mahkeme 2024/190 E. 2024/294 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/190
2024/294
16 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/190 - Karar No:2024/294
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/190
KARAR NO : 2024/294
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2023
NUMARASI : 2023/663 E-2023/678 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Banka Teminat Mektubunun İadesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2024
Davacı vekili tarafından davalı hakkında açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubunun iadesi davasında mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; halihazırda davalı İdare bünyesine alınan Köy Hizmetleri 17. Bölge Müdürlüğü-Bursa/ Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'na Yenişehir Yolören stabilize kaplama işi kapsamında verilen ... tarafından düzenlenen 3.455,00 TL bedelli, 25100000254 mektup numaralı, 24/12/2002 düzenleme tarihli, kesin ve süresiz, yine aynı banka tarafından düzenlenen 5.645,00 TL bedelli, 25100000257 mektup numaralı, 24/12/2002 düzenleme tarihli, kesin ve süresiz, 5.700,00 TL bedelli, 25100000259 mektup numaralı, 25/12/2002 düzenleme tarihli, kesin ve süresiz, 3.500,00 TL bedelli, 25100000258 mektup numaralı, 25/12/2002 düzenleme tarihli, kesin ve süresiz banka teminat mektupları ile .... tarafından düzenlenen 2.000,00 TL bedelli, 7002 mektup numaralı kesin ve süresiz, yine aynı banka tarafından düzenlenen 160,00 TL bedelli, 9636 mektup numaralı, 25/02/2003 düzenleme tarihli, kesin ve süresiz banka teminat mektupları olmak üzere, toplamda altı adet banka teminat mektubunun söz konusu işin tamamlanmış olması ve müvekkili şirketin iflasına karar verilmiş olduğundan İflas İdaresi tarafından iki kez banka teminat mektuplarının istenmesine rağmen iade edilmemesi nedeniyle, huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek; davaya konu banka teminat mektuplarının iadesini, iadelerinin mümkün olmaması halinde ilgili teminat mektuplarının hükümsüz kılınarak geçersizliğinin tespitini talep etmiş; 03/10/2023 tarihli dilekçesi ile gelinen aşamada görülen lüzum üzerine davadan feragat edildiği beyan edilmiştir.
Davalı vekili davanın husumet yokluğundan aksi halde esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın, davalı İdare nezdinde bulunan banka teminat mektuplarının iadesi, iadelerinin mümkün olmaması halinde ise hükümsüz kılınarak, geçersizliklerinin tespiti istemine ilişkin olduğu, 29/09/2023 tarihinde açılan davada, tensip zaptı hazırlandıktan sonra davacı müflis şirket vekili tarafından verilen 03/10/2023 tarihli dilekçe ile, gelinen aşamada gördükleri lüzum üzerine davalarından feragat ettiklerini, karşı tarafça henüz vekalet sunulmadığı, cevap dilekçesi de gönderilmediği nazara alınarak davalı tarafa vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, davadan feragat etmeleri nedeniyle gerekli işlemlerin bu doğrultuda yapılmasını talep ettikleri, davacı vekili tarafından sunulan davadan feragate ilişkin dilekçenin davacı şirketin iflas etmiş olması nedeniyle iflas idaresine de tebliğ edilerek beyanda bulunulmasının istendiği, yapılan tebligata rağmen verilen süre içinde bu konuda bir beyanda bulunulmadığı, feragat dilekçesine karşı çıkılmadığı, davadan feragatın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelerdeki düzenlemeler incelendiğinde; feragatın davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, feragatin hüküm ifade etmesinin ne karşı tarafın ne de mahkemenin kabulüne bağlı olmayıp, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurucu nitelikte olduğu, bu durumda; davacı tarafça davanın açılmasının üzerinden çok kısa süre geçmesinden sonra davalı tarafça davaya henüz cevap dilekçesi verilmeden ve vekaletname sunulmadan duruşma gününden önce davadan feragat edilmiş olduğu bildirilmekle, duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu davanın, davadan feragat edilmiş olması nedeniyle davanın vaki feragat nedeniyle reddine, davacının harç ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına, davadan feragat dilekçesinin 03/10/2023 tarihli olduğu, davalı tarafça verilen cevap dilekçesinin ise feragat dilekçesinin sunulduğu tarih olan 03/10/2023 tarihinden sonraki tarih olan 04/10/2023 tarihli olduğu ve dosyaya davalı tarafça sunulmuş bir vekaletnamenin de olmadığı nazara alınarak, davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; dava dilekçesinde belirtilen Köy Hizmetleri 17. Bölge Müdürlüğü- Bursa/ Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'na Yenişehir Yolören stabilize kaplama işi kapsamında verilen toplamda altı adet banka teminat mektuplarının iadesinin, iadelerinin mümkün olmaması halinde ilgili teminat mektuplarının hükümsüz kılınarak geçersizliğinin tespitinin talep edildiğini, söz konusu davanın tarafı kurumları olmadığı halde haksız ve mesnetsiz olarak kurum aleyhine husumet yöneltildiğini, bu nedenle dava konusu işin esasına girmeden husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin 04/10/2023 tarihli cevap dilekçesi ile talep edildiğini, ancak davacı tarafın davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, davaya 04/10/2023 tarihinde [12395155765] iş emri numarasıyla cevap dilekçesi verildiği halde, 08/11/2023 tarihinde cevap dilekçesi tarihinden 1 ayı aşkın süre sonra sanki davaya hiç cevap verilmemiş ve vekalet ücreti talebinde bulunulmamış gibi hüküm tesis edildiğini belirterek; Avukatlık Asgari ücret Tarifesinin 6. maddesi gereğince kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davalı vekilince vekalet ücreti takdir edilmesi talebi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2018 tarih ve 2016/19798 Esas-2018/6076 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, feragat beyanı mahkemeye ulaştığı andan itibaren hüküm ifade edecek olup, davacı vekilinin feragat dilekçesinin 03/10/2023 tarihli olduğu, cevap dilekçesinin 04/10/2023 tarihli olup, davalının vekili tarafından feragatten önce herhangi bir hukuki yardımda bulunulmadığının anlaşılmasına, bu nedenle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.