Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/453

Karar No

2026/120

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/453 - 2026/120
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2025/453
KARAR NO : 2026/120

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2025
NUMARASI : 2024/379 Esas - 2025/135 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; müvekkiline ait ... marka aracın 11/08/2023 tarihinde rutin yıllık bakım işlemlerinin yapılması amacı ile davalıya ait servise aynı gün işlemlerin tamamlanarak teslim alınmak üzere bırakıldığını, araç, davalı firma yedinde bulunduğu sırada davalının sevk ve idaresinde olmaksızın, bilgisi dışında kazaya uğradığını ve araçta maddi hasar meydana geldiğini, izlenen iş yeri kamera görüntülerinde davalı iş yerinde çalışan personelin kullandığı mercedes vito marka ve modeldeki aracın geri geri gelerek servis park alanında park halindeki davacıya ait araca vurduğu görüldüğünü, Her ne kadar kaza ile aynı gün tarihli araç teslim formu imzalanmış ise de, ertesi gün 12.08.2023 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi ...'e aynı marka ve modelde ... plakalı ikame araç onarım süresince kullanması için davalı yanca teslim edildiğini, davacıya ait ... plakalı aracının onarımının tamamlanarak teslim edildiği 15/09/2023 tarihine kadar da davalı şirkete davalı yanca ikame araç sağlanmadığını, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 100,00 TL ikame araç tazminatı, 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı tazminatı talebi yönünden talebini 91.700,00 TL, araçtan mahrum kalınması bakımından tazminat taleplerini 78.300,00 TL'ye artırarak, davanın bu miktarlar üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine, davacının maliki olduğu araç, dava dışı ... Otomotiv İnşaat Tur. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin personelinin kusuru ile meydana gelen kazada hasar gördüğünü, müvekkilinin herhangi bir kusuru ya da sorumluluğu bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, bahsi geçen kazadan sonra aracın onarım işlemlerinin yine davalıya ait yetkili serviste yapıldığını, onarım bedeline ilişkin fatura tanzim edilmişse de davacı tarafça haksız şekilde faturanın iade edildiğini, davacı maliki olduğu araçta meydana gelen kazadan haberdar olmasına karşın konuyla ilgili olarak aracın teminat altına alındığı poliçeyi tanzim eden sigorta şirketine ihbarda da bulunmadığını, davacı davaya konu aracı ihtirazi kayıt dermeyan etmeden teslim almış olup bu bakımdan da davanın reddi gerektiğini, davacının uğradığını iddia ettiği zararını, fatura, ticari defter, araç teslim tutanağı gibi yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir, davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir.
Dava TBK 470 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu araç tamiri işi olan eser sözleşmesine konu aracın tamiri sırasında davalı yüklenici yedinde iken hasar görmesi nedeniyle doğan zararın TBK 112. ve devamı maddelerde düzenlenen borçlunun giderim yükümlülüğü hükümlerine göre tazmini için açılmış tazminat davasıdır.
"...Eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle borçlunun tazmin borcuyla ilgili olarak TBK 112 ve devamı maddelerde düzenlenen giderim yükümlülüğüne ilişkin hükümler uygulanmalıdır. Bu konuda, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu (TBK 112/1), borçlunun, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olup, bu soumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceği, iş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluğun daha hafif olarak değerlendirileceği (TBK 114/1), haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağı (TBK 114/2) hükümleri bulunmaktadır.
Kanunda yer alan borca (sözleşmeye) aykırılık nedeniyle giderim yükümlülüğünün koşulları, haksız fiil nedeniyle sorumluluk koşullarıyla benzerlik taşımakta olup, yüklenicinin eser sözleşmesinin ifasında gerekli tedbirleri almayarak işsahibinin zararına neden olması da eser sözleşmesi kapsamında giderim yükümlüğüne neden olan bir eylemdir. TBK 114/1. maddede borçlunun genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğu, sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceği düzenlenmiş olduğundan, meydana gelen zararda yüklenici kusurunun derece ve etkisinin değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Kusursuzluğunu ispat etmek borçluya ait olduğundan zarar verenin kusurunun ispatlanmasını arayan haksız fiil hükümlerine de gidilmesine de gerek olmayıp, yüklenici 114/1. maddenin sonucu olarak ispatlayamadığı kusursuzluğu ölçüsünde, kabulü gereken kusurunun derecesi yani oranına göre meydana gelen zarardan sorumlu olacaktır.
6098 sayılı TBK'da eser sözleşmesiyle ilgili olarak; yüklenicinin üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu (TBK 471/1), yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağı (TBK 471/2) belirtilmiştir. Bu özen ve sadakat borcunun da sonucu olarak yüklenici, tamir edilmek üzere bırakılan aracın korunması için de gereken tedbirleri almak zorunda olduğu gibi, kendisinden kaynaklanmayan bir nedenle zararı doğuran bir olay gelmiş ise mümkün olduğunca zararın artmaması için gereken tedbirleri de alması gerekir..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 20/02//2018 tarih, 2017/2759 Esas, 2018/680 Karar sayılı ilamı)
Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 25/03/2022 tarih ve 2021/21252 E, 2022/5913 K sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.10.2020 tarihli, 2019/2260 Esas ve 2020/5521 Karar sayılı ilamı.)
Taraflar arasında araç tamirine ilişkin olarak 11/08/2023 tarihinde eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, aracın davalı yüklenici yedinde iken 11/08/2023 tarihinde hasar gördüğü ve davacıya 6 gün için ikame araç teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini davanın usulden reddi savunulmuş ise de, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2021 tarih 2020/2618 Esas, 2021/2642 Karar sayılı ilamında "...Dava, dilekçede belirsiz alacak davası olarak adlandırılmış ise de; alacağın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğundan HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davacı açılamayacağı, ancak belli bir miktar gösterilerek talepte bulunulduğundan davacının davasının HMK 109. maddesinde ifade edilen kısmi dava niteliğinde olduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 10.07.2013 gün 2012/6728 Esas 2013/4521 Karar sayılı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2016 gün 2014/15 Karar 2014/439 Esas, 2016/207 Karar sayılı ilamları)...." belirtildiği üzere eldeki dava kısmi dava olarak nitelendirilerek sonuçlandırılmıştır.
Buna göre mahkememizce alınan hükme esas 02/01/2025 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere, eser sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen davacıya ait aracın işin ifası sürecinde hasar gördüğü, meydana gelen hasardan özen yükümlülüğünü ihlal eden davalının sorumlu olduğu ve meydana gelen zarardan da kıyasen haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olacağı değerlendirilmiştir. Davalı yan araçta kaza tarihi itibariyle meydana gelen reel değer kaybından sorumlu olup, alınan bilirkişi raporunda aracın kaza tarihindeki durumu kilometresi, önceki hasar durumu, kaza sonrasında araçta meydana gelen onarım ve parça değişimleri nazara alındığında emsal değerdeki bir araç ile yapılan kıyaslamada değer kaybının 91.700,00 TL olacağı, yine aracın makul tamir süresi içerisinde davacı yan tarafından kullanılmaması nedeniyle de oluşan zararın davalı yan tarafından tazmin edilmesi gerektiği, ikame aracın zorunlu giderlerinin minha edilmesi sonrasında 78.300,00 TL ikame araç tazminatının davalıdan tahsili gerektiği" gerekçesi ile, davanın kabulüne, 91.700,00 TL değer kaybı, 78.300,00 TL ikame araç tazminat toplamı 170.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağın 200,00 TL’si için dava bakiye 169.800,00 TL için ise ıslah tarihi olan13/02/2025 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; öncelikle mahkemece hükmedilen alacağa ticari faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, ticari faiz adı altında bir faiz türü bulunmadığını, davacının belirsiz alacak davası ikame etmesinde hukuki bir yararının bulunmadığının kararda da belirtilmesine rağmen, davanın usulden reddi yerine kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu durumun dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile de sabit olduğunu, kazaya sebebiyet veren şahıs ve personeli olduğu şirket yerine, hasarla ilgili hiç bir kusur ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, yine dava dilekçesinde zarara uğranıldığı iddialarına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı halde, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu hükme esas alınamayacağını, ayrıca aracın onarım bedelinin 1,5 katı değer kaybı hesaplanmasının fahiş olduğunu, araçta zarar gören parçaların önemli nitelikteki aksamlar olmadığını, bu parçaların kullanma ve yıpranmaya bağlı değişimi yapılabilecek nitelikteki parçalardan ibaret olduğunun bilirkişilerce dikkate alınmadığını, araç onarımının makul sürede tamamlandığını, davacı lehine hesaplanan mahrumiyet zararının gerek hesaplama yöntemi gerekse, hesaba katılan gün sayısı yönünden hatalı olduğunu, ikame araç tahsis edilen süreye ilişkin tespitlerin dosya kapsamına ve usuli ilkelere aykırı olduğunu, iş günü olmayan günler yönünden davacı lehine mahrumiyet zararı hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 11.612,70 TL istinaf karar harcından 2.904,00 TL peşin yatırılan harç mahsup edilerek 8.708,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
E-imzalıdır

Üye
E-imzalıdır

Üye
E-imzalıdır

Katip
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim