Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1019

Karar No

2024/1061

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

DOSYA NO : 2024/1019 Esas
KARAR NO : 2024/1061

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2023
NUMARASI : 2022/530 Esas- 2023/710 Karar

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2024

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen 12/10/2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... tarafından yaptırılan Viranşehir 200 Yataklı Devlet Hastanesi yapım işinin davalılarca ana yüklenici sıfatıyla üstlenildiğini, davalıların söz konusu inşaatın elektrik tesisat işlerini 23.07.2010 tarihli sözleşme ile müvekkiline verdiklerini, işin sözleşme eki avan projeye göre yapılacağını ve tahmini iş bedelinin 2.800.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, müvekkilince işin yapımına başlandığını, sonraki süreçte ana yüklenici olan davalıların projede değişiklik olduğunu belirterek işin ... tarafından onaylanan projeye göre yapılmasını istediklerini, onaylı projenin ilave birtakım işler öngördüğünü, davalıların ilave iş bedelinin kendileri tarafından karşılanacağını beyan ettiklerini, bu kapsamda davalı iş ortaklığı yetkilisi ...’ın müvekkiline onaylı proje kapsamında fiyat artış listelerini e-mail yoluyla gönderdiğini, avan proje doğrultusunda hazırlanan sözleşme bedelinin 2.800.000,00 TL olmasına karşın davalının söz konusu bedelden daha fazla ödeme yaptığını, bunun da taraflar arasında ilave iş bedeli konusunda sözleşme kurulduğunun bir göstergesi olduğunu, iki proje arasındaki bedel farkının davalılardan talep edilmesi üzerine davalıların 01.12.2011 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek yanlı olarak feshettiklerini, davalıların feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından Viranşehir SHM'nin 2011/13 D.İş sayılı dosyası ile inşaat alanında tespit yaptırıldığını, keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda işin %99 seviyesinde tamamlandığını ve tüm işlerin bedelinin 5.120.095,00 TL olduğunun tespit edildiğini, hatalı ve eksik hususlar yönünden bilirkişi raporuna karşı itiraz haklarını saklı tuttuklarını belirterek şimdilik 50.000,00 TL ilave iş bedelinin 01.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalılar vekili tarafından verilen 03/01/2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... 200 Yataklı Devlet Hastanesi inşaatının elektrik tesisat işine ilişkin taraflar arasında 23.07.2010 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 1.maddesinde sözleşmenin kapsamının düzenlenmesinden sonra sözleşmede sayılan tüm imalatların toplam bedelinin 2.800.000,00 TL olduğu ve işin anahtar teslimi ve götürü usulle yapılacağının kararlaştırıldığını, yapılacak işle ilgili tüm doküman, belge ve mahal listelerinin davacıya teslim edildiğini, mahal listesinin sözleşmenin eki olduğunu, sözleşmenin 13.maddesinde; taşeronun sözleşme dokümanlarında tarif edilen işi tam olarak anladığını, tüm tatbikat projeleri ve detaylarını, inşaat sahasını ve inşaat şartlarını görüp kabul ettiğinin belirtildiğini, sözleşmenin eki olan mahal listesi ile davacının bahsettiği uygulama projesinin birebir aynı olup ilave işin söz konusu olmadığını, götürü bedelde yüklenicinin yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyata yapmaya mecbur olduğunu, sözleşmenin 13.maddesinde; uygulama aşamasında proje ve detayların değişmesinin taşerona fiyat farkı talebi vermeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin değişik maddelerinde de uygulamada değişiklik olabileceğinin ve bu değişikliğin taşerona ücret farkı talep hakkı vermeyeceğinin kararlaştırıldığını, ilave işlerin ayrıca ücretlendirileceğine ilişkin müvekkilinin her hangi bir taahhüdü bulunmadığını, diğer taraftan tüm inşaat işlerinde avan proje ile uygulama projesi arasında farklılık olmasının muhtemel olduğunu, her şey bir tarafa inşaat sektöründe iş yapan davacının bunu bilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının uygulama projesinde farklılıklar meydana geldiği hususunu sürpriz bir durum gibi karşılamasının doğru olmadığını, uygulama projesinin ... tarafından 06.10.2010 tarihinde onaylandığını ve hemen davacıya teslim edildiğini, davacının kendisine teslim edilen projeyi ihtirazi kayıt koymadan kabul edip uygulamaya başladığını, öte yandan işin %99 seviyesinde tamamlandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, sözleşmenin müvekkili tarafından 04.12.2011 tarihinde haklı nedenle feshini müteakip Viranşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/54 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, tespit sonrası düzenlenen raporda eksik ve hatalı işlerin tamamlanması gereken işçilik bedelinin 95.000,00 TL, malzeme bedelinin 240.000,00 TL + 291.864 USD + 169.920 Euro olarak tespit edildiğini, fesihten sonra kalan işlerin müvekkilince başka taşeronlara yaptırıldığını, davacının Viranşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yaptırdığı tespitin fesihten üç ay sonra yapıldığını, bu aşamada işlerin çoğunun zaten başka taşeronlara yaptırılmış olduğunu, sözleşme bedelinin 2.800.000,00 TL+KDV olup müvekkilinin sözleşme bedeli dışında davacıya başka ödemesinin olmadığını, davacının sözleşme kapsamında bir kısım sistem cihazları ve santralleri satın aldığı firmalara ödeme yapmamış olması nedeniyle fesihten sonra bu firmalara müvekkili tarafından davacı nam ve hesabına ödeme yapıldığını, dava dilekçesinde belirtilen e-mailin tamamen bilgi paylaşımına yönelik bir e-mail olup göndericisi ...’ın davalı adi ortaklık yetkilisi olmadığını, üstelik söz konusu e-mail içeriğinden ilave iş bedeli ödeneceğine dair bir anlam çıkartılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2023 tarihli 2022/530 Esas 2023/710 Karar sayılı kararında özetle; Mahkememizce kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada; kaldırma kararı okunarak, taraf vekillerinin beyanları alınmış ve kaldırma kararı uyarınca yargılamaya devam olunarak, oluşturulan yeni bilirkişi heyetinden 02.05.2023 tarihli kök rapor ile davacı vekilinin itirazları üzerine 14.08.2023 tarihli ek raporun alındığı, alınan raporların birbirini teyit ettiği, dosya kapsamına ve kaldırma kararına uygun olarak düzenlendiği görülmekle, araştırılacak başkaca bir hususun kalmadığı takdir olunarak, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, BAM kaldırma kararına ve kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davacının işbu davada, davalı iş ortaklığı tarafından sözleşme ile üstlenilen dava dışı ... tarafından yaptırılan "Viranşehir 200 Yataklı Devlet Hastanesi Yapım İşine" ait sadece "Elektrik Tesisat İşlerinin Yapımı" konusundaki 23.07.2010 tarihli sözleşme kapsamında ortaya çıkan ilave iş bedelini talep ettiği, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin "Anahtar Teslimi Götürü Bedelli Sözleşme" olup sözleşme kapsamı dışında, varsa yaptırılan ilave işlerin Sözleşmenin Eki sayılan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21. ve 22 maddelerine göre hesaplanmasının gerektiği, dosyaya sunulan belgelere göre, sözleşme kapsamındaki işler ile kapsam dışı kalan imalatların bilirkişilerce ayrı ayrı belirlendiği, davalı yüklenici iş ortaklığının ... ile 31.08.2009 tarihinde akdettiği Viranşehir Devlet Hastanesinin Yapım İşi konulu sözleşme sonrasında iş sahibi Sağlık Bakanlığı'nın hastane projesi üzerinde 12.03.2010 tarihinde revizyon yaparak, durumu dava dışı ana yüklenici ...’ye bildirmesi üzerine, ana yüklenici ... tarafından davalı iş ortaklığı ile akdedilen 31.08.2009 tarihli Yapım İşi Sözleşmesi kapsamında 09.04.2010 tarihli onay ile proje değişikliklerine gidilmiş olduğu, yapılan değişikliklerin genelde davacının üstlendiği işlerin dışındaki inşaat ve mekanik işlere ait olduğu, elektrik işleri kapsamında yer alan ancak davacının akdettiği sözleşme kapsamında bulunmayan hermetik kapı değişimini içerdiği, söz konusu proje değişiklikleri yapıldıktan sonra, işbu davanın tarafları arasında 23.07.2010 tarihli sözleşmenin akdedildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle ... tarafından yapılan proje revizyonlarının üzerinden yaklaşık 3 aylık bir sürenin geçtiği, sözleşmenin 13. maddesinde yer alan “Taşeron, Sözleşme dokümanlarında tarif olunan işi tam anlamıyla anladığını, tüm tatbikat proje ve detaylarını, inşat sahasını ve inşaat şartlarını gördüğünü ve vukuf peyda ettiğini kabul ve beyan eder. Taşeron her hangi bir yanlış anlama veya eksik bilgi gerekçesi ile talepte bulunmayacaktır. Mühendisin uygulama projelerindeki değişiklikler Taşeron’un iş proğramını aksatmayacak şekilde önceden … İş ortaklığı tarafından Taşeron’a verilecektir.Uygulama aşamasında proje ve detayların değişmesi Taşeron’a fiyat farkı talebi, zam talebi veya tazminat talebi hakkını vermez.” hükmünün yer aldığı, buna göre davacı taşeronun sözleşme akdedilme tarihi itibariyle zaten yapılmış olan proje değişikliklerini öne sürmesinin yerinde olmadığı, yine davacı tarafından sözleşme akdedilmesi sonrasında sözleşme kapsamında yer almayan yeni ilave imalat kalemlerinin ortaya çıktığına dair herhangi bir belgenin de sunulmadığı, dava dışı ... tarafından düzenlenen 21.11.2014 tarihli Kesin Hak Edişlerin incelenmesi sonucunda, davacı yüklenimindeki işler dışında ilave iş yapılıp yapılmadığı yönünde bilirkişilerce yapılan değerlendirmede, ... tarafından yapılan mukayeseli keşif cetvellerine göre, elektrik işlerinde bir artışın değil, az da olsa bir azalışın mevcut olduğunun belirlendiği, bu durumda; davacının 23.07.2010 tarihli sözleşme sonrasında, sözleşme kapsamında olmayan kapsam dışı ilave iş yapıldığına dair somut bir bulguya rastlanmadığı gibi dava konusu olmamakla birlikte, sözleşme kesin hesabına göre yapılan inceleme sonucunda da davacı taşeronun bir alacağının bulunmadığı hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davacının ilave iş bedeline ilişkin alacak isteminin, sözleşme kapsamı dışında yapılmış ilave bir işin söz konusu olmaması nedeniyle yerinde olmayıp, davacının kanıtlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmekle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 31/10/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İşbu davanın özetle, müvekkili davacının davalılarla yaptığı sözleşme uyarınca ediminin neredeyse tamamını yerine getirmişken davalıların haksız ve geçersiz feshi sonucu müvekkili davacının hak ettiği ancak davalılarca büyük bir kısmı ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla açılmış bir alacak davası olduğunu, müvekkilinin, davacı firmanın da avan projeye göre hesaplanan tahmini iş bedeli üzerinden sözleşme konusu elektrik işini alt taşeron sıfatıyla üstlendiğini, müvekkili davacının, taraflar arasında imzalanan 23.07.2010 tarihli sözleşme kapsamında yapım işlerine hemen başlamış ve işin belirli bir aşamaya gelmesinden yaklaşık 6 ay sonra davalılar Ilgın İnş. ve ... İnş. Ortaklığı'nın, projede değişiklik olduğunu, dava dışı T.C. ... idaresi tarafından onaylanan proje ile sözleşmenin imzalanmasına esas alınan avan proje arasında faklılıklar olduğunu ve onaylanan projede yapılacak işin mahiyeti, maliyetinin değiştiği ve ilave bir takım işlerin öngörüldüğünü belirttiğini, bu işlerin de müvekkili tarafından yapılmasını ve ilave iş bedellerinin kendileri tarafından karşılanacağını beyan ve taahhüt etmelerinin ardından müvekkilinin, onaylanan proje kapsamında işlerin yapımına devam ettiğini, davalıların, ... isimli kişinin şirketlerinin çalışanı olmadığı yönündeki haksız inkârlarının bile huzurdaki davada avan projeden sonra ... onaylı projenin de müvekkili davacıya yaptırılmak ve ilave işlere yönelik bedellerinin ayrıca ödenmek konusundaki anlaşmanın varlığını ortaya koymaya kanaatlerince yeterli olduğunu, avan projeye göre imzalan bedelin 2.800.000,00 TL olmasına rağmen davalılarca bu bedelin üzerinde ödeme yapılmış olmasının hususu da yine onaylı projeyle ortaya çıkan ilave işlere yönelik ilave bedelin davalılarca ödenmesi konusunda anlaşma olduğunun açık delili olduğunu, ayrıca taraflarınca bildirilen tanıkların esasen delil başlangıcı sayılabilecek hususları da doğruladıklarından artık ilave iş artışına ilişkin ilave bedel konusunda tarafların anlaştığı hususunun sübuta erdiğini, müvekkili tarafından işin yaklaşık %99 seviyesine getirildiğinde yani tamamlanıp teslim edilmek üzereyken avan proje ile onaylı proje arasındaki bedel farkları ile yapılmış işlerin ödenmeyen bedellerinin müvekkili tarafından talep edildiğini, davalı ortaklığın da bu bedelleri ödememek için iş yaklaşık %99 seviyesinde tamamlanmışken davalı adi ortaklık adına sözleşmeyi Ankara 63. Noterliğinin 01.12.2011 tarih ve 30539 yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi ile haksız olarak feshettiğini, davalı tarafın, yine fesihten çok çok sonra (davalı taraf cevap dilekçesinde 3 ay sonra yaptırıldığını iddia etmiştir.)tespit yaptırdıkları ve fesih ile tespit arasındaki süreçte elektrik işlerinin kalan kısmını başkalarına yaptırdıklarını iddia etmişse de bu iddiaları da dosyaya sundukları belgelerle çürüdüğünü, Bilirkişi Kurulu'nun, Viranşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/13 D. İş sayılı dosyasına hazırlamış olduğu raporunda tespit dilekçesi ile tespitini talep ettikleri hususları madde madde açıkladığını ve sonuç kısmında da müvekkili tarafından yapılan toplam maliyet hesabına göre müvekkilinin sunduğu belgelere göre müvekkilinin iş nedeniyle masraflarının 3.945.167,32 TL olduğu tespit olunduğunu, ancak raporun ikinci sayfasında açıklandığı üzere müvekkili tarafından yapılan tüm işlerin gerçek bedelinin 5.120.095,018 TL olduğunun belirtildiğini, ancak dökümü yapılan iş bedellerinin matematiksel olarak toplamında hata yapıldığını ve rapora bu bedelin 5.056.635,25 TL olarak yazıldığını, söz konusu iş kalemleri toplandığında gerçek bedelin 5.120.095,018 TL olduğunu, hatanın işlem hatasından kaynaklandığının açıkça görüldüğünü, yerel mahkemece kaldırma kararı öncesi yargılama sırasında yapılan bazı işlemlerin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 129. maddesinde sayılan şartları taşımadığını, mahkemece kaldırma sonrası yapılan yargılamada 02.05.2023 ve 14.08.2023 tarihli bilirkişi raporlarının aldırıldığını, dosya kapsamına ibraz edilen bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazlarını aynen tekrar ettiklerini, söz konusu raporlar hatalı ve eksik inceleme sonucu düzenlenmiş olup hükme esas alınması mümkün olmadığını, dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporlarında söz konusu proje değişikliklerinin ağırlıklı olarak inşaat ve kısmen mekanik tesisatlara ilişkin olduğu ve elektrik tesislerinde kapsamı değiştirebilecek nitelikte olmadığını, davacı taşeronun sözleşme akdettiği 23.07.2010 tarihinde bu durumu sözleşmenin 13. maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi hareket ederek buna göre teklif vermesi gerektiğini, 23.07.2010 tarihinde akdedilen sözleşme sonrasında hastane projelerinde taraflar arasındaki sözleşme kapsamını değiştirecek bir proje değişikliği yapıldığına dair dosyada bir belge mevcut olmadığını, mevcut belgeler çerçevesinde sözleşme kapsamı dışında ilave iş yapılması söz konusu olmadığından davacının bir alacağının tespit edilemediği şeklindeki değerlendirmeyi kabul etmenin mümkün olmadığını, ayrıca ana yüklenici olan adi ortaklık(davalılar) tarafından hazırlanan avan projeye göre teklif verildiğini ve 23.07.2010 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalanıp yapım işlerine başlandığını, işin belirli bir aşamaya geldiğinde, 2010 yılının aralık ayında ...’nin onaylı uygulama projesi müvekkili davacıya teslim edildiğini, sonra dava dışı ... tarafından onaylanan projede değişiklik yapıldığını, sözleşmenin imzalanmasına esas alınan avan proje ile aralarında ciddi farklılıklar olduğunu, projenin mahiyeti ve maliyetinin değiştiği ve ilave birtakım işlerin öngörüldüğü anlaşılınca bu işlerin davacı tarafından yapılması durumunda ilave iş bedellerinin davalı tarafça karşılanacağı hususunda anlaşma sağlandığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taşeron vekili eldeki davada, davalıların ana yüklenicisi olduğu ... tarafından yaptırılan "Viranşehir 200 Yataklı Devlet Hastanesi Yapım İşine" ilişkin olarak taraflar arasında taşeronluk sözleşmesi düzenlendiğini, bu amaçla elektrik işlerinin 23/07/2010 tarihli taşeron sözleşmesi ile müvekkili tarafından üstlenildiğini, iş bedelinin 2.800.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmenin eki olan avan projeye göre işe başladığını, sonraki süreçte ana yüklenici olan davalıların projede değişiklik olduğunu belirterek işin, ... tarafından onaylanan projeye uygun olarak yapılmasını, proje uyarınca ortaya çıkacak ilave işlerin bedellerinin kendileri tarafından karşılanacağını belirttiklerini, müvekkilinin bu taahhüt kapsamında değişen projeye göre birtakım ilave imalatlar da yapmak suretiyle sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini, ilave iş bedellerinin davalı yandan istenmesi üzerine davalı ortaklığın, 01/12/2011 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000,00 TL ilave iş bedeli alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yüklenici ortaklıktan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 22/05/2018 tarihli 2014/793 Esas 2018/344 Karar sayılı ilk kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine dairemizin 15/02/2022 tarihli 2020/951 Esas 2022/112 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve mahkemece HMK'nın 281/3 maddesi uyarınca ihale ve kesin hesap konusunda uzman olan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulup, gerekçeli ve kanun yolu denetimine elverişli olacak biçimde tarafların teknik itirazlarının da karşılanması suretiyle rapor alınarak, dava konusu fazla imalatların iş artış oranı belirlenip, sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21 ve 22. hükümlerine göre %10 iş artışı kapsamında kalan işlerin bedelinin sözleşme fiyatları ile, sözleşmede fiyatı bulunmayan işlerin şartnamenin 21. Maddesindeki tespit yöntemi kullanılarak %10'u aşan işlerin bedelinin de yapıldıkları tarihteki mahalli serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplatmak ve mahalli piyasa rayiçleri ile yapılan hesabın içinde KDV de bulunduğundan serbest piyasa rayicine göre saptanan tutara ayrıca KDV ilave edilmeksizin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esas hakkında karar verilmek üzere dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
İlk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararından sonra ve kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda uzman bir teknik bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alındıktan sonra ve bu raporlar hüküm vermeye yeterli görülerek buna göre taraflar arasında akdedilen 23/07/2010 tarihli sözleşmeden sonra dava dışı iş sahibi ... tarafından yapılan bir proje revizyonu bulunmadığı, sözleşmenin 13. Maddesine göre davacı taşeronun tüm tatbikat proje ve detaylarını, inşaat sahasını ve inşaat şartlarını gördüğü ve öğrendiğini kabul ve beyan ettiği, eksik bilgi gerekçesi ile talepte bulunmayacağı, uygulama aşamasında proje ve detayların değişmesinin davacı taşerona fiyat farkı talebi ile tazminat talebi hakkını vermeyeceği, davacının bu sebeple sözleşme akdedilme tarihi itibari ile zaten yapılmış olan proje değişikliklerini öne sürmesinin yerinde olmadığı, yine davacı tarafından, sözleşme akdedilmesi sonrasında sözleşme kapsamında yer almayan yeni ilave imalat kalemlerinin ortaya çıktığına dair herhangi bir belgenin de sunulamadığı, dava dışı iş sahibi Tokiden getirtilen 21/11/2014 tarihli kesin hakedişlerin incelenmesi sonucunda da davacının yüklenimindeki işler dışında ilave iş yapılıp yapılmadığı yönünde bilirkişilerce yapılan değerlendirme sonucunda ... tarafından yapılan mukayeseli keşif cetvellerine göre elektrik işlerinde bir artışın değil, az da olsa bir azalışın mevcut olduğunun belirlendiği ve davacının sözleşme sonrasında ilave iş yaptığına dair somut bir bulguya rastlanmadığı gibi dava konusu olmamakla birlikte sözleşme kesin hesabına göre yapılan inceleme sonucunda da davacı taşeronun bir alacağının bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında davacının kanıtlanamayan davasının reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere ve dairemiz kaldırma kararı gereklerine uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarihli 2022/530 Esas 2023/710 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesini yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Kararın dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim