Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/864

Karar No

2026/123

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/864 - Karar No:2026/123

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/864
KARAR NO : 2026/123

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2025
NUMARASI : 2023/381 E-2025/496 K

ASIL VE BİRLEŞEN
DAVANIN KONUSU : Rücuen Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili: Müvekkili ile davalılar arasında 11/02/2015 tarihinde, ... Parselde bina inşası ve diğer tüm beton işleri için anahtar teslim taşeron sözleşmesi imzalandığını, buna göre, davalı şirketin sözleşme gereği üstlenmiş olduğu bütün inşaat işlerini kararlaştırılan şekilde eksiksiz olarak yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilin ilgili sözleşmede iş sahibi, davalı tarafın ise yüklenici pozisyonunda olduğunu, yine sözleşmenin 4/a ve 4/b maddelerinde, davalı şirketin işçilerinin müvekkile ait sigorta ve bölge çalışma müdürlüğündeki işyeri numarası altında taşeron sıfatı ile dosya oluşturularak ilgili tüm ödemelerini bu dosya üzerinden yapacağını, tahakkuk eden işyeri sigorta primlerinin bu dosya üzerinden ödenmesi, devamla ilgili bedellerin iş sahibi/müvekkil tarafından ödenmesi halinde, ilgili bedelin hiçbir ihtara ve hüküm almaya hacet kalmaksızın muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığını, akabinde, kararlaştırıldığı şekilde müvekkile ait işyeri sicil dosyasında, davalı şirketin 002 alt işveren numarası ile kaydedildiğini, davalının çalıştırdığı işçilerin bu işyeri dosyasından 002 alt işveren kodu ile sigortalandığını, izleyen süreçte yüklenicinin/davalının şirket yükümlülüklerine uygun davranmadığından bütün ihtar ve uyarılara rağmen işin ilerlememesi ve sözleşme ile öngörülen bitiş tarihinde tamamlanmaması nedeniyle müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin 15/06/2017 tarihinde feshedildiğini, buna karşılık müvekkili tarafından SGK'ya 09/08/2017 tarihinde 9910879 nolu dilekçe ile eser sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, bildirimin ardından yine müvekkilinin SGK'dan işyeri dosyasında davalı şirketin eksik işçilik bildiriminde bulunmasından kaynaklı sigorta primi borcu olduğunun öğrenildiğini, her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmede bu borçlardan doğacak sorumluluğun davalıya ait olduğu açık ve net bir şekilde kararlaştırılmışsa da, müvekkili tarafından bu borcun somutlaştırılması adına fesih protokolünün 6. maddesinde de yer verilerek söz konusu borcun davalıya ait olduğunun bir kez daha taraflarca imza altına alındığını, akabinde müvekkilinin işin tamamlanması adına farklı yüklenicilerle anlaştığını ve işin 20.12.2021 tarihinde tamamlandığını, ... İş Merkezi’ne ilişkin iskan raporu alınmak istendiğinde SGK’dan ilişiksizlik belgesi yazısının getirilmesinin istenildiğini, müvekkili tarafından SGK'ya yapılan başvuruya cevaben kurumun 28/03/2022 tarihli yazısında özetle ilgili işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 85/2. maddesinde ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 112/2. maddesine istinaden yapılan araştırma neticesinde yeterli işçilik bildiriminde bulunulmadığının anlaşıldığını, bina inşaatı işi ile ilgili olarak işçilik fark miktarı üzerinden tahakkuk eden 759.163,87TL sigorta primi ve 57.186,74-TL gecikme cezası olmak üzere toplam 816.350,61TL borcun bulunduğu, borç ödenmediği takdirde ilişiksiz belgesi verilemeyeceği cevabının verildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından muhtelif tarihlerde toplam 1.205.665,83TL ödeme yapılması zorunluluğunda kalındığını, SGK tarafından tahakkuk ettirilen bu bedelin davalıların sorumluluğunda bulunan ve yine davalılar tarafından ödenmesi gereken bir borç olduğunu, müvekkilinin ilgili işyerinde hiçbir suretle işveren olmadığını, söz konusu işyerinde müvekkilinin işçilerinin çalışmadığını, müvekkilinin söz konusu sözleşmenin iş sahibi tarafında olduğunu, ilgili işçilik bildirimlerinin tamamının davalı şirket tarafından yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin ilgili borca dair doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilince keşide edilen 19.09.2022 tarihli 22620 yevmiye sayılı ihtarnameye rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını belirterek, davanın kabulüyle davalının sorumluluğunda bulunmasına rağmen müvekkili tarafından ödenen bedelin fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00TL'sinin ödeme yapılan tarihlerden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 25.11.2025 tarihli ıslah dilekçesiyle, bilirkişi raporunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte fazlaya ve ek dava açmaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde gösterilen 100.000,00 TL'lik taleplerini yalnızca davalı ... İnşaat… Ltd.Şti. yönünden 575.705,43 TL'na (... yönünden dava dilekçesinde belirtilen 100.000,00TL ile sınırlı olmak üzere)yükselterek bu miktarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili: Asıl dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını tekrarla müvekkili tarafından önceden yapılan ödemelere ek olarak ... İş Merkezine ait iskan raporunun bir an önce alınabilmesi için 128.937,41TL daha ödeme yapılmak zorunda kalındığını, SGK tarafından tahakkuk ettirilen işçilik bildiriminden kaynaklanan bu bedelin davalıların sorumluluğunda bulunan ve yine davalılar tarafından ödenmesi gereken bir borç olduğunu, belirterek, fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL'nın ödeme yapılan tarihlerden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 25.11.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle, bilirkişi raporunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte fazlaya ve ek dava açmaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde gösterilen 10.000,00 TL’lık taleplerini 61.567,61 TL'na (... yönünden dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00TL ile sınırlı olmak üzere)yükselterek bu miktarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili: Davacı tarafından her ne kadar müvekkili de diğer davalı ile birlikte hasım gösterilerek işbu dava açılmış ise de müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye taraf olmadığını, müvekkilinin Ankara 63. Noterliği tarafından düzenlenen 19.03.2018 tarihli 10182 yevmiye sayılı vekaletname ile diğer davalı şirketin işlemlerini vekaleten yapma görevini üstlendiği için sözleşmede vekil olarak imzasının bulunduğunu, müvekkilinin nam ve hesabına hareketle davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin ve alakasının bulunmadığını, sözleşmeye göre akdi ilişkinin davalı şirketle kurulduğunun açık olduğunu belirterek davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... İnşaat … Ltd. Şti. tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan, davacı tarafından SGK'ya yapılan ödemenin davalılardan rücuen tazmini talebine ilişkin olup davacının işveren, davalı şirketin yüklenici olduğu, mahkemece delillerin toplandığı, davacı hakkında Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğü aracılığıyla tacir araştırması yaptırıldığı, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, ödeme dekontları, SGK kayıtlarının celp edildiği, bilirkişi raporu alındığı, dosyanın tevdi edildiği mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından sunulan 16/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacının talep edebileceği miktarların, asıl davada 575.705,43TL, birleşen davada 61.567,61TL olarak hesapladığının bildirildiği, tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 11/02/2015 tarihli eser sözleşmesi ile davalı şirketin ... parselde yapılacak inşaata dair tüm işlerin anahtar teslim şeklinde yapımını üstlendiği, bilahare taraflar arasında düzenlenen 15/06/2017 tarihli fesih protokolü ile davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin anlaşıldığı, eldeki asıl ve birleşen davanın ise, davacı tarafından asıl davada 31/12/2021 ila 02/05/2023 tarihleri arasında toplam 1.205.665,83TL, birleşen davada 20/06/2023 ve 14/06/2023 tarihlerinde yapılan toplam 128.937,41TL kadar SGK prim ve gecikme cezası ödemelerinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla ikame edildiği, davacı tarafından yapılan SGK prim ve gecikme cezası ödemelerinin davalı şirket tarafından davaya konu işte çalıştırılan işçileri ilgilendirmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi ile mezkur SGK ödemelerinden sorumluluğun davalı şirket tarafından açıkça üstlenmiş olması ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin, 15/06/2017 tarihli protokol ile davalı şirketin kusuruna dayalı olarak feshedilmiş olup aynı sözleşmenin 11. maddesinde fesihle birlikte davacının uğrayacağı zarar ve ziyanın davalı şirket tarafından ödeneceğinin açıkça kabul edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin yapması gerekirken davacı tarafından karşılanan SGK prim ve gecikme cezası ödemelerinin davacı tarafından olumsuz zarar kapsamında davalı şirketten talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı, bu bağlamda asıl ve birleşen davada davacının dava ve 25/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınarak, davalı şirket yönünden, asıl davanın 575.705,43 TL üzerinden, birleşen davanın ise 61.567,61 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerektiği ve kabul edilen bu miktarlar üzerinden 20/10/2022 temerrüt tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesinin uygun bulunduğu, diğer davalı ... yönünden ise adı geçen davalının taraflar arasındaki sözleşmede taraf olmadığı, imzasının bulunduğu 15/06/2017 tarihli fesih protokolünde ise kendisine bir yükümlülük yüklenmediği gibi vekil olarak hareket ettiği, bilindiği üzere, bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişinin, borçlu kişi olup, buna pasif husumet denildiği, bir davada pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece öncelikle ve re'sen gözetilecek hususlardan olduğu ve şayet husumet ehliyeti yok ise, davanın bu sebep ile reddedileceği, bu bağlamda, eldeki asıl ve birleşen davada davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, asıl davada; davalı ... İnşaat Emlak Tur. Reklam San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye karşı ikame edilen davanın kabulü ile, 575.705,43 TL’nin 20/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, davalı ...’a karşı ikame edilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen davada;; davalı ... İnşaat Emlak Tur. Reklam San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye karşı ikame edilen davanın kabulü ile, 61.567,61TL’nin 20/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, davalı ...’a karşı ikame edilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı ... yönünden verilen mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı ...’ın cevaplarını süresinde sunmadığını, mahkemece husumetin resen gözetilemeyeceğini, bu sebeple mahkemece verilen husumet yokluğundan davanın reddi kararının usule aykırı olduğunu, davalı ...’ın dava konusu ödemelerden şahsen sorumlu olduğunu, mahkemece verilen pasif husumet yokluğundan ret kararının hukuka aykırı olduğunu, gerek asıl dava gerek birleşen dava yönünden sunulan sözleşme ve fesih protokollerinin detaylı incelenmesiyle açıkça anlaşılacağı üzere davalı ...’ın müvekkili ile yapılan sözleşmelerde kendi nam ve hesabına hareket ettiğini, ilk olarak dosyaya kazandırılan 11.02.2015 tarihli "... Parselde Anahtar Teslimi Taşeron Sözleşmesi" incelendiğinde görüleceği üzere davalı ...’ın müvekkiline sözleşme tarihinde beyan ettiği ismiyle ... olarak işbu sözleşmeyi imzaladığını, davalı ...'ın işbu sözleşme tarihi itibariyle diğer davalı ... şirketinde herhangi bir görev ve sorumluluğu bulunmamakta olup kendisinin ayrıca vekaleten de hareket etmediğini, şirketin yetkilisi sözleşme tarihinde ... olup davalı ...'ın o döneme ait şirketi temsile yetkili vekaletnamesinin bulunmadığını, davalı taraf vekaletnamesi bulunduğunu iddia etse de söz konusu vekaletnamenin 19.03.2018 tarihli olduğunu, dosyaya kazandırılan işbu vekaletnamenin sözleşmenin imzalanma tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra tanzim edildiğini, dolayısıyla davalı ...’ın vekaletname tarihi olan 19.03.2018 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde şirketin vekili tayin edildiğini, yine sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğine dair imzalanan fesih protokolü de 15.06.2017 tarihinde imzalanmış olup işbu protokolün de davalı için çıkarılan vekaletname tarihinden öncesine ait olduğunu, gerek sözleşmenin gerek fesih protokolünün imzalandığı tarihler göz önüne alındığında, davalı ...'ın diğer davalı ... şirketini temsilen sözleşmeyi imzalayabilmesinin hukuken mümkün görünmediğini, kaldı ki imzalardan da anlaşılacağı üzere sözleşme ve fesih protokolünün, şirket yetkilisi tarafından zaten imzalandığını, usule ve uygulamaya uygun biçimde şirket kaşesi ve mührü ile onaylandığını, zaten şirket yetkilisi tarafından imzalanan bir sözleşmenin, davalı ... tarafından bir kez daha şirket adına imzalandığının iddia edilmesinin, borçtan kurtulma amacıyla öne sürülmüş olup davalının sözleşmenin tarafı olduğu ve bu sözleşme nedeniyle ortaya çıkan borçtan sorumlu tutulması gerektiği yönündeki hukuki gerçekleri değiştirecek mahiyette olmadığını, ayrıca bir an için davalı ...'ın şirket adına hareket ettiği kabul edilse dahi, bu varsayımda noterlik tarafından tanzim edilmiş usulüne uygun bir vekaletname ya da şirket müdürü olarak hareket ettiği TTSG kayıtlarıyla ispat edilemediğinden her halükarda TBK'nın 526.maddesi uyarınca davalıya vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu durumda da davalının borçtan şahsen sorumlu olduğu sonucu doğacağını, tüm bu sebeplerle davalı ...'ın kendi nam ve hesabına hareket ettiği açık olup diğer davalı gibi müvekkilinin ödediği SGK prim borcu ve gecikme cezalarından sorumlu tutulması gerektiğini, davalı ...’ın sözleşme aşamasında müvekkiline kendisini ... ismiyle tanıttığını ve sözleşmeyi ... ismi altında imzaladığını, ...’ın sözleşmenin imzalanma aşamasında kendisini müvekkiline ... ismiyle tanıttığını ve sözleşmeyi bu isim altında imzaladığını, dolayısıyla sözleşmede imzası bulunan ... ile fesih protokolünde imzası bulunan ...’ın aynı kişi olduğunu, mahkemece davalının asıl isminin (...) yalnızca fesih protokolünde yer alması sebebiyle sadece işbu protokolun dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, sözleşmedeki imzanın dikkate alınmadığını, imza dikkate alınmamış olsa da ... ve ... olarak tanıtılan kişinin aynı ve tek bir kişi olduğunu, kısacası ...’ın söz konusu "... Parselde Anahtar Teslimi Taşeron Sözleşmesi"ni de imzaladığını, nitekim bu hususun davalı şahsın da kabulünde olup cevap dilekçesinde, sözleşmenin taraflarına ve atılan imzalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı ...In sözleşmeyi şahsen sorumlu olacak şekilde imzaladığını belirterek, asıl ve birleşen davada mahkeme kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşme ve belgelerde davalı ...'ın ayrıca ve şahsen sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığının anlaşılmasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 05.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim