mahkeme 2023/693 E. 2023/1002 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/693
2023/1002
6 Ekim 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/693 - Karar No:2023/1002
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/693
KARAR NO : 2023/1002
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/03/2021
NUMARASI : 2019/201 E-2021/230 K
ASIL DAVADA
DAVACI
DAVALILAR :
DAVALARIN KONUSU : Geçici Kabulün Yapılması, İtirazın İptali / İtirazın İptali
(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2023
Eser sözleşmesinden kaynaklanan geçici kabulün yapılması ve itirazın iptali talepli asıl dava ile itirazın iptali talepli birleşen davada mahkemece davaların reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; davalıların yüklenicisi olduğu otoyol inşaatı kapsamındaki prekast kiriş üretim ve montaj işlerinin müvekkiline taşere edildiğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, projenin tamamlandığını, otoyolun faaliyete geçtiğini, tüm başvurulara rağmen davalı tarafın geçici kabul yapmadığını, ihtarname keşide edildiğini, bakiye fatura tutarlarının bildirildiğini, sonuç alınamadığını, icra takibi başlatıldığını, geçici kabul yapılmadığından müvekkilinin vergi anlamında büyük bir kayba uğradığını öne sürerek geçici kabulün dava yoluyla yapılmasını, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... Şirketi vekili özetle; geçici kabule ilişkin talepte bulunulamayacağını, geçici kabul koşullarının oluşmadığını, arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici kabul talebinin ayrı bir davada talep edilebileceğini, itirazın iptali talepli davada incelenemeyeceğini, davacının ortaklıktan alacaklı olmadığını, ortaklığın bilgisi dışında bir kısım malzemeyi şantiyeden çıkararak götürdüğünü, şikayet üzerine açılan ceza davasında tüm sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... Şirketi vekili özetle; geçici kabul talebine ilişkin arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının adi ortaklıktan alacaklı olmadığını, aksine adi ortaklığın alacaklı olduğunu, davacının sorumluluklarını yerine getirmediğini, şantiye alanındaki malzemelerin götürülmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkili tarafından başlatılan 2019/5085 sayılı takibe ilişkin arabuluculuk başvurusunun sonuçsuz kaldığını, davaların birleştirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili özetle; sözleşme ilişkisi devam ederken davalı tarafça adi ortaklığa ait belirtilen malzemelerin şantiyeden götürüldüğünün tespit edildiğini, ceza davasında sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin tespit edilen malzemeler nedeniyle zarara uğradıklarını, zararın davalı hakedişinden kesildiğini, davalının şantiye alanını sözleşmeye uygun olarak teslim etmediğini, şantiye sahasındaki tahliye ve rehabilite işlemlerinin müvekkilleri tarafından yaptırıldığını ve davalıya fatura edildiğini, başlatılan icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, davanın, davacı tarafından müvekkillerine karşı açılan 2019/201 esas sayılı davayla birleştirilmesi gerektiğini savunarak 2019/5085 sayılı icra takibine yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "Dava öncesinde geçici kabul talebi yönünden de arabuluculuk faaliyeti ve sonucu dosyamıza sunulması gerekmektedir. Tarafların karşılıklı davalarında işin geçici kabulünün yapılması için bir araya gelinmesi ortak zorunluluktur. Yanlar arasında gelişen bir ceza dosyası da mevcuttur. Geçici kabulün yapılma koşulları sözleşmede açıkça belirlenmiş olmakla ticari nitelikli eser sözleşmesinden kaynaklı davada geçici kabulün yapılması kesin kabulün yapılması gibi görevleri tarafların sorumluluklarında olup olumlu yada olumsuz sonuçların mahkememizce çözümlenmesi talep edilebilir. Taraflar asıl ve birleşen davada delillerini sunmuş ise de asıl davada davalı ve birleşen davada davacı yanın asıl davanın geçici kabül yönünden arabuluculuk faaliyeti gerçekleşmeden açıldığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde ısrarcı olmaları üzerine mahkememizce karar celsesinde her iki davanın da netice itibariyle geçici kabul için biraraya gelinerek olumlu yada olumsuz bir hakediş hesabı çıkarmaları gereği için duruşmaya 3 aylık bir süre ara verilmesi, bu süre içerisinde anlaşma veya anlaşmama tutanağını mahkememize sunmaları için hazır vekillere fırsat tanınmıştır. Mahkememizin bu sözlü yaklaşımına taraflardan olumlu bir yanıt alınamamıştır. Açıklanan nedenlerle tarafların dava dayanakları alacak isteklerine dair icra dosyaları hakkında hüküm tesisi öncelikle geçici kabulün ve hatta kesin kabulün yapılması ön koşullarına tabii olmakla ve taraflarca bu uyuşmazlık için 7155 sayılı kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi uyarınca ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (...)'' yine 7155 sayılı kanunla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A maddesi uyarınca; ''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.(...)'' şeklindeki düzenlemeler uyarınca, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ve anlaşmazlık son tutanağının düzenlenmiş olması dava şartı olarak kabul edildiğinden geçici kabul isteğinde işin esasına geçilememiş, bu nedenlerle de asıl ve birleşen davalarda ise alacak/itirazın iptali isteklerinin erken açıldığı" gerekçesiyle "1-Asıl davada; Erken açılan davanın usulden reddine, 2-Birleşen davada; Erken açılan davanın usulden reddine" karar vermiştir.
Asıl davada davacı - birleşen davada davalı ...... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada itirazın iptali ile birlikte geçici kabulün mahkeme yoluyla yapılmasının da talep edildiği, geçici kabul talebi için de arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğu, ayrıca davalı tarafa geçici kabulün yapılması için ihtarname de keşide edilmiş olduğu, dava şartının gerçekleştirilmiş olduğu, mahkemece de 17.11.2020 günlü duruşmada davalı tarafın usuli itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmesine ve delillerin toplanmasına karar verildiği, tarafların dava ve birleşen davadaki arabuluculuk süreçleri nedeniyle iki kez görüştükleri, mahkemenin taraflara anlaşmaları için süre verildiğine dair gerekçesinin hukuki olmadığı, HMK 110 madde gereğince davaların yığılması nedeniyle itirazın iptali ile geçici kabulün yapılmasının talep edilebileceği nedenleriyle kararın asıl dava yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali talepli birleşen dava için dava tarihinden önce arabuluculuk başvurusu yapıldığı, anlaşma sağlanamadığı, 11.07.2019 tarihinde son tutanağın düzenlendiği, birleşen davanın geçici kabul şartlarına tabii olduğu ve buna ilişkin tutanaklar sunulmadığı, davanın erken açıldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, adi ortaklığın alacaklı olduğu, birleşen davaya konu icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davanın, adi ortaklığın cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali için açıldığı, birleşen dava tarihinden önce arabuluculuk başvurusu yapıldığı, anlaşma sağlanamadığı, cari hesap alacağının geçici kabule bağlı olmadığı, birleşen davada geçici kabul yapılmasının talep de edilmediği, geçici kabul talebinin asıl davaya konu olduğu, adi ortaklık zarara uğratıldığından geçici kabulün yapılmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davaların reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edebilmelerinin yanı sıra, mahkemelerin iş yükünün de azaltılması düşüncesiyle bazı hukuk uyuşmazlıkları için bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak arabuluculuk benimsenmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi gereğince, bu Kanununun 4. üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. HUAK 18/A madde uyarınca arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, bu zorunluluğa uyulmaması durumunda mahkemece davacıya bir haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verilmeli, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmeli, yine dava arabuluculuğa başvurulmadan açılmış ise herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmelidir.
Somut olayda asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...... Şirketi taşeron olup, yüklenici olan iş ortakları asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar ...... Şirketi ve ...... Şirketi arasında Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamındaki "Prekast Kiriş Üretim ve Montaj İşleri"ne ilişkin 02.01.2014 tarihli eser sözleşmesinin akdedildiği çekişmesizdir. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...... Şirketi tarafından arabuluculuk başvurusu yapıldığı, asıl dava tarihinden önce 05.04.2019 tarihinde anlaşmazlık tutanağı düzenlendiği, yine birleşen davada davacılar ...... Şirketi ve ...... Şirketi tarafından yapılan arabuluculuk başvurusunun da birleşen dava tarihinden evvel 11.07.2019 tarihli anlaşmazlığa ilişkin tutanakla sonlandırıldığı, belirtilen tutanakların dava ve birleşen dava dilekçeleri ekinde dosyalarına sunulduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından ve taraf beyanlarından işin yapıldığı ve akdi ilişkinin sonlandığı da anlaşılmakla mahkemesince sözleşme kapsamında tarafların yükümlülükleri, ifa durumu değerlendirilerek işin geçici kabul aşamasına gelip gelmediği, bu kapsamda tarafların sözleşme doğrultusunda alacaklarının bulunup bulunmadığı hususlarında davaların esasları incelenmek gerekirken taraflarca geçici kabul yapılmadığı ve bu hususta arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle hatalı değerlendirme ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a.4-6 maddeler gereğince kaldırılmasına, davanın Dairemiz kararın uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,
2-) Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2021 tarih ve 2019/201 E-2021/230 K sayılı kararının HMK 353/1-a.4-6. maddeler gereğince kaldırılmasına,
3-) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-) Asıl davada davacı ... ... Anonim Şirketi tarafından yatırılan 59,30 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-) Birleşen davada davacı ... ...A.Ş. tarafından yatırılan 59,30 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
6-) Birleşen davada davacı ... ... tarafından yatırılan 59,30 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
7-) Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödenen istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 06.10.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.