Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/663

Karar No

2024/981

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/663 - Karar No:2024/981

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/663
KARAR NO : 2024/981

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/12/2023
NUMARASI : 2023/15 E-2023/885 K

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 03.12.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.12.2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve alacak istemlerine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: Taraflar arasında imzalanan 25.05.2017 tarihli sözleşme ile müvekkilinin Çubuk Belediyesi Hizmet Binası Yapımı İşini yüklendiğini, müvekkilinin sözleşme konusu iş için idareye ... Bankasında düzenlenmiş olan 25.05.2017 tarih ve 716777 numaralı kesin teminat mektubunu sunduğunu ve işe başlayarak sözleşme konusu işi 22.02.2019 tarihinde tam ve eksiksiz bir şekilde tamamlayarak idareye teslim ettiğini, 17.07.2020 tarihinde idarece işin geçici kabulünün yapıldığını, ancak idarece gönderilen 06.12.2021 tarihli yazı ve 25.11.2021 tarihli tutanakla kesin hesap raporunun onaylandığı, kesin hesap raporunda iş artış ve azalışlarından kaynaklı oluşan KDV dahil 686.685,25 TL tutarın kişi borcuna alındığı ve 15 gün içerisinde belediye veznesine ödenmediği gerekçesiyle, 04.01.2022 tarihinde müvekkilinin teminat mektubunun paraya çevrilerek genel bütçeye irat kaydedildiğini, davalının teminatın paraya çevirerek irat kaydetmesi yönündeki işlemlerin haksız ve dayanaksız olduğunu, sözleşme ile eki Yapım İşleri Genel Şartnamesine (YİGŞ) açıkça aykırı olduğunu, kesin hesap raporunun YİGŞ’nin 40.maddesine aykırı ve kesin hesap mahiyeti taşımadığı sabit olup, bu rapora süresinde ve usulüne uygun itiraz edilmesine rağmen herhangi bir mevzuata dayalı olmayan borç tahakkukunun keyfi ve hukuka aykırı olduğunu ve kesin hesap neticesinde oluşan imalat tutarlarının geçici hakedişlerden bağımsız olarak YİGŞ’nin 40.maddesi çerçevesinde kesin hakkediş raporunun düzenlenerek sonuçlandırılması gerektiğini, davalının hatalı olarak aynı şartnamenin 24.maddesini işleterek kesin teminatın nakde çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki bu maddenin bile hakkaniyete aykırı uygulandığını, idarenin teminat mektubunun 686.685,25 TL tutarını nakde çevirdiğini, bunun neticesinde banka tarafından komisyon, gecikme cezası ve belirtilen kalemler olmak üzere toplam 56.502,51 TL alacağında ayrıca tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında bunları bankaya ödemek zorunda kaldığını, bu zararlarının da karşılanması gerektiğini, bu nedenle 09.03.2022 tarihinde idare kayıtlarına giren dilekçe ile müvekkili zararlarının ödenmesi ihtar edilmiş ise de, davalının 04.04.2022 tarihli cevabi yazı ile bu talepleri karşılamayacağını bildirdiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalı idarenin haksız ve hukuka aykırı işlemleriyle teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle müvekkilinden tahsil edilen miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti ile, teminat mektubunun nakde çevrilen tutarından şimdilik 100,00 TL'sının nakde çevrildiği 04.01.2022 tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklı olarak bankaca müvekkilinden tahsil edilen diğer kalemlerin (gayri nakdi krediler ve çek karnesi, komisyon + masraf, gecikme cezası) şimdilik 100,00TL'sının mektubun nakde çevrildiği 04.01.2022 tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: Davada yer alan taleplerin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki ihale sözleşmesi incelendiğinde davacının iddiaları konusunda yargılamayı yapmakla görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesini talep ettiklerini, işin 17.07.2020 tarihinde geçici kabul işlemlerinin tamamlanmasının ardından Sayıştay’ın 2020 yılı denetimleri sırasında vermiş olduğu rapordan da görüleceği üzere bazı imalatların projesine uygun olarak yapılmaması ve iş artış ve eksilişlerinde imalat miktarlarının eksik veya fazla alınması nedeniyle artış ve azalış tutarlarının hatalı hesaplanması sonucu 526.428,56 TL olmak üzere toplam 686.685,25 TL kamu zararının bulunduğunun tespit edildiğini, bu süreçte binanın faaliyete geçerek kullanılması ile birlikte hatalı ve kusurlu işlerin bulunduğu tespit edildiğinden kesin kabul işlemlerinin tamamlanamadığını, Sayıştay raporunda tespit edilen bulgular da incelenip değerlendirilerek 09.09.2021 tarihli kesin hesap raporunun hazırlandığını, dava konusu işlemin Sayıştay'ın sorgu raporu doğrultusunda gerçekleştiğini, ilgili mevzuat gereğince hazırlanan kesin hesap raporunun davacıya 21.09.2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 60 günlük yasal süre içerisinde kesin hesap raporuna ilişkin bilgi, belge, metraj tablosu ve itiraz nedenlerini içeren bir dilekçe sunmadığından davacının kesin hesapla ilgili bütün belgeleri kayıtsız kabul etmiş sayıldığını, 25.11.2021 tarihinde yapı denetim görevlilerince imzalanan tutanakla kesin hesap raporunun kesinleştiğini, davacıya kişi borcu tahakkuk ettirildiğini, 06.12.2021 tarihli yazıyla ödenmesi için 15 gün süre verildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, teminat mektubunun 686.685,25 TL’sının nakde çevrildiğini, dava konusu işlemin mevzuat ve sözleşmeye uygun yapıldığını, davacının belirttiği masraflara ilişkin alacak kalemlerini de kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: Davanın, taraflar arasında yapılan 2017/15856 nolu ihaleye ilişkin 25/05/2017 tarihli eser sözleşmesi kapsamında, haksız yere nakde çevrildiği ileri sürülen 25/05/2017 tarih ve 71677 nolu teminat mektubunun nakte çevrilmesi nedeni ile nakde çevrilen tutarın şimdilik 100,00 TL’sının nakte çevrilme tarihi olan 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ve yine mektubun nakte çevrilmesinden kaynaklı tahsil edilen diğer masraf tutarlarına yönelik şimdilik 100,00 TL’nın 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürüldüğü görev itirazına yönelik yapılan incelemede, öncelikle davacının tacir araştırmasına yönelik ilgili Vergi Dairesi, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve davacının tacir kaydının olduğunun anlaşıldığı, bununla birlikte taraflar arasında yapılan " Çubuk Belediyesi Hizmet Binası Yapım İşi" ihalesinin gerçekleştirildiği, ihale sözleşmesinin bütün halinde incelenmesi neticesinde davacının iddiaları konusunda yargılama yapmakla görevli idare mahkemesinin olduğunun tespit edildiği, davacının söz konusu iddiasının davalı yönünden idari bir işleme dair olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın tam yargı davasının konusunu oluşturduğu, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari yargı yerinde açılması gerektiği, bu itibarla, davada idare mahkemelerinin görevli olduğu ve davanın HMK'nın 114. maddesinin b bendinde öngörülen yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK 114/1-b ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren yasal süre içinde başvuruda bulunulduğunda dosyanın görevli Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin gerçek kişi tacir olduğunu, davalı idare tarafından ihale edilen "Çubuk Belediyesi Hizmet Binası Yapım İşi" ihalesine ilişkin taraflar arasında 25/05/2017 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme gereğince davalı idareye teminat mektubu sunulduğunu, davalı idarenin haksız ve hukuka aykırı işlemleriyle sözleşmeye konu teminat mektubunu nakde çevirmesi suretiyle müvekkilinden tahsil edilen miktar yönünden borçlu olunmadığının tespitine, teminat mektubunun nakde çevrilen tutarının ve teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklı bankaca müvekkilinden tahsil edilen diğer kalemlerin de mektubun nakde çevrildiği 04.01.2022 tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, davanın ilk önce Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığını, 2022/469 Esas numarasıyla görülen davada mahkemece 07/12/2022 tarihinde verilen kararla davanın görüm ve çözüm merciinin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiğini ve görevsizlik kararının kesinleşmesi akabinde talepleri üzerine dosyanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/15 Esasına kaydının yapıldığını, mahkemece 01/12/2023 tarihinde verilen karar ile davanın görüm ve çözüm yerinin Ankara İdare Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan usulden reddedildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 1. maddesine göre iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan etmeleri ile sözleşmenin kurulduğunu, bu şekilde oluşmuş bulunan sözleşmelerin özel norm niteliğinde olduğunu ve taraflar için bağlayıcı bir nitelik arz ettiğini, idarenin eşit iradesi ile katıldığı ve özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı sözleşmeler yapabileceğini, somut uyuşmazlıkta; müvekkili ile davalı idare arasında 25/05/2017 tarihli Çubuk Belediyesi Hizmet Binası Yapımı işine ilişkin kamu ihale sözleşmesi imzalandığını, teminat mektubunun paraya çevrilmesine yönelik iş ve işlemlerin idarenin tek taraflı kamu gücünü kullanarak yaptığı iş ve işlemlerden olmayıp münhasıran sözleşmeden kaynaklanan yetkilerin kullanılmasından kaynaklandığından bahisle dava konusu işbu uyuşmazlığın özel hukuk alanına girdiğini, özel hukuk ilişkisinin varlığı halinde taraflardan birisinin idare olmasının, sözleşme hukuku ilkelerinin uygulanmasına engel teşkil etmediğini, bu itibarla işbu uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin Adli Yargı olduğundan bahisle mahkemece verilen idari yargının görevli olduğuna yönelik kararda hukuki isabet bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamından davanın ilk önce Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/469 Esas sayısında açıldığı, mahkemece 07/12/2022 tarihli kararla Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi davanın görev nedeniyle reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi sonrasında gönderme talebi üzerine dosyanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/15 Esasına kayıtla yargılamaya devam edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava, menfi tespit ve alacak istemlerine ilişkin olup, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda idare mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında Çubuk Belediyesi Hizmet Binası Yapım İşini konu alan 25.05.2017 tarihli 21.580,00TL anahtar teslimi götürü bedelli sözleşme akdedilmiş olup, davacı yüklenici, davalı idare ise iş sahibidir.
Davadaki talep de sözleşme konusu işin tamamlanarak teslim edildiği, 17.07.2020 tarihinde idarece işin geçici kabulünün yapıldığı, ancak idarece kesin hesap raporunda iş artış ve azalışlarından kaynaklı oluşan KDV dahil 686.685,25 TL tutarın kişi borcuna alındığı ve 15 gün içerisinde belediye veznesine ödenmediği gerekçesiyle teminat mektubunu paraya çevirerek irat kaydettiği, davalının teminatın paraya çevirerek irat kaydetmesi yönündeki işlemlerin haksız ve dayanaksız olduğu iddiasına dayalı olarak davalı idarenin haksız ve hukuka aykırı işlemleriyle teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle davacıdan tahsil edilen miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti ile nakde çevrilen tutardan şimdilik 100,00 TL ile teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklı olarak bankaca tahsil edilen diğer kalemler için şimdilik 100,00TL'nın ticari faiziyle davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Kural olarak kamu kuruluşlarınca yapılan ihaleden sonra ancak sözleşme imzalanıncaya kadar çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargı, sözleşmenin imzalanmasından sonra adli yargı yeridir (Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03.02.1997 gün ve 1997/4 Esas, 1997/3 Karar sayılı ilâmı)(Yargıtay 15. HD. 2016/4366 E 2017/533K,13.02.2017)
Dava konusu somut olayda uyuşmazlık sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıkmıştır. O halde ortada, özel hukuk hükümlerine tâbi sözleşme bulunduğundan sözleşme hukukundan kaynaklı uyuşmazlıkta adli yargı yeri görevli olmakla, tarafların tacir olup olmadığı da ve mahkemenin görev hususu da değerlendirilmek suretiyle buna uygun karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle idari yargının görevli olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.12.2023 gün ve 2023/15 Esas 2023/885 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 03.12.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim