Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/697

Karar No

2025/166

Karar Tarihi

12 Şubat 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/697 - Karar No:2025/166
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/697
KARAR NO : 2025/166

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2023
NUMARASI : 2023/56 E-2023/587 K

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İcra Edilebilirlik Şerhi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan ICSID hakem heyeti kararına ilişkin icra edilebilirlik şerhi talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin %60 hissedarı olduğu ... (...) ile davalı .... Şirketi (...) ve bir Umman şirketi olan ... (...) arasında belirtilen bölgelerde uzun süreli petrol ve doğalgaz mühendisliği işlerine ilişkin 08.11.2010 tarihli ODC sözleşmesinin akdedildiğini, tescil belgelerine göre ...'nın ...'nin %50,01 hissesine sahip olduğunu, ...'nin 2014 yılında tasfiye edildiğini, uyuşmazlıklar meydana geldiğini, ...'nun 03.03.2013 tarihinde ...'ye gönderdiği bildirim ile ODC sözleşmesini derhal feshettiğini belirterek işin durdurulmasını talep ettiğini, Umman ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasında akdedilen 04.02.2007 tarihli yatırımların karşılıklı teşviki ve korunmasına ilişkin ikili anlaşmanın 9.1 maddesi gereğince davalı ...'nın 22.03.2013 tarihinde görüşmelere davet edildiğini, 6 ay süren görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalı ...'nın 29.02.2016 tarihinde ICSID Genel Sekreterliğine tahkim talebiyle başvurduğunu, 02.08.2016 tarihinde hakem heyetinin teşekkül ettiğini, heyetin 01.02.2021 tarihinde ...'nın taleplerinin ikili anlaşmanın 1/1 maddesi kapsamına girmediğini, hakem heyetinin ikili anlaşmanın 9/4(a) madde uyarınca yetkisiz olduğuna karar verdiğini, kararın 548 ve 783. Paragraflarında esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmış olsaydı dahi ...'nın taleplerinin reddedileceğinin belirtildiğini, tahkim yargılamasının tüm masraflarının ... üzerinde bırakıldığını, bu kapsamda müvekkilinin avukatlık ücretleri, bilirkişi ücretleri ve masrafları ile diğer ödemelerine karşılık 3.925.329,35 İngiliz Sterlini, 10.900 EURO, 513.175,34 USD ve 3.990,80 Umman Riyali'nin ...'dan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, ...'nın 30.05.2021 tarihinde hakem kararının geçersiz kılınması için ICSID Sözleşmesinin 52.maddesi uyarınca başvuruda bulunduğunu, iptal başvurusu karara bağlanıncaya değin hakem kararının icrasının durdurulmasının da talep edildiğini, başvurunun 09.06.2021 tarihinde ICSID Genel Sekreterliği tarafından kaydedildiğini, aynı tarihte hakem kararının icrasının 52/5 madde uyarıca geçici olarak durdurulmasına karar verilerek taraflara bildirildiğini, müvekkilinin hükmedilen miktarı karşılamaya yetecek tutarda teminat gösterilmesine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkili lehine hükmedilen tüm tutarı kapsayan ve saygın bir uluslararası bankadan alınmış kesin teminat mektubu sunulması için ...'ya 45 gün süre verildiğini, sürenin 06.02.2022 tarihinde tamamlandığını, ...'nın teminat için ek süre talep ettiğini, 05.02.2022 tarihinde teminat mektubu sunulması için 30 gün süre daha verildiğini, sürenin 08.03.2022 tarihinde tamamlandığını, ...'nın teminat mektubu sunamadığını, hakem kararının yürütmesinin durdurulması kararının kendiliğinden kalktığını, kararın ICSID Sözleşmesinin 53.1 maddesi gereğince bağlayıcı ve icra edilebilir hale geldiğini, sözleşmenin 54/2 maddesi gereğince hakem kararının genel sekreterlik tarafından onaylanmış bir suretini ibraz ettiklerini, mahkemece hakem kararının Türk mahkemeleri kararları ile aynı usulde Türkiye Cumhuriyeti İcra Müdürlükleri tarafından icra edilmesi için şerh verilmesi gerektiğini, Türkiye Cumhuriyeti Hazine Müsteşarlığı'nın 17.02.2017 tarihli yazısıyla genel sekreterliğe Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu bildirdiğini, belirtilen yazı gereğince davalı ...'nın yerleşim yeri Gölbaşı/Ankara olmakla Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, iğer yabancı hakem kararlarından farklı olarak ICSID kararlarının, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 62.maddesiyle Hakem Kararlarının Tanınması Ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin (New York Sözleşmesi) V. maddesi uyarınca tenfiz davalarında incelemeye tabi olmadığını, ICSID sözleşmesinin 53.maddesi gereğince hakem kararlarının taraflar açısından bağlayıcı olduğunu, hakem kararının daha üst bir makama hiçbir şekilde götürülemeyeceğini, ICSID sözleşmesinde öngörülenler dışında bir kanun yoluna çözüme konu olmayacağını, mahkemenin incelemesinin hakem kararının genel sekreter tarafından onaylanıp onaylanmadığı, karar hakkında ICSID Tahkim Kuralları uyarınca usulüne uygun olarak verilmiş bir icranın ertelemesi kararı olup olmadığı ile hakem kararının parasal yükümlülük içerip içermediği hususlarının teyidiyle sınırlı olduğunu, dilekçe ekinde yeminli tercümesi ibraz edilen hakem kararının ICSID Genel Sekreterliği tarafından tasdik edildiğini, ... tarafından verilen süre içerisinde teminat mektubu sunulamadığından yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden kalktığını, hakem kararının yalnızca parasal hükümler içerdiğini öne sürerek hakem kararının Türk mahkemelerinin nihai kararları ile aynı usulde icra edilebileceğine ilişkin şerh verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; dava dilekçesinde sıralanan ve dilekçeye eklendiği beyan edilen delil örneklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, hem dava dilekçesinde hem de cevap dilekçesinde gösterilen ve tarafın elinde bulunan belgelerin dilekçeye eklenerek mahkemeye sunulması, başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer almasının zorunlu olduğunu, istisnai koşullarda tarafların gerek ön inceleme, gerek ise tahkikat aşamasında yeni delil gösterme imkanına sahip olduklarını, delilin sonradan sunulmasının o delile daha önceden ulaşılamamasına ya da o delilin varlığı hakkında mazur görülebilir bir bilgisizliğe, bir engellemeye vs. dayanması halinde mümkün olduğunu, bir delilin sonradan ileri sürülmesinin yargılamayı geciktirme amacı taşımaması veya süresinde ileri sürülememesinin ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmaması durumunda mahkemenin o delilin sonradan gösterilmesine izin verilebileceğini, bu nedenlerle davacı tarafın dilekçesine eklediği delillerin kendilerine tebliğ edilmemiş olması sebebiyle durumun HMK 145 maddeye uyduğunu, öncelikle delillerin kendilerine tebliğini talep ettiklerini, ek beyan, cevap, itiraz ve karşı delil gösterme haklarını saklı tuttuklarını, davacı delillerinin Genel Sekreterlik tarafından kayıt altına alınan tahkim dosyasında depolanan hakem kararının aslına, bilgi, belge vs. dokümanlara uygunluğunu denetlemek, sunulan hakem kararlarının ve eki yeminli tercüme evrakının ve Genel Sekreterlikçe usulünce tasdik edildiğine dair davacı iddiasının şekil ve esas yönünden irdelemesi ve yapılacak inceleme ve araştırma sonuçlarına göre davanın karara bağlanmasına, bu kapsamda uluslararası istinabe usulüne göre Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla hakem kararının ve eki tasdik evrakının uluslararası anlaşmalara, standart belge ve formatlara uygun olup olmadığı konusunda Dışişleri Bakanlığı'nın ilgili birimleriyle yazışma yapılmasını talep ettiklerini, ICSID nezdinde hakem kararının iptali talebiyle açılan davanın devam ettiğini, henüz kesinleşmiş bir hakem kararı bulunmadığını, bu nedenle infaz ve icra istemiyle yapılan başvurunun usule aykırı olduğunu, dava dilekçesinin hukuki sebepleri arasında MÖHUK ve New York Sözleşmesini belirtmesinin ve davacının uyuşmazlıkla ilgili taleplerinin klasik bir tanıma ve infaz izni olmadığına dair iddiasının çelişkili davranış yasağına aykırı olduğunu, tahkim kararlarının iç hukukta tanınması ve tenfizi talepli davalarda New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, ICSID hakem kararının taraflar için mecburi olduğunu iddia etmenin V/I-e bendine açıkça aykırı olduğunu, ICSID nezdindeki tahkim yargılaması ve iptal davası süresince yürütmenin durdurulması, icranın geri bırakılması, tedbir için teminat öngörülmesi, sürenin uzatılması, ek sürenin dolması vs. iç hukuktaki tanıma ve tenfiz için verilecek hükme menfi ve müspet bir etkisinin bulunmadığını, ayrıca ticari nitelikte bir sözleşme ilişkisinden kaynaklanan ve konusu para olan ilamların infazı için kesinleşme şartı aranmamasının ticari tahkimde verilen kararın bir daha değişmeyecek şekilde kesin bir sonuca bağlanmadan infaz edilemeyeceğine dair dünyadaki genelgeçer uygulamayı tartışmalı hale getireceğini, kararın icrasından sonra hakem kararı ortadan kalksa dahi zararın telafisinin ve zarar görenin durumunun eski hale getirilmesinin neredeyse imkansız olduğunu, MÖHUK 62/1-h bendindeki kararın kesinleşmemiş olması halinde tenfiz edilemeyeceğine dair emredici normun sözleşmedeki hükümle paralel olduğunu, Yargıtay'ın emsal kararında da aynı görüşün dile getirildiğini, yine 4886 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15.maddesi gereğince süresinde iptal davası açılmasının kendiliğinden hakem kararının icrasını durduracağını, davacının mahkemenin adeta noter gibi çalışacağı, 3 basit ve kısıtlı alan dışında inceleme yapamayacağı, kamu düzenine aykırılık gibi çok ciddi bir denetim yetkisinden de mahrum olduğu, evrakların tamam olması halinde icra edilebilir şerhi vermesine yönelik iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, tarafların itirazları olmasa dahi mahkemenin kamu düzenine aykırılığı resen gözetmesi gerektiğini, müvekkilinin büyük bir umut ve beklentiyle ICSID nezdinde 2017 yılında yaptığı tahkim süreci sonunda ancak 5 yıl geçtikten sonra hakem heyetinin görevsiz olduğunun farkına vardığını, oy çokluğuyla verilen kararda uyuşmazlığın ICSID 1. Maddede tanımlanan yatırım kapsamına girmediğine, ICSID'ın tahkim, yetki ve görev alanında sayılmayacağına, hakem heyetinin görevsizliğine, başvurunun usulden reddine karar verildiğini, kararı perçinlemek için esasa girilmesi halinde de müvekkili davacının haksız olduğuna işaret etme ihtiyacı duyduklarını, diğer iki hakemden taban tabana zıt görüş belirterek muhalif kalan hakemin somut kanıtlar ve emsal dosya örnekleriyle ICSID kurallarına göre uyuşmazlığın tahkim yargısının yetki alanında olduğu, davanın kabul edilmesi gerektiği, çoğunluk kararının adaletsiz ve haksız olduğu hususlarına vurgu yaptığını, müvekkilinin ICSID kurallarına göre ICSID nezdinde açtığı hakem kararının iptali talepli davada oy çokluğuyla verilen kararda temel ve evrensel hukuk kurallarına, hukuki dinlenilme hakkı başta olmak üzere adil yargılanma, tarafların eşitliği, silahların eşitliği, mahkemeye erişim hakkı gibi argümanları kapsamlı biçimde açıkladığını, hakem heyeti kararının alternatif çözüm yollarının güvenilirliği açısından da büyük bir tartışmayı beraberinde getirdiğini, hakem heyetinin müvekkilinin yatırımcı tanımına uygun olmadığını belirttiğini, oysa tahkim dosyasında alınan bilirkişi raporu verilerine göre Umman'da üstlendiği mühendislik işleri nedeniyle asgari 132.000.000 USD, azami 193.000.000 USD yatırım zararına uğradığının belirlendiğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenilme hakkı, mahkemeye erişim hakkı ile yargılamada tarafların eşitliği ilkesinin açıkça ihlal edildiğini, üstelik 5 yıl boyunca uzayan dava nedeniyle 2 hakemin yargılama yetkisini kötüye kullanarak milyonlarca Sterlin dava masrafına neden olduklarını, kararın kamu düzenine aykırı ve infaz edilemez derecede hak ihlaliyle tesis edildiğinin açık olduğunu, Hazine Müsteşarlığı'nın 17.02.2017 tarihli ICSID Genel Sekreterliğine gönderdiği resmi yazıdaki tanıma ve tenfiz konusunda görevli yargı yerinin asliye ticaret mahkemesi olduğuna dair açıklamasının mahkemenin infaz için yargı denetimi yapmaya yetkili olduğunu gösterdiğini, sunulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında kamu düzenine aykırılık kavramının açıklandığını, hakem heyeti kararının kesinleşmediğini, mahkemece yapılacak yargısal denetimin memleket meselesi olduğunu, hiçbir uluslararası anlaşma gerekçe gösterilerek ortadan kaldırılamayacağını, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız bir hukuk devleti olduğunu, müvekkilinin halen dostane çözüm yollarını deneyerek uzlaşabilmek için iletişim ve sulh kanalını kapatmadığını, müvekkilinin gaz, petrol mühendisliğinde ciddi projeleri üstlenerek başarıyla tamamladığını savunarak tanıma tenfiz başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Türkiye'nin taraf olduğu New York Sözleşmesi ve ICSID sözleşmesi hükümlerine göre; ICSID nezdinde yapılan tahkim yargılamasında verilen hakem kararının iptali için dava açılmasının kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurmayacağı, somut olayda; tahkim dosyasının davacısı ... İnşaat vekilinin, Hakem Kararının iptali ve yürütülmesinin durdurlması için başvurusu üzerine, Komite tarafından Hakem Karan’nın icrasının ICSID Sözleşmesinin 52/5. maddesi uyarınca geçici olarak durdurulduğu, kararın icrasının geçici durdurulması kararından sonra davalı ... vekilinin talebi üzerine Ad hoc Komite tarafından tesis edilen 23.12.2021 tarihli Yürütmenin Durdurulması ve Masraflar için Teminat Kararı ile Umman'ın talebi kabul edilerek Hakem Kararı’nın yürütülmesinin durdurulmasının devamı için bir koşul olarak, ... İnşaat’a Hakem Kararında Umman lehine hükmedilen tutar için teminat mektubu sunması için süre verildiği, davacı tarafın talebi üzerine verilen sürenin 30 gün uzatıldığı, davacı tarafın süresi içinde teminat mektubu sunmadığı, teminat yatırılması için verilen sürede davacı tarafça teminat mektubu sunulmaması nedeniyle hakem kararının icrasını geçici durdurulmasına ilişkin karar kendiliğinden ortadan kalktığından ICSID hakem kararının kesinleşmemiş olsa bile infazı edilebileceği, dosyamızın davacısı tarafından dosyaya sunulan ICSID nezdinde ARB/16/7 numaralı dosya ile görülen tahkim yargılaması neticesinde tesis edilen 01.02.2021 tarihli nihai karar ve ICSID Genel Sekreteri tarafından düzenlenen 01.02.2021 tarihli tahkim kararının aslına uygun olduğunun tasdikine ilişkin Karar Belge'si başlıklı belge ve hakem kararının içeriğine göre talep konusu hakem kararanın taraflar için bağlayıcı nitelikte olduğu, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanunun Yabancı hakem kararlarının tenfizi için aramış olduğu koşulların mevcut bulunduğu" gerekçesiyle "1-Davanın kabulüne, Yatırım Uyuşmazlıkları İçin Uluslararası Uzlaşma Merkezi (“ICSID”) nezdinde ARB/16/7 numaralı dosya ile görülen tahkim yargılaması neticesinde; ...'den oluşan Hakem Heyeti tarafından verilen 01.02.2021 tarihli, Nihai Karar'ın (Hakem Kararı’nın) Türkiye'deki İcra Müdürlükleri nezdinde Türk Mahkemelerinin kararları ile aynı usulde icra edilebilmesi için şerh verilmesine" karar vermiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve vakıaları tekrarla, ICSID nezdinde hakem kararının iptali talebiyle açılmış olan davanın devam ettiği, henüz kesinleşmiş bir hakem kararı bulunmadığı, bu aşamada infaz ve icra istemiyle yapılan başvurunun usul, yasa ve uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olup reddi gerektiği, davacının dilekçesinde MÖHUK ve New York Sözleşmesine hukuki sebep olarak dayandığı, diğer yandan taleplerinin klasik bir tanıma ve tenfiz istemi olmadığını iddia ederek çelişkili davranış yasağına aykırı hareket ettiği, tahkim kararlarının iç hukukta icra edilebilir nitelik kazanması için açılan davalarda New York sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, mahkemenin uygulanacak hukuku New York Sözleşmesi olarak belirlediği, ancak hukuk, taktir ve değerlendirmeyi son derece hatalı yaptığı, kesinleşmedikçe infaz edilemez nitelikteki hakem kararının infazına onay verdiği, New York Sözleşmesinde kararın tenfizi için tahkim kararının kesinleşmesinin arandığı, iptali istemiyle dava açılan, henüz kesinleşmeyen bir ICSID hakem kararının tarafları için mecburi olduğunu iddia etmenin V/I-e bendine açıkça aykırı olduğu, iptal davası sürecinde gelişen yürütmenin durdurulması, tedbir için teminat verilmesi gibi vakıaların iç hukukta tanıma ve tenfiz için verilecek hükme etkisinin bulunmadığı, hakem kararının icra edilmesi durumunda bilahare iptal edilse dahi oluşan zararın telafi edilmesinin, zarar görenin eski hale getirilmesinin neredeyse imkansız olacağı, Hazine Müsteşarlığı'nın 17.02.2017 tarihli yazısında ICSID hakem kararlarının tanıma ve tenfizi için iç hukukta yargı yeri olarak asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin bildiriminin dosyaya sunulduğu, mahkemece hakem kararının tanıma ve tenfizine ya da tanıma ve tenfiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, oysa mahkemenin hakem kararının Türkiye'deki icra müdürlükleri nezdinde Türk mahkemelerinin kararları ile aynı usulde icra edilebilmesi için şerh verilmesine karar verdiği, kararın Türk yargısının tanıma ve tenfize ilişkin yargısal denetim yetkisini fiilen ilga ettiği, egemenlik hakkının ihlali niteliğinde olduğu, MÖHUK 62/1-h bendi gereğince kesinleşmemiş kararın tenfiz edilemeyeceği, kuralın emredici norm niteliğinde bulunduğu, davacının mahkemenin adeta noter gibi hareket edeceğine dair iddiasının doğru olmadığı, taraflarca açıkça itiraz edilmese dahi mahkemenin kamu düzenine aykırılığı resen inceleme yetkisine sahip olduğu, müvekkilinin ICSID nezdinde 2017 yılında yaptığı tahkim başvurusunda hakem heyetinin 5 yıl geçtikten sonra 2021 yılında görevsiz olduğunu fark ettiği, uyuşmazlığın ICSID 1. maddede tanımlanan yatırım kapsamına girmediğinin belirtildiği, hakem heyetinin esasa girilmesi halinde de müvekkilinin haksız olduğuna işaret etme ihtiyacı duyduğu, kararın oy çokluğuyla alındığı, muhalif hakemin uyuşmazlığın ICSID tahkim yargısı kapsamında olduğu, çoğunluk kararının haksız ve adaletsiz olduğu hususlarına vurgu yaptığı, hakem heyetinin müvekkilini yatırımcı olarak kabul etmediği, ancak tahkim dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkilinin yatırım zararının 132-193 milyon USD olduğunun belirlendiği, müvekkilinin hakem yargılamasındaki ağır hak ihlalleri nedeniyle adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenilme hakkı ve mahkemeye erişim hakkı ile tarafların eşitliği ilkesinin açıkça ihlal edildiği, Hazine Müsteşarlığı'nın 17.02.2017 tarihli yazısında tanıma ve tenfiz konusunda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu belirtilmekle infaz için yargı denetimi yapmaya yetkili olduğunu açıkça ortaya koyduğu, hakem heyeti kararının henüz kesinleşmediği, mahkemenin yapacağı yargısal denetimin memleket meselesi olduğu, hiçbir uluslararası anlaşma gerekçe gösterilerek ortadan kaldırılamayacağı, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız bir hukuk devleti olduğu, hakem heyeti kararının kamu düzenine aykırı ve uygulanamaz nitelikte olduğu, mahkemece sadece hakem heyeti kararının Türkçe metni ile yetinmeyip, tahkim yargılaması ve iptal davasına ilişkin bütün dava dosyasını getirtmesi ve ileri sürdükleri hususları incelemesi gerektiği, mahkemenin itiraz ve savunma argümanları üzerine tek bir değerlendirme yapmaksızın, hiçbir gerekçe göstermeksizin karar verdiği, kararın HMK 353/1-a.6 bent gereğince kesin olarak kaldırılması gerektiği, ICSID çözüm merkezinin iptal davasına bakan geçici komitesi tarafından eldeki davanın yargılaması sırasında müvekkilinin ileri sürdüğü savunma argümanlarına müdahale ettiği, aksi halde iptal davasının incelenmeksizin reddedileceğini bildirerek müvekkilini müzayaka altına aldığı, tanıma ve tenfiz için kesinleşme şartı gerektiğine ilişkin savunmadan feragat etme emri verdiği, bir skandala imza atıldığı, kamu düzenine aykırılığın pekiştirildiği, çok büyük ekonomik çıkar ve beklentisi tehlikeye düşen müvekkilinin yetkilisi tarafından dosyaya gönderilen 15.09.2023 tarihli beyan dilekçesiyle müzayaka altında bir kısım savunma argümanlarından feragat edildiği, gabin hukuksal nedenine bağlı feragatin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, yine mahkemenin son duruşmasında feragat beyanının asıl tarafından verilmesi ve duruşmadan kısa bir süre önce haberdar olmaların nedeniyle müvekkili ile tahkim davasını yürüten meslektaşlarıyla konuyu müzakere ederek talimat almak üzere süre talep ettikleri, mahkemenin buna izin vermediği, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ICSID hakem heyeti kararına ilişkin icra edilebilirlik şerhi verilmesi talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ICSID Ana Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağının ve bu kapsamda yürütmesi durdurulmadıkça hakem heyeti kararın uygulanacağının tabii bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-) İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 12.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim