Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/32

Karar No

2026/127

Karar Tarihi

6 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/32 - Karar No:2026/127

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/32
KARAR NO : 2026/127

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/11/2023
NUMARASI : 2023/271 E-2023/625 K

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 06/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: 2020/474956 ihale kayıt nolu ihale neticesinde işi üstlenen davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme ile ‘EÜAŞ Genel Müdürlüğü Yeni Kampüsünde Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İle Yapısal ve Bitkisel Peyzaj Uygulaması Yapılması işi’ nin yüklenici davalıya verildiğini, sözleşme gereği 73.401,00TL tutarındaki ihale karar damga vergisinin davalı tarafından müvekkili hesaplarına yatırıldığını, söz konusu damga vergisi mükellefi olan müvekkili tarafından yasal süresi içerisinde beyan edilip vergi dairesine ödendiğini, ancak davalının daha sonra Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine vergi mahkemesinde açtığı dava neticesinde damga vergisini vergi dairesinden tahsil ettiğini, bunun üzerine Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğünün 09.01.2023 tarih 16390 sayılı yazısı ile düzeltme fişi gönderilerek 73.401,00TL damga vergisi aslı ve 31.294,08TL vergi ziyaı cezasının ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, damga vergisi tutarı ve ferileri toplamı 104.695,08TL‘nın müvekkilince 11.01.2023 tarihinde vergi dairesine ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kurulmuş sermayesinin tamamı Devlete ait kamu iktisadi teşekkülü olup mal alımı, hizmet alımı, yapım ve satın alımı işlerinin 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ve ikincil mevzuat hükümlerine göre yürütülmekte olduğunu, Kamu İhale Genel Tebliği 78.30. maddesinde; "Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde isteklilerin teklif bedelleri varsa yüklenici karı ile aşağıdaki bileşenlerden oluşur:(…)ç) Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler: İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri, (…) sözleşme giderleri ve genel giderler teklif bileşeni olarak kabul edilir." denildiğini, sözleşmenin 7.1 maddesi ve sözleşme eki idari şartnamenin 25.1 ve 44.6 maddesi hükümleri gereğince her türlü verginin sözleşme bedeline dahil ve davalı yüklenicinin sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı olarak 104.695,08 TL alacağın 11/01/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: Davacının alınan verginin kanuna aykırı olduğunu belirttiğini, bu nedenle müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu alacak İdari yargı görevine girdiğinden görevsizlik itirazları olduğunu, yüklenici olarak müvekkil şirketin ihale ile aldığı iş ile ilgili İhale Karar Damga Vergisinin mükellefi ve sorumlusunun davacı ... A.Ş olması nedeniyle, ancak bu tutarı müvekkilden aldığı için , Ankara 6. Vergi Mahkemesinde dava açıldığını, söz konusu mahkemenin 10.11.2022 tarihli 2022/802E- 2022/2237K. sayılı kararıyla davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, söz konusu karara davalı idare vekili tarafından itiraz edildiğini ve davanın istinaf aşamasında devam ettiğini, bu karar sonrası müvekkil adına Vergi dairesine başvuru yapılarak ihale karar pulu ve faizi iadesinin alındığını, idari şartname ve Vergi Mahkemesi kararı incelendiğinde görüleceği üzere ihale karar damga vergisi sözleşmenin uygulanması ve/veya sözleşmenin ifası sırasında müvekkili tarafından ödenmesi gereken bir vergi olmayıp tamamıyla davacı tarafından ödenmesi gereken bir vergi olduğunu, çünkü ihale kararı sözleşme imzalanmadan önce alınan bir karar olup sözleşmenin imzalanmasından bağımsız bir işlem olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince: Davanın, davacı tarafından ödenen damga vergisinin tahsili istemine ilişkin olduğu, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların göstermiş olduğu delillerin toplandığı, dosya kapsamına göre bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, mahkemece dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan sözleşmede ve eki idari şartnamede ihale kararı nedeniyle doğan damga vergisinin yüklenici tarafından ödeneceğine ve davacının sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, bu durumda damga vergisinden sorumluluğun genel hükümlere göre belirlenmesi gerektiği; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 3. maddesinde damga vergisinin mükellefinin "Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder. ..." denildiği, aynı kanunun 8. maddesinde resmi dairenin; "Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, belediyeler ve köylerdir. (1)(2) Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz." şeklinde düzenlendiği, davacı şirketin 29.06.2001 tarih ve 24447 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ana statüsünün 3.maddesine göre tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğu ayrıca, hangi kurumların "genel ve özel bütçeli idareler" olarak kabul edileceğinin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I ve II sayılı cetvellerde belirlendiği, bu cetvellerde ise Davacı ... A.Ş. Genel Müdürlüğünün yer almadığı, bu bağlamda davacı ... A.Ş. Genel Müdürlüğünün ihale kararına ilişkin damga vergisinin vergi dairesine yatırılmasında sorumlu sıfatı değil mükellef sıfatı bulunduğu, bu nedenlerle; taraflar arasında 02.12.2020 tarihinde imzalanan 2020/474956 ihale kayıt numaralı, "EÜAŞ Genel Müdürlüğü Yeni Kampüsünde Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İle Yapısal ve Bitkisel Peyzaj Uygulaması Yapılması İşi’"ne ait ihale kararı nedeniyle doğan damga vergisinin mükellefinin kararda imzası bulunan, tüzel kişiliğe haiz ve damga vergisi muafiyeti bulunmayan davacı ... A.Ş. Genel Müdürlüğü olduğu, söz konusu damga vergisinin ödenmesinde, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 4734 ve 4735 sayılı kanun ve ikincil mevzuatına göre satın alma işlemlerini yürüttüğünü, müvekkili ihalelerinde kullanılan Tip İdari Şartnamenin “Teklif Fiyata Dahil Masraflar” başlıklı 25. maddesi gereğince, isteklilerin sözleşmenin uygulanması sırasında ödeyeceği her türlü vergi, harç ve benzeri giderlerin teklif fiyatına dahil olduğunu, Tip Sözleşmenin “Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler” başlıklı 7. maddesi gereğince, taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin vergi, resim ve harç giderlerinin teklif bedeline dahil olduğunu, " Vergi, Resim Ve Harçlar ile Sözleşmeyle İlgili Diğer Giderler" başlıklı 8.maddesinde " Sözleşmenin yapılmasına ait vergi, resim, harç vb. giderler yükleniciye aittir" hükmünün yer aldığını, sözleşmede açıkça tüm vergi, harç vb. masrafların yükleniciye ait olduğunun açıkça yazıldığını, dolayısıyla bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda bu hususun irdelenmemesinin hatalı olduğunu, kaldı ki davalı tarafa damga vergisi ödenmesi sonrasında sözleşmenin imza edileceği Teşekkülce bildirildiği için öncelikle vergi dairesine giderek ihale damga vergisini ödediğini, sonrasında sözleşme imzalandığını ve sözleşme imzalandıktan sonra mükellefin davacı idare olduğu iddiası ile idari yargıda dava açtığını, hem yazılı hem de sözlü olarak taraflar arasında sözleşme hükümleri ile açıkça kararlaştırılmış ve sonradan uygulamaya geçilmiş olduğunu, davalının ihale dökümanlarını aldığı, sözleşme imzaladığı, harcı yatırdığı tüm bu zaman diliminde harçlardan sorumlu olduğunu bildiğini, belirtilen emsal mahkeme kararlarında benzer uyuşmazlıklarda davaların kabulüne karar verildiğini, damga vergisinin kim tarafından ödeneceğine ilişkin olarak Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 15.10.2015 Tarih, 2015/291 E-6581 K. sayılı kararında bu hususta tarafların serbestçe karar verebileceklerinin belirtildiğini, davalı ile imzalanan sözleşmede bu yükümlülüğün davalıya bırakıldığını ve davalının da sözleşme hükmü gereği bu vergiyi ödemiş olduğunu, kamu ihale mevzuatı kapsamında düzenlenen ihale, sözleşmesi ve ekleri kapsamında yorumlandığında ihale kararı damga vergisinin işe ait teklif fiyata dahil edildiği, hakediş bedeli içerisinde tekraren ödendiğinin açıkça görüldüğünü, davalının özel hukuk hükümlerine tabi Kamu İhale Sözleşmesi kapsamında müvekkili hesabına sözleşme gideri olarak yatırdığı banka dekontuna istinaden vergi hukuku kapsamında gelir idaresine ödemediği ihale kararı damga vergisi tutarı için dava açtığını, davalı şirkete vergi mevzuatı kapsamında ihale kararı damga vergisinin iade edilmesinin ihale sözleşme hükümlerine göre davacıya fazla ödeme yapılmasına neden olduğunu, bilirkişi tarafından yalnızca vergi hukukuna göre değerlendirme yapıldığını, sözleşme kapsamında bir değerlendirmenin yapılmadığını, bu hususta bilirkişi raporuna itirazda bulundukları halde mahkemece itirazları nazara alınmayarak raporun esas alınarak hüküm kurulduğunu, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim