Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/861

Karar No

2025/140

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/861 - 2025/140
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/861 Esas
KARAR NO : 2025/140 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi
HMK 353/1-a-3)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2021
NUMARASI : 2018/836 Esas-2021/326 Karar

DAVACI :
VEKİLİ
DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı ... Tan. Org. Dan. Rest. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Ada, 3 nolu parselde kayıtlı arsa sahibi olduğunu, müvekkili ile yüklenici ... ve ... arasında Ankara 12. Noterliği'nin 25/02/2014 tarih, 04107 yevmiye numarası ile Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, aynı davalılar tarafından aynı arsa olan ... Ada, 3/4 nolu parseldeki mülk sahiplerine karşı haksız icra takibine başlanıldığını, işbu sözleşmenin, ... Ada, 4 nolu parselde kayıtlı tüm arsa sahipleri ile yapılmadığını, dolayısı ile sözleşmenin dava tarihi itibariyle de henüz tamamlanmadığını, bu nedenle de diğer arsa sahipleri arasında arsa payının taksim edilmemesi nedeniyle Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/1281 Esas, 2016/2178 Karar sayılı dosyası kapsamında izale-i şuyu davası açıldığını ve yargılama sonucunda verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. HD.'nin 2018/1689 Esas, 2018/1469 Karar sayılı dosyası ile istinaf incelemesinde kaldırıldığını, neticesinde Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1547 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile davanın devamına karar verildiğini, davalı yanın hiçbir alacağı bulunmadığı halde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle haksız olduğunu, aynı davalılar tarafından aynı arsa olan ... Ada, 3/4 nolu parseldeki mülk sahiplerine karşı sözleşme gereği teminat amaçlı olarak verilen senetten dolayı haksız icra takibi başlatıldığını, haksız takibin durdurulması amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek ve sonuç olarak davalarının kabulü ile Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/13860 Esas sayılı takip dosyasında yapılan takip nedeniyle bu takibe konulan senetten dolayı davalılara borçlu olunmadığının tespitine ve hukuki dayanaktan yoksun icra takibine konu olan senedin ve icra takibinin iptaline, kötü niyetli davalıların dava miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkiline kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı ... Tanıtım Limited Şirketi vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Başlatılan icra takibi tutarındaki alacağın 18/12/2018 tarihinde ödendiğini, ilgili icra dosyasına taraflarınca haricen tahsil bildirimi yapılmadığını, davacının bu hareketiyle müvekkili şirkete borçlu olduğunu ikrar ettiğini, davacılar ile müvekkili şirket arasında imzalanan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirketin, dava konusu bonoları diğer davalı ...'dan cira yoluyla devraldığını, bu durumun, ilgili senet asıllarının Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nden celp edildiğinde de görüleceğini, senetler üzerindeki ciro zincirinde herhangi bir kopukluk olmadığını, tamamen usulüne uygun olarak ciro işlemlerinin yapıldığını, dava konusu senetlerin yetkili hamili konumundaki müvekkili şirketin işbu hususlar ışığında iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu ve diğer davalılar ile davacı arasındaki sözleşme ilişkisinin müvekkili şirketi bağlamadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... adına usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2021 tarihli ve 2018/836 Esas ve 2021/326 Karar sayılı kararında özetle; Bu dosyalarda mevcut dava dışı ... A.Ş ile ilgili 22/11/2016 tarihli 9203 sayılı ticaret sicil gazetesinde davalı ...'ın yönetim kurulu üyeliğinin sona ererek dava dışı ...'in yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğine dair ilan göz önünde bulundurulduğunda davacı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzalayan ... ile dava dışı ...'in ... Rezidans A.Ş de yöneticilik yapmaları ve ortaklıkları nedeniyle birbirlerini tanıdıkları, dava dışı ... Rezidans A.Ş'nin ise Ankara 12. Noterliği'nin 13/03/2015 tarihli 2400 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklindeki Devir Sözleşmesi ile davacı arsa maliki ve davalılar ... ve ... arasında düzenlenen Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesini devralan şirket olduğu ve şirket adına temsilen dava dışı ... ' in sözleşmeleri imzaladığı görülmüştür.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/824 esas sayılı dosyalı ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/834 esas sayılı dosyalarında yapılan bilirkişi incelemeleri mahkememizce yeterli bulunduğundan tekrar bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/824 esas sayılı dosyası ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/834 esas sayılı dosyalarında mevcut bilirkişi raporları da dikkate alındığında davacı ile davalılardan ... ve ... arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak eksik kalan arsa payları değerinde davacı tarafından takibe konu bononun verildiği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki hak ve borçlar ile birlikte bu davaya konu edilen bonoların da ... ... A.Ş.'ye (şirketi temsile yetkili dava dışı ...) devredildiği, anılan şirket tarafından davalı ... ORG. LTD. ŞTİ. Firmasına (şirketi temsile yetkili ...) asıl ve birleşen dava konusu bonoların devredildiği, davalı hamil şirketin de anılan bonoları icra takibine koyduğu, dava dışı ....... A.Ş. ve şirketi temsile yetkili dava dışı ... ile hamil şirket ... ORG. LTD. ŞTİ. yetkili temsilcisi ... arasında bir akrabalık ilişkisi bulunduğu , ...'in ... 'in oğlu olduğu, davalı şirketin, takip konusu senedin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ileride yapılıp teslim edilecek dairenin bir kısım bedeli için düzenlendiğini bilebilecek konumda olduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicilerin edimlerini yerine getirmedikleri, bu nedenle senedin de bedelsiz kaldığını bilerek icra takibine geçtikleri anlaşıldığından davanın kabulü ile takip konusu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takipte istenilen tutarın %20 si oranında kötü niyet tazminatının davalı ... Tanıtım Limited Şirketinden tahsiline, diğer davalılardan istenilen kötü niyet tazminatının reddine ve sonuç olarak davanın kabulü ile davacının, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/13860 Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı olan 02/04/2014 düzenleme, 05/02/2016 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli senet nedeni ile davalı takip alacaklısı ... Tanıtım Organizasyon Danışmanlık Restoran San ve Tic Ltd Şti ile davalılar ... ve ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalı takip alacaklısı ... Ltd Şti yönünden takip konusu alacağın %20 si oranında takdir edilen kötü niyet tazminatının bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalılar ... ve ... yönünden yasal şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... Tan. Org. Dan. Rest. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından verilen 29/06/2021 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak huzurda görülmekte olan davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmayıp görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu bonoyu diğer davalı ...'dan ciro yoluyla devraldığını, senedin aslının incelendiğinde ciro zincirinde bir kopukluk bulunmayıp müvekkili şirketin, kambiyo senedinin yetkili hamili konumunda olduğunun görüleceğini, dava konusu senedin yetkili hamili konumundaki müvekkili şirketin işbu hususlar ışığında iyi niyetli üçüncü kişi olup diğer davalılar ile davacı arasındaki sözleşme ilişkisinin müvekkili şirketi bağlamadığını, icra takibinin, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılmış olup hukuken geçerli bir bonoya dayandığını, bononun ön ya da arka yüzünde herhangi bir sözleşme ilişkisine ya da ifa koşuluna bağlandığına dair bir kayıt olmayıp kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini, bu sebeple de kambiyo senedinin diğer davalılar ile bir sözleşme ilişkisine dayandığı yönündeki iddiaların yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, diğer davalı ... ile Düzenleme Şeklindeki Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanmasının da dava konusu bononun yapılan sözleşmeye teminat olarak keşide edildiğini ispatlamayacağını, davalılardan ...'in, davaya cevap dilekçesinde ... ile birlikte bu senedi davacıdan aldığını ve teminat senedi olarak aldığını ifade ettiğini, menfi tespit yapılması istenen senetler incelendiğinde davacının keşideci, diğer davalı ...'in ise lehtar ve birinci ciranta olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin, dava konusu senedin üçüncü cirantası olup senedi diğer davalı ...'dan devir aldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca keşideci ve lehtarla yüzyüzelik ilişkisi bulunmayıp bu şahısların arasındaki ilişkiden mücerret olduğunu, davacının beyanları üzerine müvekkili şirket yetkilisi ... ile diğer davalı ...'in cevap dilekçesinde öne sürdüğü ve davacı ile arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini devrettiğini iddia ettiği ... Rezidans firması yetkilisi ... arasındaki akrabalık ilişkisinin değerlendirildiğini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ... Rezidans firmasına devredildiğini, bu doğrultuda dava konusu senedin de içerisinde bulunduğu bir takım senetlerin de ...'e emanet edildiğinin iddia edildiğini, dava konusu senedi müvekkili şirket yetkilisi ...'in değil müvekkili şirket ... Tan. Org. Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin iktisap ettiğini, TTK uyarınca kurulan sermaye şirketlerinde ortakların çok sınırlı haller haricinde kişisel sorumlulukları bulunmamakta, şirketin tüzel kişiliği üzerinden kar ve zarar değerlendirmesi yapılmakta, bir sermaye şirketinin diğer bir sermaye şirketi ile olan bağı; aynı adres, aynı ortaklar, aynı faaliyet alanı gibi değerler dahilinde yapıldığını, medeni usul hukukumuzun temel taşlarından biri olan iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının işbu dava kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, "iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır" şeklinde yapılan düzenlemenin amir olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesi sunulduğu anda iddianın genişletilmesi yasağının başladığını, ön inceleme duruşmasına kadar taraflarınca da açık bir muvafakat verilmediğine göre davacının dava dilekçesiyle bağlı olduğunu ve iddialarının dava dilekçesiyle sınırlandırıldığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davalı ... Tanıtım Organizasyon Danışmanlık Restoran San ve Tic Ltd Şti vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 26/11/2018 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için, ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/2. Maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. Maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraflan aynı düzenleme gereğince asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
6100 sayılı HMK'nın 1. Maddesi gereğince de göreve ilişkin düzenlemeler, kamu düzeninden olup, taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemelerce de resen dikkate alınmak zorundadır.
Somut olayda, davacı arsa sahibi olup, tacir olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'da eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu durumda eldeki davanın asliye ticaret mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunlu olup arsa sahibi olan davacı tacir olmadığından ve dava konusu uyuşmazlık eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığından davanın ticaret mahkemesinde görülüp karara bağlanması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan davalı ... Tanıtım Organizasyon Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde ev görev hususu da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Tanıtım Organizasyon Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,
2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2021 tarihli ve 2018/836 Esas 2021/326 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 441,61TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-Davalı tarafça yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
7- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim