Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/765

Karar No

2024/1001

Karar Tarihi

11 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/765 - Karar No:2024/1001
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/765
KARAR NO : 2024/1001

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2022
NUMARASI : 2019/217 E-2022/272 K

DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit - İtirazın İptali
(Eser Sözleşmesinden / Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
Eser ve satış sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve itirazın iptali talepli asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili özetle; davalı temlik alan ile temlik eden ... Kollektif Şirketi ... ve ortağı ile ...'in 26.09.2017 tarihinde 7521 yev nolu Gemlik 2. Noterliğinde temlikname düzenlediklerini temlikname konusu 5 nolu hakediş alacağının genel müdürlükleri nezdinde doğmamasına rağmen hukuka aykırı kötü niyetli olarak davacı aleyhine Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10343 esas sayılı dosyasında ilamsız takipte ödeme emri gönderildiğini 31.08.2018 tarihinde icra dosyasına cevap yazısı gönderilerek temliknamede belirtilen işin 5 nolu hakedişinden yapılması gereken 430.000,00 TL'lik temlik ödemesinin hakedişin genel müdürlüğüne ulaştığında yapılacağının belirtildiğini, temliknamede belirtilen İznik Candarlı Sulama Göleti (Membranlı) işinin 5 nolu hakedişinin genel müdürlükleri nezdinde oluşmadığını, bu davanın açılmış olduğu tarih itibari ile de söz konusu hakedişin gerçekleşmemiş olduğunu, henüz doğmamış bir alacak nedeniyle davalı yanın davacı aleyhine başlatmış olduğu ilamsız icra takibi ile sonrasında göndermiş olduğu bakiye borç ödeme muhtırasının hukuka aykırı olduğunu, ödeme emrinin tüm adli ve icra işlemlerinde yetkili ve görevli 1. Hukuk Müşavirliğine değilde Genel Müdürlük bünyesinde bulunan Strateji Geliştirme Dairesine tebliğ edilmesi dolayısıyla süresinde itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesinden sonra 14.02.2019 tarihinde bakiye borç ödeme muhtırası tebliğ edildiğini iddia ederek Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10343 esas sayılı ilamsız icra takibinin ve bu dosyadan gönderilen muhtıranın iptaline, müvekkilinin 5 numaralı hakediş nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın temliknameyi onayladığını, alacaklarının muaccel hale geldiğini, davacının icra dosyasına sunduğu 31.08.2018 tarihli yazısında borcunu ve ödeme yapacağını kabul ettiğini, davacının bu kabul beyanı üzerine ve işbu dava açılmadan önce icra dairelerine verdiği 29.04.2019 tarihli dilekçelerinde davacı idarenin ödeme talebini kabul ettiklerini ayrıca davacıdan faiz ve gecikme zammı taleplerinin bulunmadığını belirttiklerini, davacının bu hususta dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı ile aralarında eser sözleşmesi değil satış sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin davacının yüklenicisi olan iş ortaklığına 500.000 TL bedelli geo membram sattığını, müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu nedenle davacının hem temlik hem de satış sözleşmesi nedeniyle yüklenici iş ortaklarıyla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı ile iş ortaklığı arasındaki hukuki ilişkinin müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkilinin eser sözleşmesinin tarafı olmadığını, eser sözleşmesindeki iş süresi gözetildiğinde süre fazlasıyla geçmesine rağmen işin bitirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili özetle; müvekkili ile davalılar arasında akdedilen sözleşme ile davalıların yüklenicisi olduğu gölet inşaatı için gerekli 17.000 m² membranın 427.591,27 TL bedelle satışının kararlaştırıldığını, müvekkilinin malzemeyi temin ederek davalılara teslim ettiğini, davalıların ...'deki alacaklarını müvekkiline temlik ettiklerini, ancak alacağın vadesi geldiği halde tahsil edilemediğini, 2018/10343 sayılı icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili özetle; Oltu mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş; 5 numaralı hakedişle ödeme yapılmak üzere müvekkillerinin alacağının davacıya temlik edildiğini, 5 numaralı hakedişin henüz düzenlenmediğini, hakedişin düzenlenmesini takiben ödeme yapılacağını, teslim edilen ürünün şartnameye uygun olup olmadığının henüz belirlenmediğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince özetle; asıl davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın temlikine dayalı ilamsız icra takibine ilişkin menfi tespit talepli, birleşen davanın ise, satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin tahsiline ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali talepli olduğu, asıl davada davacı ... ile birleşen dava davalılarının oluşturduğu iş ortaklığı arasında 17.05.2016 tarihli membranlı gölet yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığı, yine asıl davada davalı .... Şirketi (...) ile birleşen davanın davalıları arasında 27.09.2017 tarihli satın alma sipariş formu ile 17.000 m² membranın satışının kararlaştırıldığı, ... yönetim kurulunun 19.09.2017 tarihli kararıyla iş ortaklarının alacaklarının 420.000 TL ile sınırlı olmak üzere temlikine onay verildiği, satış sözleşmesi kapsamında 6 adet toplam 427.591,27 TL bedelli fatura düzenlendiği, iş ortaklarının satış bedeline ilişkin olarak 26.09.2017/71 yevmiye numaralı 5 numaralı hakedişten yükleniciye ödenecek net tutarın 430.000 TL ile sınırlı olmak üzere devrine ilişkin temliknameyi düzenledikleri, satışa konu membran malzemenin gölet yüzeyine serildiği ve bu imalatın ... tarafından 11.06.2018 tarihinde onaylanan 4 numaralı hakedişe girdiği, ... tarafından 16.08.2018 tarihinde Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10343 sayılı dosyasıyla 430.000 TL asıl alacak ile işlemiş faiz ve gecikme zammı olmak üzere toplam 564.336,71 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, borçlu ... tarafından 5. Hakedişin yapılmasıyla temlik edilen alacağın ödeneceğinin icra dosyasına bildirildiği, alacaklı ...'ın ise ...'den faiz taleplerinin bulunmadığını bildirir yazı sunduğu, 06.03.2019 tarihinde ...'ye borç ödeme muhtırası gönderildiği, asıl davada dava değeri 691.466,42 TL olarak gösterilip bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmış ise de, dava değerinin menfi tespit davasına konu takipteki ödeme emrinde yazılı toplam alacak miktarı olan 564.336,71 TL olarak kabul edildiği, icra dosyasından ...'ye borç ödeme muhtırası gönderilmekle birlikte menfi tespit talepli dava açılmadan önce alacaklı ... icra müdürlüğüne verdiği dilekçede borçlu ...'den işlemiş faiz taleplerinin bulunmadığını bildirmesi nedeniyle işlemiş faiz ve gecikme zammı yönünden menfi tespit talep etmekte davacı ...'nin hukuki yararının bulunmadığı, temlikin 5 numaralı hakedişe ilişkin olarak düzenlendiği, ...'nin 5 numaralı hakedişin düzenlenerek onaylanması ve bu hakedişten yükleniciye ödenecek alacak bulunması halinde ... 420.000 TL ile sınırlı olarak temlike onay verdiğinden ...'ın ödeme talep edebileceği, 5 numaralı hakedişin takip tarihinden ve menfi tespit talepli davanın açıldığı tarihten sonra 30.12.2019 tarihinde düzenlenerek onaylanmış olması nedeniyle takip tarihi itibariyle muaccel bir alacağın bulunmadığı, ...'nin 430.000 TL asıl alacak yönünden menfi tespit talebinin yerinde olduğunun kabulü gerektiği, ancak menfi tespit talepli dava tarihinden sonra onaylanan 5 numaralı hakediş kapsamında ...'nin ... toplam 393.861,75 TL ödeme yaptığı, asıl alacağın 393.861,75 TL yönünden konusuz kaldığı, esası hakkında karar vermeye yer olmadığına karar vermek gerektiği, bakiye 36.138,25 TL yönünden ise takip tarihi itibariyle alacak muaccel olmadığından davanın kabulüne karar verildiği, dava tarihi itibariyle davacı ... menfi tespit davası açmakta haklı olduğundan lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedildiği; birleşen davada ise, icra takibinin taraf ehliyeti bulunmayan adi ortaklığa karşı başlatıldığı, ancak adi ortakların her biri tarafından ayrı ayrı vekaletname sunulmak ve takibe itiraz edilmek suretiyle husumetin benimsendiği, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinin dayandığı 27.09.2017 tarihli sipariş formunda satış bedelinin temlikname ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, alıcı iş ortaklarının ...'den doğacak 5 numaralı hakedişten ödenecek alacaklarının 430.000 TL ile sınırlı olmak üzere satıcı ... temlik edildiği, bu itibarla satış bedelinin 5 numaralı hakedişin düzenlenmesi ve bu hakedişten iş ortaklığı alacağının doğması halinde talep edilebileceğinin kabulü gerektiği, davacı ...'ın sözleşme gereğince ürünü teslim etmekle edimini ifa ettiği, ... tarafından 420.000 TL'nin temlikine onay verilmekle satış bedeli 427.591,27 TL'den 7.591,27 TL'nin tahsilinden davalı iş ortaklarının sorumlu olduğu, 16.08.2018 takip tarihi itibariyle birleşen davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olmakla davacı lehine icra inkar tazminatına karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-a)Asıl davada Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10343 esas sayılı takibe konu 393.861,75 TL asıl alacak yönünden menfi tespit talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, b)Asıl davada Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10343 esas sayılı takibe konu 36.138,25 TL asıl alacak yönünden davanın kabulü ile davacının davalıya 36.138,25 TL borçlu olmadığının tespitine, c)Asıl davada Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10343 esas sayılı takibe konu işlemiş faiz ve gecikme zammı talebi yönünden davanın HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, ç)Takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-a)Birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/685 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10343 esas sayılı takibe davalıların itirazının 7.591,27 TL asıl alacak üzerinden iptali ile 7.591,27 TL asıl alacak yönünden takibin aynı koşullarda devamına, b)Birleşen davada davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, c)Birleşen davada %20 icra inkar tazminatı olan 1.518,25 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ç)Birleşen davada takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine..." karar vermiştir.
Asıl davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece işlemiş faiz ve gecikme zammı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, takip alacaklısı ...'ın müvekkilinden faiz ve gecikme zammı talep etmediklerine dair dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediği, menfi tespit talepli davanın açılmasından 20 gün sonra olmakla 20.05.2019 tarihinde ... tarafından fiziki olarak müvekkiline gönderildiği, bu hususun 19.08.2019 tarihli dilekçede detaylı bir şekilde açıklanmasına rağmen alacak kalemlerine yönelik dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanacağı, mahkemenin dava değerini hatalı olarak belirlediği, dava dilekçesinde harca esas değerin 691.466,42 TL olarak belirtildiği, 20.03.2019 tarihli icra dosyası hesabındaki bakiye takip borcunun bu miktarda olduğu, dava değerinin kapak hesabına göre belirlendiği, davalı ... tacir olup, basiretli davranmakla yükümlü olduğu, temlikin 5 numaralı hakediş alacağı için düzenlenmiş olmasına rağmen takip başlattığı, eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği, avukatlık ücreti ve yargılama giderinden tam olarak sorumlu tutulması ve müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiği, kötü niyetle hareket ederek kamuya tahsisli hesaplar da dahil müvekkilinin tüm hesaplarına bloke uygulanması için işlem yaptığı, bankalara haciz ihbarnamesi gönderdiği, belirtilen banka hesaplarına, kamuya tahsisli hesaplar dahil haciz tatbik edildiği, kamu hizmetlerinin durma noktasına geldiği, müvekkilinin 28.06.2021 tarihinden beri ödeme yapamadığı, alt yüklenicilerle yapılan sözleşmelerin feshinin gündeme geldiği, 17.06.2021 tarihinden başlamak üzere toplam 7.176.293,67 TL paranın repoya bağlanamadığı, müvekkilinin repo geliri ve yasal faizden mahrum kalarak zarara uğradığı, ... aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmakla birlikte 14.02.2019 tarihli borç ödeme muhtırasının da iptalinin talep edildiği, mahkemesince bu talep hakkında karar verilmediği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı - birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklandığı, menfi tespit talepli eser sözleşmesine dayalı olarak açılan asıl davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkilinin aldığı temlikin TBK 205 maddesi anlamında sözleşmenin devri hükmünde olmadığı, müvekkilinin iş ortaklığının tüm hak ve borçlarını devralmadığı, sadece doğmuş veya doğacak alacaklarını devraldığı, müvekkilinin yüklenici iş ortaklarıyla yaptığı sözleşme gereğince membranı satarak teslim ettiği, edimini ifa ettiği, davacı ...'nin yüklenici iş ortaklarıyla birlikte bedelin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, edimin ifasından itibaren yıllar geçmesine rağmen halen satış bedelini tahsil edemediği, müvekkilinin ... ile iş ortakları arasında akdedilen sözleşmenin tarafı olmadığı, keyfi olarak işin uzatılması, bitirilmemesi, sürüncemede bırakılarak müvekkiline ödeme yapılmamasının kötü niyetli ve açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, ...'nin icra dosyasına sunduğu 31.08.2018 tarihi yazıda temliknamede belirtilen 430.000 TL'nin hakediş tamamlandığında ödeneceğini bildirerek borcu kabul ettiği, borcun kabulünden sonra itiraz edilemeyeceği, menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, açıklandığı gibi ...'nin satış sözleşmesinin tarafı olmasının yanı sıra temlike onay vererek satış bedelini taahhüt ettiği, garanti verdiği, satış sözleşmesine konu membranların ... şantiyesinde ve davacı ... çalışanlarına teslim edildiği, membranın gölet yapımında kullanıldığı, ...'nin sebepsiz zenginleştiği, mahkemece verilen kısmen kabul kararının doğru olmadığı, ...'nin 430.000 TL temlik için onay verdiği, takibe yasal süresi içerisinde itiraz etmediği, icra dosyasına sunduğu dilekçeyle borcu ikrar ettiği, 36.138,25 TL yönünden borçlu olmadığına dair kararın dosya kapsamına uygun bulunmadığı, müvekkili tarafından teslim edilen membranın 11.06.2018 onay tarihli 4 numaralı hakedişe girdiği, müvekkili alacağının ödenmesi için hakediş bedelinin yeterli olduğu, ...'nin takip öncesinde onayladığı bu hakedişle de müvekkilinin alacağını kabul ettiği, eser sözleşmesi ilişkisi kabul edilse dahi ...'nin alacak müvekkiline temlik edilmeden evvel 19.09.2017 tarihli yönetim kurulu kararıyla temlike onay vererek alacağın ödeneceğini kabul ettiği, bu karardan sonra 851.270,76 TL bedelli 4 numaralı hakedişin düzenlendiği, ...'nin müvekkili ile iş ortaklığı arasında düzenlenen temliknameyi bahane ederek ödeme yapmamasının hakkın kötüye kullanımı olduğu, 4 numaralı hakedişten müvekkili alacağının ödenmesi gerektiği, satışa konu malları bizzat teslim almakla yüklenici iş ortakları ile birlikte ...'nin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, nitekim icra dosyasına 393.861,75 TL ödeme yaptığı, bakiye icra dosya borcu ile harç ve vekalet ücretleri yönünden sorumluluğunun devam ettiği; birleşen davada ise, kısmen kabule ilişkin kararın hatalı olduğu, sipariş formu ile birlikte sözleşme ve taahhütnamenin değerlendirilmesi gerektiği, ikinci maddede faturaların sipariş tarihindeki kur üzerinden kesileceğinin ve üçüncü maddede geciken ödemelere aylık olarak ve TL bazında %2 vade farkı ilave edileceğinin belirlendiği, ...'nin yaptığı ödemelerin ödeme tarihleri baz alınarak yüklenici borcundan mahsup edilebileceği, hakedişe dayalı olarak hesaplama yapılmasının taraflar arasındaki sözleşme itibariyle dosya kapsamı ile ilgili olmadığı, temlik nedeniyle ...'nin 420.000 TL borçlu olduğu gerekçesiyle alıcı - iş ortağı davalıların sadece 7.591,27 TL'den sorumlu tutulmalarının hatalı olduğu, ...'nin 393.861,75 TL ödeme yaptığı, menfi tespit davasında bu miktar esas alınarak hüküm kurulduğu, izah edildiği üzere sözleşmede aylık %2 oranında gecikme bedeli kararlaştırıldığı, ayrıca faizden de sorumlu oldukları, mahkemenin ...'nin yaptığı ödeme tarihi itibariyle anapara faiz ve gecikme bedeli de gözetilerek itirazın iptali yönünde bir hüküm kurması gerektiği, mahkemece hem ...'nin sorumlu olduğu tutarın temlik miktarından daha düşük kabul edildiği, hem de itirazın iptali talepli birleşen dava yönünden ...'yi temlik tutarıyla sorumlu kabul ederek ve faiz, gecikme cezası hesabı da yapmadan satış bedeli bakiyesi 7.591,27 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, ...'nin yüklenicilerin toplam hakedişi olan 393.861,75 TL'den mi, yoksa temlik tutarı 420.000 TL'den mi sorumlu olduğu hususunda açık çelişki bulunduğu, yine taraflar lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de hatalı belirlendiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada itirazın 7.591,27 TL alacak üzerinden iptaline ve 1.518 TL icra inkar tazminatına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, zira icra takibinin temliknamenin işleme konulması sebebiyle yapıldığı, müvekkillerinin temlikname kapsamında yerine getirmediği herhangi bir taahhütlerinin bulunmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve birleşen dava, eser ve satış sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve itirazın iptali talepli olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl davada davacı ... ile birleşen davada davalılar, yüklenici iş ortakları .... Şirketi ve ... (iş ortakları) arasında 17.05.2016 tarihli membranlı sulama göleti inşasına ilişkin birim fiyatlı eser sözleşmesi akdedildiği, ...'nin yazılı izni olmaksızın yüklenicinin hakediş ve alacaklarını temlik edemeyeceğinin, temlikin noter tarafından düzenlenmesi ve idare tarafından istenen kayıt ve şartları taşıması gerektiğinin (11.5) kararlaştırıldığı, 31.03.2018 tarihine kadar olan imalatlara ilişkin 4 numaralı hakedişin 11.06.2018 tarihinde onaylandığı, 17.089,631 m² membran imalatının bu hakedişe girdiği, 5 numaralı ve kesin hakedişin 30.12.2019 onay tarihli olduğu, işin geçici kabulünün 22.08.2019 tarihi itibar olunarak 14.10.2020 tarihinde yapıldığı, 26.10.2020 tarihinde onaylandığı, iş ortaklığının 23.08.2017 tarihli dilekçeyle 420.000 TL'nin ...'a temliki için ...'den onay istediği, ... yönetim kurulunun 19.09.2017 tarihinde 420.000 TL için temlike izin verdiği, iş ortaklığının 26.09.2017/7521 yevmiye numaralı temlikname ile gölet inşaatı nedeniyle 5 numaralı hakedişten ödenmek ve toplam 430.000 TL ile sınırlı olmak üzere hakediş alacağını ...'a temlik ettiği, temliknamede ...'nin de muhatap olarak gösterildiği, iş ortaklığı ile ... arasında 17.000 m² membranın 427.591,26 TL bedelle satışına ilişkin 27.09.2017 tarihli satın alma sipariş formu ile satış sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, sözleşmede ödemelerin temlikname ile yapılması ve geciken ödemeler için aylık %2 vade farkı ödenmesinin kararlaştırıldığı, ...'ın 16.08.2018 tarihinde ... ve iş ortaklığına karşı Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10343 sayılı ilamsız icra takibini başlattığı, 430.000 TL asıl alacak, 42.729,04 TL işlemiş faiz ve 91.607,67 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 564.336,71 TL'nin tahsilini talep ettiği, takip talebinde borçlular itibariyle sorumlu oldukları miktarlara ilişkin bir sınırlama, açıklama bulunmadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit talepli davanın takip talebindeki toplam alacak miktarı üzerinden görülmesi gerektiğinden ...'nin takip talebinde yer alan asıl alacak, işlemiş faiz ve gecikme zammı için menfi tespit talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Birleşen davada ise, davacının iş ortaklığına faturalar karşılığı 427.591,26 TL bedelli mal satarak teslim ettiği ihtilafsızdır. Mahkemece 427.591,26 TL'den temlik edilen 420.000 TL mahsup edilmek suretiyle bakiye 7.591,26 TL yönünden birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, temlik nedeniyle ... tarafından ...'a ödenecek bedelin tespitiyle bakiyesi yönünden ve icra hukuku kuralları çerçevesinde icra takibi itibariyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle satış bedelinden ... tarafından temlikine onay verilen miktarının mahsubuyla yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin, istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,
2-) Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/03/2022 tarih ve 2019/217 E-2022/272 K

sayılı kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına,
3-) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-) Davacı ... tarafından yatırılan 80,70 TL + 80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-) Asıl davada davalı - birleşen davada davacı ... Plastik Zemin Tekn. Ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından yatırılan 618 TL + 80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
6-) Birleşen davada davalı ... Kollektif Şirketi ... ve Ortağı tarafından yatırılan 155,57 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
7-) Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 11.12.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan
e-imzalıdır

Üye
e-imzalıdır

Üye
e-imzalıdır

Katip
e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim