Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/240
2025/162
12 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/240 - Karar No:2025/162
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/240
KARAR NO : 2025/162
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2022
NUMARASI : 2020/385 E-2022/755 K
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalıdan fatura alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu, davalının zaman kazanma amacıyla kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili özetle; davacının müvekkilinden faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin başlatılan icra takibine haklı olarak itiraz ettiğini, 2019/13949 sayılı icra takibine dayanak alacağın ne olduğunun, borcun nereden kaynaklandığının ve buna ilişkin gösterilen faturanın ödeme emri ile birlikte borçluya tebliğ edilmesi gerektiğini, bu hususa riayet edilmediğini, İİK 58/3. madde gereğince; alacak bir belgeye dayanmakta ise, belge aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine verilmesi ve ayrıca Hukuk Genel Kurulunun 02.02.2000 tarih ve 2000/12-50 Esas, 2000/47 sayılı kararında da açıklandığı üzere İİK’nın 61/l. maddesi (2). cümlesi gereğince de belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesinin zorunlu olduğunu, bu sebeple İİK 61.maddesinin ihlal edildiğini, icra dosyasındaki evraklar arasında takip dayanağı yapılan faturanın davacı tarafça sunulmadığını, davacının müvekkilinden fatura karşılığı alacaklı olduğunu iddia etmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerinde de bu faturayı ibraz etmediğini, bu nedenle dahi davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde, faturanın neden kaynaklandığının, hangi ticari iş için kesildiğinin, miktarının, tarihinin, numarasının belirtilmediğini, davacının davada haklılığını gösterecek mahiyette, belge, bilgi ve delil sunamadığı için ispat edilemeyen davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin cari hesabında davacıya bir borç kaydı bulunmadığını, hiçbir gerekçeye dayanmayan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "Toplanan delillere, tarafların ticari defter ve kayıtları, gerekçeli bilirkişi raporları ile takibe konu faturalara göre; taraflar arasında ticari satım ilişkisi sabit olup davalının, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu üzere davacıya 17.700,00 TL borçlu olduğundan, davacı alacağının bu kısmının tahsilini talep edebilir. Davalı tarafından icra takibine takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı iddia edilmiş, davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya borcunun olmaması sonucunu sağlayan tarafların defterleri arasındaki farka konu davalının davacıya keşide ettiği 28/08/2019 tarihli Seri:A Sıra No: 022183 numaralı 17.700,00TL (KDV dahil) faturanın davacıya teslim edildiğine ilişkin kesin delil sunulamadığı, davacının toplam 17.700,00 TL alacaklı olduğu alınan bilirkişi raporları ve davacı vekilinin sunmuş olduğu alacağa fatura suretleri ile doğrulanmıştır, bu nedenlerle davanın bilirkişi raporları ile tespit edilen 17.700,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile davalının icra takibindeki itirazının iptaline, takibin 17.700,00 TL üzerinden devamına, devamına karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranında yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davalı takibe haksız olarak itiraz etmiş olduğundan itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar vermek" gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Ankara 18. İcra Müdürlüğününün 2019/13949 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 17.700,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranında yasal faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davalı takibe haksız olarak itiraz ettiğinden İİK 67/2 maddesi uyarınca %20 oranında 3.540,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar vermiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve vakıaları tekrarla, icra takibine konu edilen faturanın müvekkiline tebliğ edilmediği, bu hususa itiraz ettiklerini ancak mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığı, İİK 58/3. Madde gereğince alacak bir belgeye dayanmakta ise, belge aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine verilmesi ve ayrıca Hukuk Genel Kurulunun 02.02.2000 tarih ve 2000/12-50 Esas, 2000/47 sayılı kararında da açıklandığı üzere İİK 61/l. maddesi (2). cümlesi gereğince de belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesi gerektiği, bu sebeple İİK 61. maddenin ihlal edildiği, müvekkilinin cari hesabında davacıya bir borç kaydı bulunmadığının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıktığı, faturanın ne olduğu hususunun davacı tarafa açıklattırılması gerektiği, borcun dayanağının fatura değil, tarafların arasındaki cari hesap ilişkisi olduğu, bu farkın da davacının müvekkili tarafından kendisine ulaştırılan faturayı ticari defter ve kayıtlarına bilerek işlemediğinden kaynaklandığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.209,09 TL istinaf karar harcından peşin alınan 305 TL harcın mahsubu ile bakiye 904,09 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-) İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.