Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/29

Karar No

2026/102

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/29 - Karar No:2026/102
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/29
KARAR NO : 2026/102

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2022
NUMARASI : 2020/463 E-2022/546 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 04/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; taraflar arasında 26.07.2017 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını İşbu sözleşme ile müvekkil davacı şirket, davalının S.S. ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifine karşı yüklendiği 106 adet prefabrik işyeri inşaatının projesinde yer alan bims duvar, hatıl, kaba sıva, dış sıva, iç sıva, dış cephe boyası, iç cephe boyası, tavan boyası, mantolama, şap, saha betonu imalatlarının yapımını üstlenildiğini, müvekkil davacı, üstlenmiş olduğu işi eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalıya hakediş faturalarını düzenleyerek gönderdiğini, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını ancak Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5704 sayılı dosyasına konu edilen alacak hiçbir şekilde ödenmediği gibi davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve dayanaksız bir şekilde itiraz edildiğinden bahisle davalının Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5704 sayılı dosyası kapsamında asıl alacağa ve tüm ferilerine karşı yapmış olduğu haksız itirazların iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, 20.01.2021 tarihli açıklama dilekçesi ile de dava ile talep edilen kalemin davalı firmanın 2020 yılında cari hesap ekstresinde görünen cari hesap bakiyesine ilişkin olduğu, bu alacağın salt teminat kesintilerinden oluşmadığı, bu nedenle miktar olarak ayrıştırılmasının da mümkün bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili özetle; 26.07.2017 tarihli sözleşmede ve 28.07.2017 tarihli iş yeri teslim tutanağında görüleceği üzere işin süresinin 150 gün olarak belirlenmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından işlerin süresinde bitirilemediğini, 01.03.2018 tarihinde bir sözleşme daha imzalandığını, bu sözleşmede ise işin süresinin 180 gün olarak belirlendiğini, yine davacı şirketin işleri tamamlayamaması üzerine 2019 yılında 60 gün süreli üçüncü bir sözleşme daha imzalandığını, üçüncü sözleşmeye istinaden 10.04.2019 tarihinde düzenlenen iş yeri teslim tutanağında işin bitiş tarihi 10.07.2019 olarak kararlaştırıldığını, ancak davacı şirket verilen tüm bu ek sürelere rağmen işi yine de tamamlayamadığını, müvekkil şirket tarafından 06.07.2019 tarihinde yazılı olarak ihtar çekildiğini, 30.07.2019 tarihine kadar işlerin tamamlanması istendiğini, işlerin tamamlanmamış olması sebebiyle, 24.08.2019 tarihinde yeniden yazılı bir ihtar gönderildiğini, davacı yanca yüklenilen işlerde eksiklik ve ayıplar bulunduğunu, asıl iş sahibi tarafından henüz işin kabulü yapılmadığını, asıl iş sahibi kooperatif tarafından müvekkil şirkete bildirilen eksik ve ayıp listelerinden de görüleceği üzere davacının yükümlülüğünde olan iş kalemlerinde eksiklik ve ayıplar bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından davacıya toplamda 18 adet hak ediş ödemesi yapıldığını, söz konusu hak edişler ile hak edişlerin dayanak belgeleri ekte sunduklarını, sözleşmelerin 7(a) maddesi uyarınca geçici kabul eksiklikleri için hak edişlerinden kesilen %3 teminat kesintilerinin ödenmemiş olduğunu, davacıya ödenmeyen bedel nakit teminat kesintisi bedeli olup bu bedelin ise 211.765,00 TL olduğunu, davacının iddia ettiği gibi 230.050,91 TL olmadığını, 26.07.2017-27.02.2018-01.04.2019 tarihli sözleşmelerde nakit teminat kesintilerinin hangi hal ve şartta davacıya ödeneceği düzenlendiğini, sözleşmelerin 7. maddesi (b) bendinde; “Taşeron tarafından yapılan işlerin sözleşme ve teknik şartnamelere uygun şekilde işverene teslim edilmesi, teslim edilen işlerin idarece geçici kabulünün yapılması, sözleşme konusu iş ile ilgili taşeronun SGK ilişiksiz belgesi getirmesi ve bu işten dolayı işverene borcunun olmadığının belirlenmesi" düzenlemesinin bulunduğu, bu şartların sağlanması durumunda nakit teminatın iade edileceğinin düzenlendiğini, asıl iş sahibi kooperatifin müvekkilininin yükümlenmiş olduğu işi henüz teslim alınmadığını, asıl iş sahibi kooperatif tarafından müvekkil şirkete bildirimi yapılan listelerden de görüleceği üzere davacının yükümlendiği "Bims duvar, hatıl, kaba sıva, dış sıva, iç sıva, dış cephe boyası, tavan boyası, mantolama, şap, saha betonu" işinde eksiklik ve ayıplar bulunduğunu, asıl iş sahibi tarafından işin geçici kabulü yapılmadığı için sözleşmenin 7 (b) maddesine göre davacının nakit teminat kesintilerinin iadesini talep etmeye hakkı bulunmadığını, dava dışı asıl iş sahibi kooperatif tarafından işin geçici kabul yapılmadığından ve davacının teminat kesintilerini iadesini talep etme hakkı da işin geçici kabulünün yapılması şartına bağlı olduğundan davacının nakit teminat kesintilerinin iadesi talep etme şart ve koşulları taraflar arasındaki sözleşmeye göre oluşmadığını, faiz talebinin başlangıcı icra takip tarihi olması gerektiğinden davanın reddine, davacı takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın, arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hak ediş alacağına dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Ankara 32. İcra Dairesinin 2020/5704 sayılı icra dosyasında alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine cari hesap bakiyesi alacağına dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 244.668,13 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, takibin borçlunun süresinde itirazı ile durduğu ve davanın İİK’nın 67. maddesine göre yasal süresi içinde açıldığı, Kahraman Kazan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/18 sayılı D.İş sayılı dosyasında; davalının yaptığı sözleşme kapsamındaki eksik ve ayıplı işlerin tespitinin yapıldığı, 87 ayrı işyerine ait bir tespit olduğu, bu tespitte belirlenen işlerden cüzi bir kısmının davacının üstlendiği işlere ilişkin olduğu, davacının üstlendiği işlere ilişkin tespit raporunda belirlenen eksikliklerden; saha betonu eksikliklerinde Davacının sadece işçilik yapmış olduğu, saha betonu alt imalat kalemlerinin davalı sorumluluğunda olduğu , saha betonu eğiminin davacının sorumluluğunda olduğu, sıvalarda ve duvarlarda çatlakların oluşması hususunda zeminde oluşan farklı oturmalardan kaynaklanacak eksiklikler olduğu için davacının bu durumu ortadan kaldırmaya gücünün yetmeyeceği, mantolama imalatı şakulünde olmadığı hususunda ise mevcut prefabrik yapı sisteminin terazisinde yerleştirilmesi sorumluluğu davalıda olmakla beraber, işçilikten de kaynaklanmasının muhtemel olduğu, sıva tamiratları, sıva eksikliklerinin davacının sorumluluğunda olduğu, boya tamiratları, boya eksiklikleri davacının sorumluluğunda olduğunun tespit edildiği, davacı taşeron ve davalı ana yüklenici firma olmak üzere; davalının S.S ... Toplu İşyerleri Yapı Kooperatifinin yaptığı ihale sonucu üstlendiği yapım işindeki bir kısım imalatların yapımı için davacı ile aralarında sözleşmeler akdedildiği, söz konusu sözleşmeler incelendiğinde taraflar arasında 26/07/2017 tarihinde 106 Adet Prefabrik İşyeri İnşaatı İşinin, iş bu inşaatın proje kapsamında yer alan, "Bims Duvar, 'hatıl, kaba sıva, dış sıva, iç sıva, dış cephe boyası, iç cephe boyası, tavan boyası, mantoluma, şap, saha betonu imalatlarının” taşeron tarafından sözleşme hükümleri uyarınca yapımı konusunda sözleşme akdedildiği, 27/02/2018 tarihinde ise 106 Adet Prefabrik İşyeri İnşaatı İşinin, iş bu inşaatın proje kapsamında yer alan 220426 ada 1-21 parsel "Bims Duvar, hatıl, kaba sıva, diş sıva, iç sıva, dış cephe boyası, iç cephe boyası, tavan boyası, mantolama, şap, saha betonu imalatlarının" taşeron tarafından sözleşme hükümleri uyarınca yapımı konusunda sözleşme akdedildiği, 01/04/2019 tarihinde de 106 Adet Prefabrik İşyeri İnşaatı İşinin, iş bu inşaatın proje kapsamında yer alan 220427 ada 1-5 parsel "Bims Duvar, hatıl, kaba sıva, dış sıva, iç sıva, dış cephe boyası, iç cephe boya , mantolama, Seramik imalatlarının” taşeron tarafından sözleşme hükümleri uyarınca yapımı konusunda sözleşme akdedildiği, icra takibinin dayanağı olan davacının 30/12/2019 tarihli A-089952 numaralı faturaya bağlı alacağı ve faturaya esas 18 nolu hak edişe ilişkin bakiye ödenmesinin talep edildiği, davalının ise hak edişleri ve faturaları inkar etmediği ancak idare ile geçici kabulünün yapılmaması, davacının eksik-kusurlu işlerinin bulunması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre %3 geçici teminat kesintisini tutma hakkı olduğu, idare ile davalı arasında da yapım işine ilişkin davaların devam ettiğini ileri sürerek ödeme yapmadığını belirttiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin 1. maddesinde taraflar “a) İdare S.S. ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi b) İşveren : ... Grup İnşaat Taah. Mim. San. Tic. Ltd. Şti. c) Taşeron : ... İnşaat A.Ş.” şeklinde belirlendiği, sözleşmelerin “Teminat” başlıklı 7. maddesinde ise; “ a) Taşeron teminat için sözleşme imzalandığında gayri nakdi sözleşme teminatı olarak 450.000-TL senet verecektir. Ayrıca her hak edişte geçici kabul eksikleri için %3 nakit teminat kesilecektir, (nakdi teminat olarak) b) İşin bitiminde taşeron tarafından yapılan işler sözleşme ve teknik şartnamelere uygun şekilde işverene teslim edildiği ve idarece geçici kabul yapıldığı ve sözleşme konusu iş ile ilgili taşeronun SGK ilişiksiz belgesini getirmesi ve bu işten dolayı İiverene borcunun olmadığının belirlenmesi halinde söz konusu nakit teminat taşerona iade edilecektir. Ancak sonradan ortaya çıkabilecek gizli kusurların teminatı olarak alınan gayri nakdi sözleşme teminatı işin kesin kabulüne kadar iade edilmeyecektir. İdarece kesin kabulü onaylandıktan sonra kesin teminat iade edilecektir.” hükmünün yer aldığı, tüm bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmelerin 1. maddesi ile davacı taşeronun davalı işvereninin idaresi olan S.S ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifini idare olarak kabul ettiği, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca işverenin geçici kabule kadar %3 lük nakit teminat kesintisini tutma hakkı bulunduğu, somut olayda davalının davacıya kesin kabul yapması şartı olmadığı, davalıya da idaresi olan kooperatif tarafından geçici kabul yapılmasının gerektiği, asıl iş sahibi kooperatif tarafından davalıya karşı projedeki eksik hususların tespiti için Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/18 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davacının üstlendiği işleri tamamlamadığı eksik ve ayıplı olduğunun anlaşıldığı, asıl iş sahibi kooperatifi ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı alacakların tahsili amacıyla Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9384 Esas sayılı dosyası marifetiyle kooperatif aleyhine icra takibine geçildiği, iş sahibi kooperatif tarafından yapılan itiraz sonucu Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/619 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, asıl İş Sahibi kooperatifi ile davalı şirket arasındaki davalar ve tüm dosya kapsamındaki delillerde değerlendirilerek; davalı işverenin asıl iş sahibi idare konumundaki kooperatife kabul işlemlerini yaptırdığına yönelik bulguya rastlanılmadığından ve huzurdaki davaya esas taraflar arasındaki sözleşmelerde de davalının kabul yapma şartına ilişkin açıklama olmaması ile idare olarak kooperatifin taraflarca kabul edilmesi nedeniyle davalının işlerinin geçici kabulü yapılmadığından bu iş içerisindeki bir kısım işlere yönelik davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye konu işlerin de geçici kabulünün yapılmadığı sonucuna varıldığı, bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında taşeron sözleşmesi imzalandığı, davacının eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe davalının itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, davalı davacının icra takibine koyduğu hak edişleri ve faturaları inkar etmemiş ancak idare ile geçici kabulünün yapılmaması, davacının eksik-kusurlu işlerinin bulunması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre %3 geçici teminat kesintisini tutma hakkının bulunduğunu belirttiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin 1. maddesi ile davacı taşeronun davalı işvereninin idaresi olan S.S ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifini idare olarak kabul ettiği, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca işverenin geçici kabule kadar %3’lük nakit teminat kesintisini tutma hakkı bulunması ve sözleşmeye konu işlerin de geçici kabulünün yapılmadığı anlaşıldığından davalının geçici kabule kadar %3’lük nakit teminat kesintisini tutma hakkı bulunduğu, %3’lük teminat kesintisi alacağının muaccel olmadığı, mahkemece hükme esas alınan 09.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre 18 adet hak ediş raporu ve 18 adet fatura yönünden KDV hariç imalat bedelinin 5.982.062,10 TL olduğu, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden %3’lük teminat kesinti bedelinin 179.461,86 TL olması gerekeceği kabul edilerek davacının icra takibine konu hak ediş alacağından muaccel olmayan %3’lük teminat kesintisi de düşülmek suretiyle davacının icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının 51.583,75 TL olacağı, davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden fatura alacağına takip öncesi faiz işletilemeyeceği, alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek verilmesi kanaatine ulaşılarak davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 32. İcra müdürlüğünün 2020/5704 Esas sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 51.583,75 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davacının, üstlenmiş olduğu işi eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olduğu, dosya kapsamında hazırlanan 04.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de bu durumun sübut bulduğu, dosya kapsamında da davacının herhangi bir eksik iş yapmadığı tespit edilmesine rağmen istinafa konu kararda geçici kabulün müvekkilin üstlenmiş olduğu işleri eksik teslim etmesinden dolayı yapılamadığından bahisle teminat kesintilerinin muaccel olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dava ile talep edilen hususun, davalı firmanın 2020 yılında cari hesap ekstresinde görünen cari hesap bakiyesine ilişkin olup bu cari hesap bakiyesinin tamamen muaccel hale geldiği, davalı ile kooperatif arasında geçici kabul yapılmamasının sebebinin kişisel husumete dayanmakta olup bu durumun, müvekkil davacıya ait sigorta dosyasını dahi kapatan davalının ödemeden kaçınmasına bir sebep oluşturmadığı, davacının 30/11/2019 tarihinde işlerini tam ve eksiksiz teslim etmesine ve asıl iş sahibinden iş bitirme belgesi almasına rağmen davalının 1 yılı aşkın bir süredir davaya konu edilen cari hesap alacağını başka bir deyişle hakediş alacaklarını ödemediği, halihazırda davacının, sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, davalının başkaca sebeplerden dolayı geçici kabul yapılamadığından bahisle ödemeden imtina etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacı şirket tarafından üstlenilen işlerin eksik yapılması hususunun tamamen dayanaksız ve soyut olduğu, davacı şirketin, asıl iş sahibi kooperatiften, Kahramankazan Sosyal Güvenlik Merkezi'ne hitaben müvekkil davacının üstlendiği işlerin tamamlanması neticesinde iş bitirme belgesi aldığı, üstlendiği işi eksik yapan bir taşeron ile SGK nezdinde ilişiği kesmek üzere böyle bir evrak verileceğini düşünmenin gerçekliğe aykırı olduğu, nitekim müvekkil davacı şirketin edimini eksik yerine getirmesi halinde şantiyede çalışılması ve çalışanların sigorta edilmesi gerektiği, ancak asıl iş sahibi kooperatifin 30/11/2019 tarihi itibariyle müvekkil davacı şirketin işinin sona erdiğini ve bildirge verilmeyeceğini, sigorta dosyasının kapatılmasını talep ettiği, davalının eksik yapıldığını ileri sürdüğü iş ve işlemlerin müvekkil davacıya ait olmadığı, aynı zamanda kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurda konu edilen alacak teminat kesintilerine ilişkin olsa dahi taşeron sözleşmesi uyarınca nakdi teminat kesintisinin, SGK ilişiksiz belgesi alınması, yapılan iş ve işlemlerin eksiksiz olması sebebiyle iadesi gerektiği, davalı şirket ve asıl iş sahibinin başkaca hususlar nedeniyle ihtilaf yaşaması neticesinde geçici kabul yapılmamasının müvekkil davacı şirketin sorumluluğunu doğurmayacağı, sonuç olarak özetlemek gerekirse sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirerek SGK'dan ilişiksiz belgesi alan müvekkil davacı, 1 yılı aşkın bir süredir davalı firmanın başka hususlardan kaynaklı olarak asıl iş sahibi ile yaşadığı problemlerden dolayı alacağına kavuşamamakta olup mahkeme tarafından da teminat kesintilerine ilişkin kısmın muaccel hale gelmediğini kabul etmenin usule, yasaya, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davaya konu sözleşme kapsamındaki işin 30.11.2019 tarihinde teslim edildiğinin iddia edilmiş olması, dava tarihi ve sözleşmenin 7/b maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde nakdi teminatın iade edilmesinin dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 04.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim