mahkeme 2025/386 E. 2025/889 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/386
2025/889
8 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/386 - Karar No:2025/889
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/386
KARAR NO : 2025/889
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/03/2025
NUMARASI : 2025/284 E-2025/321 K
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil Olmadığı Takdirde Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 08/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/09/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkilinin mobilya firması olup, ... markasıyla faaliyet gösterdiğini, davacının ... parselde davalıya ait pek çok inşaatta sözleşmelerle belirtilen tüm mobilya işlerinin imalatını, nakliye ve montajını gerçekleştirildiğini, sözleşmelerden bir kısmında nakdi bedel üzerinden anlaşılmışken bazılarında ise bedelin bir kısmının ayni, bir kısmının nakdi olarak ödeneceği hususunda tarafların anlaştığını, tüm sözleşmelerde KDV'nin alıcıya ait olduğunun belirtildiğini, ... parsel için yapılan 07.06.2023 tarihli sözleşmeye göre, davacının sözleşmede belirtilen imalatları yapacağı ve karşılığında ise davalı tarafça KDV hariç 2.900.000 TL ödeneceğinin belirtildiğini, davalı tarafça, sözleşme bedeli için, 900.000 TL karşılığı 3 adet çek verildiğini, kalan bedel için ... parsellerde bulunan müteahhide özgülenen 31 veya 41 nolu dairelerden birinin devredileceğinin belirlendiğini, davacının sözleşme gereğini yerine getirerek işini tamamladığını, 31 veya 41 nolu taşınmazın davacıya devrinin yapılmadığını, sözleşme bedelinin kısmen ödenmediğini ayrıca KDV bedelinin alıcı tarafından ödeneceği açıkça belirtilmesine rağmen, sözleşmenin KDV bedelinin de ödenmediğini, davacının tüm bu sözleşmelerin yanı sıra davalının kendi evi de dahil olmak üzere talep ettiği pek çok ilave imalat yaptığını ve montajını gerçekleştirdiğini, davacının yapılan işlere ilişkin açık fatura keserek davalıya tebliğ ettiğini, davalı tarafından kesilen faturaların iade edildiğini, nakdi ödemelerin yapılmadığını, davalı tarafından keşide edilen iade fatura açıklamasında "işin yapılmaması" şeklinde beyanda bulunulmuş ise de, projelere ait fotoğraflardan, teslim tutanaklarından ve kullanılan malzemelerdeki ... armasından işin yapıldığının anlaşıldığını, inşaatların tamamlanıp, kat irtifakının kurulduğunu, iskan ruhsatı alındığını, tapu ferağı aşamasına gelindiğini ancak davalı tarafından 41 ve 60 no'lu taşınmazların davacıya tapu devrinin de yapılmadığını, sözleşmelere ilişkin ödemeler de yapılmadığını belirterek, davalıya özgülenen ... parselde bulunan 41 no'lu taşınmazın ve 59 ada 1 parselde bulunan 60 no'lu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın karar tarihine en yakın bedelinin tarafına ödenmesine, sözleşmelerdeki alacaklara yöneilk mahkemece bedeli belirlendiğinde harcı ikmal edilmek üzere 10.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, HMK 12/1. maddesine göre taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olup, davacının asıl isteminin tapu iptal ve tescil talebine (taşınmazın aynına) ilişkin olduğu, bu haliyle dava konusu talepte ve uyuşmazlıkta baskın ve asıl olan işlemin taşınmaza ilişkin tapu iptal tescil koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu, dava konusu yapılan taşınmazın Çankaya Ankara sınırları içerisinde kaldığı, bu durumda somut uyuşmazlığa ilişkin davanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın, taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemede görülmesine ilişkin kesin yetki kuralı re'sen gözetilerek, 6100 sayılı HMK’nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince kesin yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; müvekkiline dava dilekçesinin tebliğ edilmemesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2020 tarihli kararında da belirtildiği üzere; HMK'nun 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olan kesin yetki konusunda Kanun'un 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebilir ancak bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması gerektiğini, dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinin HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırılık oluşturduğunu belirterek, sair hususlardaki cevap ve itiraz hakları saklı kalmak üzere mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih ve 2017/15-2141 E- 2019/442 K sayılı içtihadında da açıkça belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesince davalı yana dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme ile görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi kararı usul ekonomisine uygun olduğu gibi verilen karar görevli mahkemede dava dilekçesinin davalı yana tebliği ile dilekçeler aşamasının tamamlanmasına engel teşkil etmeyeceğinden davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine yönelik istinafının yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.