mahkeme 2023/499 E. 2025/726 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/499

Karar No

2025/726

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/499 Esas
KARAR NO : 2025/726 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması 353/1-b-2)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2023
NUMARASI : 2018/830 Esas-2023/59 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine asıl ve birleşen davalarda açılan alacak ve itirazın iptali istemli davalarda mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın iş bedeli kendisine ödendiği halde mülkiyeti müvekkili şirkete ait damperi müvekkiline teslimden kaçındığını belirterek dava konusu damperin davalıdan alınarak davacıya teslimine, damperin muhafaza edilmesi için 3. kişiye teslim edildiği davalı tarafça bildirildiğinden teminatsız ya da çekişme konusu yapılan 24.250,00 TL'lik teminat mukabilinde ihtiyati tedbir yolu ile damperin davacı tarafa teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/291 Esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirketin 2018 yılı Şubat ayında yaptıkları damper imalatına ilişkin görüşme sırasında davalının satın alacağını beyan ettiği kamyona monte edilmek üzere bir damper imalatına yönelik anlaşmaya vardıklarını, davalının satın almayı düşündüğü kamyonun ölçülerine uygun şekilde imalatı istenen damperin KDV hariç 37.500,00 TL bedel üzerinden imalatına yönelik tarafların anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşma doğrultusunda davalının iş bedelini aylık 5.000,00 TL tutarındaki taksitlerle ödemeyi taahhüt ettiğini ve 2018 yılı Mart ayında ilk taksiti ödemesi üzerine müvekkilinin sipariş verilen damper imalatına başladığını, 2018 yılı Nisan ayında sipariş verilen damperin imalatının tamamlandığını, müvekkilinin davalıyı arayarak damperin hazır olduğunu ve montaj için kamyonun gönderilmesi gerektiğini söylemesine rağmen davalının henüz kamyonu satın almadığını söylediğini, müvekkilinin imal ettiği damperi bu süreçte imalathanesinde bulundurduğunu, davacıya yapılan ihbarnameye rağmen davacı yanca halen damperin alınmadığını ve kalan borcun ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini mahkememizden dava ve talep etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının icra takibine konu ettiği borcun damper tadilatı neticesinden doğan borç olduğunu, borcun tutarının anlaşma çerçevesince davacıya ödendiğini, anlaşılan bedelin ise daha sonrada ortaya koyacakları gibi KDV dahil 20.500,00 TL olduğunu, bu borcun da müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu durumu davacının da kabul ettiğini, iddia edildiği gibi anlaşma tutarının KDV hariç 37.500,00 TL olmadığını, anlaşılmış bedel olan 20.500,00 TL'nin ödenmesine rağmen imal edilmiş damperin tesliminin yapılmadığını, davacı tarafça müvekkili şirkete teslim edilmesi gerekirken bu damperin hurdacıya satıldığını, müvekkilinin hurdacıdan talep ettiğinde 17.500,00 TL getirmeden veremeyeceğini beyan ettiğini, müvekkili şirket sorumlularının bu hususta güveni kötüye kullanması dolayısıyla davacı yandan şikayetçi olduklarını, ceza davası açıldığını yargılamanın da devam ettiğini, davalı şirket yetkilisinin 19.10.2018 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde, iş avansı olarak müvekkilinden 20.000,00 TL alındığını, işin tamamlandığı zaman 17.500,00 TL + KDV daha ödeme yapılması gerektiğini, bu ödemeyi yaptıktan sonra damperin alınabileceğini, ...'ın ise ücreti çok bularak bu parayı ödemeyeceğini beyan ettiğini ifade ettiğini, davacı şirket yetkilisinin bu beyanının gerçek dışı olduğunu, müvekkili tarafından satın alacağı kamyona uygun hale getirilmek üzere elindeki damperin tadilat projesinin yapılması dahil çalışır vaziyette teslim edilmesinin davalıdan talep edildiğini, davalı ile müvekkilinin yapılacak bu iş karşılığında toplamda 20.500,00 TL'ye anlaştıklarını, anlaşılan ödeme periyoduna göre ödemesinin tamamını müvekkilinin yaptığını, davacının talep ettiği şekilde bakiye borç bulunmadığını, iş hayatında tarafların yapılacak işin bedelinde anlaştıklarını, akabinde ödemenin yapıldığını, müvekkilinin şirkette davalı ile anlaştığını, akabinde anlaşmaya uygun olarak ödemesini yaptığını, davacının henüz kalan borcunu ödemeden sipariş ettiği damperin teslimini istemesinin hukuka ve ticari teamüllere aykırı olduğundan davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/291 Esas sayılı dosyasında davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının icra takibine konu ettiği borcun damper tadilatı neticesinden doğan borç olduğunu, borcun tutarının anlaşma çerçevesince davacıya ödendiğini, anlaşılan bedelin ise daha sonradan ortaya koyacakları gibi KDV dahil 20.500,00 TL olduğunu, bu borcun da müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu durumu davacının da kabul ettiğini, iddia edildiği gibi anlaşma tutarının KDV hariç 37.500,00 TL olmadığını, taraflar arasında bu anlaşma çerçevesince bir uyuşmazlığın hali hazırda mevcut olduğunu, davacısı oldukları Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki 2018/830 E. Sayılı dava dosyasının görülmeye devam ettiğini, davacı tarafın anlaşma şartlarına uymadığını, anlaşılmış olan bedel olan 20.500,00 TL'nin ödenmesine rağmen imal edilmiş damperin tesliminin yapılmadığını, davacı tarafça müvekkili şirkete teslim edilmesi gerekirken hurdacıya sattığını, müvekkilinin damperi hurdacıdan talep ettiğinde, 17.500,00 TL getirmeden veremeyeceğini beyan ettiğini, müvekkili şirket sorumlularının bu hususta güveni kötüye kullanması dolayısıyla şikayetçi olduklarını, ceza davası açıldığını yargılamanın devam ettiğini, davalı şirket yetkilisinin 19.10.2018 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde, iş avansı olarak müvekkilinden 20.000,00 TL aldığını işi tamamladığı zaman 17.500,00 TL + KDV daha ödeme yapılması gerektiğini bu ödemeyi yaptıktan sonra damperi alabileceğini, ...'ın ücreti çok bularak bu parayı ödemeyeceğini beyan ettiğini ifade ettiğini, davalı şirket yetkilisinin bu beyanının gerçek dışı olduğunu, Ankara 11. ATM' de devam eden yargılama konusuyla bu dava arasında yakından ilgi olduğunu, müvekkili tarafından satın alacağı kamyona uygun hale getirilmek üzere elindeki damperin, tadilat projesinin yapılması dahil çalışır vaziyette teslim edilmesinin davalıdan talep edildiğini, davalı ile müvekkilinin yapılacak bu iş karşılığında toplamda 20.500,00 TL'ye anlaştıklarını, anlaşılan ödeme periyoduna göre ödemesinin tamamını müvekkilinin yaptığını, davacının talep ettiği şekilde bakiye borç bulunmadığını, iş hayatında taraflar yapılacak işin bedelinde anlaşır akabinde ödeme yaptıklarını, müvekkili şirketin de davalı ile anlaştığını, akabinde anlaşmaya uygun olarak ödemesini yaptığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2023 tarih 2018/830 Esas 2023/59 Karar sayılı kararında özetle; Asıl davanın; davalı ile davacı arasında ileride alınacak kamyona uygun olarak davacıya ait damperin tadilat projesinin yapılması ve teslim edilmesi yönünde sözleşme yapıldığı, damperin davacıya teslim edilmemesi sebebiyle davacı tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak dava konusu damperin davalıdan alınıp davacıya teslimi talebine ilişkin olduğu, birleşen davanın, damper imalatı bakiye bedelinin tahsiline yönelik başlatılan Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/13960 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda taraflar arasında davacıya ait damperin tadilatının yapılarak belirli hale gelmesi için anlaşıldığı, damperin teslim alınması amacıyla gidildiğinde davalı tarafça başka bir alana bırakıldığı, davacıya teslim edilmediği, davacı tarafça davalıya 20.500,00 TL ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu dampere ikinci tadilat işlemi yapılıp yapılmadığı, davanın bakiye 17.000,00 TL(KDV hariç) alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında tadilat işleminin bedeline ilişkin uyuşmazlık olup, dosya arasına alınan her iki bilirkişi raporunda da, damper kasası küçültme ve uygun hale getirme işlemlerinin 20.000,00 TL tutarında olacağının belirtildiği, davaya konu damperin fiyatının 45.000,00 TL-50.000,00 TL aralığında olduğu, yapılan ayrı bir ikinci tadilat işlemi noktasında dosya kapsamında bilgi ve belgenin bulunmadığı, yapılan işlerin aynı tadilat mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği, aksinin davalı tarafça yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacı tarafça 20.500,00 TL'nin davalıya ödendiği hususunda uyuşmazlık olmadığı, davacı iş sahibinin asıl davada edimini yerine getirdiği anlaşılmakla ... plakalı damperin yarı römorkun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden ise davacı yüklenicinin bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmakla birleşen davada davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının ise reddine dair karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile, asıl davanın kabulü ile ... plakalı damper yarı römorkun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı / birleşen davada davalı vekili tarafından verilen 12/04/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemeye dava açılırken dava dilekçesinde ve devamında mahkemeye sunulan dilekçelerde söz konusu yarı römorkun özelinde herhangi bir plaka telaffuzunda bulunulmadığını, dava açılırken taleplerinin ... plakalı yarı römorkun iadesi" şeklinde olmadığını, dava dilekçelerinde de sadece damperin iadesi taleplerinin mevcut olduğunu, yerel mahkeme kararında dava dilekçesindeki talep ile bağlı kalınmayarak ... plaka numaralı yarı römorkun iadesine karar verildiğini, yargılamanın hiçbir aşamasında hurdaya ayrılmış durumda olan yarı römorka ilişkin bir taleplerinin mevcut olmayıp baştan itibaren söz konusu damper iadesi olarak talepte bulunulduğunu, hatalı olarak verilmiş işbu yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak yeniden inceleme yapılmasını ve " '... adresinde yer alan 6500x 2500x1900 ebadındaki damperin teslimi' şeklinde hüküm kurulmasını talep ettiklerini, talepleri dikkate alınmadan bir hüküm kurulduğu için kararın icra aşamasına gelindiğinde hükümdeki iade edilen römork ile aslında iade edilmesi gereken damper aynı olmadığından haciz aşamasında aslında müvekkilinin talebinin mahkemece haklı görünmesine rağmen hakkı olan malı bulunduğu yerden teslim alamadıklarını, bu nedenle yerel mahkemeye gerekçeli karardaki hüküm kısmının tavzih edilmesi için 22/03/2023 tarihli bir dilekçe verildiğini, tavzih taleplerinin hükmün genişletilmesi veya değiştirilmesi olmayıp ellerindeki Hukuk Muhakemeleri Kanunu tarafından yargılamanın uzamadan ortaya çıkan hataları düzeltme imkanı verilmişken mahkemece bu müessese dikkate alınmayarak tavzih taleplerinin reddedildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak taleplerine uygun şekilde davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı / birleşen davada davacı vekili tarafından verilen 29/03/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili şirkete 2018 yılı Şubat ayı başlarında bir damper getirerek, bunun kasasının satın alacağı bir kamyona göre düzeltilmesini isteyerek anlaşma yaptığını, müvekkilinin yapılacak işin karmaşık ve çok malzeme gerektirdiğini belirterek fiyatın yüksek olabileceğini söylemesine rağmen, davacının bu ikaza rağmen işin yapılmasını ısrarla talep etmesi üzerine tarafların KDV hariç 37.500,00 TL bedel üzerinden anlaşmalarının sonucunda, işin tamamlanmasını takiben davacının bir türlü tadilatı 2 kez yapılan damperi teslim almadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin işyerinin darlığı gerekçesi ile damperi şehir merkezinden uzak olan Hurdacılar Sitesindeki bir şirkete emanet olarak vermesini takiben, davacının bir süre sonra bu damperi teslim almaya gittiğinde o tarihe kadar ödediği bedel mahsup edildikten sonra kalan 17.500,00 TL yi ödemek istememesi üzerine dava konusu anlaşmazlığın doğduğunu, davacının çıkan problem nedeniyle hem müvekkili aleyhine Asliye Ceza Mahkemesinde güveni kötüye kullanmaktan dolayı ceza davası hem de damperin kendisine teslimi amacıyla alacak davası açtığını, müvekkili şirketin ise bakiye 17.500,00 TL nin kendisine ödenmesi için davacı karşı davalıya Ankara 5.İcra Dairesinin 2018/13960 E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını, borçlunun itirazı üzerine takip durdurulduğu için bu kez Ticaret Mahkemesi nezdinde itirazın iptali davası açtığını, her iki davanın Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesinde birleştirilerek görüldükten sonra, mahkemenin 27.01.2023 tarihli duruşmada davacının davasını kabul ederek damperin teslim edilmesine, müvekkilinin alacağı olmadığı kanaati ile açmış oldukları itirazın iptali davasını ise reddettiğini, mahkemenin, bilirkişilerin dava konusu damper üzerinde inceleme dahi yapmadan düzenledikleri rapora itibar ederek bu karara varırken, delil ve belgelerini de dikkate almadığı için davanın konusunun taşıyıcıdan ari olan damper olmasına rağmen kararında ... plaka no.lu bir yarı römorkun teslimine yönelik hatalı karar verdiğini, davacı tarafın dahi bu hatayı tavzih dilekçesi vererek doğruladığını, davacının damperi teslim almak istediği tarihe kadar taksitler halinde 20.500,00 TL ödemesine rağmen, 500 TL lik ödemeyi hatırlamayan müvekkilinin kalan 17.500,00 TL nin kendisine ödenmesini talep ederek damperin bulunduğu yeri davacıya bildirdiğini, davacının Ankara 34.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/310 E. Sayılı davasına konu olacak şekilde şikayette bulunurken, bu damperin ... isimli hurdacıya satıldığını beyan ettiğini, bu beyanın doğru olmadığının yapılan yargılama sonucunda tespit edilerek müvekkilinin beraatine karar verildiğini, bu kararın dahi tek başına davacının gerçeğe aykırı beyan ve iddialarda bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacının kalan bedeli ödememek için ticari etiğe aykırı şekilde girişimlerde bulunduğunu, haksız yere müvekkilini şikayet ettiğini, olaya müdahale eden kolluk güçlerinin damperin bulunduğu yere geldiğinde, yediemin olarak onu muhafaza eden ...'in açık bir şekilde damperin kendisine satılmadığını, emanet verildiğini, kalan tadilat bedelinin ödenmesi şartıyla teslim etmesi yönünde müvekkili şirket yetkilisinin kendisine beyanda bulunduğunu bildirdiğini, bu hususun tutanakla da tespit edildiğini, her iki davadaki problemin, yapılan tadilatın bedelinin tespitine ilişkin olduğunu, bilirkişilerin piyasa araştırması yaptıklarını söylerken, araştırmaya esas olacak tadilatın nasıl yapıldığı detayını dahi vermeden yüzeysel bir piyasa araştırmasına güvenerek fiyat tespit ettiklerini, 2018 yılı Şubat ayına ait malzeme faturaları incelendiğinde, müvekkili şirketin işçilik, kar ve enerji gideri hariç damperin tadilatı için gerekli olan malzemelere 20.000,00 TL ye yakın bedel ödediğini, kaba malzemesinin bile 20.000,00 TL olan ve savunmalarının detaylarını verdikleri iki ayrı tadilat için gerekli işçilik ücreti de dahil edildiğinde müvekkilinin davacıdan talep ettiği KDV hariç 37.500,00 TL lik bedelin bile bu işin müvekkilince çok ucuz fiyata yapıldığını kanıtladığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava ve birleşen dava, taraflar arasındaki damper tadilatını konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl davada iş sahibi davacı, davalı yükleniciye damperin tadilat bedeli olan 20.500,00 TL'yi ödemesine rağmen davalı yanın sözleşmeye konu damperi kendisine teslim etmediğini belirterek mülkiyeti kendisine ait olan ve davalı tarafından tadilatı yapılan damperin kendisine teslim edilmesini talep etmiş, birleşen davada ise davacı yüklenici taraflar arasında anlaşmaya göre tadilat bedelinin KDV hariç 37.500,00 TL olduğunu, davalı yanın sadece 20.000,00 TL ödediğini, kalan bedeli ödemekten kaçındığını, söz konusu damper üzerinde davalının isteği ile iki kez tadilat işlemi yapıldığını, iş bedelinin bu sebeple 37.500,00 TL + KDV olduğunu belirterek bakiye iş bedeli alacağının ödenmesi için davalı hakkında icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine ise eldeki itirazın iptali istemli birleşen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iki ayrı bilirkişi kurulundan alınan rapor sonrasında ve toplanan tüm delillere göre taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, bu sebeple iş bedelinin taraflar bu konuda uzlaşamadığından piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiği ve buna göre damperin tadilat bedelinin işin yapım tarihi itibari ile KDV dahil 20.500,00 TL olarak belirlenmesinin uygun olduğu, davacının da bu tutarı ödediğinin uyuşmazlık konusu olmadığı kabul edilmek suretiyle ve bu sebeplerle asıl davanın kabulü ile tadilatı yapılan damperin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada ise davacı yüklenicinin ödenmeyen iş bedeli alacağının bulunmadığı kabul edilerek birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine dair verilen kararda dosya kapsamına ve usul ve yasa hükümlerine aykırı bir durum bulunmamaktadır. Bu sebeple asıl davada davalı / birleşen davada ise davacı vekilinin mahkeme kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun dairemizce HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Asıl davada davacı / birleşen davada ise davalı vekili tarafından asıl davada damperin teslimine karar verilirken infaza elverişli hüküm kurulmadığı yönündeki istinaf başvurusu yönünden dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda ise mahkemece kararın hüküm kısmında; "asıl davanın kabulü ile ... plakalı damper yarı römorkun davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuş olup, eser sözleşmesine konu olan ve davalı tarafça tadilatı yapılan damperin plakaya sahip olmadığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu sebeple sözleşme konusu olan dampere ait olmayan bir plakadan bahsedilmek suretiyle hüküm kurulması hükmün infazında tereddüte neden olacağından ve bu tereddütün de davacı vekilinin istinaf dilekçesi içeriğindeki açıklamalardan infaz sırasında yaşandığı da anlaşılmakla mahkemenin asıl dava yönünden vermiş olduğu kabulü ilişkin hükümde teslimine karar verilen damperin olmayan plakasından bahsedilmek suretiyle infaza elverişli hüküm kurulmamış olması sebebiyle davacı/ birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı/ birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden dairemizce mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve asıl davanın kabulü ile. "... adresinde yer alan 6500 x 2500 x 1900 ebadındaki damperin davacıya teslimine" birleşen davanın ise reddine dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı/ birleşen dosyada davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı / birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2023 tarih ve 2018/830 Esas 2023/59 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Asıl davanın KABULÜNE, "... adresinde yer alan 6500 x 2500 x 1900 ebadındaki damperin davacıya teslimine"
4-Asıl davada alınması gerekli 3.415,50 TL karar ve ilam harcından davacı tarafın peşin yatırdığı 853,88 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 2.561,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından asıl davada yatırılan 853,88 TL peşin harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-İlk derece mahkemesinin 2018/830 Esas 2023/59 Karar sayılı kararında belirtilen ve davalıdan alınmasına karar verilen 2.561,62 TL harç bedelinin davalıdan tahsil edilmiş ise son yazılacak müzekkereden bu tutarın mahsubu, tahsil edilmemiş ise harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iade edilmesi konusundaki prosedürün ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
7- Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında harç, tebligat ücreti ve bilirkişi ücreti olarak yapılan toplam 2.915,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/291 Esas sayılı dosyasında davacının açmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ REDDİNE,
10-Birleşen dava yönünden alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davanın açılışında yatırılan 284,35 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 331,05 TL harç bedelinin birleşen dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Birleşen dava nedeniyle birleşen davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nın 13/1, 2 ve 3. maddeleri uyarınca hesaplamam 23.750,00 TL vekalet ücretinin birleşen davacıdan alınarak birleşen davalıya verilmesine,
12-Birleşen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
13-HMK'nın 333/1 maddesi gereğince asıl ve birleşen davalarda taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
14-Davalı/ birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması sebebi ile davalı/ birleşen dosyada davacıdan alınması gerekli 3.415,50 TL istinaf nispi karar ve ilam harcından davalı / birleşen dosyada davacı tarafından yatırılan 853,87 TL peşin nispi harç bedelinin mahsubu ile kalan 2.561,63 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı/ birleşen dosyada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
15-Davalı/ birleşen dosyada davacı vekilinin birleşen dosya yönünden yaptığı istinaf başvurusu nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL istinaf maktu karar harcından davalı / birleşen dosyada davacının yatırdığı 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,52 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı/ birleşen dosyada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
16-Davalı/ birleşen dosyada davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
17-Davacı/ birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması sebebi ile istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına ve bu davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf maktu karar harcının talep halinde davacı/ birleşen davada davalıya iadesine,
18-Davacı/ birleşen dosyada davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 90 TL posta giderinden oluşan toplam 582,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı/ birleşen dosyada davacıdan alınarak davacı/ birleşen dosyada davalıya verilmesine,
19-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e- imzalıdır e- imzalıdır e- imzalıdır e- imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim