mahkeme 2023/429 E. 2025/727 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/429

Karar No

2025/727

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/429 Esas
KARAR NO : 2025/727 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması 353/1-b-2)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2023
NUMARASI : 2022/208 Esas-2023/26 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Bankası A.Ş tarafından 06/09/2018 tarihinde ihalesi yapılan 2016/299055 ihale kayıt numaralı Başverimli (Şırnak) İçme suyu İnşaatı Yapım İşini, "2.813.583,00 TL bedel" üzerinden üstlendiğini ve ihale konusu yapım işine başlandığını, müvekkili firmanın sözleşme gereği işi ifa ederken, ihaleye karşı şikâyetçi bir isteklinin dava açtığını, açılan dava neticesi işveren kurumun almış olduğu ihale kararının aleyhinde sonuçlandığını, işveren kurumun bu sebeple işi durdurduğunu ve tasfiye kararı verdiğini, müvekkili tarafından yapımı devam ederken davalı yan tarafından tasfiye edilen ve kesin kabulü 12/04/2018 tarihinde yapılan Başverimli (Şırnak) İçmesuyu Yapım İnşaatı İşi'nin sözleşme bedeli 2.813.583,00 TL olup müvekkili firma tarafından K.D.V hariç 386.927,02 TL tutarında iş yapılarak iş seviyesinde %13,75 gerçekleşme olduğunu, işin tasfiye edilmesi sebebiyle müvekkili firmanın zarara uğradığını, müvekkili firma ile davalı kurum arasındaki sözleşmedeki fesih ve tasfiyeye ilişkin; madde 26 doğrultusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağını, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin; sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi konulu 21. maddesinde; "(5) Sözleşme bedelinin %80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici karına karşılık olarak sözleşme bedelinin %80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutan arasındaki bedel farkının %5'i geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir" dendiğini, müvekkili firmanın bu maddelere dayanarak ... Diyarbakır Bölge Müdürlüğüne 08/10/2018 tarihinde 2018/23 sayılı dilekçe ile başvurduğunu ancak; davalı yanın 28/11/2018 tarihli evrakı ile müvekkili firmaya hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, müvekkiline şartnamede belirlenen madde gereğince ödenmesi gereken tutarın 93.136.969,00 TL olduğunu belirterek, müvekkiline ödenmesi gereken 93.136.969,00 TL'nin şimdilik 5.000,00 TL'sinin işin tasfiye tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Finansmanının %50'si SUKAP kapsamında, %50'si de Bankaları Genel Müdürlüğünce Belediyesine açılan krediden karşılanan ve denetim hizmetleri Bankaları Diyarbakır Bölge Müdürlüğü'nce ve Belediyesince müştereken yürütülen Başverimli (Şırnak) İçme Suyu İnşaatının ihale hazırlıklarının Bankaları Yatırım Koordinasyon Dairesi Başkanlığı'nca yapıldığını ve 06.09.2016 tarihinde açık ihale usulü ile ihale edilerek, 2.813.583,00 TL teklif bedeli üzerinden 25.11.2016 tarihinde davacı ...'le sözleşmesinin imzalandığını, işin yer tesliminin 07.12.2016 tarihinde yapılarak işe başlanıldığını, tesiste 27.03.2017 tarihine kadar yapılan imalatlara ait 2 nolu tasfiye kesin hakediş raporuna göre 339.608,90 TL'lik iş yapılarak %12,07'lik gerçekleşme olduğunu, ancak işin devamı sırasında Yatırım Koordinasyon Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 15.03.2017 tarih ve 13338 sayılı yazı ile mahkeme kararı doğrultusunda düzeltici işlem tesis edileceğinin ifade edildiğini, bilahare Yatırım Koordinasyon Dairesi Başkanlığı'nın 27.03.2017 tarih ve 15220 sayılı yazıları ile işin durdurulması gerektiğinin belirtildiğini, müteakiben Yatırım Koordinasyon Dairesi Başkanlığı'nın 14.04.2017 tarih ve 18603 sayılı yazısı ve eki 12.04.2017 tarih ve 18092 sayılı Genel Müdürlük Makam Olur'u ile; Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 30.12.2016 tarih ve 2016/5191 Esas 2016/5794 Karar sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara binaen Kamu ihale Kurulu'nun 26.01.2017 tarih ve 2017/MK-31 sayılı karan ile ... Harita Yapı Müh. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.+... İnş. Nak. Pet. Gıda Mad. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. iş ortaklığının teklifinin değerlendirilmeye alınarak düzeltici işlem tesis edilmesi nedeniyle bahse konu işe ait sözleşmenin 27. maddesi, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47. maddesinin 9. fıkrası ve 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu'nun 23. maddesi gereğince Başverimli (Şırnak) İçmesuyu İnşaatı Yapım işinde sözleşmenin feshi ve işin tasfiye edildiği bildirilerek, tasfiye iş ve işlemlerinin Bankaları Altyapı Uygulama Dairesi Başkanlığı ve Diyarbakır Bölge Müdürlüğü'nce yürütülmesi, tasfiye geçici kabulünün de yapılarak tutanakların onaylanmak üzere gönderilmesinin istenildiğini, 20.04.2017 tarihinde işin tasfiye geçici kabulü yapıldığını ve tasfiye geçici kabul tutanaklarının 05.05.2017 tarih ve 22173 sayı ile Genel Müdürlüğümüzce onaylandığını, bahse konu işte, "Tasfiye Olur'unda" tafsilatıyla belirtilen nedenlerden dolayı sözleşmesindeki imalatların bir bütün halinde tamamlanamadığını ve tasfiye edildiğini, söz konusu işin tamamlanamadan sözleşmesinin sonlandırılması nedeniyle belirtilen madde hükmü çerçevesinde bir hak ve ödeme yapılmasının hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Islah Dilekçesi: Davacı vekili 23/09/2022 tarihli dilekçesi ile 5.000,00-TL olan taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 95.562,88-TL'ye yükselttiklerini beyan etmiş, ıslah harcını ikmal etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih 2022/208 Esas- 2023/26 Karar sayılı kararında özetle; Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Davacı tarafından Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edilen dava, Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/11/2021 tarih, 2021/116 Esas 2021/123 Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Taraflar arasında Başverimli (Şırnak) İçmesuyu İnşaatı Yapım İşi ihalesi sonucunda sözleşme imzalandığı hususu çekişmeli olmayıp, çekişme, dava konusu ihalenin Ankara 4. İdare Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi nedeniyle davacının kar mahrumiyeti talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller ışığında: davacı ile davalı arsında imzalanan sözleşmenin davacı ve davalının kusuru olmadan mahkeme kararı üzerine tasfiye edildiği, tüm bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere sözleşme işin tasfiyesi sözleşme bedelinin %80'ninden daha düşük bir bedelle tamamlanmıştır. Bilirkişi raporları arasında davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunup bulunamayacağı hususunda çelişki bulunmaktaysa da mahkememizce sözleşmenin tasfiye edilmesi davacının kusurunun bulunmaması, zorunlu tasfiye anında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 24. Maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21. Maddesi uyarınca davacının kar mahrumiyeti talebinin hukuka uygun olduğu, bilirkişilerce 24/02/2021 tarihli raporda tespit edilen 95.562,88-TL'nin davalıdan talep edilebileceği kabul edilmiştir.
Davacı vekili 28/12/2018 tarihli dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın ve belirsiz alacak davası açtığını da açık açık beyan etmeksizin taleplerini ileri sürdüğünden talebe konu 5.000,00-TL'yi aşan kısım yönünden zamanaşımı süresi kesilmemiştir. Davalı vekili 02/11/2022 tarihli beyan dilekçesi ile ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tasfiye kesin kabul tutanağı 14/04/2017 tarihinde tanzim edilmiş olup 5 yıllık zamanaşımı süresi 14/04/2022 tarihi itibariyle dolmuştur. Davacının kısmi dava açtığı, davasını 23/09/2022 tarihinde ıslah ettiği anlaşıldığından ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL alacağın 28/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 08/03/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Açtıkları alacak davasında zamanaşımı tarihi belirlenirken tasfiye tarihinin değil, alacağın muaccel hale geldiği tarihin esas alınması gerektiğini, tasfiye tarihinde henüz alacağın muaccel halde olmadığını, davacı tarafın idareye alacağının ödenmesi için yapmış olduğu başvuru dilekçesinin reddinin kendisine tebliğ edildiği ana kadar kendisine ödeme yapılacağı beklentisi içinde olduğunu, bu nedenle uyuşmazlık konusu olan alacağın muaccel hale geldiği tarihin müvekkili firmanın işin tamamen bitirilip idare tarafından kesin kabulünden sonra ... Diyarbakır Bölge Müdürlüğü'ne 08/10/2018 tarihinde 2018/23 sayılı dilekçe ile başvurusunun, davalı yanca 28/11/2018 tarihli evrak ile davacı firmaya hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ödeme yapılmayacağının bildirildiği 28.11.2018 tarihi olduğunu, TBK m. 149' da ''zamanaşımının başlangıcı tarihi'' başlıklı hükümde de ''zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.'' şeklinde bu hususun açıkça vurgulandığını, mahkemece zamanaşımının başlangıç tarihinin hatalı değerlendirilerek sözleşmenin tasfiye tarihi olan 14.04.2017 tarihi olarak kabul edildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının ıslah edilmiş hali ile tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın istinaf başvurusunun haksız olduğunu, ıslah ile arttırılan tutarın zamanaşımına uğradığını, bu yönde verilen mahkeme kararının da usul ve yasaya uygun olduğunu, yine davacının, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, bu sebeple eldeki davada dava dilekçesine talep edilenden daha fazla tutarda bir alacağa hükmedilemeyeceğini, bahse konu işin davacı tarafından projesine göre bitirilip çalışır hale getirilemediği için tamamlanmış iş niteliğinde bulunmadığını ve idare mahkemesi kararı sonucu müvekkili bankaca zorunlu olarak tasfiye edildiğini, bu sebeple yapımı gerçekleşememiş işin yapılabileceği varsayımı ile davacının kar mahrumiyeti zararının hesaplanmasının gerek mevzuata gerekse hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle de tasfiye edilen iş kapsamında sözleşme bedelinin %80'i ile sözleşme fiyatları ile yapılan işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin yükleniciye ödenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasında düzenlenen ve konusu; "Başverimli (Şırnak) İçmesuyu Yapım İnşaatı İşi" olan inşaat yapım işi sözleşmesinin davalı idare tarafından idare mahkemesi kararı ile zorunlu olarak tasfiye edilmiş olması sebebi ile taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan YİGŞ'nin 21. Maddesi gereği davacı yüklenicinin talep ettiği kar mahrumiyeti alacağına ilişkindir.
Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçelerle ve davalı vekilinin ıslaha karşı yapmış olduğu zamanaşımı defi yerinde görülerek ve alınan iki ayrı bilirkişi kurulu raporundan sonra son alınan 24/02/2021 tarihli rapordaki görüşlere itibar edilerek, davacı yüklenicinin, taraflar arasındaki inşaat sözleşmesinin davalı iş sahibince tasfiye edilmiş olması sebebi ile davacının Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunun 24. Maddesi uyarınca 95.562,88 TL tutarında davalı iş sahibinden alacak talebinde bulunabileceği, ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde 5.000,00 TL alacak talebinde bulunduğu ve açıkça belirsiz alacak davası açtığını da belirtmediği, bu sebeple 5.000,00 TL'yi aşan kısım yönünden bilirkişi raporuna göre 23/09/2022 tarihinde dosyaya sunduğu ıslah dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ise de, davalı idarece düzenlenen tasfiye kesin kabul tutanağının 14/04/2017 tarihinde tanzim edilmiş olduğundan 5 yıllık zamanaşımı süresinin de 14/04/2022 tarihi itibari ile dolduğu ve ıslah tarihi itibari ile zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davalı yanın süresinde yapmış olduğu zamanaşımı defi nedeniyle ıslah ile arttırılan kısım yönünden zamanaşımından dolayı talebini reddi gerektiği, bu sebeple dava dilekçesindeki 5.000,00 TL'lik tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL alacağın 28/12/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 25/11/2016 tarihli ve konusu; "Başverimli (Şırnak) İçmesuyu Yapım İnşaatı İşi" olan sözleşmenin davalı tarafından feshedilmiş olmasından doğmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve eser sözleşmesi niteliğinde olan bu sözleşmede davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı, dava dilekçesinde sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle sözleşme ile bu sözleşmenin eki olan YİGŞ hükümleri uyarınca kâr kaybı alacağı talep etmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi hükmünce borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu madde hükmüne göre davacının zararının karşılanabilmesi için davalının fesihte kusurlu bulunduğunun kabulü gerekir. Başka bir anlatımla davalı iş sahibi fesihte kusursuz olduğunu kanıtlamadıkça davacı zararını ödemekten kaçınamaz.
Dosya kapsamı, celbedilen İdare Mahkemesi dosyasında verilen karar sureti ve Kamu İhale Kurulu'nun Kararları nedeniyle davalı iş sahibince, Yatırım Koordinasyon Dairesi Başkanlığının 27/03/2017 tarihli yazıları ile işin durdurulması gerektiği belirtilmiş ve genel müdürlük makamının oluru ile 26/01/2017 tarihinde bahse konu sözleşmenin tasfiye geçici kabulü yapılmış ve tasfiye kesin kabul tutanaklarının da 17/07/2018 tarihinde onaylanarak davacı ile sözleşmenin tasfiye edilerek teminatlarının iade edileceği belirtilmek suretiyle sözleşme feshedilmiştir. Davalı iş sahibi sözleşmeyi Kamu İhale Kurumu ve İdare Mahkemesi kararları sonucu zorunlu olarak tasfiye etmeye karar verdiğinden feshin subjektif imkânsızlık nedeniyle yapıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 136/I. maddesi gereğince sözleşme davalı iş sahibi açısından sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hale gelmiş olmakla aynı Yasa'nın 112. maddesi gereğince fesihte davalının da kusursuz olduğunun kabulü zorunludur. Ancak karşılıklı borçlanmayı içeren sözleşmelerde imkânsızlık sonucu borcun sona ermesi halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 136. maddesinin ikinci fıkrası hükmünce iş sahibi davalı almış olduğu şeyleri ve davacı yüklenicinin sözleşme nedeniyle uğradığı menfi zararlarını sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlüdür. (Yargıtay 15 H.D'nin 29.03.2013 gün 2012/2909 Esas, 2013/2127 Karar sayılı ilâmı) (Yargıtay Kapatılan 15.H.D'nin 2015/1935 Esas 2016/3471 Karar sayılı ilamı)
Bu durumda mahkemece, kâr kaybından doğan alacakla ilgili isteminin tamamının imkânsızlık sonucu sözleşmenin sona ermesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken ve davalı idarece yapılan tasfiye kesin kabulünün onay tarihinin 17/07/2018 tarihi olması nedeniyle davacı tarafından dosyaya sunulan 14/04/2022 tarihli ıslah dilekçesinin bu tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan verilmiş olması sebebi ile ıslah ile arttırılan tazminat tutarı yönünden zamanaşımı süresinin henüz dolmamasına rağmen davacının talebinin dava dilekçesinde talep edilen alacak kısmı yönünden kabulüne, ıslahla arttırılan kısım yönünden ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasa hükümlerine aykırı olmuştur. Ancak mahkemece 5.000,00 TL'lik alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı vekili bu karara karşı istinaf yoluna başvurmadığından bu kısım yönünden mahkemece verilen kabul kararı davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşturmuş durumdadır. Bu nedenlerle dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkeme kararının kaldırılmasına, mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin gerekçesinin yukarıda belirtilen gerekçelerle değiştirilerek davacının kar kaybından doğan alacak talebinin 5.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih ve 2022/208 Esas 2023/26 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Alınması gerekli 341,55 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam harç bedelinden mahsubu ile fazladan yatırılan 1.290,43 TL harç fazlasının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 341,55 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olarak yapılan toplam 3.439,60 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 179,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
9-HMK'nun 333/1 maddesi gereğince gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
10-Davacının istinaf başvurusunun kabul edilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç bedelinin talep halinde davacıya iadesine,
11-Davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 217,00 TL dosya gönderme ve posta giderinden oluşan toplam 709,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
13-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e- imzalıdır e- imzalıdır e- imzalıdır e- imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim