Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/956

Karar No

2026/139

Karar Tarihi

10 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/956 - Karar No:2026/139
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/956
KARAR NO : 2026/139

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2024
NUMARASI : 2024/601 E-2024/851 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: davacının, davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Ankara 8. Genel İcra Dairesi 2024/19311 esas sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibinin, borçlu firma yetkilisi ... tarafından yapılan 29.03.2024 tarihli itiraz üzerine durduğunu, davacının mühendislik alanında faaliyet gösteren bir firma olup Kars ilinde bulunan Yayıklı ve Donandı HİS göletinin proje yapımı konusunda şahıs şirketi olan ve projenin mütahitliğini üstelenen davalı ile anlaştıklarını, sözleşmeye konu 11 pafta ve bir teknik hesaptan oluşan Yayıklı Göleti Dispavak Projesi İse 1 Ağustos 2023'te davalı firmaya ve DSİ 24. Bölge Müdürlüğüne teslim edildiğini, DSİ 24. Bölge Müdürlüğü tarafından 01.09.2023 tarihinde tarafımıza gönderilen yazı ile ... yüklenimi altında olan Kars Sarıkamış Yayıklı Köyü His Göleti Projeisinin tasdik edildiğini, davacı firmanın edimini eksiksiz yerine getirmiş olduğundan 84.000,00 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, düzenlenen bu faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde davalı tarafından itiraz edilmediğini, faturada belirtilen verilerin doğru olduğu dolayısıyla temel borç ilişkisinin ve fatura içeriğinin kabul edildiğini, davacı firma ile davalı ... arasında dava konusu dışında da evvelden ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasında daha önce de başkaca sözleşmeler yapıldığını, davacının, davalı yüklenimindeki benzer işlerin proje yapımlarını üstlendiğini, bu hizmetlere ilişkin faturalar kesildiğini, Ankara 8. Genel İcra Dairesinde icra takibi başlatılmış ancak davalı tarafından haksız yere borca itiraz edildiğini, davalı tarafça borç ilişkisine itiraz edilmemiş olmakla fatura tutarları kabul edilmediğini, davalı borçlunun, borca itirazın yanında takibe ilişkin yetki itirazında da bulunduğunu, sözleşme kapsamında davacının edimini yerine getirerek ödeme almaya hak kazandığı, dolayısıyla fatura borcunun var olduğu, davalıdan borcun tahsiline ilişkin tüm başvurularının semeresiz kalması sebebiyle borcun tahsili amacıyla başlatılan Ankara 8. Genel İcra Dairesi 2024/19311 Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun takip konusu borca işlemiş ticari faizi ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili: icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, davaya konu olan ''Kars Kağızman Donandı HİS Göleti'' iş sonunda yapılan küçük çaplı değişiklikler için idare tarafından ihale öncesi projelerinin ilgili firmada bulunması nedeni ile irtibata geçirilerek projelerden iş sonunda yapılan değişikliklerin işlenmesi amacıyla sözlü mutabakata varıldığını, söz konusu işler için Donandı HİS Göletinde 19 pafta Yayıklı HİS Göletinde de 9 pafta olmak üzere toplam 28 paftada proje üzerinde revizyon değişiklikleri yapıldığını, davacı tarafın icra inkar tazminatı talep etmiş ise de alacak miktarı ihtilaflı olup likit yani belirli olmadığını, dava konusu icra takibinin yetkisiz yer icra dairesinde başlatıldığından davanın öncelikle usulden reddini, davacı tarafın alacağının yalnız 28.000,00TL ile sınırlı olduğundan ve bu hususun yargılama sonunda toplanacak deliller ile ortaya çıkacağından kabul beyanı doğrultusunda 28.000,00TL yönünden davanın kabulü ile HMK.m.312/2 gereği davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediği ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş sayılacağından davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını reddedilecek kısım yönünden davacı aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince: taraflar arasında yapılan işlere ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve davalının icra dairesi ile mahkeme yetkisine itiraz ettiği, işin yapıldığı yerin Sarıkamış, davalının yerleşim yerinin ise Kağızmanda olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 6.maddesi uyarınca, genel yetkili mahkeme ve buna bağlı olarak yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yerindeki mahkeme ve icra dairesi olduğu, ayrıca HMK'nın 10.maddesi uyarınca sözleşmenin icra yerinin de yetkili kabul edildiği, anılan yasal düzenlemeler uyarınca davacı tarafın bu yer mahkemelerinden birinde davasını açmak konusunda seçimlik hakkı bulunduğu, taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesine dayandığından 6098 sayılı TBK.nın 89.maddesinin somut uyuşmazlık bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 01/10/2014 tarih 2013/6520 Esas 2014/5568 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, mevcut durumda; yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı ve davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olduğu, mahkemece öncelikle anılan itirazın değerlendirilmesi gerektiği ve itirazın yerinde görülmesi nedeniyle yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibinin bulunmasına ilişkin dava şartı sağlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: mahkemece, yetkiye itiraz olduğu, bu nedenle öncelikle icra takibine ilişkin yetkinin incelendiği, davalının yetki itirazının yerinde olduğu ve takibin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını ,davalının cevap dilekçesine bakıldığında, yetkiye ilişkin itiraz HMK md. 6 da yer alan genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yerinde olması gerektiğine dayandığını ,davalı tarafından, uyuşmazlığın para alacağı olduğuna ilişkin bir itiraz yapılmadığı gibi borç kısmen kabul edildiğini sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu ve işin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik itirazı yapılmadığını ,kesin yetki kuralının bulunduğu durumlarda mahkeme yetkili olup olmadığını talep olmaksızın dikkate almak zorundayken (HMK m.19/1, m.115/1), kesin olmayan yetki kuralı söz konusu olduğunda taraflarca ileri sürülmedikçe mahkeme resen dikkate alamayacağını ,somut olayda kesin yetki kuralının bulunmadığını ,davalı yanca sözleşme türüne göre yetki itirazı yapılmamışken mahkemenin kesin yetki kuralı varmış gibi uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklığından bahisle davalı yanca ileri sürülmeyen HMK md. 10'a göre değerlendirme yapılarak resen yetki incelemesiyle yetksizlik kararı verilmesi usule aykırı olduğunu davalı yanca yerel mahkeme kararında belirtildiği üzere sözleşmenin eser sözleşmesi olduğundan bahisle davanın seçimlik yetkili mahkemede açıldığı itirazı yapılmadığından uyuşmazlık eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilse dahi mahkeme davaya bakmaya yetkili hale geleceğini , Türk Borçlar Kanunu 89. Maddeye göre ; para borçları, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden, alacaklı, para alacağını taraflar arasında ayrıca yetkili bir yer gösterilmiş olmadıkça kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takip konusu yapabileceğini ,takibe konu alacak faturaya dayanan para alacağından kaynaklandığından alacaklının ikametgahı mahkemesi de yetkili olduğunu ,bu nedenle icra takibinin başlatıldığı yerin yetkisi kanundan doğduğunu yerel mahkemenin aksi yöndeki kararı usulsüz olduğunu , Yerel mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilmesi sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesine dayandırıldığını ,eser sözleşmesinde yüklenicinin borcu, yalnızca bir iş yapmak değil, somut bir eser ortaya koymakt olduğunu ,eserin oluşturulması, eser sözleşmesinin ayırt edici özelliği olup yüklenicinin asli edim yükümlülüğü olduğunu ,Sözleşmenin ifası sonucunda Türk Borçlar Kanunu m. 470 hükmü kapsamında bir eser meydana gelmiş olsa dahi, tarafların sözleşme yapma iradeleri doğrudan sonuca değil, yapılacak işe odaklanmışsa, bu durumda eser sözleşmesinden söz edilemeyeceğini ,çünkü eser sözleşmesinin temel şartının , yüklenicinin belirli bir sonucu önceden taahhüt etmesi olduğunu , esas alınması gereken tarafların sözleşmeyi kurarken ortaya koyduğu gerçek iradeleri olduğunu , sözleşme kapsamında yer almayan özel amaçlar dikkate alınmayacağını ,faturaya konu işin, maddi varlık ve bütünlüğü olan bir cisim niteliğinde olmayıp yalnızca teknik hesaplamadan oluşan bir iş görmeden ibaret olduğundan eser sözleşmesi değerlendirmesiyle yetki incelemesi yapılması isabetsiz olduğunu ,takip konusu alacak dayanağının eser sözleşmesi olarak kabulü halinde dahi eserin yapım ve teslim yeri konusundaki yetki tespiti yerinde olmadığını dava dilekçesinde müvekkili firmanın Ankara ilinde inşaat alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu , Kars ilinde bulunan Yayıklı ve Donandı HİS göletinin proje yapımı konusunda projenin mütahitliğini üstelenen davalı ile anlaştıklarını ,anlaşma neticesinde Donandı göletinin 32 pafta, Yayıklı göletinin ise 11 pafta halindeki projesi ile bir teknik hesaptan oluşan Yayıklı Göleti Dispavak Projesi 1 Ağustos 2023'te davalı firmaya teslim edildiğini ,yapılan bu teslimatlar davalının yerleşim yerinde veyahut göletlerin bulunduğu yerde yapılmadığını müvekkili tarafından davalıya elektronik ortamda gönderildiğini ,fatura konusu işin yapıldığı yerin Sarıkamış, davalının yerleşim yerinin ise Kağızman olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin de eser sözleşmesi olduğundan bahisle TBK 89'un uygulanamayacağı bu nedenle de davanın yetkisiz mahkemede açıldığı belirtilmiş ise de Yerel mahkemenin yetkili mahkemeyi belirleme hususunda yapmış olduğu değerlendirmenin yanlış olduğunu ,sözleşmenin bir eser sözleşmesi olarak kabulü halinde dahi sözleşme ve faturaya konu projeler göletlerin bulunduğu Sarıkamış ilçesinde yerinde yapılmadığını Faturaya konu pafta ve projeler bilgisayar ortamında mühendislik teknikleri kullanılarak elektronik olarak hazırlandığını , Müvekkili firma tarafından bu projelerin Ankara merkezli şirketinde yapıldığını , davalıya mail yoluyla gönderildiğini , davalı tarafından da bu projeler yine Ankara merkezli olan Devlet Su İşlerine ibraz edildiğini ,bu nedenle yerel mahkemenin sözleşmenin icra edildiği yer hususundaki değerlendirmesi ile vermiş olduğu yetkisizlik kararının hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulduğu belirtilerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 10.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim