mahkeme 2022/816 E. 2024/456 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/816

Karar No

2024/456

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
.
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

.

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/04/2022
NUMARASI : .

ASIL DAVADA:
DAVACI :
VEKİLİ :

DAVALI :
VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

BİRLEŞEN ANKARA 12.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ..... SAYILI DAVADA:

DAVACI :
VEKİLİ :

DAVALI :
VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 21.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21.05.2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili: Taraflar arasında 08/02/2019 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun ... işine ait bir önceki ... tarafından yarım bırakılan işlerin önceki taşeronun nam ve hesabına yaptırılması olarak belirlendiğini, iş sahibinin dava dışı ... Tic. A.Ş.(...) olduğunu, müvekkilinin ... olarak üstlendiği işi süresi içerisinde yaparak davalı tarafa teslim ettiğini, süreç içinde davalı şirketçe hazırlanarak onaylanan hakedişlere göre 31.03. 2019 tarihli KDV dahil 2.560.600,00TL bedelli, 31.05.2019 tarihli KDV dahil 2.590.653,53 TL bedelli, 31.07.2019 tarihli KDV dahil 2.368.384,81 TL bedelli, 18.11.2019 tarihli KDV dahil 111.197,42TL bedelli faturaların düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, davalının davaya konu tutar dışında kalan miktarları peyder pey itirazi kayıtsız ödediğini ancak uzun süren iyi niyetli görüşmeler sonuçsuz kaldığından alacağın tahsili amacıyla Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2020/3758 sayılı dosyası üzerinden takibe başlandığını, fakat davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu borcun ticari temerrüt faizi ile tahsiline, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili: Müvekkili şirketin ... ... işleri projesinin ana yüklenicisi olduğunu, bu işlerin bir kısmını yaptırmak amacıyla davacı şirketle taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin teklif birim fiyat esasına dayalı olduğunu, sözleşmenin 20. maddesinde ‘Aylık hakkedişlerde; idare ile ... arasında düzenlenen hakedişlerde yer alan iş kalemi miktarı ile ... tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı ödenir" hükmü bulunduğunu, idare tarafından işin tasfiye edilmesiyle, taraflar arasında 3 nolu hakedişin düzenlendiğini, bu hakedişin işin tasfiye olması sebebiyle kesin hesap niteliği taşıdığından, sözleşme esaslarına göre düzeltmesi yapıldığını, sözleşmenin 23.1 maddesine göre de anlaşmaya varılan teklif birim fiyatların iş süresince sabit tutulacağının, bu çerçevede yapılan tasfiye kesin hesabında sözleşme şartlarına aykırılık içeren bir takım yanlışlıkların varlığının tespit edildiğini, sözleşmeye göre düzeltme yoluna gidilerek kesin hesabın düzeltildiğini, tasfiye kesin hesabına göre toplamda davacıya 314.646,45 TL fazla ödemede bulunulduğunu, davacının iddia ettiği gibi ödenmeyen bir tutarın olmadığını, davacının kesmiş olduğu faturalar sonucu alacaklı çıkmasının da mümkün olmadığını, sözleşmenin 20. maddesinin (g) fıkrasında “taşeronun ara hakedişlerde kesmiş olduğu faturaların ... tarafından defterine işlenmiş olması taşeronu kesin hesap yapılmadan faturaya dayalı olarak alacaklı konumuna getirmez. Esas olan kesin hesaptır kesin hesap yapılınca ortaya çıkabilecek fazla faturaya ilişkin olarak ... iade faturası keserek hesabı sonlandırır.” düzenlemesi sebebiyle davacının faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmesinin mümkün olmadığını, davacının ayrıca sözleşmede belirtilen bir kısım yükümlülükleri de yerine getirmediğini, sözleşmenin 3.maddesine göre 28.06.2019 tarihine kadar işin bitirilmesi gerekirken, süresinde işin bitirilmediğini, bu nedenle sözleşme bedelinin % 0,1 (binde biri) oranında gecikilen her gün için gecikme cezasının uygulanması gerektiğini, sözleşmenin 4. maddesinde belirtildiği üzere davacının kesin teminat olarak 1.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunu vermesi gerekirken vermediğini, sözleşmenin 20.maddesinde belirtilen ilişiksizliğin ortaya konulması için SGK borcu yoktur yazısının da müvekkiline sunulmadığını belirtilerek, davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili: Taraflar arasında akdedilen ... ... işine ilişkin taşeronluk sözleşmesi kapsamında düzenlenen tasfiye kesin hakedişinde yapılan yanlışlıkların müvekkilince düzeltildiğini, sözleşme şartlarına göre düzeltilen tasfiye kesin hesabına göre kümülatif toplamda fazla 314.646,45 TL tutarında imalat bulunduğunu, bunun üzerine davalı tarafa fazla kesilen fatura nedeniyle müvekkili tarafından usulüne uygun şekilde iade faturasının gönderildiğini, bu faturanın tasfiye hakedişinde belirlenen imalat seviyesine bire bir uyumlu düzenlendiğini, davalının gönderilen bu faturayı kabul etmediğini ve ihtarname ekinde iade ettiğini, konu hakkında taraflar arasındaki sözleşmenin ödeme şekli başlıklı 20/g maddesinde bulunan hüküm nedeniyle davalının bu iade işlemini sözleşme ve hukuka aykırı olduğunu, tasfiye kesin hesabı sonucu davalıya düzenlenen iade faturasından sonra 192.672,22 TL.fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, öte yandan davalının sözleşmede belirtilen bir kısım yükümlülükleri de yerine getirmediğini, 28.06.2019 tarihine kadar işin bitirilmesi gerekirken süresinde bitirilmediğini, sözleşme gereğince sözleşme bedelinin binde biri oranında gecikme cezasının uygulanması gerektiğini, ayrıca davalının kesin teminat olarak vermesi gereken 1.000.000,00 TL teminat mektubunu da vermediğini, SGK ilişiksiz belgesini de sunmadığını, tüm bunların sözleşmenin ihlali olduğunu, sözleşmede belirtilen cezai müeyyidelerin davalı aleyhine işletilmesi gerektiğini, cezai şartlarla ilgili bilirkişi heyetince yapılacak hesaba göre bulunacak tutarın da davalıdan tahsil edilmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 192.672,22 TL fazla ödemeye ilişkin alacak ile gecikme cezasına ilişkin bilirkişilerce hesap edilecek gecikme cezası tutarının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili: Davacının 3 nolu tasfiye hakedişinde yanlışlıklar tespit edilerek düzeltme yoluna gidildiğine dair iddiaların asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira bahse konu hakedişte bir düzeltme yapıldığını, müvekkilinin bu düzeltmeden 2020/343 esas sayılı huzurda görülen davadaki davalının/ davacının cevap dilekçesi ile haberi olduğunu, düzeltme yapılırken müvekkili şirketin mutabakatının alınmadığını, tek taraflı yapıldığını, dosyaya gerçeğe aykırı belge (hakedişte düzeltme) sunulduğunu, yine dava dilekçesinde belirtilen bir takım yanlışlıklar ve sözleşmeye göre olması gerekenler şeklindeki ifadelerin de belirsiz olup, hukuki denetime elverişli bulunmadığını, sözleşmenin 23.2.1.a maddesinde “Birim Fiyatı :Kesin projelere ve bunlara ilişkin birim fiyat tarifelerine dayalı olarak, ... tarafından hazırlanmış” ekte yer alan ...-... Cetveli’nde yer alan her bir iş kalemi için ... tarafından teklif edilerek ... firma tarafından uygun görülen ve sözleşmede gösterilen ödemeye esas fiyat” şeklinde tarif edildiğini, karşı tarafın beyanındaki tabloda geçen “Yanlış Olan Teklif Birim Fiyat” ifadesinin sözleşmenin “Fiyat Farkları ve Eskalasyon” üst başlıklı 23. maddesinde yer almadığı gibi neden yanlış olduğuna dair bir gerekçeden yoksun olduğunu, kaldı ki eğer bir yanlışlık varsa bile kabul anlamına gelmemek koşuluyla yanlışlığın müvekkili ... şirket ile müzakere edilmeden tek taraflı olarak düzeltilmesinin kabul edilemeyeceğini yine karşı tarafın beyanında müvekkilinin sözleşmede belirtilen bir kısım yükümlülükleri de yerine getirmediği iddialarını da kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Asıl davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine, birleşen davanın ise aynı sözleşme kapsamında fazla ödenen hakedişin iadesi ve gecikme cezası alacağı istemine ilişkin olduğu, dava açılmadan evvel arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu, asıl davanın dayanağı olan Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3758 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ......A.Ş.'nin karşı taraf aleyhine 08/02/2019 tarihli sözleşmeye dayalı olarak 18/03/2020 tarihinde, 121.970,08 TL alacak için icra takibi başlattığı, ödeme emrinin ... ......A.Ş.'ne usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, süresi içerisinde borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunun görüldüğü, ... ......A.Ş.'nin, karşı tarafça 3 nolu hakedişe ilişkin belgelerde tahrifat yapıldığı iddiasıyla...'na yapmış olduğu suç duyurusunun dosyada alınan bilirkişi raporu nedeni ile takipsizlik kararı ile sonuçlandığı 20/04/2022 tarihli son celsede beyan edilmiş olduğundan ve ayrıca söz konusu savcılık dosyasının neticeye etki etmeyeceği kanaati ile kesinleşmesinin beklenmesine gerek görülmediği, 26/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; asıl ve birleşen davada takip tarihi itibarıyla cari defter kayıtlarına göre davacının 121.970,08 TL alacaklı olduğu, imalat tutarları ve fiyat farkı birlikte değerlendirildiğinde davacının asıl dava kapsamında davacı borcunun 9.484,46 TL hesaplandığı, fiyat farkı hesabında hakediş gerçekleşmelerinin ödenek dilimlerine ve iş programına uygun olduğunun kabul edildiği, taraflarca onaylı bir iş programına uygun olduğunun kabul edildiği, taraflarca onaylı iş programı ve ödenek dilimi belgelerinin sunulması durumunda fiyat farkı hesabının yeniden yapılabileceği ve buna göre borç alacak hesabının güncellenebileceğinin rapor edildiği, tarafların itirazların değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden alınan 30/09/2021 tarihli rapora göre; asıl ve birleşen davada takip tarihi itibarıyla tarafların mutabık ticari defter kayıtlarına göre davacının 121.970,08 TL alacaklı olduğu, imalat tutarları ve fiyat farkı birlikte değerlendirildiğinde davacının asıl dava kapsamında davacı borcunun 23.814,95 TL hesaplandığının rapor edildiği, tarafların iddia ve savunmaları göre 08/02/2019 tarihli sözleşme kapsamındaki işin ...A.Ş. tarafından tamamladığının sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 20. ve 23.2. maddelerinde; ödemenin ve fiyat farkı hesabının ne şekilde yapılacağının düzenlenmiş olduğu, buna göre;
"ÖDEME ŞEKLİ (M.20)Bu Sözleşme, birim fiyat sözleşme olup, mevcut projelere ve bunlara ilişkin birim fiyat tariflerine dayalı olarak, ... cetvelinde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için ... tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı teklif fiyatıdır. Aylık hakkedişlerde; İDARE ile ... arasında düzenlenen hakedişlerde yer alan iş kalemi miktarı ile ... tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı ödenir.
ara hakedişlerde kesmiş olduğu faturaların ... tarafından defterine işlenmiş olması Taşeronu kesin hesap yapılmadan faturaya dayalı olarak alacaklı konumuna getirmez. Esas olan kesin hesaptır kesin hesap yapılınca ortaya çıkabilecek fazla faturaya ilişkin olarak ... iade faturası keserek hesabı sonlandırır.
FİYAT FARKLARI VE ESKOLASYON (M.23)
23.1. ..., gerek sözleşme süresi gerekse uzatılan süre içinde, sözleşmenin tamamen ifasına kadar, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamaz.
23.2. Sözleşmenin yürütülmesi sırasında taşerona fiyat farkı hesaplanması ve ödemesi aşağıdaki maddeler uyarınca yapılacaktır.
23.2.2 Fiyat farkı hesabı
fiyat farkı aşağıdaki formüle göre hesaplanır." hükümlerine yer verilmiş olduğu, anılan sözleşme hükümleri, ...A.Ş.'ne kesin hesabın yapılması noktasında tek taraflı olarak düzeltme yapma yetkisi verdiği, bu yetkiye binaen davalı-karşı davacı ....A.Ş.'nin 3 nolu hakedişte yaptığı düzeltme sözleşme ve eki ... cetveline uygun olarak yapılmış olduğu, bu durumda ....A.Ş.'nin kesin hesap niteliğindeki 3 nolu hakedişe göre ödenmeyen alacağı mevcut olmadığından asıl davanın reddi gerektiği, açık sözleşme hükümleri karışısında ...A.Ş.tarafından keşide edilen faturaların karşı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmasının hüküm ifade etmeyeceğinin değerlendirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesine göre sözleşme sürecinde ortaya çıkan fiyat farkının kesin hesabın yapımında dikkate alınması gerektiği, ... İnşaatın, fiyat farkı da dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere fazladan yapılan ödeme dolayısı ile 23.814,95 TL alacaklı konumunda olup bu miktarın hüküm altına alınması gerektiği ve dava dilekçesinde faizin başlangıcı yönünde bir talepte bulunmadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedildiği, gecikme cezası alacağı isteminin ise dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre işin tam olarak ne zaman bittiğinin anlaşılamaması sebebiyle yerinde görülmediği, asıl davada, davacının kötüniyetli olarak takip başlattığına kanaat getirilmediğinden karşı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verildiği
gerekçesiyle, asıl davanın reddine, asıl dava kapsamında davalı ... A.Ş.'nin kötüniyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 23.814,95 TL'nın dava tarihi olan 02/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacı ... ... ...A.Ş.'ne verilmesine karar verilmiştir.
Davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK'nun 293/2 maddesi uyarınca somut uyuşmazlığa ilişkin olarak yeminli mali müşavir ...'den alınarak dosyaya kazandırılan uzman görüş raporunda da belirtildiği üzere karşı tarafça kesin olduğu kabul edilen 3 nolu hakediş raporunun karşı taraf çalışanının e-posta iletisinden müvekkili şirket çalışanı ...'nin mail adresine 19.11.2019 tarihinde gönderilen ve "Ekteki hakedişe göre Temmuz ayı hakediş faturanız 2.007.10577+KDV 'dir. Faturayı düzenleyip gönderebilir misiniz?" içerikli e-posta iletisi ile bildirilen miktar ve kabullerden hareketle müvekkili şirket tarafından karşı şirkete fatura edildiği, düzenlenen faturanın ihtiraz-i kayıt ileri sürülmeksizin yasal kayıtlarına işlendiğini ve bu faturaya istinaden müvekkili şirkete kısmi ödeme yapıldıktan sonra 31.12.2020 tarihi itibarı ile yasal defterlerinin yıl sonu kapanışlarının yapıldığını, taraflar arasında 3 nolu hakediş bu şekilde kesinleşip fatura edildikten yani taraflar arasındaki alacak verecek ilişkisi yasal defterler dahil karşılıklı olarak sonlandırıldıktan sonra; karşı şirket tarafından e-posta iletisi ile onaylanan ve kabul edilen 3 nolu hakediş raporunda "C20 beton imalatı ve yerine konması".... işinin m2 birim fiyatının 250,00 -TL, "Nervürlü demir temini ve yerine konması" işinin ton birim fiyatının 3.010,00TL olduğu diğer bir deyimle, her ne kadar, taraflar arasında akdedilen sözleşmede bu imalatların birim fiyatları farklı ise de bu imalatların birim fiyatlarının karşı şirket açısından kesin hakediş raporu olarak kabul edilen ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca da tarafları bağlayan 3 nolu hakediş raporunda sözlü mutabakata istinaden farklı yazıldığı ve bu farklı yazılan tutarlara da karşı tarafça e-posta iletisi ile onay verildiğinin ortada olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin alacak verecek durumunun her iki tarafın yasal defter ve belgelerinde 3 nolu hakediş raporu doğrultusunda düzenlenen fatura ile kesinleşip yasal defterlerin kapanış tasdikleri bu şekilde yapıldıktan yaklaşık 14 ay sonra karşı şirket tarafından kendisi tarafından onaylanan ve kesin olduğu kabul edilen 3 nolu hakediş raporunda iki imalat birim fiyatlarında tek taraflı olarak düzeltmeler yapılarak bu düzeltmelerden hareketle müvekkili şirketten alacak çıkartılıp müvekkili aleyhine vergi kanunlarına aykırı olarak fiyat farkı faturası düzenlenerek borçtan kurtulmaya çalışıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu hususlar göz ardı edilerek karşı şirket tarafından kesin olduğu kabul edilen 3 nolu hakediş raporunun tarafları bağlayacağı ilkesinden hareketle rapor hazırlandığından ve bu hatalı tespitleri içerir rapordan hareketle de hüküm kurulduğundan mahkeme kararının her iki dava açısından kaldırılması gerektiğini, HMK'nun 293/2 maddesi uyarınca, uyuşmazlık hakkında YMM ...'den alınan uzman görüş raporunda;karşı şirketle müvekkili şirketin kapanış tasdiklerinin yapılmış yasal defter kayıtlarının karşı şirketçe kesin hakediş olarak kabul edilen 3 nolu hakedişteki düzeltmelerin taraflar arasında imzalanıp faturalandırılmasından yaklaşık 14 ay sonra yapıldığını ortaya koyduğu belirtildiğinden bu düzeltmelerden hareketle kurulan mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, kesin olduğu kabul edilen 3 no'lu hakediş raporundaki kırmızı kalemle yapılan düzeltmelerin anılan hakediş raporunun taraflar arasında imzalanıp faturaya bağlandıktan sonra ve karşılıklı yasal defterlerine işlendikten 14 ay sonra yapılarak iade faturasına konu edildiğini, bu durumun her iki taraf yasal kayıtlarından anlaşıldığını, diğer taraftan karşı tarafça müvekkili şirket adına düzenlenen iade faturasının vergi kanunları ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine aykırı olduğunun belirtildiğini, ayrıca tarafların basiretli bir tacir olması sebebiyle yapmış oldukları sözleşmeler bağlayıcı olduğundan, sözleşmeler üzerinde sonradan yapılacak düzeltmelerin ancak ve sadece tarafların karşılıklı mutabakatı sonucunda geçerlilik arz edeceğinin kabulünün gerektiğini, ancak karşı şirketin bu hususta müvekkili şirket ile mutabakata varmak için herhangi bir girişimi olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin, karşı tarafın 3 nolu hakediş üzerinde tek taraflı düzenleme yaptığını ve bu hakedişi kesin hesap niteliğinde varsaydığını yargılama sırasında dosyaya sunulan beyanlardan öğrendiğini, karşı tarafın 3 nolu hakediş üzerinde kırmızı kalem ile tek taraflı olarak yaptığı düzenlemelerin, sözleşme eki Yapım İşleri Şartnamesine de uygun olmadığını, şartnamenin 39. maddede açıkça, "Tahakkuk İşlemi Yapılıncaya Kadar" düzenlemesinin mevcut olduğunu, ancak işbu uyuşmazlık konusu hakedişin, tahakkuk işlemi yapıldıktan, faturalar düzenlendikten, hatta bir kısım faturalar ödendikten sonra değiştirilmiş olup, değiştirmenin tahakkuktan sonra yapılmasının açıkça 39. maddeye göre de aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki, yapılan değişikliklerde müvekkili şirket yetkililerinin paraf ya da imzasının bulunmadığını, mahkemenin karşı tarafın tek taraflı düzenleme yapma yetkisi olduğu yönündeki değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için 3 nolu hakedişin kesin hesap olarak değerlendirilebileceği düşünülse dahi gerekçeli kararda anılan hükümlerin karşı tarafa tek taraflı düzenleme yetkisi vermediğini, kesin hesabın yapılması noktasında tek taraflı olarak düzeltme yapma yetkisi vermediğini, mahkemenin karara esas aldığı tespitin hatalı olup verilen kararın da bu nedenlerle hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu eylemin özel evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğundan bu hususta ceza yargılamasının devam ettiğini, karşı tarafın, davada haklı çıkmaya yönelik delil olarak kullanmak üzere, 3 nolu hakediş üzerinde yaptığı tek taraflı düzenlemenin, mahkeme dosyasına tarafların mutabakatı ile imzalanmış son şekli gibi ibraz etmesi ve böylelikle mahkemeyi ve bilirkişileri yanıltmak sureti ile özel evrakta sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle...'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ... Başsavcılığı'nın gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmaksızın vermiş olduğu işbu karara itiraz ettiklerini, ceza yargılamasının halen devam ettiğini, mahkemenin ilgili ceza yargılamasını bekletici mesele olarak değerlendirilmeksizin verdiği kararın hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı- birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki fiyat farkı hesabının işbu davanın konusu olmadığını ve yapılan hesaplamada yanlışlıklar bulunduğunu, bilirkişilerce hesap edilen fiyat farkı tutarının karşı taraf taşerondan alacak tutarlarını azalttığı için hükme etkisinin bulunduğunu ve hükümdeki bu kısmın düzeltilmesi gerektiğini, fiyat farkının hesap edilerek ödeme yapılması talebinin ne müvekkili tarafından ne de karşı tarafça mahkemeden istenmediğini, dava dışı bir konu olup taleple bağlılık ilkesinin ihlal edilmesi bir yana kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporuyla yapılan fiyat farkı hesaplamalarının yanlış olduğunu, şöyle ki, mahkemece alınan 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda bu tutarın 183.191,92 TL olarak hesaplandığını, fiyat farkı hesabının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla bu tutara itiraz edildiğini, ilk itirazın bilirkişi hesabında fiyat farkına esas alınan tutarın hakedişin tamamı şeklinde olduğunu, halbuki boru bedellerine ihzarat ödendiğini, ihzarat ödemeleri gerçekleşen ay içersinde yapılmış olduğundan fiyat farkından etkilenmediğini, bunun yerine ekteki hesaptaki gibi ihzarat bedelleri dikkate alınmadan fiyat farkının hesap edilmesi gerektiğini, diğer bir hususun da sözleşmenin 23.2.2. maddesinde görüleceği üzere fiyat farkı hesabının ihale tenzilatına tabi olduğunu ve bulunan tutardan %13 oranında tenzil edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itiraz neticesinde 30.09.2021 tarihli ek rapor alındığını ve yalnızca ikinci itirazlarına dair düzeltme yapıldığını, bu doğrultuda fiyat farkı tutarının 183.191,92 TL den 159.376,97 TL'na düşürüldüğünü, kabul anlamına gelmemek üzere ek rapordaki hesaplamanın da yanlış olduğunu, doğru hesap yöntemine göre hesaplandığında fiyat farkı toplam tutarının 68.781,32TL olduğunu, taşeronun hakediş tutarına usulüne uygun itiraz etmediği için kesinleştiğini, düzenlenen hakediş ve tasfiye kesin hesabının ... tarafından itirazsız imzalandığını, hakediş ve kesin hesabın itirazsız olarak imza edilmesinin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve sonradan fiyat farkı hesabının hakedişlere dahil edilmesi ya da talep edilmesinin mevzuata aykırı olduğunu, hakedişlerin kesinleşmiş olmasının fiyat farkı talebi yönünden hak düşürücü nitelikte olduğunu, eser sözleşmelerinde, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39 ve 40. Maddelerine göre düzenlenen hakediş ve kesin hakedişlere usulünce itiraz edilmediğinde yüklenici aleyhinde (davada “yüklenici”nin karşı taraf ... olduğunu) kesinleşmiş ve yüklenicinin hakedişleri olduğu gibi mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağını, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin taraflar arasında imzalanan 01.03.2018 tarihli sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39 ve 40. maddelerinde belirlenen düzenlemenin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re'sen gözetileceğini, hakedişlerin kesinleşmiş olmasının fiyat farkı talebi yönünden hak düşürücü nitelikte olduğunu, bu yönden de fiyat farkının hükme esas alınmasının yasa ve düzenleyici mevzuat kurallarına aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve birleşen dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun( HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 08/02/2019 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle asıl dava sözleşmeye dayalı bakiye alacak, birleşen dava ise sözleşme kapsamında fazla ödemenin istirdadı istemine ilişkin olup, birleşen dava yönünden uyuşmazlık tasfiye kesin hesabının çıkartılmasına bağlı olduğundan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak tasfiyeye kesin hesabının çıkarılmış olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK.nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın asıl davanın davacısından alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın birleşen davanın davacısından tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada alınması gereken 1.626,80 TL istinaf karar harcından peşin alınan 406,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.220,1‬0 TL harcın birleşen davanın davalısından tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderleri ile ödedikleri istinaf kanun yoluna başvurma haçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361.maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 21.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim