mahkeme 2025/521 E. 2025/718 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/521

Karar No

2025/718

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/521 - Karar No:2025/718
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/521
KARAR NO : 2025/718

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2024
NUMARASI : 2022/869 E-2024/918 K

DAVANIN KONUSU : Alacak- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 17.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17.06.2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin asıl, tazminat istemine ilişkin karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen 25/03/2010 tarihli sözleşme ile davalının yapımını üstlendiği “Gökkaya Barajı ve HES İnşaatı” kapsamında bulunan Enerji Tüneli, Çelik Kaplamalı Tünel, Denge Bacası, Kapak Şaftı ve Yaklaşım Tünellerinin kazı, destekleme ve beton imalatlarının yapımı işini taşeron olarak üstlendiğini, sözleşme konusu işin bitirilerek davalıya teslim edildiğini ancak, sözleşme kapsamında ödenmesi gereken bazı iş kalemlerinin hiç, bazılarının ise eksik ödendiğini, sözleşmenin 7.maddesine göre tünel kazılarında ölçümlerin B hattı üzerinden yapılacağını, A-B hattının ise en fazla 10 cm. olacağını, bu açık hükme karşın Giriş E-1, Giriş E-2, Giriş E-3, Çıkış E-4 ve Çıkış Bacasının toplam 347.817,12 TL kazı bedelinin hakkedişlere yansıtılmadığını ve dolayısıyla müvekkiline ödenmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin beton imalatlarının sadece işçiliğinden sorumlu olduğunu, bu imalatların 30,00 TL/ m³ birim fiyat üzerinden yapıldığını, Giriş E-1 tüneli beton işçiliğinden, A-B hattına dökülen 839,70 m³ betonun işçilik bedeli olan 25.191,00 TL’nin hakkedişlere yansıtılmadığını ve dolayısıyla müvekkiline ödenmediğini, A-B hattında yapılan kazının bedelinin ödenmediği gibi, bu hatta yapılan kazıların “fazla kazı” olarak nitelendirildiğini ve 5 ila 10 nolu hakkedişler ile 11 ve 12 nolu hakkedişlerden “tünellerdeki tüm fazla kazılara yapılacak olası beton imalatının malzeme bedeli” olarak toplam 156.143,26 TL kesinti yapıldığını, davalı tarafça tüm tünellerde A-B hattı kazısı “fazla kazı” olarak nitelendirilerek imalatı bizzat müvekkili tarafından yapılan 4.188,90 ton Shotcrete (püskürtme beton) işçilik bedelinin de ödenmediğini, birim fiyatı 30,00 TL/ton olan bu imalatının tutarının da 125.667,00 TL olduğunu, yine yukarıdaki aynı nedenle yani tüm tünellerde A-B hattı kazısı “fazla kazı” olarak nitelendirildiğinden, A-B hattına yapılacak olan püskürtme beton işi nedeniyle hakkedişlerden malzeme bedeli olarak toplam 139.478,51 TL kesinti yapıldığını, dolayısıyla sözleşmenin açık hükmüne rağmen A-B hattında yapılan kazı, beton işçiliği ve shotcrete bedelinin ödenmediği gibi, bu alana yapılacak olan olası beton ve shotcrete malzeme bedelinin de hakkedişlerden kesildiğini, neticeden A-B hattı nedeniyle müvekkiline ödenmeyen imalat ve haksız kesinti bedeli toplamının 794.296,69 TL olduğunu, bunun yanısıra Giriş E-1 ve Giriş E-2 tünellerinde taban kazılarında 13 cm.den fazla kazı yaptırıldığını, bu imalatın bedeli olan 37.854,97 TL’nin de müvekkiline ödenmediğini, sözleşme gereğince vinç bedeli, bakımı ve onarımının davalı şirkete ait olduğunu, vincin 25 gün arızalı kalması nedeniyle çalışma yapılamadığını, bu süre zarfında işçilere maaşlarının, sigorta primlerinin iaşe bedellerinin ödendiği gibi, vinç nedeniyle hasar gören excavatörün hasar bedelinin ve yine kiralık olan Rock’un kirasının müvekkili şirket tarafından ödenmiş olup, toplam olarak 88.815,00 TL zarar oluştuğunu, bu zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini, sözleşme gereğince topoğrafya işlerinin davalı şirkete ait olmasına ve bu işleri kendi bünyesinde çalıştırdığı topoğraf ile yapmasına rağmen, bünyesinde çalışan bu topoğrafların maaşlarının müvekkilinin hakkedişinden kestiğini, bu kapsamda kesilen fatura toplamının 131.384,00 TL olduğunu, yapılan bu haksız kesintinin de davalıdan tahsilini talep ettiklerini, sözleşmenin henüz iş tamamlanmadan davalı tarafça haksız olarak feshedilmesi nedeniyle hakkedişlerden kesilen toplam 474.333,57 TL nakit teminatın da müvekkiline iadesi gerektiğini, sözleşme kapsamında olmasına rağmen, bir kısım imalatların dava dışı 3. kişi şirketlere yaptırıldığını, bu davranışın sözleşmenin tek taraflı ve haksız feshi anlamına geldiğini, haksız fesih nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti talepleri olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın, 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti tazminatının ve 474.333,57 TL nakit teminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, sözleşme kapsamında verilmiş olan 1.090.000,00 TL bedelli ... Şubesinin 17573 nolu hesabı üzerinden keşide edilmiş olan 6973908 seri nolu çekin iadesi mümkün olmazsa iptalini talep etmiştir.
Mahkemece 05/04/2012 tarihli celsede; davacı vekilinin teminat olarak verilen ... bankasına ait çekin iadesi yada iptaline ilişkin talebi yönünden, eksik harcın yatırılması için bir sonraki duruşma gününe kadar kesin süre verilmiş, 31/05/2012 tarihli celsede ise verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmamış olması nedeniyle, teminat çekine ilişkin davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 17/01/2017 harç tahsil tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinin ıslahı ile fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 474.333,57 TL nakit teminat ve 428.324,56 TL imalat alacağı olmak üzere toplam 902.658,00 TL alacağın işlemiş avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili; iş yerinin davacıya 13/04/2010 tarihinde teslim edildiğini, sözleşmenin 6. maddesine göre işin sürenin 15 ay olduğunu, davacı işe başladıktan sonra sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak yapılan hesaplamalara göre ara hakkedişler düzenlendiğini, davacının, taraflar arasında düzenlenen 31/07/2011 tarihli 15. ara hakkedişten sonra kısa bir süre daha çalıştığını ve işi yarım bırakarak, işçi alacaklarını ve bazı çevre esnafa borçlarını ödemeden şantiyeyi terk ettiğini, davacının sözleşme ile üstlendiği işleri tamamlamadığını, esasen davacının yaptığı imalatlardaki eksik, hatalı ve projeye aykırı işleri düzeltmesi için uyarıldığını yine hatalı işlerden doğan kesintilerin yapılacağının da ihtar ve tebliğ edildiğini, son olarak ise 21/09/2011 tarihli ve TNS 068 sayılı yazı ile “…betonun, kesitin uygun hale getirilme işi kaldığı, 47 gün geçmesine rağmen işlerin yapılmadığı, tünelde 1.311,696 m³ eksik iş olduğu, bu işin aciliyetinden dolayı sözleşme gereği yaptırımların uygulanacağı”nın bildirildiğini, davacının işi tamamlamaması nedeniyle müvekkilinin kalan işleri başka bir müteahhide daha yüksek birim fiyatlarla taşere etmek zorunda kaldığını, davacının yaptığı işlere ilişkin geçici kabul başvurusu yapmayarak, müvekkili şirkete borçlu olmasına rağmen iş bu davayı açtığını, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki işleri tamamlamaması üzerine, müvekkili şirket tarafından davacının üstlendiği işlerin kübaj cetvellerinde belirtilen toplam icmalinin yapılarak, davacının yaptığı tüm imalatların miktarı ve parasal değerinin bulunduğunu, yapılması gereken kesintilerin mahsup edildiğini ve ara hakkedişlerde A hattına göre yapılan kazı kesintilerinin iadesi yapıldıktan sonra neticeten davacının kesin hesabının KDV tevkifatı ve stopaj kesintisi öncesi toplam 9.480.565,20 TL olarak tespit edildiğini, davacının Feke 1 Regülatörü ve HES Projesi Tünel İnşaatı işleri kapsamındaki imalatları ile birlikte müvekkili şirkete toplam 323.492,28 TL borcu bulunduğunu, yapılan icmaldeki hesaplamalarda, A+B hattına göre tünel ve galeri kazı işlerinden 4085,54 m³, dik tünel ve şaft kazısı işlerinden 330.22 m³ kazı imalatının hesaplamaya dahil edildiğini, yine yapılan icmalde, A+B hattı için ara hakkedişlerden fazla kesilen kesintiler bedelinden toplam 150.240,86 TL’nin geri ödemesinin yapıldığını, bu icmalde A+B hattında 959,85 m³ beton işçiliğinin hesaplamaya dahil edildiğini, yine ara hakkedişlerde fazla kesilen beton bedeli olan 76.955,82 TL’nin de geri ödemesinin yapıldığını, bu itibarla davacının A+B hattı ile ilgili 794.296,69 TL alacak iddiasının reddi gerektiğini, davacının fazla taban kazısı yaptırıldığına yönelik iddiasının da doğru olmadığını, aksine projeye aykırı olarak fazla taban kazısı yapıldığından ve çukurlar davacı tarafça doldurulmadığından, bunların düzeltilmesi bedeli olan 8.393,48 TL’nin davacının hesabına borç olarak kaydedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede vincin müvekkili tarafından temin edileceğine ilişkin bir hüküm olmadığı gibi, arızalanan bir vinç de olmadığını, olsa bile bunun bakım ve onarımının müvekkili şirkete ait olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.,4.16. ve 5.b maddelerine göre ölçüm personelleri ..., ...’in ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu, bu işçiler için ödenen ücretlerin davacıya fatura edildiğini, faturalara davacı tarafından itiraz edilmediğini, davacı adına düzenlenen toplam 15 adet hakkedişten 474.333,57 TL nakit teminat kesintisi yapıldığını, sözleşmenin 10. Maddesi ve diğer hükümler gereğince nakit teminatın iadesi şartlarının oluşmadığını, nakit teminatların mahsubundan sonra dahi müvekkilinin 323.492,28 TL bakiye alacağı olduğunu, taraflar arasında geçici kabul yapılmadığını, bu kapsamda geçici kabulden itibaren 1 yılın da geçmediğini, davacının SGK ilişiksiz belgesi de ibraz etmediğini, sözleşmenin 14.maddesinde sözleşmenin sona erme ve fesih hükümlerinin düzenlendiğini, 14.5. maddesine göre müvekkilinin sözleşmeyi işin gereği gibi veya hiç yapılmaması halinde tek taraflı olarak feshedebileceğini, 14.6. maddesine göre de, müvekkilinin geriye kalan işleri dilediği gibi tamamlatmaya yetkili olduğunu, bu itibarla sözleşmeyi davacı taraf, işi terk ederek fiilen feshettiği gibi, somut olayda müvekkili yönünden fesih hakkının da doğduğunu, bu nedenle davacının tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuş, karşı davasında; taraflar arasındaki sözleşmenin 16.maddesine göre müvekkilinin geciken her gün için 5.000,00 TL gecikme cezası kesme hakkı olduğunu, işyerinin 13/04/2010 tarihinde teslim edildiğini, bu tarihe sözleşmeye göre işin süresi olan 15 ayın eklenmesi halinde işin bitirilme tarihinin 13/07/2011 olacağını, bu tarihte işin bitirilerek teslim edilmesi gerekirken karşı davalının işi eksik bırakarak şantiyeyi 21/09/2011 tarihinde terk ettiğini, bu tarihe göre işte 70 gün gecikme meydana geldiğini ve 350.000,00 TL gecikme cezası tahakkuk ettiğini, yine bu tarih itibariyle işin %87’lik kısmının tamamlanmış olup, kalan %13’lük kısmın tamamlanabileceği sürenin 58,50 gün olduğunu, eksik işlere tekabül eden gecikme cezasının da 292.500,00 TL olup, toplam 642.500,00 TL gecikme cezası tahakkuk ettiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL gecikme cezası tazminatının karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; 2011/673 Esas, 2019/346 Karar sayılı ilamı ile; “ … 1-Mahkememizin 2011/673 Esasına kayıtlı dosyada davacı ... Yapı İnşaat ... Limited Şirketi tarafından davalı ... ... Limited Şirketi aleyhine açılan davanın reddine, 2-Mahkememizin 2011/673 Esas sayılı dosyada davalı ... Limited Şirketi tarafından açılan davanın reddine,” karar verildiği, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin 2022/380 Esas, 2022/1160 Karar sayılı ilamıyla “.... Taraflar arasında düzenlenen 25/03/2010 tarihli "Gökkaya Barajı ve HES İnşaatı İşine Ait Tünel Yapım İşlerine İlişkin Taşeron Sözleşmesi" niteliği itibariyle sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı-karşı davalı ... Yapı...Ltd.Şti. taşeron, davalı-karşı davacı .....Ltd.Şti. yüklenicidir. Bu sözleşme ile davacı-karşı davalı taşeron; davalı-karşı davacı yüklenici tarafından üstlenilen Gökkaya Barajı ve HES İnşaatı kapsamında gerçekleştirilecek olan, Km. 0+000 ile 2+964,37 arası Enerji Tüneli, Km.2+964,37 ile 3+156,38 arası Çelik Kaplamalı Tünel, Denge Bacası, Kapak Şaftı ve Yaklaşım Tüneli, L=293,36'nın kazı, beton, kalıp ve demir işleri ile bu işlere ilave olarak gerçekleştirilerek her türlü destekleme çalışmaları ve beton döküm öncesi yapılması gerekli hazırlık işlerinin, burada yazılı olmayan, konuyla ilgili tüm işçiliklerinin yapılımı işini, tabloda gösterilen birim fiyatlar ile üstlenmiştir. Birim fiyatlara KDV dahil olmayıp, KDV ödemesinin aylık olarak düzenlenecek hakedişlere dahil edileceği kabul edilmiştir. / Taraf beyanları ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, sözleşme kapsamındaki işin tamamlanmadığı sabittir. / Davacı-karşı davalı taşeron vekilince dava dilekçesinde; sözleşme kapsamında yapılan işle ilgili, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak; iş bedelinden yapılan kesintiler ve eksik ödemelere ilişkin 10.000,00 TL, hakedişlerde yapılan nakdi teminat kesintisi bedeli 474.333,57 TL ve haksız fesih nedeniyle 10.000,00 TL kâr kaybı tazminatı; 17/01/2017 tarihli ıslah dilekçesinde ise, yine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 474.333,57 TL nakit teminat ve 428.324,56 TL imalat alacağı olmak üzere toplam 902.658,00 TL alacağın işlemiş avans faizi ile davalıdan tahsili talep edilmiştir. Mahkemece; davalının cevap dilekçesindeki kabul ve beyanlarına itibar edilip, davacının talebi ile bağlı kalınarak 3.879,238 m³ tünel ve galeri kazısı ile 330,218 m³ denge bacası kazısı üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı belirtilmiş ise de; davacının dava ve ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını, metrajlara ilişkin olarak da saklı tuttuğu anlaşılmış olmakla, bu alacak kalemleri için, fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar yönünden bir inceleme yapılmaması hatalı olmuştur. / Gerekçeli kararda; davacı-karşı davalı taşeron tarafından, hakedişlerde yapılan hatalı ilave kazı kesintileri nedeniyle 156.143,26 TL alacak talebinde bulunulduğu, davalı-karşı davacı yüklenici vekilinin 150.140,86 TL kesintinin iade edildiğini beyan ettiği, bu nedenle davalı-karşı davacının kabulünde olan tutar yönünden davacı-karşı davalı talebinin yerinde olduğu kabul edilmiş ise de; davacı-karşı davalı alacağı hesaplanırken, kabul edilen miktar hesaplamaya dahil edilmemiş olup, böylelikle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması doğru olmamıştır. Mahkemece bilirkişiler İnşaat Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ..., Jeoloji Mühendisi ..., S.M. Mali Müşavir ... ve Sözleşme Uzmanı-Hesap Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 3. Bilirkişi Heyeti raporu hükme esas alınmıştır. Bilirkişi heyetince düzenlenen 09/10/2017 tarihli kök raporda, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında tasfiye kesin hesabı çıkarılmıştır. Bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları sonrası, 22/12/2017 tarihli celsede, davanın taraflarına, davacı-karşı davalının üstlendiği işlerle ilgili davalı- karşı davacı tarafından kabul edilen projelerin sunulması için kesin süre verilmiş, projeler sunulduğu takdirde bu projeler dikkate alınarak, dava, cevap, karşı dava, karşı davaya cevap ve şu ana kadar alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak tüm iddiaları ve savunmaları karşılayacak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bu ara kararı kapsamında davalı-karşı davacı yüklenici vekilince 05/01/2018 tarihli dilekçe ile birlikte Gökkaya Barajı ve HES projesinin bulunduğu belirtilen CD dosyaya sunulmuş olmakla birlikte, bilirkişi heyetinin 15/10/2018 tarihli ek raporunda bu CD'nin incelendiğine ilişkin bir tespitte bulunulmamış, bu kapsamda, davacı-karşı davalı taşeronun projeler hususundaki iddiaları, yine kök rapora taraflarca yapılan diğer itirazlar karşılanmamıştır. Davacı taşeronun nakdi teminatların iadesine yönelik talebi yönünden; sözleşmenin 10. maddesinde "işin %70’inin tamamlanması şartıyla nakdi teminatların yarısının, kesin kabulün yapılmasından ve SGK ilişiksiz belgesinin getirilmesinden sonra da kalan diğer yarısının iade edileceği" düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşme konusu işin taraf beyan ve kabullerinde olduğu üzere tamamlanmadan sonlandırıldığı anlaşılmış olmakla, sözleşmenin bu madde hükümleri ve işin tamamlanma oranına göre, yeni uyuşmazlık ve davalara sebep olunmaması da değerlendirilerek, teminata ilişkin SGK ilişiksiz belgesi yönünden, davacı-karşı davalıya bu belgenin sunulması için makul bir süre verilmesi, yine işçi alacakları ile ilgili açılan davalar ve bu davalar nedeniyle davalı-karşı davacı tarafından yapıldığı yada yapılacağı belirtilen ödemelere ilişkin miktarlar belirlenerek ve davacı-karşı davalının, işçi alacakları yönünden sigorta kapsamında, ödemenin sigorta şirketi tarafından yapılacağına ilişkin iddiası ve beyanı ile, dava konusu olmayan ve davacı tarafından verildiği anlaşılan teminat çeki de değerlendirilmek suretiyle, toplanacak bu delillere göre değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile bu alacak kalemi yönünden yukarıdaki gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Mahkemesince yapılması gereken iş; yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin, iş tamamlanmadan sonlandığı dikkate alınarak, dava konusu sözleşmeye ilişkin projelerin olduğu belirtilen CD, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, taraflarca sözleşmenin ifası ile ilgili dosyaya sunulan deliller kapsamındaki belgeler ve yazışmalar ile taraf beyanları değerlendirilmek suretiyle, yine davalı tarafça dayanılan icmalin davalıyı bağlayacağı da gözetilerek, tarafların hükme esas alınan 3.bilirkişi heyetinin kök ve ek raporuna itiraz ve beyanları da değerlendirilmek suretiyle tasfiye kesin hesabının çıkartılması, sözleşme kapsamında davacı taşeron alacağından kesildiği anlaşılan nakdi teminatların iadesine ilişkin talebe yönelik deliller toplandıktan sonra; nakdi teminat kesintilerinin davacı-karşı davalı taşeron alacağına eklenip eklenmeyeceği ve eklenecek ise miktarının belirlenmesi, yine bu kapsamda tarafların sözleşmenin sona erdirilmesindeki kusur durumları da değerlendirilerek asıl ve birleşen davanın sonuçlandırılmasıdır." gerekçesi ile taraf vekillerinin sair istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yeniden yapılan yargılamada; istinaf ilamı doğrultusunda SMMM, iki inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, düzenlenen birinci ek raporda sonuç olarak; davacı-karşı davalının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasına rağmen, kazı imalatı kaleminde talebin dışında kalan miktar için yapılan değerlendirmede davacının talebi dışında kalan alacağının 19.352,78 TL olduğu, 2. kök raporda, davalının kabulünde olan 150.240,86 TL’nin iadesinin gerekeceği ve ayrıca gerekçeleri açıklanarak belirlenen ve davacının sorumluluğunda olmadığı değerlendirilen fazla kullanılan shotcrete malzeme bedeli 76.955,82 TL’nin toplam tutarı 227.196,68 TL’nin iadesi gerektiği görüş ve kanaatine yer verilmiş olduğu, bu durumda sonuçta davacı alacağı yapılan ödemeler indirilerek 658.541,80 TL olarak yeniden hesaplandığı, bu alacağın 474.333,67 TL nakit teminattan oluştuğu, nakit teminat hariç davacı alacağı 184.208,23 TL olup, davacının talebinin çoğa ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL olduğu, dosyaya davacı tarafından sulan CD’nin incelenmiş olduğu, ancak incelenen projelerde kazı hattının genişletilmesine bağlı olarak düzenlenmiş revize projelere, tünel kazısı esnasında, işin ilerlemesi sırasında güncel olarak tutulması gereken tünel açılım raporları bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan hesaplamada bir değişiklik oluşmadığı, davacıdan kesilen nakit teminatın 474.333,67 TL olduğu, davacı işçilerinden ...’in geçirdiği iş kazası sonucu % 44,2 nispetindeki maluliyete uğradığı, davacı ... yapı ..Ltd,Şti.nin olayda % 70 kusurlu olduğundan Ankara 15. İş Mahkemesinde 2011/82 Esas 2018/582 Karar sayısı ile görülen davada, olayda % 70 kusurlu olan ... Yapı…Ltd.Şti ve asıl işveren olması sebebiyle ... İnş… Ltd.Şti. aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, bu kararın işçi vekilince Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2018/9913 Esas sayılı dosyasıyla icraya konulması üzerine asıl işveren ... İnşaat tarafından maddi, manevi tazminat faiz, masraf ve avukatlık ücretleri ile birlikte 417.500,00 TL ödemeyi protokolle kabul ettiği, iki ödemenin de banka kanalıyla gerçekleştirildiği, olayda kusurlu ve sorumlunun davacı ... Yapı … Ltd.Şti olması sebebiyle toplam 417.500,00 TL tutarın sözleşmenin 10. maddesi son paragrafı uyarınca nakit teminat tutarından indirilmesinin gerekeceği, bunun sonucunda davacının talep edebileceği nakit teminat tutarının 56.583,67 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin kaldırma kararı gereği davacıya ilişiksiz belgesi getirmek üzere makul süre verilmesi ve makul sürenin mahkemece takdir edileceği, ilişiksiz belgesinin ibrazı halinde davacıya iade edilebilecek nakit teminat tutarının 56.583,67 TL olacağı, davacı hakkedişlerinden kesilen nakit teminat dışında; sözleşmenin 4/11. maddesi uyarınca davacının davalıya işin keşif bedelinin % 10 nispetinde toplam 1.090.000,00 TL tutarında kesin teminat için çek verdiği, davacının ilişiksiz belgesi ibrazı halinde, 1.090.000,00 TL’lik teminat çekinin iadesi veya iptalinin gerekeceği nin belirtildiği, bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda sonuç olarak; asıl dava kapsamında; çıkartılan kesin hak edişe göre davacının toplam kesin hak ediş tutarının 11.626.314,64 TL olduğu, davalı yanca yapılan 10.967.772,84 TL ödemenin indirilmesiyle davacı alacağının 658.541,80 TL olacağı, bu miktarın içinde 474.333,57 TL’sinin nakit teminat kesintisi olduğu, nakit teminat kesintisi hariç davacının davalıdan bakiye alacağının 184.208,23 TL olduğu, davacı çalışanına iş kazası sonucu davalı yanca ödendiği anlaşılan 417.500,00 TL’nin davacının nakit teminat alacağından indirilmesiyle davacının bakiye nakit teminat alacağının 56.583,67 TL olarak hesaplandığı, SGK’dan alınarak dosyaya sunulan borçsuzluk yazısı nedeniyle, davacının bakiye 56.583,67 TL nakit teminat kesintisini ve davalı nezdinde bulunan 1.090.000,00 TL bedelli teminat çekinin iadesini talepte haklı olacağı, keşif bedelinin (9.964.263,95TL / 10.899.099,70TL =) %91,42 oranında tamamlandığı, kalan işin keşif bedelinin %8,58 olduğu belirlenmiş ise de dosya kapsamında, davalının iş miktarını azalttığına ilişkin talimatına ve/veya bu yönde bir iddiasına rastlanmadığı, işin bitmesi gereken tarihin 13.06.2011 olacağı, davacının işi bu tarihte bitirmediğinin ihtilafsız olduğu, sözleşmenin 3. maddesi de dikkate alındığında davacının kâr talebinin yerinde olmayacağı kanaatine varıldığı; karşı dava kapsamında; sözleşmenin 16. maddesi de dikkate alınarak karşı davacının ifaya ekli cezai şartı talep hakkının bulunmadığının belirtildiği, istinaftan sonra alınan bilirkişi heyet ek raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu, asıl dava kapsamında bilirkişi heyeti tarafından kesin hesabın çıkartıldığı, çıkartılan kesin hak edişe göre davacının toplam kesin hak ediş tutarının 11.626.314,64 TL olduğu, davalı yanca yapılan 10.967.772,84 TL ödemenin indirilmesiyle davacı alacağının 658.541,80 TL olacağı, bu miktarın içinde 474.333,57 TL’sinin nakit teminat kesintisi olduğu, nakit teminat kesintisi hariç davacının davalıdan bakiye alacağının 184.208,23 TL olduğu, davalının, davacı çalışanı ...’in uğradığı iş kazası sebebiyle oluşan tazminat alacağına ilişkin olarak Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2018/9913 Esas sayılı dosyasına, davacı adına 417.500,00 TL ödemek üzere 08.10.2018 tarihli protokol imzalanmış olduğu, davacı tarafından bu miktarın sigorta şirketi tarafından tazmin edilmiş olabileceği yönündeki iddiasının ... Sigorta A.Ş.den tahkik edildiği ve sigorta şirketinin bu hususta herhangi bir dosya açılmadığını bildirmiş bulunduğu, bu nedenle davacı çalışanına iş kazası sonucu davalı yanca ödendiği anlaşılan 417.500,00 TL’nin davacının nakit teminat alacağından indirilmesiyle davacının bakiye nakit teminat alacağının 56.583,67 TL olduğu, davalı yedinde ayrıca 1.090.000,00 TL bedelli teminat çekinin bulunduğu, SGK’dan alınarak dosyaya sunulan borçsuzluk yazısı nedeniyle, davacının bakiye 56.583,67 TL nakit teminat kesintisini ve davalı nezdinde bulunan 1.090.000,00 TL bedelli teminat çekinin iadesini talepte haklı olacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde, işverenin, sözleşmenin hükümsüz kalmasına sebebiyet vermeksizin yazılı bir emirle işte tadilat yapabileceği gibi, işi %30 arttırmaya veya azaltmayı taşerondan talep ettiğinde, taşeronun bunu kabul etmekle yükümlü olduğunun hüküm altına alındığı, keşif bedelinin (9.964.263,95TL / 10.899.099,70TL =) %91,42 oranında tamamlandığı, kalan işin keşif bedelinin %8,58’ olduğu belirlenmiş ise de dosya kapsamında, davalının iş miktarını azalttığına ilişkin talimatına ve/veya bu yönde bir iddiasına rastlanmadığı, ancak sözleşmenin 6. maddesinde işin süresinin, yer tesliminden itibaren 15 ay olduğunun kararlaştırıldığı, 13.03.2010 tarihli yer teslim tutanağının davacı yanca itirazi kayıtsız imzalandığından işin bitmesi gereken tarihin 13.06.2011 olacağı, davacının işi bu tarihte bitirmediğinin ihtilafsız olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde, işin iş programının gerisinde kalması halinde işin işverence yapılabileceği veya yaptırabileceği hükmünün yer aldığı, davalı yanca, davalının, işin zamanında bitirilmesi hususunda müteaddit kereler uyardığı, sonuç alamaması üzerine anılan madde uyarınca davalının haklı olarak akitten (sözleşmeden) eylemli olarak döndüğü, bu nedenle davacının kâr talebinin yerinde olmayacağı, karşı dava kapsamında; sözleşmenin 16. maddesinde, işin süresinde tamamlanmaması halinde, gecikilen her gün için 5.000,00 TL (ifaya ekli) ceza kesileceği, gecikme süresi bir ayı aşması durumunda, işverenin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin hüküm altına alındığı, davalı- karşı davacının akitten eylemli olarak döndüğü, işi üçüncü kişilere tamamlattırdığı belirlenmekle, karşı davacının ifaya ekli cezai şartı talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile; 184.208,23 TL hak ediş alacağı ve 56.583,67 TL nakit teminat kesintisi alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; ..., Ostim şubesinin, 6973908 seri no.lu, 1.090.000,00 TL bedelli teminat çekinin davacıya iadesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın reddine, karar verilmiş, 18.03.2025 ek karar ile mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmının; "Alınması gereken 90.906,39 TL harçtan peşin alınan 7.340,90 TL harç ile 7.144,00 TL ıslah harcı ve 16.186,50 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik alınan 60.234,99‬ TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.362,20 TL harcın, 7.144,00 TL ıslah harcının, 16.186,50 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 41.829,20 TL yargılama giderinin 28.025,564 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 9.800,00 TL yargılama giderinin 3.234,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 198.310,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 103.279,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde hükmün tamamlanmasına, tamamlama kararının 12.12.2024 tarihli gerekçeli kararın eki sayılmasına, karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasına sigorta şirketinden gelen yazı cevabında cevap verenin ... Sigorta A.Ş. olduğu, oysa ödemeyi yapan şirketin ... Sigorta A.Ş. değil iş bu şirket kurulmadan önce var olan ...Sigorta A.Ş. olduğu, keza, 3 sigorta şirketinin 31.08.2020 tarihinde önce ...Sigorta A.Ş. bünyesinde birleştiği, şirket birleşmelerinden sonra yeni şirketin ismi ... Sigorta A.Ş. olduğu, bu nedenle mahkeme tarafından sigorta şirketine yeniden yazı yazılmasını ve söz konusu yazı ile "...Sigorta A.Ş. tarafından Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2018/9913E. sayılı dosyasına davalı ...adına 417.500,00TL ödenip ödemediğinin ve icra dosyasına ödenmemiş olsa dahi ...Sigorta A.Ş. tarafından ...ne herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının" sorulmasının talep edildiği, fakat mahkemece taleplerinin haksız olarak reddedildiği, bu hususun araştırılmasının davacının gerçek alacağının tespiti için elzem nitelikte olduğu, bir an davalı tarafın iş kazası sebebiyle müvekkil adına 08.10.2018 tarihli protokolle 417.500,00 TL ödemiş olduğunu farz edilse dahi iş bu bedelin tamamının müvekkilin nakit teminat alacağından mahsup edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu, müvekkilin nakit teminat alacağının tahakkuk ettiği tarihin 2018 yılı olmadığı, müvekkilin nakit teminat alacağının ödenmesi gereken tarihin yani, davalının temerrüde düştüğü en geç tarih dava tarihi olduğu, bu nedenle dava tarihi olan 19.12.2011 tarihinden davalı şirketin müvekkil şirket adına ödeme yaptığını iddia ettiği tarihe kadarki geçen sürede müvekkilin nakit teminat alacağının ticari faizi ile ulaştığı toplam miktarının bulunması ve bu toplam miktardan müvekkil adına yapılan iş kazasından kaynaklı icra dosyası alacağının mahsup edilmesi gerektiği, aksi halde doğrudan müvekkilin 2011 yılındaki nakit teminat asıl alacağından 2018 yılında müvekkil adına yapılan bir ödemenin mahsup edilmesi durumunda müvekkilin gerçek nakit teminat alacağının hesap edilemeyeceğinin açık olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin, davalı şirketin tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, dava dosyasında bulunan ve davalı şirket tarafından davacı müvekkile gönderilen 21.09.2011 tarihli TSN-68 sayılı yazı ile davacı şirketin Enerji Tüneli'nden çekilmesinin istendiği, bunun da sözleşmenin feshi anlamına geldiğinin göz ardı edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tüm tünellerin davacıya 13.03.2010 tarihinde itirazsız olarak teslim edildiği ve 15 aylık sürenin de 13.06.2011 tarihinde dolduğu, bu durumda davalının sözleşmenin 3. maddesi uyarınca sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğunun belirtildiği, davanın başından beri, tünel aynalarının aynı günde teslim edildiği hususunun projeye ve işin akışına uygun olmadığını ve bu nedenle davalı ... ile dava dışı ... Enerji arasındaki arasında yapılan yazışmaların, günlük ve haftalık tutanakların, hatta onaylı projenin bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen (ki bu durumda tünel aynalarının ne zaman teslim edildiği, iç içe olan tünellerin aynı anda tesliminin mümkün olmadığı anlaşılacak idi), dava dışı ... Enerjinin istenilen belgeleri göndermediği, kendilerinde olması gereken onaylı projeyi dahi ne davalı şirket ne de dava dışı iş sahibi ... Enerjinin ibraz etmediği, dolayısıyla tünel aynalarının farklı zamanlarda teslim edildiği olgusunu kanıtlama şanslarının ortadan kaldırıldığı, bütün bunlara rağmen, dava dışı ... Enerji ile davalı şirket arasında 13.07.2011 tarihli tutanakta tünel işlerinin %94 'ünün bitmiş olduğunun kayıt altında olduğu, sözleşmenin 12.maddesinde; "....Ayrıca işveren, taşeronun makine parkını yeterli görmediği (işin yavaş gitmesi halinde) taktirde ilave makine, alet, edavat isteyecektir. İşin yavaş gitmesi iş programının %20 gerisinde kalındığı kastedilmektedir...işveren işin yavaş gittiğini gördüğü ve taşeronu uyardığı halde taşeron işi hızlandırmazsa işi tek taraflı olarak feshedebilir.." dendiği, oysa 13.07.2011 tarihinde işin %94 ünün bittiği davalının kabulünde olduğu, yine sözleşmenin 3.maddesinde; "...İşveren tarafından onaylı iş programına göre imalatların geciktiğinin tespit edilmesi durumunda, işveren gerekli takviyeyi yaparak taşeronun namı hesabına yapılması gereken işleri yapmakta ve/veya yaptırmakta serbesttir...", sözleşmenin feshini düzenleyen 4.4 maddesinde;"Taşeron, bu sözleşme ile yapmayı taahhüt ettiği işi, işverenin yazılı onayı olmaksızın kısmen veya tamamen başkasına devredemez. Devrettiği taktirde her türlü sorumluluk taşerona ait olmak üzere işveren sözleşmeyi derhal fesheder..." düzenlemeleri olduğu, sözleşmede başkaca bir fesih halinin düzenlenmediği, sözleşmenin feshinin hükümleri başlıklı 14/2 maddesinde;"İşveren taşeronun bu sözleşme eklerine aykırı davranması halinde taşerona önce yazılı ihtarda bulunur. Taşeron bu ihtarı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sözleşmeye aykırı durumu ortadan kaldırmaması halinde işveren sözleşmeyi fesih hakkına sahiptir", 14/5 maddesinde;“ yukarıda belirtilen koşullara bağlı kalmaksızın, sözleşmenin herhangi bir maddesinin taşeron tarafından ihlali, işin gereği gibi yapılmaması veya hiç yapılmaması vs. Hallerinde işveren işbu sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak feshedebilir.." denildiği, dava dosyası içerisinde, davalı şirketin sözleşmeyi hangi nedene dayanarak feshettiğini gösteren tek bir yazılı belge bulunmadığı, TBK 123.maddesinde ise, işin gecikmesi halinde işverenin davacıya uygun bir süre vermesi gerektiğinin düzenlendiği, fesih iradesini gösteren tek yazılı belge davalı şirket tarafından davacı müvekkile gönderilen 21.09.2011 tarihli TSN-68 sayılı yazı ile davacı şirketin Enerji Tüneli'nden çekilmesinin istendiği belge olduğu ve fesih nedeninin belirtilmediği, kalan %6’lık iş için TBK 123. maddesi uyarınca davacı şirkete süre verilmesi gerektiği, dava dosyasında, davalı şirket tarafından davacı şirkete bu yönde süre verildiğine ilişkin tek bir yazılı belge bulunmadığı, buna rağmen bilirkişi kurulunun "davalı şirketin davacı şirketi bu hususta defalarca ikaz ettiği" yönünde davalı şirketin beyanlarının tekrarı mahiyetinde kanaate vardığı, mahkeme de aynı kanaati paylaşarak bu yöndeki davanın da reddine karar verildiği, davalı şirketin hiç bir neden göstermeden sözleşmeyi feshetmesinin 818 sayılı BK’nın 369. maddesinde belirtilen hükümlere tabi olduğu, buna göre sözleşmeyi hiç bir neden göstermeden fesheden işverenin kalan işler nedeniyle davacı yüklenicinin beklenen kar kaybı zararını ödemekle yükümlü olduğu, ayrıca, tüm ısrarlarımıza rağmen feshin haklı mı yahut haksız mı olduğuna Mahkeme tarafından karar verileceği belirtilerek bilirkişinin Mahkemeye alternatif sunarak haksız feshe dair tazminat hesabı yapması taleplerinin dikkate alınmadığı, bilirkişinin bu yönde hiçbir hesaplama yapmayarak Mahkemeyi aksi yönde yönlendirdiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava ve karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davacı-karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı-karşı davalı vekilince istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı-karşı davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17.06.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim