Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/98
2026/122
5 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/98 - Karar No:2026/122
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/98
KARAR NO : 2026/122
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2023
NUMARASI : 2022/645 E-2023/272 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: Davalı şirketin müvekkili için Tersiyer Kırıcı, Rotor ve ekipman yapımı işini üstlendiğini ve taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğunu, müvekkilinin söz konusu iş için davalıya 25.11.2021 tarihinde 70.000,00 TL, 10.12.2021 tarihinde 70.000,00 TL EFT ödemesi yaptığını, ayrıca farklı tarihli çeklerin de davalıya verildiğini, ancak davalının sözleşme ile üstüne düşen sorumluluğunu yerine getirmediğini, davalı tarafından yapılan fiyat teklifi ve diğer belgelerdeki yazılı ödemeleri almasına rağmen, taahhüt edilen süre içinde anlaşılan işi bitirip teslim etmediğini, sürekli olarak müvekkilini oyaladığını, bu güne kadar almış olduğu ödemeleri de iade etmediğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz dilekçesinde davaya konu işin varlığını kabul ettiğini, aynı zamanda hukuken ödeme itirazında bulunduğunu, iddiasını ispat yükümlülüğünün davalı borçluda olduğunu, arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının üstlendiği işi taahhüt edilen süresi içinde tam ve eksiksiz bitirilip teslimine dair herhangi bir yazılı belge sunmadığını, buna rağmen müvekkilinin kayıtlarında daha önceden devam eden işler de dahil olmak üzere kalan alacağının 122.300,00 TL olduğunu tespit ettiğini, bu konuda davalı şirkete bu yönde teklif de sunulduğunu, ancak davalının hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının yüklendiği işin ifasına müvekkilinin ihtiyacının kalmadığını, bununla alakalı olarak davalının yapımını üstlendiği işin taahhüt edilen süre içerisinde tam ve eksiksiz bitirilip teslim etmemesinden kaynaklı tüm haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın kabulü ile davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün 2022/198 sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlarının iptaline ve takibin 122.300,00 TL üzerinden takip talebinde belirtilen tür ve oranlarda işlemiş ve işleyecek faizi ile devamına, borçlu aleyhine haksız itiraz nedeni ile inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince: Davanın, sözleşmeden kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2022/198 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 07/03/2022 tarihli ödeme emri ile toplam 145.640,75 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 10/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin 16/03/2022 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin 17/03/2022 tarihinde durdurulduğu, eldeki davanın 15/06/2022 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı şirketin icra takibine de konu ettiği 122.300,00 TL alacağın davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiği, davalı şirketin ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunduğu, davacının ticari defterlerine dayanarak alacak talep ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 02/01/2023 tarihli raporda özetle; dosya kapsamı ve tarafların kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin 2022/198 sayılı icra dosyası ile 07.03.2022 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan toplam 145.640,75 TL alacağını, asıl alacağa yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü belgesinin bulunmadığı, davacının 2021-2022 yılları kayıtlarına göre; davacının BA formu ile beyan ettiği davalı faturasının kayıtlarda yer aldığı, davacının icra takip tarihi olan 07.03.2022 tarihi itibariyle davalıdan 122.300,00 TL bakiye alacaklı olduğu ancak kayıtlarda icra takip tarihinden sonra davalının toplamda 100.000,00 TL tutarında 2 adet ödemesinin bulunduğu, bu kapsamda 01.08.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 22.300,00 TL tutarında alacağının kaldığı, davalının 2021-2022 yılları kayıtlarına göre; davalının davacı adına düzenlediği ve BS formu ile beyan ettiği faturasının kayıtlarda yer aldığı, davacı ödemelerinden toplamı 140.000,00TL olan 2 adet ödemesinin yer aldığı, icra takip tarihi olan 07.03.2022 tarihi itibariyle davalının davacıdan 290.700,00 TL tutarında alacaklı olduğu, icra takip tarihinden sonra davalı tarafından yapılan toplamda 109.000,00 TL tutarında 2 adet ödemenin de bu tutara eklenmesi ile 01.08.2022 tarihi itibariyle davalının davacıdan bakiye 390.700,00 TL tutarında alacağının olduğu, tarafların kayıtları faturalar bağlamında karşılaştırıldığında; toplamı 430.700,00 TL olan davalının davacı adına düzenlediği 1 adet faturanın her iki taraf kayıtlarında yer aldığı, fatura düzeyinde taraf kayıtlarının uyuştuğu, tarafların kayıtları ödemeler bağlamında karşılaştırıldığında; davalı kayıtlarının ödemeleri açıklama düzeyinin eksik olduğu, davacı kayıt ve belgeleri kapsamında davacının kayıtlarında yer alan ve dosya kapsamına sunmuş olduğu 1 adet EFT ve 4 adet çek tutarı toplamı olan 413.000,00 TL tutarındaki ödemenin davalı kayıtlarında yer almadığı, davacı kayıtlarında yer alan davalı kayıtlarında yer almayan 413.000,00 TL tutarındaki davacı ödemelerinin kabul edilmesi durumunda davalı kayıtları düzeltilecek olur ise davacının davalıdan (413.000,00 - 390.700,00) 22.300,00 TL bakiye alacağının olacağı, nihai olarak davacı ödemelerinin kabulü halinde icra takip tarihi olan 07.03.2022 itibariyle davacının davalıdan 122.300,00 TL alacağının bulunduğu, icra takip tarihinden sonra davalının 05.05.2022 tarihli 40.000,00 TL tutarlı ve 01.09.2022 tarihli 60.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 100.000,00 TL ödemesinin bulunduğu, bu ödemelerden sonra 01.08.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 22.300,00 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, dava konusu alacağın faturaya dayalı bir alacağa dayandığı, fatura düzenlenmesinin tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altında olduğu, fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerektiği, bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerektiği, davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerektiği, bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı tarafın sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorunda olduğu, tarafların 2021 yılı BA/BS formlarının karşılaştırılması neticesinde ise; tarafların bu kayıtlarının da uyumlu olduğu, dava konusu faturayı tarafların her ikisinin de vergi dairelerine beyan ettikleri, Yargıtay kararında da belirtildiği üzere bu hususun fatura konusu malların teslimine karine teşkil ettiği ve aksinin ispatlanamadığının anlaşıldığı, kaldı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalının tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde BA formuyla vergi dairesine bildirimde bulunduğu, bu itibarla da taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddialarının kanıtlandığı, tüm bu açıklamaların, HMK'nın 222.maddesi ve belirtilen Yargıtay kararları ışığında tüm ödemeler düşüldükten sonra davanın kabulüne ve takibin 22.300,00 TL asıl alacak üzerinden davacının davalıyı temerrüte düşürücü bir belgesi bulunmadığından birikmiş faiz olmaksızın devamına karar vermek gerektiği, yine davalı tarafın dava açıldıktan sonra 60.000,00 TL ödemede bulunduğunun bilirkişi raporu ve dosya kapsamında sabit olduğu, bu nedenle dava açıldıktan sonra yapılan bu bedel yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, HMK 331/1. maddesine göre davanın açıldığı tarihte davacının bu bedel yönünden haklı olduğu anlaşıldığından davacı tarafa bu bedel yönünden yargılama giderine hükmedilmediği, dava tarihinden önce ödemesi 40.000,00 TL yönünden ise talebin reddine karar verildiği, yine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6.maddesine göre ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce 60.000,00 TL'lik bedel ödendiğinden ve konusuz kaldığından bu bedel yönünden vekalet ücretinin yarısına hükmedilerek vekalet ücreti hesaplaması yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2022/98 sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 22.300,00 TL asıl alacak üzerinden işlemiş faiz olmaksızın devamına, fazlaya ilişkin talebin 60.000,00 TL'sinin konusuz kaldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL'sinin reddine, 22.300,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın müvekkili yönünden hak kayıplarına yol açtığını, hali hazırda davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle uğramış olduğu zararın yanında tedarik için ödemiş olduğu miktarı enflasyonun altında bir miktarda almak zorunda bırakıldığını, kaldı ki müvekkili şirket lehine faiz işletilmemesinin yasal mevzuatlara da aykırı olduğunu, davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, dosyaya sundukları belgelerde de görüldüğü üzere davalı tarafından müvekkili için tersiyer kırıcı, rotor ve ekipman yapımı işinin üstlenildiğini ve bununla ilgili olarak tarafların anlaşması sonucu taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğunu, müvekkilinin söz konusu iş için davalıya 25.11.2021 tarihinde 70.000,00 TL, 10.12.2021 tarihinde 70.000,00 TL. EFT ödemesi yaptığını, ayrıca farklı tarihli çeklerin de davalı şirkete verildiğini, ancak davalının sözleşme ile üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, davalı tarafından yapılan fiyat teklifi ve diğer belgelerdeki yazılı ödemeleri almasına rağmen, taahhüt edilen süresi içinde anlaşılan işi bitirip teslim etmediğini, teslim etmediği gibi, sürekli olarak müvekkilini oyaladığını, arabuluculuk süresinde ve sonrasında da, bugüne kadar almış olduğu ödemeleri iade etmediğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, ayrıca itiraz dilekçesinde "Aşağıda yazan kadar borç bakiyem yoktur" şeklinde itirazda bulunarak takibe ve davaya konu işin varlığını kabul etmiş olup, aynı zamanda hukuken ödeme itirazında bulunduğunu, dolayısıyla bu iddiasını ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, yapımını üstlendiği işin taahhüt edilen süresi içinde tam ve eksiksiz bitirilip teslimine dair herhangi bir yazılı belge sunulmadığını, ancak buna rağmen, müvekkilinin kendi kayıtlarını kontrol ettiğini ve davalı şirket ile arasında daha önceden devam eden işlerde dahil olmak üzere, kalan alacağının 122.300,00 TL. olduğunu tespit ettiğini, hatta bu konuda, davalı şirkete bu yönde teklif de sunduğunu, ancak davalının dava aşamasına kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, 6102 Sayılı TTK'nın 1530.maddesi ikinci fıkrası hükmü bağlamında davalının eser sözleşmesine istinaden yerine getirmesi gereken edimi yerine getirdiğine dair somut belge veya delil sunulmadığını, dolayısı ile davalının ihtara gerek olmadan temerrüte düştüğünü, takip tarihinde davalının temerrüte düştüğü ortadayken faizsiz olarak takibin devam etmesinin haksız olduğunu, öte yandan, bilirkişi raporunda, 01.08.2022 tarihinde müvekkili şirketin davalıdan alacağının olduğu kanaatinin bildirildiğini, bu halde en azından bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken faiz işletilmemesinin, enflasyonist ortamda yalnızca müvekkilinin ana parası üzerinden takibe devam edilmesinin haksızlık teşkil ettiğini, tüm açıklanan nedenlerle faize hükmedilmemesi bakımından kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İtirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında devam eden cari hesap ilişkisine dayalı olarak davalıya 25.11.2021 ve 10.12.2021 tarihlerinde 70.000,00'er TL ödeme yapıldığı, ancak davalının sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak bu bedellerin ve takip tarihine kadar olan işlemiş faizin tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı itibariyle dava, eser sözleşmesi kapsamında davalının edimini yerine getirmediği iddiasına dayalı cari hesap kapsamında fazladan ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin olup, davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle takipten önce davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşülmediği ve yerleşik içtihatlarda da kabul edildiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesindeki ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları ile ilgili olarak yer alan düzenlemenin 2.ve 4.bentlerinin ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde uygulanması mümkün olup, eser sözleşmelerinde bu madde hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığının (Yargıtay (kapatılan)15 HD. 2016/3758E,2018/351K, 05/02.2018) anlaşılmasına, davada hüküm altına alınan 22.300,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ve takip talebindeki şartlarla faiz yürütüleceğinin tabii bulunmasına ve istinaf nedenleriyle sınırlı yapılan incelemeye göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.