mahkeme 2024/987 E. 2026/11 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/987
2026/11
6 Ocak 2026
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/987-2026/11
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)
DOSYA NO : 2024/987 Esas
KARAR NO : 2026/11
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2024
NUMARASI : 2020/258 Esas-2024/117 Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/01/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; Taraflar arasında akdedilen 14.12.2016 tarihli Kamu Güvenliği Yönetim Sistemi ve Plaka Tanıma Sistemi Projesi İçin Merkezi Entegre, Görüntüleme, Kayıt ve Yönetim Sistemi, VMS, Arıza Tespit ve Loglama ve Yapılandırma Sözleşmesi ile müvekkili şirketin 6.100.000,00 TL + KDV bedel karşılığında sözleşmenin 3.maddesinde gösterilen şekilde yine sözleşme eki Teknik Şartnamede tanımlanan ürün ve hizmetlerin davalı şirkete teslimini üstlendiğini, işbu sözleşme 19.12.2017 - 20.12.2018 ve 07.10.2019 tarihli protokollerle revize edildiğini, gerek ilk sözleşme gerekse ek protokoller kapsamında yapılan tüm ürün ve hizmetlerin davalı tarafa veya davalı tarafça gösterilen kişi ya da kurumlara teslim edildiğini, ancak müvekkili şirketin tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen bu işlerle ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, yine işbu sözleşmenin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddeleri gereğince eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, eser sözleşmelerinde yüklenicinin sözleşmeyle kararlaştırılan işler dışında ilave işler yapması ve sözleşmede bu işlerin bedeli konusunda bir düzenleme bulunmaması halinde Yargıtay uygulamalarına göre yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin işin yapılıp teslim edildiği yıldaki cari serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanarak ödeneceğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamı dışında kalan ve fakat teslim edilen ürün ve hizmetleri konusunda sözleşme ve protokollerde herhangi bir ödeme düzenlemesi bulunmadığından bu işlerin bedelinin TBK’nun 481/1 maddesi uyarınca hesaplanıp ödenmesi gerektiği halde ilave işlerin bedeline ilişkin davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine müvekkil şirketçe Ankara 22. Noterliği’nin 22.04.2020 tarih/3364 nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak davalı tarafça ihtarnamede belirtilen süre içerisinde ödeme yapılmayarak TBK’nun 117.maddesi uyarınca temerrüde düştüğünü, davalı şirket tarafından da gönderilen Ankara 13. Noterliği’nin 06.05.2020 tarih/6850 nolu ihtarnamesiyle taleplerin sözleşme kapsamında işler olduğu, ilave iş olarak değerlendirilemeyeceği ve yapılan işlerin bedelinin ödendiği ifade edilerek müvekkili şirketin ödeme talebini reddettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 350.000,00 TL sözleşme dışı işler bedelinin temerrüt tarihi olan 27.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı şirket tarafından ileri sürülen iddiaların herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını ve maddi olarak da hiçbir temeli bulunmadığını, müvekkili şirketin yüklenicisi olduğu projelerden biri olan KGYS Projesi’nin Türkiye genelinde asayiş ve güvenliğe katkı sağlamak, trafik akış ve yoğunluğunu izlemek, elde edilen görüntüleri değerlendirerek olabilecek olumsuzluklara karşı hızlı ve etkin tedbirler almak, gerçekleşen olayların çözümüne yönelik geriye dönük kayıtları incelemek ve hukuki deliller temin etmek, plakaları Emniyet Bilgi Sistemi’nden sağlayabilmek amacıyla yürütülen bir proje olduğunu, söz konusu KGYS Projesi kapsamında tedarik makamı ve proje uygulayıcısı T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), KGYS Projesi’nin son kullanıcısı Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ve KGYS Projesi’nin ana yüklenicisinin... Elektronik San. ve Tic. A.Ş (ASELSAN) olduğunu, KGYS Projesi kapsamında yazılım kalemlerinin ana sorumluluğunun müvekkili şirket üzerinde olduğunu, müvekkil şirketin KGYS Projesi kapsamında yüklendiği işlerin bir bölümünün de davacı şirket tarafından alt yüklenici olarak üstlenilmesini konu alan HVL-SÖZ-16/113 sayılı Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) Projesi için Merkezi Entegre Görüntüleme Kayıt ve Yönetim Sistemi VMS, Arıza Tespit & Loğlama ve Yapılandırma Sözleşmesi’nin taraflarca 14.12.2016 tarihinde imzalandığını, işbu sözleşme ile KGYS Projesi kapsamındaki Merkezi Entegre Görüntüleme, Kayıt ve Yönetim Sistemi kapsamındaki video yönetim sistemi (VMS), arıza tespit ve loğlama ve yapılandırma sisteminin davacı şirket tarafından bir iş paketi olarak götürü bedelle temin edilmesi konusunda anlaştıklarını, davacı şirket tarafından sunulmuş olan dava dilekçesinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde sayılan hususları içermediğini, davacının taleplerinin çelişkili olduğu ve herhangi bir dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından keşide edilen 06.05.2020 tarihli ihtarname cevabı ile de davacı şirkete bildirildiğini, öte yandan taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin götürü bedelli bir sözleşme olduğunu, bu çerçevede sözleşme kapsamında hangi iş kalemlerinin/paketlerinin hangi bedelle yapılacağının sözleşmenin başında belirlendiğini, götürü bedelli sözleşme türünde yüklenicinin iş kalemleri için ilave bir bedel talep etme hakkının bulunmadığını, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak işin kapsamını belirleyen teknik dokümanları sözleşmenin en başında inceleyip bunlara göre sözleşmeyi imzalayarak taahhüt altına girdiğini, bu duruma rağmen sözleşme kapsamında bir kısım iş artışları veya kapsam değişiklikleri olmuşsa da bunlarla ilgili olarak ek sözleşmeler yapıldığını ve müvekkili şirket tarafından davacı şirkete söz konusu değişiklikler sebebiyle oluşan ilave ödemelerin yapıldığını, bu kapsamda taraflar arasında 19.12.2017 tarihinde Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Plaka Tanıma Sistemi Projesi için Merkezi Entegre Görüntüleme Kayıt ve Yönetim Sistemi VMS, Arıza Tespit & Loğlama ve Yapılandırma Sözleşmesi Sözleşme Değişikliği No.1, 20.12.2018 tarihinde Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Plaka Tanıma Sistemi Projesi için Merkezi Entegre Görüntüleme Kayıt ve Yönetim Sistemi VMS, Arıza Tespit & Loğlama ve Yapılandırma Sözleşmesi Sözleşme Değişikliği No.2, 27.10.2019 tarihinde Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Plaka Tanıma Sistemi Projesi için Merkezi Entegre Görüntüleme Kayıt ve Yönetim Sistemi VMS, Arıza Tespit & Loğlama ve Yapılandırma Sözleşmesi Sözleşme Değişikliği No.3 imzalandığını, ayrıca davacı şirketin ikame etmiş olduğu işbu dava sonrasında bile taraflar arasında mutabık kalınan bir sözleşme değişikliği çalışmalarına başlandığını ve işbu cevap dilekçesi tarihi itibariyle söz konusu sözleşme değişikliği çalışmasının sonuçlandırıldığını, çalışmalarına dava sonrasında başlanmış olan ve halihazırda süreçleri devam eden söz konusu Sözleşme Değişikliği No.4 kapsamında taraflar arasında 365.000,00 TL değerinde bir sözleşme değişikliği yapıldığını, bahse konu Sözleşme Değişiklikleri neticesinde davacı şirketin de bilgisi ve kabulü ile sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yapılan tüm ek işlerin fiyatlandırılması sağlanıp bu hususlarda mutabık kalınarak değişikliklerin imza altına alındığını, davacı şirketin söz konusu sözleşme değişiklikleri dışında yapmış olduğu herhangi bir ilave iş veya iyileştirme çalışması bulunmadığını, sözleşme çerçevesinde koşulları oluşan tüm ödemelerin davacı şirkete tam ve zamanında yapıldığını, davacı tarafın sözleşmenin uygulama sürecinde yukarıda bahsi geçen sözleşme değişiklikleri dışında ileri sürdüğü bir kısım iddiaların ise müvekkili şirket ile EGM ve SSB tarafından yapılan koordinasyon ve değerlendirmeler neticesinde alınan Sözleşme kapsamında bulunmayan bir kısım entegrasyon işleri ve iyileştirme çalışmalarının bulunmadığını ve davacı şirketin yapmış olduğu tüm işlerin Sözleşme koşulları çerçevesindeki yükümlülüğü olduğu kararı ile de açıklığa kavuşturulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; Hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyeti raporu diğer delillerle birlikte değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda; Taraflar arasında 14.12.2016 tarihli Kamu Güvenliği Yönetim Sistemi ve Plaka Tanıma Sistemi Projesi İçin Merkezi Entegre, Görüntüleme, Kayıt ve Yönetim Sistemi, VMS, Arıza Tespit ve Loglama ve Yapılandırma Sözleşmesi imzalandığı, daha sonra 19.12.2017, 20.12.2018 ve 07.10.2019 tarihli protokoller düzenlendiği ve ek işler yapıldığı, mali yönden yapılan incelemede; Taraf kayıtlarının birebir örtüştüğü, her iki tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ve yıl sonu noter kapanış tasdikleri mevcut olan ticari defterlerine göre; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 19.12.2016- 25.08.2020 tarihleri arasında mevcut olduğu, davacı tarafça toplam 10.939.697,13 TL 22 adet fatura düzenlendiği, ayrıca davacı tarafça davalı hesabına toplam 14.492,92 TL’lik kur farkı borç tahakkuku kaydedildiği, davalı tarafça banka kanalıyla toplam 10.554.870,05 TL ödeme yapıldığı, davacının davalıdan (10.939.697,13 + 14.492,92 – 10.554.870,05) = 399.320,00 TL cari hesap alacağının olduğu, ancak bu cari hesabın dava konusu olmadığı, dava konusu ek işlerle ilgili tarafların ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığının görüldüğü, teknik yönden yapılan incelemede; Davacı firma “...” 12 adet marka kameranın 66 adet farklı modelleri için ek iş yapıldığını, örneğin ... marka kameraların “...” 3 ayrı modeli için ek iş yapıldığını ifade ettiği, ancak bu 3 kamera modeli için rapordaki ekran görüntüsünde de görüleceği üzere camera_model() değişkenine istenilen modelin isminin verilmesinin yeterli olduğu, yani orada ... kamera markasının 3 farklı modeli için her seferinde 2276 satır kod yazılmadığı, her kamera modeli için sadece isminin değişkene atanmasının yeterli olduğu ve aksinin yazılımın doğasına da aykırı bulunduğunun anlaşıldığı, burada modüler bir yazılım kodunun olduğunun görüldüğü ve her seferinde yeniden kod yazılması yerine ilgili markanın modelinin değişkene atanmasının yeterli olduğunun görüldüğü, bunun ek iş olarak görmek yerine projelerin hızlı gelişen teknolojiyle uyumlu olarak geliştirilmesi şeklinde görmek gerektiğinin kabul edildiği, buna göre; 3. projeye eklenen her modelin aslında sadece isminin değişken olarak eklenmesinin yeterli olduğu ve rapordaki ekran görüntülerinden de görüleceği üzere m_ModelName = camera.camera_model(); kod satırındaki camera_model() değişkenine model isminin değer olarak atandığı, eğer yeni bir marka için ekleme yapılmış olsaydı yeni kodlar yazmak, yeni kütüphaneler eklemek gerekeceği ve bu halde muhtemel bir ek iş durumundan bahsedilebileceği, fakat burada mevcut markaların farklı modellerinin eklendiği ve bu durumun ek iş olarak kabul edilemeyeceği, böylece davacının talep edebileceği alacağının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, 1. Heyet tarafından ilave iş tespitinin yapıldığını, ikinci heyet tarafından da ilave iş yapıldığının rapordaki ifadelere göre kabul edilmiş sayılması gerektiğini, ilave iş bedelinin düşük hesaplandığını, kararın HMK'nın 297/2 maddesine aykırı olduğunu, tüm delillerin toplanmadan karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı , sözleşmede kararlaştırılmadığı halde bir takım sözleşme dışı imalatlar gerçekleştirdiği iddiasında bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan 15. Hukuk Dairesi, 2021/3845 Esas, 2021/1935 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere fazla imalât bedelinin, sözleşmede bu konuda hüküm varsa sözleşme hükümlerine, yoksa 6098 sayılı TBK’nın 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince, yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Mahalli piyasa rayiçleri içinde KDV ve yüklenici kârı bulunacağından ayrıca eklenmeyecektir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve denetime elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez. Mahkemelerce bilirkişilerin seçimine özen gösterilmesi, bilirkişilerin uyuşmazlık konusu hakkında özel ve teknik bilgi sahibi uzman kişiler arasından seçilmesi gerekir.
Somut olayda dosya kapsamında iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ikinci rapora göre yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
O halde Mahkemece yapılacak işlem; konusunda uzman 3 makine mühendisinin içerisinde yer alacağı yeni bir heyet oluşturulması; davacı tarafından ileri sürülen işlerin sözleşme hükümleri ve hakedişlere göre sözleşme ve bedele dahil olup olmadığı, bedelinin ödenip ödenmediğinin tartışılması; kabule göre de yukarıdaki açıklamalara göre fazla iş bedelinin hesaplanması, bu şekilde tarafların itirazlarını da karşılar denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/02/2024 tarih ve 2020/258 Esas-2024/117 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.