Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/817

Karar No

2024/1071

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/817-2024/1071
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2024/817 Esas
KARAR NO : 2024/1071

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2024
NUMARASI : 2023/152 Esas-2024/280 Karar

DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 05/07/2009 tarihinde Hakkari ili Şemdinli ilçesi, Karaağaç-Beyyurdu-Aktütün askeri amaçlı yol yapım işinin kazı yapılması, stabilize serilmesi yapım işi konusunda taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, işe başlama tarihinin 05/07/2009, bitiş tarihinin 30/09/2009 tarihi olmasına rağmen işin daha erken bitirilip işin bitimiyle davalı yüklenici şirket mühendisleri ve işveren özel idare mühendisleri tarafından yerinde yapılmış incelemelerden sonra yapılan işin eksiksiz bir şekilde taşron müvekkilinden teslim alındığını, davalının eksiksiz ve tam olarak biten işe ilişkin olarak 28/08/2009 tarihinde Hakkari, Şemdinli, Karaağaç-Beyyurdu-Aktütün askeri amaçlı yolyapım işinin kazı ve maliyet bedeli olarak KDV dahil toplam 1.770.000,00-TL fatura edildiğini, müvekkiline işin bitimiyle hak etmiş olduğu bedelin tümünü ödenmesi gerekirken müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verilip ödeme yapılmadığını, müvekkilinin başka alternatifi olmadığından ödemeleri parça parça aldığını, KDV dahil toplam 1.770.000,00-TL faturanın karşılığı olarak davalı tarafından 955.500,00-TL ödeme yapıldığını, kalan 814.500,00-TL'nin ödenmemesi nedeniyle Diyarbakır 3. İcra Müdürlüğünün 2010/320 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesiyle takibin durduğunu, taraflarca itirazın iptali için Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2010/239 E. Sayılı davada mahkemece uyuşmazlık konusunun hakemi gerektirmesi sebebiyle reddine karar verildiğini, taraflarınca hakem tayini yapılmış olup yapılan yargılama sonucunda 25/07/2012 tarihli kararla davaların kısmen kabulü kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verildiğini, bu karar ve hakem dosyasının hakem heyeti sekretaryasınca Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesine teslim edilmiş olduğunu, kararın 2012/54 D.iş sayısı ile tebliğe çıkarıldığını, tebliğe çıkarılan kararın taraflarınca ve davalı tarafça temyiz edildiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2013/160 E. 2013/3346 K. 23/05/2013 tarihli kararıyla bozulduğunu, bozma kararı sonrasında hakem heyeti dosyasının Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/09/2013 tarih ve 2013/44 D.iş sayılı kararı ile bozma kararı doğrultusunda hakem kuruluna iadesine karar verildiğini, dosyanın 08/11/2013 tarihinde hakem sekretaryası tarafından teslim alındığını, hakem heyetinin dosyaya kaldığı yerden devam etmesi gerekirken herhangi bir işlem yapmadığını, bu hususun bildirildiğini, yeniden ücret alınması için zımni olarak yeni hakem heyeti seçilmesi için zorladıklarını, hakem heyetinin dosyaya bakmayacağını bildirmesi üzerine davalı vekilinden eski hakem heyeti ile devam edilmesi için muvafakat isteniğini, ancak bu şekilde yeniden ücret verileceği için davalı vekili tarafından kabul edilmediğini, taraflarca yeniden hakem ve tahkim süresini belirleme zorunluluğu doğduğunu, 30/12/2013 tarihinde Ankara 13. ATM'nin 2013/408 esas sayılı hakem tayini davası açıldığını, Ankara 13. ATM'nin kapanması ile dosyanın Ankara 11. ATM'nin 2014/557 esasına kaydolduğunu, Ankara 11. ATM'nin 2014/557 E. 2014/368 K 27/11/2014 tarihli kararıyla önceki hakem heyetinin görevinin devam ettiği sonucuna varılarak yeniden hakem tayini istemine ilişkin talebin reddine karar verildiğini, hakem dosyasının Ankara 11. ATM'nin dosyasından hakem sekretaryası tarafından teslim alınıp 11/3/2016 tarihli tensip kararı ile 29/03/2016 tarihli duruşma gününün verildiğini, hakem heyeti tarafından süresinde karar verilmediğinden karar ittihazına yer olmadığına karar verildiğini, Ankara 6. ATM'nin 2016/182 D.iş esası ve kararıyla da 29/03/2016 tarihli kararın tebliğe çıkarıldığını, 25/07/2012 tarih 2012/54 D.iş sayılı ilk hakem heyetinin yargılama esnasında işin esasına girilerek tarafların tüm delillerinin toplandığı, dosyaya kazandırılan bilgilerin ve yanların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor alındığını, yargılama neticesinde davacının 305.996,00 TL alacağı olduğunun tespit edilerek bu alacağın 18/03/2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, aynı kararda 146.518,59-TL tahkim giderinin de davalıdan tahsiline karar verildiğini, bozmadan sonra 29/03/2016 tarihli ikinci hakem heyeti kararında 1 yıllık normal tahkim süresinin geçmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına masrafların devlet yargısında nazara alınmasına ve tarafların mahkemeye başvurmasına muhtariyetine karar verildiği, maddi hukuk yönünden tüm bilgi ve belgelerin tahkim yargılaması aşamasında toplandığı, tahkim yargılamasının süre nedeniyle sona erdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL alacağın fatura kesim tarihi olan 28/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, tahkim aşamasında yapılan 146.518,50-TL yargılama gideri dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının talebinin "Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, Karaağaç Beyyurdu Aktütün Askeri Amaçlı Yol Yapım İşinde" taşeron sözleşmesi ile çalışması nedeniyle düzenlediği 28/08/2009 tarihli faturadan kaynaklandığını, bu nedenle 6098 sayılı TBK 147/6 maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle dolduğunu, somut olayda TBK 154 m.gereğince zamanaşımını kesen nedenlerin mevcut olmadığını, işi alan davacının gerekli makine ve ekipmanı sağlayamadığını ve işe süresinde başlayamadığını, müvekkilinin iyi niyetli hareket ederek kendi iş makinelerini davacı taşeronun hizmetine verdiğini, şantiye bölgesinde akaryakıt satıcılarına yüklü miktarda borçlanan ve akaryakıt temin edemeyen taşeronun borçlarını ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin davacı taşeronun kendisine ve yapılan işle ilgili olarak alacaklılarına yaptığına toplam ödeme miktarının 1.174.304,00-TL olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkili şirket ve asıl işveren konumundaki idare tarafından işin geçici ve kesin kabulünün yapılmadığını, davacı taşeronun Hakkari İl Özel İdaresi tarafından 16/03/2010 tarihinde mahallinde yapılan tespite göre işi teknik şartnamesine uygun olarak yapmadığını, davacının sözleşme gereğince ifasını üstlendiği işleri eksik ve ayıplı olarak gerçekleştirdiğini, dosyaya sunulan teknik bilirkişi raporunun Şemdinli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/3 D.iş sayılı dosyası ile çeliştiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; davalı yüklenici şirket tarafından davacı taşerona 28/08/2009 tarihli ve 2009/330 7601 seri no'lu çek ile 100.000,00 TL ödemede bulunduğu ve davalı yüklenici tarafından Hakkari Vergi Dairesi Müdürlüğüne aynı bedel üzerinden verdiği 2009 yılı Ağustos ayına ait KDV beyannamesi ile 23/09/2009 düzenleme tarihli Tahakkuk Fişi ve 28/09/2009 tarihli Vergi Tahsil Alındısına göre bu faturanın davalı asıl yükleniciye tebliğ edildiği, Davalı yan tarafından aynı fatura bedeline ve fatura içeriğindeki imalat kalemlerine yönelik olarak davacıya yasal süresinde itiraz edildiğine yönelik bir iddia ve delilin dosyada mevcut olmadığı, bu durumda, değinilen fatura içeriğinin kesinleştiği ve davacı taşeronun yaptığı imalatların asfalt yapımı işini kapsamadığının taraflar arasında da benimsendiğinin ortada olduğu, hal böyle iken, davalı tarafından sözleşme konusu işin asfalt yapımı işini de kapsadığının ileri sürülmesi, taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi hükümleri ile TMK 2.m. gereğince dürüstlük kuralına da açıkça aykırı olarak hukuken kabul edilemez nitelikte olduğu, değinilen olgular doğrultusunda delil tespit dosyasındaki tespitler ve davalının iddiasının aksine asfalt yapım işi davacının yükleniminde olmadığı ve davacı taşeronun üstlendiği işin salt stablize malzeme kaplama işi olduğunun sonucuna varıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin "sözleşmenin eki olan umumi hükümler" bölümündeki işlerin ölçümlenmesi başlıklı 4. maddesinde yer alan ; " İşveren ve memurları tarafından tutulacak hesap ve fenni defter kayıtları Taşeron ile ilgili her türlü hesaplaşmada esas olacaktır. İşbu anlaşma ve eklerinde aksine bir kayıt olmadığı takdirde yapılan işlerin ödenmesine ait ölçü esasları İDARE İLE İŞVEREN ARASINDAKİ SÖZLEŞMEDE YAZILI ESASLAR OLACAKTIR." hükmüne yer verilmesi nedeni ile davalı tarafından düzenlenen ve dava dışı idare tarafından onaylanan 01/12/2009 tarihli ve 3 no'lu ara hak ediş esas alınarak davacı tarafından yapılan imalatların kalem kalem tespiti ve pursantaj oranının tespiti yönteminin Mahkemece de sözleşme hükümlerine ve fen ve teknik kurallara uygun görülerek benimsendiği, bahse konu ek raporda yapılan hesaplama doğrultusunda davacı tarafından yapılan imalatlar sebebiyle kalem, kalem yapılan hesaplamalar sonucunda davacının gerçekleştirdiği imalatların her biri için götürü bedele göre ödenmesi gereken miktarların ek raporun 17. Sayfasında tablo halinde herbir imalat kaleminin gerçekleşme yüzdelerine göre yeniden hesaplandığı, bu nedenle yapılan hesaplamada aynı heyetin kök raporunda belirlenen tutar ile arasında (4.832,10 TL fark alacağın oluştuğu, bu durumun nedeninin ise; kök raporda davacının gerçekleştirdiği imalat nispetinin davalının idare ile tanzim ettiği hakedişe göre % 91,263 olarak kabul edilmesiyle bundan ayıplı imalat ve bunun kaldırılması için kesilmesi gereken % 15,218 nispetinin indirilerek sonuçta % 76,045 oranında gerçekleşmenin hesaplanması olduğu, oysa kalem kalem yapılan hesaplama sonucunda davacının gerçekleştirdiği iş nispetinin % 76,045 değil; % 76,318 olarak bulunduğu, bu nedenle kök rapordaki gerçekleşme nispeti ve götürü bedele göre tespit edilen tutarın ek raporda revize edildiğinin anlaşıldığı,
Bu itibarla, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, hak ediş belgeleri ve faturalar ile bilirkişi heyeti asıl ve raporları birlikte gözetildiğinde; taraflar arasında tanzim edilen taşeronluk sözleşmesine istinaden davacının, davalının dava dışı idare ile yaptığı eser sözleşmesi uyarınca yüklendiği yol yapım işinin stabilize malzeme serim ve sıkıştırma işini yüklendiği, davalının iddiasının ve Şemdinli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/3 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin aksine ayrıca asfalt yapım işinin davacı taşeronun yükleniminde olmadığı, yukarıda ayrıntılı olarak değinildiği üzere; değinilen delil tespit dosyasındaki bilirkişi raporundaki tespitlerin Mahkemece hükme esas alınamayacağı, davacı tarafından işin yapılarak teslim edilmesine rağmen bedelin bir kısmının ödenmediği iddiasıyla ödenmeyen bedelin faiziyle birlikte tahsili talebiyle derdest davanın açıldığı, istinaf dairesi 2.kaldırma kararı sonrasında bilirkişi heyetinden alınan 13/01/2024 tarihli ek rapor taraf ve Mahkememiz denetimine elverişli ve dosya kapsamındaki teknik veriler ve özellikle de sözleşme hükümleri ile dava dışı idare ile davalı asıl yüklenici arasındaki 3 no'lu hakedişe uygun olarak tanzim edilerek; Mahkemece de benimsenerek hükme esas alınmak gerektiğinin anlaşıldığı; davacının sözleşme kapsamında belirlenen işin % 76,318 oranındaki kısmını yapmış olduğu, kalan imalatı ise; ifa etmediğinin sabit olduğu, buna göre sözleşme bedeli olan 1.500.000,00 TL bedelden işin ifa edilen kısmına tekabül eden miktarı davacı taşeronun davalı yükleniciden talep etme hakkının bulunduğu, bu miktara KDV ilave edilerek ve KDV Tevkifatı ile taraflarca kabul edilen yine belgeye dayanan davalı ödemeleri tenzil edildiğinde davacının 345.496,50 TL alacağı bulunduğu kanaatine varılmakla; bu bedelin icra takip tarihi itibariyle davalı tarafın temerrüde düşmüş olması nedeniyle icra takip tarihi olan 26/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine , yine hakem yargılamasında 29/03/2016 tarihli ikinci hakem kararında yapıldığı tespit edilen toplam 146.954,05 TL giderin tahkim sürecinin sonuçsuz kalması üzerine açılan işbu davada davacının haklılığının kanıtlandığı ve sözkonusu yargılama giderlerinden 6100 sayılı HMK'nın 326/2.m. gereğince davalının kendi yatırdığı giderler mahsup edildikten sonra davacının yatırdığı yargılama giderlerinden davalının hukuken sorumlu tutulmak gerektiği kanaatine varılmakla; hakem dosyasında yapılan incelemede davalı iş sahibi (asıl yüklenici) bu giderlerden 40.000,00 TL hakem ücreti + 7.500,00 TL bilirkişi ve sekreterya gideri olarak 5.000,00 TL tahkim giderini yatırdığı, bu nedenle davalının tahkim sürecinde katlandığı toplam giderin mahsubu sonrasında (146.954,05 TL - 52.500,00 TL) davacının HMK 441 ve 323/1-b.m. delaleti ile 326/2.m. gereğince 94.454,05-TL'lik yargılama giderini davalıdan talep edebileceği gözetilerek 94.454,05 TL'lik yargılama gideri kısmının davacı lehine işbu davaya ait yargılama giderleri içerisinde hüküm altına alınmasına, fazlaya ilişkin yargılama giderine yönelik istemin ise; reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm talep haklarının zamanaşımına uğradığını, davacının 28/08/2009 tarihli faturaya dayandığını, müvekkilin 21/07/2010 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 6098 Sayılı Kanun'un 154.maddesinde düzenlenen zamanaşımını kesen sebeplerden hiç birisinin bulunmadığını, tahkim kararının Yargıtay tarafından yük hükmünde sayıldığını, mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin hatalı olduğunu, belirsiz alacak/kısmi alacak ayrımının yapılmadığını, kaldırma kararı sonrası mahallinde keşif yapılması, yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, cevap dilekçeleri ve raporlara itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının işe süresinde başlayamadığını, yapılan toplam ödemenin 1.174.304,00 TL olduğunu, bu süreçte işin kabulünün yapılmadığını, asıl iş sahibi idare tarafından yola çekilen stabilize malzemenin teknik şartnameye uygun yapılmadığını tespit ettiğini, Şemdinli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/3 D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, ayıp tespit edildiğini, davacının yaptığı yolun tamamen kaldırılıp yeniden yapıldığını, yarım kalan işlerin dava dışı taşeronlara yaptırıldığını, ödemelerin yapıldığını, fatura düzenlenmesinin, işin eksiksiz yapıldığını ispatlamayacağını, yokluklarında yürüyen yargılamada raporun tek taraflı düzenlendiğini, sözleşme konusu işin anahtar teslim bir iş olduğunu, ara hakedişin dikkate alınarak hesap yapıldığını, taşeronun taahhüdünün kesin kabule kadar devam edeceğini, taşeronun taahhüdündeki stabilize işin oranının %18,49968'den daha fazla olduğunu, stabilize işin %60 oranında değil, tamamen hatalı olduğunu, yok hükmünde sayılan hakem yargılama giderinin talep edilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasının ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece Mahkemesinin 2021/366 Esas, 2022/657 Karar sayılı kararının Dairemizin 17/01/2023 tarih, 2023/6 Esas, 2023/72 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece Dairemiz kararı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, teknik değerlendirme açısından yetersiz ve net bir kanaat oluşturmayan delil tespit raporunun aksine bilirkişi heyetinin 13/01/2024 tarihli ek raporunda tarafların teknik nitelikteki beyan ve itirazlarının karşılanmış olduğu, ayrıntılı değerlendirme yapıldığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile çevresel faktörlerin tartışıldığı, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden alınması gereken 23.600,86 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 5.902,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.698,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361.ve 362/1-a maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...
✍e-imzalıdır

Üye ...
✍e-imzalıdır

Üye ...
✍e-imzalıdır

Katip ...
✍e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim