantiyede inşaat imalatlarının yapıldığını kanıtlayan kesin delil niteliği taşıdığını, yerel mahkeme kararında söz edilen 50 ve 65 nolu dükkanların ... ...'e verilmesini isteyen adi yazılı belgenin 26/03/2013 tarihinde tanzim edildiğini, müvekkili ile yapılan sözleşmeden önce tanzim edilen bir belgenin ve bu belgede bahsi geçen dükkanların daha sonraki bir tarihte yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin tahakkuk eden alacağına karşı verilmiş olmasının düşünülemeyeceğini, müvekkillerince sözleşmenin aktedilmesinin ardından iyi niyetle inşaat işlerine başlandığını ve muvafakatnamelerin kendisine getirilmesini beklendiğini, ancak davanın açıldığı tarihe kadar beklenmesine rağmen, davalı tarafın bir tek muvafakatname dahi getirmediğini, müvekkillerinin işin çözülmesi için şirket yetkililerinden ... ...’i bu muvafakatnameleri toparlamakla görevlendirdiğin ve uzun uğraşlar neticesinde bir kısım bağımsız bölüm maliklerinin muvafakatnamelerinin tamamen ... ...’in çabaları neticesinde alınabildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı - karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ... Akaryakıt. Ltd. Şti'nin A ve B blokta yaptığı inşaat çalışmaları kapsamında harcadığı, fakat ödememesi nedeniyle, kooperatif tarafından ödenen 55.000,00 TL civarındaki su bedelinin, iş bu karara esas alınan 5 kişilik bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, ... Firmasının yaptığı iş için kullanıldığını, bu ödemenin kooperatif tarafından ödenmiş olduğundan, bu meblağın davalılardan ... Akaryakıt. Ltd. Şti'inden alınmasına hükmedilmesinin gerektiğini, yerel mahkemece bu taleplerinin reddine karar verilmesini hatalı olduğunu, diğer yandan karşı dava dilekçesinde sözü edilen ve fakat karşılığı belirlenmeyen kira alacağı meblağı taleplerini atiye bırakmaları nedeni ile "açılmamış sayılmasına karar verilen" bu kalem için, hükümde davacı taraf lehine 161.000,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, zira karşı dava dilekçelerinde bir miktardan bahsedilmediğini, bilahere bu kaleme dair olan taleplerini de atiye bıraktıklarını ve mahkemece bu kalem için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen, davacı taraf lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığını, hükmedilecekse, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın talepleri yönünde karara bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacılar yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kira bedeli yönünden açılmamış sayılmasına, su bedeli yönünden reddine karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında Ankara 1. Noterliğinde 26/06/2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı asıl davada kâr kaybı nedeniyle tazminat, cezai şart ve imalat bedeli alacağı talep etmiş; davalı karşı davasında gecikme tazminatı ve kendisinin ödemek durumunda kaldığını iddia ettiği su bedeli nedeniyle alacak talep etmiştir.
1- Davacılar yargılama aşamasında Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/205 Esas- 2022/428 Karar, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/223 Esas sayılı dosyalarının dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olduğunu belirtmişlerdir. Mahkemece söz konusu bu dosyalar getirtilip incelenmeli, iş bu davaya etkileri konusu değerlendirilmelidir.
2- Taraflar arasında imzalanan sözleşmeden önce davaların dava dışı ... Ltd. Şti ile 2012 yılında bir adi yazılı eser sözleşmesi imzaladıkları dosya kapsamı ile sabittir. Asıl dava konusu edilen imalatların taraflar arasında imzalanan APKİS kapsamında mı yoksa dava dışı ... Ltd. Şti ile imzalanan eser sözleşmesi kapsamında mı yapıldığı hususu mahkemece açık ve net olarak tespit edilmeden hüküm kurulmuştur. Mahkemece davacı taşeronların taraflar arasında imzalanan APKİS sonrasında bir imalatları olup olmadığı hususu araştırılmalı, dava konusu imalatların eser sözleşmesi çerçevesinde mi yoksa APKİS çerçevesinde mi yapıldığı hususu açık ve net olarak saptanmalı ve bu imalatlardan davalı kooperatifin sorumlu tutulup tutulamayacağı irdelenmelidir. Yine karşı davadaki su bedeli alacağı talebi yönünden aynı inceleme ve değerlendirme yapılmalı, bu talep yönünden davacının bir sorumluluğunun olup olmayacağı ortaya çıkarılmalıdır.
3- Davalı karşı davaya konu ettiği gecikme tazminatı talebi yönünden bir harç yatırmamıştır. Mahkemece bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen, bu kalem nedeniyle nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davacı bu talebini harcını yatırarak usulünce mahkeme önüne getirmiş değildir. Diğer yandan AAÜT'nin 7/1 maddesi uyarınca da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği durumda maktu vekalet ücretinin üzerinde bir vekalet ücreti belirlenmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle mahkeme kabulüne göre de, gecikme tazminatı talebi yönünden fazla vekalet ücreti hesaplanmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/771 Esas, 2025/223 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.