Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/227

Karar No

2025/159

Karar Tarihi

18 Şubat 2025

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/227-2025/159
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2024/227 Esas
KARAR NO : 2025/159

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2022
NUMARASI : 2022/248 Esas-2022/847 Karar

DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat |Rücuen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat |Rücuen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; yüklenici ... İnşaat A.Ş ile ... İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş adi ortaklığının çalışanı dava dışı ...’nın 23.12.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonrasında SGK tarafından yapılan ödemelere ilişkin olarak Tavşanlı İş Mahkemesinin 2016/196 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucunda adı geçen kuruma 47.993,77 TL ödeme yapıldığını, takip üzerine 15.04.2021 tarihinde 4.568,37 TL’nin de ödendiğini, ayrıca kurum tarafından 3.399,15 TL yargılama giderine ilişkin harcamanın da gerçekleştirildiğini, bu itibarla toplam 55.961,29 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; rücu zamanaşımının 2 yıl olduğunu, dava konusu edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müdeabbih artırımlarını da kabul etmediklerini, hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, müvekkillerinin gli ömerler yeraltı ocağında galeri açma işlerini üstlendiklerini, sözleşmenin konusunun eksiksiz yerine getirildiğini, sözleşme hükümlerine atıfta bulunulamayacağını, müvekkillerinin tünel açma işlemini yaptıklarını, maden sahasını işletmediklerini, idarenin söz konusu işin ve işyerinin sevk ve idaresini müvekkili şirkete vermediğini, işyeri teslimin söz konusu olmadığını, işyerinin kontrol ve denetiminin, işyerine giriş-çıkışlar, işyeri ile ilgili karar alma, iş sağlığı ile güvenliği için gereken tüm eğitim ve teçhizatları bulundurma, yapı denetim organı, havalandırma, sensörler, devre kesici, erken uyarı sistemleri, ocağın tahliyesi gibi her türlü yetki ve kararların davacıya ait olduğunu, davalıların iş güvenliği konusunda kendilerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini, işçiye ödenen tazminat dışında mahkeme harç masraflarının rücuya dahil edilemeyeceğini, talep edilen faiz türü ile başlangıcına itiraz ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; Tavşanlı İş Mahkemesinin 2016/196-2018/1222 sayılı ilamı ile davacı SGK Başkanlığı tarafından iş bu davanın taraflarına karşı açılan dava sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek 4.957,88 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ve 18.281,35 TL tedavi giderinin müteselsilen ve müştereken tahsiline verildiği, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2020/199-2021/206 sayılı ilamı ile hükmün kesinleştiği, nitelikli hesap uzmanı tarafından hazırlanan raporun içeriğinde, dava dışı SGK Başkanlığına yapılan ödeme toplamının 54.787,94 TL olarak hesaplandığı, davacının bu miktarı davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsil edilebileceğinin belirtildiği, Davacı idare tarafından açılan ihale sonucunda taraflar arasında 22.09.2008 tarihinde imzalanan yeraltı işletmesi için üretim amaçlı taş/ve veya kömür içinde kömür nakliye ve malzeme galerisi, mekanize ayak galerisi, bağlantı ve dönüş galerilerinin açılması için yapılacak yeraltı kazısı, tahkimat kurulması ve gerekli ekipmanın tesis edilecek montaj işlerini kapsayan yapım sözleşmesi yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; eser sözleşmesi kapsamında iş yapılırken, yüklenicilerin çalıştırdığı işçinin iş kazası neticesinde zarar görmesi nedeniyle davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve sorumluluğun kapsamına ilişkin olduğu, Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin, imzalandığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunlu olduğu, taraflar arasında düzenlendiği çekişmesiz olan sözleşmenin 29. maddesinde yüklenicinin sözleşme konusu ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda yapım işleri genel şartnamesi hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, 9. maddesinde de sözleşmenin eklerinin gösterildiği, ihale ve dokümanları ile yapım işleri genel şartnamesi ekler arasında sayıldığı, Şartnamenin bu hükmü sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 193. (mülga 1086 sayılı HUMK'nın 287.) maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğinde olup, tarafları bağlayacağı, Yapım işleri genel şartnamesinin 9. maddesinde de “İşin devamı sırasında işyerinde yapılacak çalışmalar nedeniyle işçilerle çevre halkının kazaya uğramalarını, zarar görmelerini ve işlerde zarar ve hasar meydana gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasından da yüklenici sorumlu olup, alınan tüm tedbirlere rağmen, yüklenicinin yaptığı işlerden dolayı üçüncü kişilerin kendilerine veya mallarına zarar verilmesi halinde yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği sorumluluk ve yükümlülükler söz konusu sigortalarla sınırlandırılmamış olduğundan, inşaat sigorta poliçelerinin genel şartlarının “Teminat dışında kalan haller” maddesinde belirtilen, yüklenicinin kusurlu olduğu hallerde, kusur nedeniyle sigortanın ödemediği bedeller için yüklenici idareden hiçbir talepte bulunamayacağı gibi, işin devamı süresince meydana gelecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenici doğrudan sorumlu olacağı, yine genel şartnamenin 37. maddesinde, kazalarda yüklenicinin işçi ve personelinde kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminatın yükleniciye ait olacağının hüküm altına alındığı, keza teknik şartnamenin 1.4.g ve 12. maddelerinde de personelin korunması, can ve mal güvenliğinin sağlanması, kaza ve meslek hastalığı halinde maruz kalanların tedavilerini yaptırıp hukuki sonuçlarından yüklenicinin sorumlu olacağının düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu hükümlerin idare açısından sorumsuzluk kaydı olup, idare elemanları aleyhine verilmiş bir ceza hükmü bulunmadıkça idarenin zarardan sorumlu tutulması ya da sorumlu olduğu kabul edilerek idare aleyhine tazminattan indirim yapılmasının mümkün olmadığı (Yargıtay 15. HD’nin 19.12.2018 gün ve 2018/3775-5156; 16.11.2017 tarih ve 2016/6524-2017/3999), SGK denetim raporu ile kusur oranının, davalı adi ortaklığa yüzde 60 (30’ar), davacı tarafa %30 ve dava dışı işçiye %10 olarak paylaştırıldığı, Tavşanlı İş Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda ise davalılara yüklenen kusur oranı değişmemekle birlikte davacının kusur oranının % 40 olarak belirlendiği, yine eldeki davanın davacısı tarafından açılan menfi tespit davasında da bu oranın değişmediği anlaşılmakla birlikte mahkemece, SGK tarafından verilen %10 kusur oranının tenkis edilmesi sureti ile davacı kurumun %30 kusur oranında sorumlu tutulduğu, her iki mahkeme kararının deracattan geçerek kesinleştikleri, raporların birbirleri ile uyumlu olduklarının görüldüğü, her ne kadar davalı tarafça ... şirketi tarafından davacıya ödemede bulunulduğu yönünde savunmada bulunulmuş ise de Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin 4021993 sayılı yazılarında, 18.04.2018 tarihinde ... Sigorta şirketi tarafından yatırılan 50.669,42 TL’lik ödemenin Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1554 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan ödeme olduğunun bildirildiği, ihbar olunan sigorta şirketi tarafından sunulan hasar dosyasında da SGK’nin açtığı rücu davasında sigortalı açısından toplam 27.585,12 TL tutarında ödeme yapılmasına hükmedilmesi nedeni ile faiz ve ferilerle birlik toplamda 50.669,42 TL tutarında ödemenin yapıldığının belirtildiği, Yargıtay 10. HD’nin 2015/18247-2016/10753 sayılı ilamıyla onanmak sureti ile kesinleşen Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1554-2015/348 sayılı ilamı ile SGK tarafından eldeki davanın taraflarına karşı açılan davanın konusunu dava dışı işçi ...’na bağlanan 25.03.2013 onay tarihli 27.585,12 TL peşin sermaye değerli gelir ödemesinin oluşturduğu, mahkemece bu miktarın eldeki davanın taraflarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davaya konu Tavşanlı İş Mahkemesinin 2016/196-2018/1222 sayılı ilamındaki talebin ise sigortalıya ödenmiş geçici iş göremezlik ve tedavi masraflarının rücuan tahsili istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla davacı kurumca açılan davanın Tavşanlı İş Mahkemesinde hüküm altına alınan ödemelerden kaynaklandığı anlaşıldığından, mükerrer ödeme iddiasının gerçeği yansıtmadığı, hesap bilirkişisi tarafından davacının davalı şirketlere toplamda 54.787,94 TL rücu edebileceği yönünde rapor düzenlenmiş ise de bilirkişi tarafından davacı tarafça yatırılan 1.190,50 TL bakiye karar harcının göz önünde bulundurulması nedeni ile davacının toplam talebinin 55.961,29 TL olduğu dikkate alınıp, talebe de bağlı kalınarak bakiye karar ve ilam harcı yönünden 1.173,38 TL yönünden hesaplama yapılmak sureti ile toplam 55.961,29 TL üzerinden hüküm tesisi yoluna gidildiği, hal böyle olunca, davanın kabulü ile iş kazası sonucunda sigortalı dava dışı işçiye SGK tarafından ödenen, geçici iş göremezlik ödeneğine ve yapılan tedavi giderine ilişkin açılan dava sonucunda bu kalemleri ödemek zorunda kalan ve anlaşma ile lehine sorumsuzluk kaydı konulan davacının 55.961,29 TL’yi davalılara rücu etme hakkına sahip olduğu sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, iş kazasında müvekkillerin %60, davacının %40 kusurlu bulunduğunu, verilen kararın genel ahlaka, hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu, tarafların işi birlikte yaptıklarını, %60 kusurdan kaynaklı sorumluluklarının ... Sigorta Şirketi tarafından güvence altına alındığını, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, davacının ödediği temyiz ve onama harcının rücu edilemeyeceğini, avans faizini kabul etmediklerini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat|rücuen tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılar yönünden alınması gereken 3.822,72 TL harçtan peşin olarak yatırılan 956,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.866,22 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan
✍e-imzalıdır

Üye
✍e-imzalıdır

Üye
✍e-imzalıdır

Katip
✍e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim