mahkeme 2022/278 E. 2023/1320 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/278
2023/1320
28 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/278 - Karar No:2023/1320
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/278
KARAR NO : 2023/1320
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2022
NUMARASI : 2018/13 E-2022/96 K
ASIL DAVADA
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak ve Manevi Tazminat (Eser Sözleşmesinden
Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ :15/01/2024
Asıl davada davacı vekili tarafından açılan alacak, birleşen davada davacı vekili tarafından açılan alacak ve manevi tazminat davalarında mahkemece verilen asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına dair kararına karşı taraf vekillerince asıl davaya yönelik olarak süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili şirketin ... parselde bulunan taşınmaz üzerinde inşa edilecek olan ... AVM ve Konutları Projesi kapsamındaki yapının ... Cephe Kaplama İşlerinin yapımını üstlendiğini, sözleşmenin 4.maddesi uyarınca, ... hariç her türlü aksesuar dahil imalat, işçilik, nakliye ve montajının yapılmasının yükleniciye ait olduğunu, sözleşmeye ek olarak 18/01/2016 tarihli; 07/04/2016 tarihli, 16/08/2016 tarihli 18/08/2016 tarihli, 24/08/2016 tarihli, 13/02/2017 tarihli ve 31/03/2017 tarihli zeyilnameler ile ilave işlerin kapsama dahil edildiğini, 13/02/2017 tarihli son zeyilname ile gecikmenin davalıdan kaynaklandığının kabul edilmiş olup, bu zeyilnamede işin bitiş süresinin belirtilmediğini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme ve zeyilnamelere uygun davrandığını, yükümlülüğündeki cephe kaplamasının yapılabilmesi için öncesinde tamamlanması gereken imalatları beklediğini, bu işlerin geç tamamlandığını, davalının bir iş programı sunmadığını, taşeronları gelişigüzel çalıştırdığını, müvekkilinin işin önünü açmak ve hızlandırmak için davalıya e-mail ile yazılı olarak, ayrıca sözlü olarak uyarılarda bulunduğunu, ancak sonuç alamadığını, davalının sözleşme süresi içinde müvekkilinden kaynaklanmayan gecikmeyi kabul ederek iki kez iskele gider ödemesi yaptığını, müvekkili şirketin hakedişlerinin ödenmediğini ve şantiyede fiili olarak çalışmakta iken davalının Ankara 44. Noterliği’nin 25/10/2017 tarih ve 13059 yevmiyeli ihtarını göndererek, malzeme sevkiyatının tamamlanması ve işçi sayısının arttırılmasını istediğini, ihtarda 10 gün süre tanıması gerekirken, 3 gün süre tanındığını, müvekkilinin 3 gün içerisinde malzeme sevkiyatını yaparak işçi sayısını artırdığını, buna rağmen, davalının 02/11/2017 tarihinde fesih bildirimi yaparak kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, başka yerde kullanılması mümkün olmayan, bu projenin mimari detayına göre üretilmiş malzemenin davalı şantiyesinde kaldığını, müvekkilinin ... cephe kaplaması işinin %91,54’ünü tamamladığını, zeyilnameler ile verilen işlerden ise fesihten önce yapılan 18 nolu son hakkediş raporuna göre toplam 960.000,00 TL alacakları olduğunu, bu alacaklarının da ödenmediğini, fesih sonrası Ankara Batı 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/66 D.İş sayılı dosyası ile kalan malzemenin tespitinin yapıldığını, sözleşme konusu cephe kaplama işinin %91,54'ünün yapıldığının, zeyilname konusu işlerle birlikte fesih öncesi yapılan 18 nolu hakedişe göre 960.000,00 TL alacakları olduğunun tespit edildiğini belirterek; fazlaya ve faize ilişkin alacak ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik; şantiye sahasında kalan müvekkiline ait malzeme tutarı için 200.000,00TL, müvekkiline ait sulu kesim seramik makinasının bedeli için 1.000,00 TL, eksik ödenen iş bedeli için 600.000,00TL, davalı tarafından ödenmeyen platform iskele bedeli için 200.000,00 TL, işin uzamasından dolayı fazladan ödenen işçilik bedelleri için 1.000,00 TL, işin yapımının sözleşme süresini aşması nedeniyle birim fiyatlardaki artış için 1.000,00 TL, işin %20'den fazla azaltılması sebebi ile yeni birim fiyatlarla oluşan fark bedeli için 1.000,00 TL, sözleşmede belirtilen şekil ve sürelerde ödeme yapılmamasından doğan zarar talebi için 1.000,00 TL, haksız fesihten sonra yapılamayan kalan kısımdan doğan kâr mahrumiyeti için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.006.000,00 TL'nin faturanın gönderildiği 02/11/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile imzalanan 01/12/2015 tarihli sözleşme gereği 03/12/2015 tarihinde yer teslimi yapıldığını ve devam eden süreçte muhtelif konulu zeyilnameler imzalandığını, 28/12/2016 tarihinde de teslim süresi değişikliklerini içeren ek sözleşme, 13/02/2017 tarihinde ve 31/03/2017 tarihinde ise birim fiyat revizesi içeren ek zeyilnameler imzalandığını, müvekkili şirketin davacı yana elinden gelen desteği göstermiş olmasına rağmen davacı yanın işi aldığı andan itibaren işe gerekli hassasiyeti göstermediğini ve işi zamanında teslim etmek için gayret sarf etmediğini, eksik personel ve eksik malzemeyle randımansız çalışarak işlerin zamanında bitmesine engel olduğunu, dava dilekçesinde diğer taşeronlar yüzünden işini bitiremediğini iddia etse de, söz konusu taşeronların davacının çalışmasına engel olmadığını, davacının sunduğu tutanakların diğer taşeronların şantiyede çalışma yaparken davacının malzeme ve imalatına zarar verilmesi durumları için düzenlenmiş tutanaklar olduğunu, bu tutanakların müvekkili şirket tarafından davacının korunduğunu gösterdiğini, müvekkili şirket ile taşeronlar arasında düzenlenen sözleşmelerin 17.maddesinde zarar halinde zarar verenin hak edişinden bu zararın kesileceğine ilişkin hüküm bulunduğunu, sözleşmede ... malzemenin müvekkili tarafından temin edileceğinin yazıldığını, müvekkili şirketin malzemenin teminine yönelik imzaladığı sözleşmenin tarafının zamanında malzemeyi sahaya indirememesi nedeniyle davacı yanın uğradığı zararın giderilmesi amacıyla 28/12/2016 tarihli ek protokolle 1.100.000,00 TL ödendiğini, ayrıca bu ek protokolle işi bitirme sürelerinin uzatıldığını, belirlenen sürelerin kesin süre olduğunu, davacı yanın bu sürelerde edimini ifa etmesi gerektiğini, davacının uğramış olduğu tüm zararlarının karşılandığını ve yeni iş bitirme sürelerinin verildiğini, davacıya sözleşmeden anlaşıldığı üzere malzeme bedelinin tamamının çek olarak ödendiğini, davacıya aralarda yapılan ödemelerin ise malzeme bedeli değil, yapmış olduğu işe dayanan hakkediş bedelleri olduğunu, hakkedişlerde de sözleşme gereği yapılacak kesintiler yapıldıktan sonra yine sözleşme hükümlerine göre çeklerle ödeme yapıldığını, davacının dava dilekçesindeki bu husustaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın yaptırdığı tespite göre işin %91,54'ünün tamamlanmış olduğunun belirtildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine alınan yeni raporda bu tamamlama oranının yazılmadığını, davacının müvekkili şirkete borçlu olup, alacağı bir bedelin bulunmadığını, davacının kendi kusuru nedeniyle fazla iskele kira bedeli ödemek ve daha uzun süre işçi çalıştırmak zorunda kaldığını, sözleşmenin 18.maddesi uyarınca fiyat artışı talep etme hakkının bulunmadığını, sözleşmenin 19.maddesinde %20 iş artışı ve eksilişi durumunda birim fiyatlarda artış talep edilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacının sahada kalan malzemesinin tutanakla teslim edilmiş olmasına rağmen alacak kalemi oluşturmasının anlaşılamadığını, davacının iddia ettiği seramik makinesinin tespit raporunda ve şantiyedeki malzemeler arasında yer almadığını, ayrıca sözleşmenin 17. ve 42. maddeleri gereği malzemelerini koruma ve sakınma görevi davacı yanın üzerinde olduğunu, davacı ile imzalanmış bulunan sözleşme ve zeyilnamelere göre ... dış cephe kaplaması işinin ayıpsız ve eksiksiz olarak ifa edilmiş olması için; öncelikle braketlerin dış duvarlara montajı, braketlerin üzerine taş yünü ve nem bariyeri olarak tyvek uygulamasının yapılması, daha sonra alüminyum profillerin atılması ve son olarak da taş kaplama montajının yapılması gerektiğini, ancak davacının bu işlemleri tamamlayamadığını, binaların farklı cephelerinde ayıplı imalatların ve eksik imalatların bulunduğunu, binaların çevresinde platformların kaldırılmamış olması nedeniyle platform ayaklarının geldiği yerlerde imalatların eksik olduğunu, davacının denizlik imalatları konusunda da eksik ifada bulunduğunu, ek protokolde verilen süreler kesin süreler olup, davacının bunu bilmesine rağmen terminlere uymadığından ve zamanında işleri teslim edemediğinden temerrüde düştüğünü ve müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, müvekkili tarafından Ankara Batı Adliyesi 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/67 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespite göre davacının sözleşmeyle yüklenmiş olduğu işlerin %80'ini bile gerçekleştiremediğinin ortaya konulduğunu, davacının dava dilekçesinde dava konusu ile alakalı olmayan, müvekkili şirketin işlerinin kötüye gittiği gibi iddialarla ticari hayatının kötü olduğu algısını yaratmak istediğini, müvekkili şirketin ön ödemeli olarak çalışması nedeniyle davacıya vermiş olduğu çeklerden dolayı fazla ödemesinin bulunduğunu, davacı yanın ayıplı ve eksik ifası nedeniyle başka taşeronlara da sözleşme ve ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacının işi zamanında teslim edememesi nedeniyle konutları teslimdeki gecikmelerden dolayı kira bedeli ödemek zorunda kaldığını, uğranılan bu zararlardan doğan haklarını saklı tuttuklarını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2020/682 ESAS 2020/625 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
Davacı vekili; öncelikle iş bu davanın mahkemede görülmekte olan 2018/13 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla şimdilik ve kısmi dava olarak, davalı yana müvekkili tarafından iş yapması karşılığı verilmiş ancak yapılmamış olan işin bedeli/hakediş borcu olarak 1.000,00TL, 13/11/2017 tarihli son hakediş olarak dosyaya sundukları hakedişin içerisindeki kesintiler icmalinde yazan birden fazla kalem olan kesintiler ve cezai şartlar bedeli olarak şimdilik ve kısmi dava olarak 1.000,00 TL, imalatın zamanında bitirilmemesi sebebiyle mülk sahiplerine ödenen kira bedeli için şimdilik ve kısmi dava olarak 1.000,00 TL, davalı tarafından eksik ve hatalı yapılan işlerin başka bir firmaya yaptırılması sebebiyle başka firmaya ödenen bedel için şimdilik ve kısmi dava olarak 1.000,00TL, müvekkilinin uğradığı manevi zarar nedeniyle 500.000,00 TL olmak üzere toplam 504.000,00 TL'nin ticari temerrüt faiziyle beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın eksik, hatalı ve ayıplı imalat bulunduğu iddiasının yerinde olmadığını, hakediş belgeleri düzenlenip davacı yan yetkilisine teslim edildikten sonra imalatların karşı taraf şantiye şefleri tarafından incelendiğini, varsa eksik, ayıp ve hatalı imalatların yükleniciye bildirildiğini, bunların düzeltilmesinin istenildiğini, bunun neticesinde hakedişlerin onaylandığını ve ödemeler yapıldığını, müvekkilinin düzenlediği her hakedişin karşı tarafa teslimi neticesinde imalatların karşı tarafın yetkililerince incelendiğini, eksik ve ayıplı imalat bulunmadığından hakedişlerin onaylandığını, öte yandan, işin ikmali neticesinde yapılacak olan geçici kabul sırasında varsa eksik ve ayıplı ifanın nazara alınacağını ve ikmali için de yükleniciye süre verileceğini, işin geldiği aşama itibariyle eksik ve ayıplı imalat bulunmamakla birlikte anılan durumun değerlendirmesinin ancak geçici kabul sırasında yapılacak olması karşısında, davacı yanın sözleşmeyi haksız surette feshettiği nazara alındığında, geçici kabulü yapma imkanının kalmadığını ve bunun neticesinde de eksik ve ayıplı imalatların olup olmadığının tespiti imkanının da bulunmadığını, ayrıca davacının imalatlarına şantiye sahasında bulunan başkaca taşeron firmaların zarar verdiğinin de müvekkilinin tuttuğu tutanaklar ile de sabit olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; asıl davanın sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminat istemlerine, birleşen davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik işler bedeli, cezai şart ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, davacı alt yüklenici ile davacının iş sahibi konumunda bulunan asıl yüklenici arasında 01/12/2015 tarihinde akdedilen sözleşme ile davacı yüklenicinin ... parselde bulunan taşınmaz üzerinde inşa edilecek olan ... AVM ve Konutları projesi kapsamındaki yapının ... Cephe Kaplama İşlerinin yapımını üstlendiği, 18/01/2016 tarihli zeyilname ile “... Konutlarının cephe kaplamalarının alt koristrüksiyon, işçilik, ısı yalıtımı işinin ve doğramaya dayanan alüminyum denizlik ve parapeti saran alüminyum denizlik işinin malzeme dahil yüklenici tarafından yapımının, 07/04/2016 tarihli zeyilname ile yüklenici sözleşmesindeki metrajların 13.563 m² ilavesinin, 16/08/2016 tarihli zeyilname ile “pencere köşeleri ve balkon iç sinlerfleks köşe birleşim yerlerinin kapatılması için L çıta montajı işlerinin, 18/08/2016 tarihli zeyilname ile “B, C, D, E ve F Blok çatılarında çelikler arası 40804 mm profil montajının yapılması ve C ve D blok teras köşelerinin 40804 mm profil ile kapatılması” ve “Mevcut olan çatılarda çelik konstrüksiyonun ara bölmelerinin profillerle daraltılması, kaynak montajından oluşabilecek ek yerlerinin deforme olan, yanan kısımlarının temizlenip, antipas boya ile boyanıp uygulanmasının yapılması, 24/08/2016 tarihli Dış Cephe Zeyilnamesi ile ... Avm dış cephesinde mekanik sistem ... kaplanması ve kanopilere yapıştırma usulü ile ... kaplanması, kompakt laminant kaplama ve 2020 ahşap görünümlü kutu profil cephe paneli yapılması işlerinin, 13/02/2017 tarihli zeyilname ile; 18/01/2016 tarihli zeyilmamede belirtilmiş olan uygulama detayının tamamen değişmesi ile malzemelerin ebat değişimleri, malzeme ilaveleri ve işçilik revizyonuna gidilmesinin, 31/03/2017 tarihli zeyilmame ile de 24/08/2016 tarihli zeyilmamede belirtilmiş olan uygulama detayının tamamen değişmesi ile malzemelerin ebat değişimleri, malzeme ilaveleri revizyonuna gidilmesinin kararlaştırılmış olduğu, işin yapımı sırasında yanlar arasındaki sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından keşide edilen 30/10/2017 tarihli ihtarname ile tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu, davalı ... İnşaat'ın sözleşmeyi fesih etme gerekçesinin, işin ek protokol ile tamamlanması gereken B,C, D ve E Bloklar için 30/01/2017, F Blok ve AVM'ler için 20/02/2017 tarihinde teslim edilmemesi olduğu, işin zamanında bitirilmemesine neden olan hususların; ilave iş yaptırılmakla birlikte süre uzatımı verilmemesi, ... dış cephe kaplama malzemenin, davalı tarafından zamanında teslim edilmemesi, farklı taşeronların aynı işyerlerinde çalışmaları nedeniyle davacının çalışmasında iş aksamalarının olması, işin süresi içinde proje değişikliklerinin yapılması, eksik kalan malzemenin işveren ihtarına rağmen şantiyeye bloke edilmemesi konularından oluştuğu, davacı yüklenicinin üstlenimindeki imalatları gerçekleştirebilmesi için davalı iş sahibince gerçekleştirmesi gereken başka taşeronların yapımını üstlendiği imalatların tamamlanarak davacı yükleniciye bu kısımlardaki yer tesliminin yapılması ve davalı iş sahibi tarafından gerçekleştirilmesi gereken edimlerin tamamlandığı tarihten sonra yükleniciye edim eylemlerini gerçekleştirmesi için gerekli sürenin tanınmasının zorunlu olduğu, oysa olayda davacı yüklenicinin edim eylemlerini gerçekleştirebilmesi için, davalı iş sahibi (ve/veya ona tabi diğer taşeronlar) tarafından tamamlanması gereken işlerin tamamlanmamış olduğu, işyerinin yükleniciye edim eylemlerini gerçekleştirebilmesine olanak verecek, eseri meydana getirebilmesini sağlayacak yolda teslim edilmediği, daha sonra bu olgulara rağmen davacı yüklenicinin edimini yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiği, sözleşmeden dönüldüğü anlaşılmakla, fesihte davalı iş sahibinin haklı olmadığı kanaatine varıldığı, fesih gerekçelerinden birinin de imalat için gerekli malzemenin şantiyeye getirilmediği olduğu, 2017/66 tespit raporunda, blok içerilerinde montaj malzemelerinin kutular içinde bulunduğunun, ayrıca cephe kaplamaları için hazırlanan taşların listeler halinde mevcut olduğunun belirtildiği, yapılamayan imalatlar için gerekli malzeme ve ekipmanın şantiyede bulunduğunun dosyaya sunulan fotoğraflar ve raporlardan tespit edildiği, davalının ihtarında belirttiği eksik kalan malzemeleri tam detaylandırmadığı ve ihtarda verilen sürenin davacı tarafından eksikleri tamamlamasında yetersiz olduğunun tespit edildiği, birinci bilirkişi kurulunun kanaatinde TBK. 473. maddesinin ve TBK. 124. maddesinin esas alındığı ve feshin işveren açısından haklı olduğunun belirtildiği, ancak somut olayda yukarıda açıklanan sebepler neticesinde iş sahibine yüklenebilecek durumlar tespit edilmiş olup taşeronun işi süresinde eksiksiz teslim edememesi yönünde iş sahibinin de etkisinin olması hükümde açıkça “iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden” denilmekte olduğundan, işin yaklaşık %78,35'inin yüklenici tarafından gerçekleştirilmiş olması ve iş alanını terk etmediği ve fesih tarihinde de işi yapma niyetiyle işyerinde çalışmaya devam ettiği dosya kapsamında tespit edilmiş olan yüklenicinin iyiniyet çerçevesinde işini yapmaya devam ettiğinin anlaşıldığı, bütün bu hususlar gözetilerek, davalı işverenin, davacı yüklenicinin sözleşmesini fesih etmesinde haksız olduğu kanaatine varıldığı, bu kabul ve açıklamalarla birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporları içeriği de incelenerek davacının şantiye sahasında kalan malzeme talebi yönünden; bilirkişiler tarafından mahallinde yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda 11/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda KDV dahil 398.781,57 TL olarak hesaplanan şantiye sahasında kalan malzeme bedelinin taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 200.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, sulu kesim seramik makinesinin bedeli yönünden; söz konu makinenin şantiye sahasında kaldığı hususunda tespit raporlarında herhangi bir bilgi bulunmadığı gibi davacının düzenlemiş olduğu ancak davalı tarafından onaylanmayan 19 nolu hakedişte de bu hususta bir bilgi yer almadığından davacının bu talebinin ispatlanamadığından reddine, eksik ödenen iş bedeli talebi yönünden; hükme esas alınan 11/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan son hakediş olan 18 nolu hakedişe ve muavin defter kayıtlarına göre davacının davalıya eksik ödediği bir iş bedeli olmadığı tespit edildiğinden davacının bu talebinin reddine, platform iskele bedeli talebi yönünden; ana sözleşmede 130 TL/m² birim fiyatın dışında iş iskelesi bedeli ödeneceğine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı gibi, iş artışı zeyilnamelerini imzalamakla, iskelenin birim fiyat içinde olduğunun davacı firma tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığı, yine bilirkişiler tarafından sözleşmeye uygun olarak hesaplanan iskelenin kullanım bedeli ve 12/12/2016 tarihli ek sözleşme ile iskele ve süre uzatım zararı karşılığının davalının ödeme taahhüdü neticesinde oluşan fark sonucunda da davacının platform iskele bedelinden alacağı bulunmadığından talebin reddine, işin uzamasından dolayı fazladan ödenen işçilik giderleri talebi yönünden; her ne kadar sözleşmenin 18. maddesi gereğince uzayan süre içinde işçiliklerin artmasından kaynaklı fiyat farkı ödenmeyecektir denilmişse de; işveren tarafından temin edilecek malzemenin gecikmesi yüzünden işin süresinin uzaması haklı bir neden olduğundan davacı tarafından 19 nolu tasfiye hakedişi ekinde sunulan fazla işçilik giderleri toplamı olan 395.587,17 TL'nin istenmesinde davacının haklı olduğu kanaatine varıldığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, işin yapımının sözleşme süresini aşması nedeniyle birim fiyatlardaki artış talebi yönünden; hükme esas alınan ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun teknik değerlendirmeler kısmında tespit edildiği üzere işin sözleşme süresini aşması nedeniyle taşeronunun taahhüdünü yerine getirmesini engelleyecek yüksek bir artış veya değişiklik oluşmadığından fiyat farkı oluşmayacağı anlaşıldığından talebin reddine, işin %20'den fazla arttırılması sebebi ile yeni birim fiyatlarla oluşan fark bedeli talebi yönünden; iş artışına neden olan iş konuları ve iş bedelleri davacı tarafından imzalanan zeyilnameler ile belirlendiğinden ve bu sebeple davacı taşeron işi hangi bedelle yapacağını kabul ettiğinden birim fiyatlarda oluşan fark bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine, sözleşmede belirtilen şekil ve sürelerde ödeme yapılmamasından doğan zarar talebi yönünden; aylık periyotlarda düzenlenen 18 adet hakedişlerde bir düzensizliğe rastlanmadığı gibi davacının iddiasını ispatlayacı ve temerrüde düşürücü bir ihtar da dosyaya sunulmadığından talebin reddine, haksız fesihten sonra işin yapılmayan kısmından doğan kâr mahrumiyeti talebi yönünden; haksız fesih sebebiyle işin yapılmayan kısmı davacı tarafından yapılabilecek bir durumda olduğundan, fesih gerçekleşmeseydi dosyada mevcut raporlardan da anlaşılacağı üzere davacıya verilecek makul bir süre içinde davacının sözleşme konusu eksik işleri ve ayıplı imalatları tamamlayabileceği ve gerekli malzeme, ekipman ve işçilik potansiyelinin hali hazırdaki inşaat şantiyesinde mevcut olduğu bilirkişiler tarafından tespit edildiğinden, bilirkişiler tarafından hesaplanan 112.151,43 TL'nin istenmesinde davacının haklı olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Birleşen davada davacı vekilinin 13/10/2021 tarihli duruşmadaki beyanında; sadece aleyhlerine açılan dosyayı davalı sıfatıyla takip ettiklerini, ... İnş. Tic. A.Ş. olarak birleşen dosyada açmış oldukları davayı takip etmediklerini beyan ettiği, Mahkeme tarafından da birleşen dosya davacısı ... İnş. Tic. A.Ş.'nin açmış olduğu dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi gereğince (3) ay içerisinde dava yenilenmediğinden, sürenin dolduğu tarih itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda; usule ilişkin olarak; dosyada delil tespiti raporu, müvekkili tarafından alınan iki ayrı uzman görüşü ve Mahkeme tarafından iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporu olmak üzere toplam beş adet rapor bulunduğunu, Mahkemece, müvekkili tarafından sunulan iki uzman görüşü ile 1.heyet raporu arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile 2. bir heyetten rapor alınmasına karar verildiğini, alınan 2.heyet raporu ile feshin haksız olduğu ile ilgili çelişkinin giderildiğini ancak talep edilen alacak kalemlerine ilişkin çelişkinin giderilmediğini, alacak kalemlerinin denetime elverişli şekilde hesaplanmadığını, Yargıtay içtihatlarına aykırı bir şekilde, uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki özellikle iskele kira bedeli ve işçilik giderlerine ilişkin hesaplamaya yönelik çelişki giderilmeden karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, yine taraflarınca vakıaya ilişkin tanık dinletme taleplerine ilişkin bir karar verilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tanık dinlenmeden, özellikle davalı elinde kalan seramik makinesi bedeline yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mülkiyeti müvekkiline ait olan eşyanın dayanaksız bir şekilde davalı elinde kaldığını, esasa ilişkin olarak ise; işin davalıdan kaynaklı olarak uzadığı kabul edildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda platform iskele bedeli taleplerine ilişkin hesaplama yapılmadığını, hesaplama yapılmamasına ilişkin gerekçe de gösterilmediğini, dosyaya sunulan uzman görüşlerinde ise gerekçeleri de ortaya konularak, işin belirlenen süreyi çok fazla aşan bir sürede bitirilebilmesi nedeniyle, müvekkili şirketin uzayan süre boyunca fazladan ödediği platform iskele kira bedeli nedeniyle zarar ettiğinin detayları ile tespit edildiğini, Mahkemenin bu talep yönünden gerekçesine ise katılmanın mümkün olmadığını, yapılan işin süresinin uzaması ile zeyilnamelerle ilave iş kalemlerinin belirlenmesinin farklı durumlar olup, sözleşme ile belirlenen işlerin sadece zeyilnamelerde belirtilen ilave işler nedeniyle uzamadığını, ilave işlerin de davalı iş sahibi kusuru ile uzadığını, bu durumun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, ancak bilirkişi kurulunun meşakkatli olan hesaplamayı yapmaktan kaçındığını, iş süresinin davalı kusuru ile uzamış olup, uzayan sürelerde müvekkili tarafından zorunlu olarak iskele kirası ödendiğini, bu zararın hesaplanmamasının, sözleşmede ayrıca iskele bedeli ödenmeyeceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gerekçesi ile açıklanmasının mümkün olmadığını, 12/12/2016 tarihli ek sözleşme ile ödenen bedelin müvekkilinin zararını karşılamaya yeterli olmayıp, davalının bu ek sözleşme sonrasında da müvekkili şirketin işlerinin önünü açamadığını ve boşta bekleyen iskele platformunun kira bedelinin müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, Mahkemenin iskele bedeli konusundaki bu gerekçesinin uzayan süre yönünden işçilik giderlerinin tahsiline ilişkin gerekçesi ile de çeliştiğini, müvekkili tarafından sözleşme imzalanırken ve sözleşmedeki birim fiyat belirlenirken, işin süresi boyunca ödenecek platform iskele bedeli kirasına göre hesaplama yapıldığını ve bu duruma göre iş planlaması yapıldığını, ancak davalı tarafın edimlerini tam yerine getirememesi nedeniyle iş süresinin uzadığını ve uzayan sürenin iskele kirasının müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, ödenen bedel kadar müvekkilinin zararı oluştuğunu, işçilik giderleri ile ilgili olarak da bilirkişi kurulunun eksik hesaplama yaptığını, işçilik giderleri ile ilgili çelişkinin giderilmediğini, bilirkişi tarafından uzman mütalaasında tespit edilen hususların dikkate alınmadığını, yalnızca işçilik giderinin hesaplanmış olup, işçiler için ödenen yol, yemek, barınma ve iaşe giderlerinin hesaplanmadığını, kâr mahrumiyeti taleplerindeki hesaplamanın da eksik ve yanlış olduğunu, bilirkişi kurulu tarafından yapılan hesaplamanın neye göre yapıldığı anlaşılamadığından denetime elverişli olmadığını, yine mahkemece hesaplamalar bakımından uzman mütalaası ve bilirkişi kurulu arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğinden, diğer alacak taleplerinin de haksız olarak reddedildiğini, bu alacak kalemlerinin de yeni bir bilirkişi kurulu tarafından hesaplanması gerektiğini, yapılan iş bedelinin eksik ödendiğine dair uzman görüşleri bulunmaktayken bu alacak taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan Ankara 57. Noterliği’nin 10/10/2017 tarih ve 45271 yevmiyeli ihtarında "tasfiye hakkedişiniz ve kesin hakedişiniz hazırlanmasına rağmen tarafınızdan imzadan imtina edilmiştir" denilerek, müvekkili şirketin iş bedeli alacağı kaldığının ikrar edildiğini, buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda iş bedeli alacaklarının hesaplanmadığını, bilirkişi raporlarındaki metraj hesapları, davalı taraf ile yapılan son hakkedişteki metraj ile karşılaştırıldığında iş bedeli bakımından müvekkilinin alacağı olduğu ortaya çıkacakken, bu karşılaştırma yapılmadan eksik inceleme karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, diğer alacak kalemlerine ilişkin taleplerinin reddinin de Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2020/3247 Esas-2021/2834 Karar sayılı içtihadı ve birçok içtihada aykırı olduğunu, sürelerin bitiminden sonra ve davacının kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle işin uzaması halinde fiyatlardaki artışların talep edilebileceğinin kabulü gerektiğinin içtihat edildiğini, bu sebeple işin davalıdan kaynaklanan sebeplerle uzadığı tespiti yapılan dosyada, fiyat artışı yapılması gerektiği noktasındaki taleplerinin reddinin de hatalı olduğunu belirterek; Mahkeme tarafından davanın reddedilen kısımları ve eksik hesaplamaya dayalı olarak karar verilen işçilik giderleri yönünden kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... İnşaat Taah.Pet.Mad.Gıda Nak.İç ve Dış Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda; davacı firmaya ek imalatlar için ek süreler tanındığını, düzenlenen zeyilnamelerin de basiretli tacir olan davacı firma tarafından süre hesaplaması yapılarak imzalandığını, ancak davacının işi yetiştiremediğini, ayrıca hiç bir zaman zeyil yapılan imalatlarla ilgili süre uzatımı talebinde dahi bulunmadığını, davacının kendi hatası yüzünden işi yetiştirememiş olup, sözleşmenin feshinde tek kusurlu tarafın davacı olduğunu, 12/12/2016 tarihli Ek Protokolün kendisinden önce imzalanan tüm zeyilleri ve sözleşmeyi kapsar nitelikte olduğunu, bu protokol ile B,C,D,E Blok için iş bitirme süresinin 30/01/2017; AVM Bloğu için ise 20/02/2017 olarak kararlaştırıldığını, bu protokolde sürelerin kesin süreler olduğunun ve sürelere aykırı hareket edilmesi halinde hiçbir şekilde süre uzatımı alınamayacağının açıkça düzenlendiğini, davacının bunu bilmesine rağmen bu terminlere uymadığını ve işi zamanında teslim etmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, sahada başka taşeronların çalıştırılması ve/veya müvekkilinin malzemeyi zamanında teslim edememesi gibi nedenlerin 2016 yılında cerayan etmiş olup, bu nedenle de 12/12/2016 tarihli Ek Sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmede de yüklenicinin uğramış olduğu menfi, müsbet, munzam zarar ve kâr kaybı dahil tüm dolaylı zararlarının toplam 1.100.000,00 TL olduğunun, gayrikabili rücu beyan ve kabul edildiğini, 12/12/2016 tarihli Ek Sözleşmeden sonra herhangi bir iş artışı olmadığı gibi davacının çalışmasına engel ve müvekkilinden kaynaklı bir neden de bulunmadığını, 1.100.000,00 TL tazminatı alan ve B,C,D ve E blok için 15/01/2017 teslim tarihi ile F blok ve AVM için 20/02/2017 teslim tarihini kabul eden davacının daha sonra bu sürelerin yetersiz olduğunu ileri sürmesinin tacir sıfatıyla bağdaşmadığı gibi iyi niyet kurallarıyla da bağdaşmadığını, bu nedenle, davacının işin normal bitim süresinin Ocak 2018 olması gerektiği yönündeki iddiasına itibar edilerek iyi niyetli olduğunun kabul edilmesinin 12/12/2016 tarihli Ek Sözleşme hükümlerine de aykırı olduğunu, ayrıca bilirkişilerin Yapım İşleri Genel Şartnamesinden yola çıkarak verilen sürenin yetersiz olduğunu kabul ederek ek süre hesabı yapmasının ek sözleşmedeki kesin tarihler karşısında hükmü olmayıp, sözleşmenin eki niteliğindeki Genel Şartname Hükümlerinin sözleşme hükümlerine üstün tutulmasının mümkün olmadığını, her ne kadar mahkemece davacının işin % 78,35'ini yaptığı ve fesih tarihinde iş alanını terk etmediği ve iyi niyetli olduğu belirtilerek feshin haksız olduğu belirtilmiş ise de, yazılı sürenin bitiminden itibaren ve ek sözleşme ile verilen süreden yaklaşık 9 ay gibi bir süre daha davacının işi yapmasına rıza gösterildiğini, buna rağmen işin bitirilememesi nedeniyle 3 gün içerisinde işe başlanması belirtilerek ihtar gönderildiğini, buna rağmen davacı tarafından işe başlanmadığı/ işi bitirecek sayıda personel iş başına getirilmediği için sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, Mahkemece; tespit bilirkişi raporu üzerinden şantiye sahasında bulunduğu belirtilen malzeme bedeli karşılığı için 200.000,00TL'ye hükmedilmiş ise de 06/11/2017 tarihli tespit raporunda şantiye sahasında olduğu belirtilen malzemelerin dava tarihinden sonra 22/12/2017 tarihinde davacı tarafından tutanak karşılığı teslim alınarak götürüldüğünü, cevap dilekçesinde bu husus belirtildiği halde mahkemece malzemelerin teslim alınıp alınmadığı araştırılmadan ve yükleniciye iade edilmemiş gibi hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, işin uzamasından dolayı fazladan ödenen işçilik bedeline ilişkin olarak; Mahkemece salt işçilik bedeli yönünden müvekkili aleyhine hüküm kurulmuş ise de davacıya işin teslim tarihi ile sözleşmenin feshi tarihi arasında yapmış olduğu imalatlar karşılığı hakediş ödemesi yapıldığının gözden kaçırıldığını, işin 15/01/2017 ve 20/02/2017 tarihlerinde teslim edilmemesinde müvekkilinden kaynaklı bir kusur olup olmadığına karar verilmediğini, 20/02/2017 tarihinden sonraki gecikmenin nedeninin iş verenden kaynaklandığı kabulüyle bu dönem arasındaki işçilik bedelinin tamamının davacıya ödenmesi gerektiğine karar verildiğini, oysa, davacının işi yukarıda belirtilen sürede teslim edemediğini ve sözleşmenin feshi tarihine kadar yapmış olduğu işlerin hakedişe bağlanarak kendisine ödendiğini, hem fesih tarihine kadar yapılan imalat bedelinin ödenmesi ve hem de -sanki bu dönemde hiç iş yapılmamış ve işçiler hazır bekletilmiş hakediş ödenmemiş gibi- ayrıca işçilik maliyetinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu gibi mükerrer ödemeye de neden olduğunu, 12/12/2016 tarihinden önceki gecikmelere göre fazladan işçilik bedeline hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yine sözleşmenin 5. maddesinde; birim fiyat x m² üzerinden toplam sözleşme bedelinin 5.508.950,20 TL olarak belirlenmiş olup, taahhüdün yerine getirilmesi için gereken her türlü makina, malzeme, işçilik, indirme, bindirme vs.nin bu birim fiyata dahil olduğunu, dolayısıyla, davacının birim fiyat üzerinden hakediş bazında aldığı ödemelere işçilik giderleri de dahil olup, ayrıca işçilik bedeline hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, nitekim kararın (G) bendinde "İşin %20'den fazla arttırılması sebebi ile yeni birim fiyatlarla oluşan fark bedeli talebinin reddedildiğini, kâr mahrumiyetine ilişkin olarak; taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesinde; iş artışı ve eksilişine ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, sözleşme bedelinin % 20'sinden daha fazla oranda iş artışına ve eksilişine gidilmesi durumunda tarafların kâr kaybı gibi tazminat talebinde bulunmayacaklarının kabul edildiğini, velev ki, müvekkili şirket sözleşmeyi haksız nedenle feshetmiş olsaydı dahi sözleşmenin 19. maddesi uyarınca kâr mahrumiyeti istenmesinin mümkün olmayıp, mahkeme kararının bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, öte yandan yukarıda belirtildiği üzere 12/12/2016 tarihinden sonra müvekkilinden kaynaklı bir gecikme olmadığından ve sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden kâr mahrumiyetine hükmedilmesinin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararına karşı asıl dava yönünden taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında 01/12/2015 tarihli B,C,D,E,F konut blokları ile AVM inşaasına ilişkin proje kapsamında yapının ... cephe kaplama ile kaplanmasına yönelik ve son imalatın bitiş tarihi 15/06/2016 olarak kararlaştırılan birim fiyatlı sözleşme imzalandığı ihtilafsız olup yine bu sözleşmeden sonra ana sözleşmeye ilişkin düzenlemelerin ayrılmaz parçası olduğu da kabul edilerek; 18/01/2016 tarihli zeyilname ile ... konutlarının cephe kaplamalarının alt konstrüksiyon, işçilik, ısı yalıtımı ve doğramaya dayanan alüminyum denizlik ve parapeti saran alüminyum denizlik işinin malzeme dahil yapılmasına ilişkin malzeme ve işçilik bedeli belirtilmek suretiyle ancak iş süresi gösterilmeksizin ek imalat, 07/04/2016 tarihli zeyilname ile ana sözleşmedeki metrajlara ilave yapılarak iş bedelinin artırıldığı düzenlemesi ile süre belirtilmeksizin metraj artışı yine, 16/08/2016 tarihli zeyilname ile pencere köşeleri ile balkon iç ... köşe birleşim yerlerinin kapatılması için L çıta montajının ilave iş olarak eklenmesine ilişkin bedel gösterilip süre belirtilmeksizin ek imalat, 18/08/2016 tarihli zeyilname ile sözleşme kapsamındaki B,C,D,E ve F blok çatılarında çelikler arası 40804 mm profil montajının yapılması ve C ve D blok teras köşelerinin 40804 mm profil ile kapatılmasına ilişkin malzeme ve işçilik bedeli belirtilmek suretiyle ancak süresi gösterilmeksizin ek imalat, 24/08/2016 tarihli zeyilname ile de AVM dış cephesinde mekanik sistem ... cephe kaplaması ve kanopilere yapıştırılmak suretiyle ... kaplaması, kompakt laminat kaplama yapılması, 2020 ahşap görünümlü kutu profil cephe paneli yapılmasına ilişkin imalat birim fiyatları gösterilmek ve 5 aylık süre belirlenmek suretiyle ek imalat yapılması hususunda zeyilnameler düzenlendiği görülmüştür.
Taraflar arasında 12/12/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği kabul edilen 28/12/2016 tarihinde imzalandığı ihtilafsız olan ek sözleşmede ise; ... imalatına yönelik sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafça üstlenilen malzeme temini ediminin davalı tarafça zamanında yerine getirilmemesi ve malzemelerin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle davacının uğradığı menfi, müspet, munzam zarar ve kâr kaybı dahil tüm zararların toplamı olarak 1.100.000,00 TL'nin davacıya ödenmesinin, malzemelerin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle ayrıca bir dava ve talepte bulunulmayacağının kabul edilerek bu imalatlara ilişkin iş bitim sürelerinin B,C,D,E bloklar için 30/01/2017, F blok ve AVM bloğu için ise 20/02/2017 tarihi olarak belirlendiği, sürecin tespitinde resmi ve yerel tatiller ve diğer nedenlerle çalışılmayacak sürelerin gözönünde tutulduğu, bu nedenlerle süre uzatımı verilmeyeceğinin, ancak sözleşmenin 52. maddesinde belirtilen mücbir sebepler ve bunların işe etkileri oranında sürenin uzatılacağının, ek sözleşmede belirtilen hususlar dışında ana sözleşmedeki düzenlemelerin aynen devam ettiğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
12/12/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği kabul edilen 28/12/2016 tarihli bu ek sözleşmeden sonra, 13/02/2017 tarihli zeyilname ile, 18/01/2016 tarihli zeyilname ile yapılması kararlaştırılan doğramaya dayanan alüminyum denizlik ve parapeti saran alüminyum denizlik ilave işlerinin teknik detayları ve birim fiyatları revize edilmiş, bu değişikliğe rağmen değiştirilen bu imalatlar için ek bedele yönelik düzenleme yapılmış olmakla birlikte imalatın tamamlanacağı süreye ilişkin herhangi bir sürenin öngörülmediği de görülmüştür.
31/03/2017 tarihli zeyilname ile de 24/08/2016 tarihli zeyilnameyle yapılması kararlaştırılan 20*20 cm ahşap görünümlü kutu profil cephe paneli işinin teknik detayları ve birim fiyatları revize edilmiş, ancak revize edilen işe ilişkin taraflarca herhangi bir süre öngörülmediği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen 01/12/2015 tarihli sözleşme ile birlikte sonrasında yukarıda açıklanan ve ana sözleşme kapsamında olmayan ilave işleri de konu alan sözleşme niteliğinde zeyilnamelerin düzlendiği anlaşılmaktadır. Ana sözleşmeye konu işe ilişkin yapılacak imalatlara yönelik ana sözleşme ve 12/12/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği kabul edilen 28/12/2016 tarihli bu ek sözleşmede süre öngörülmüş ise de zeyilnameler ile oluşturulan ek sözleşmelerdeki imalatlara yönelik süre öngörülmemiş olup, bu ek işler yönünden 24/08/2016 tarihli zeyilname ile yapılması kararlaştırılan ek işler dışında kalan ve diğer zeyilnameler ile yapılması kararlaştırılan işlere ilişkin tamamlanması gereken tarih belirlenmemiştir.
Bu durumda ve özellikle, ek imalatlara karar verilen zeyilnamelerin ana sözleşmenin eki olduğu da kabul edilmiş olmakla, öncelikle taraflar arasındaki bu sözleşme ve zeyilnameler kapsamında yapılması kararlaştırılan tüm işlerin bitirilmesi gereken makul sürenin tespit edilmesi, bu tespit yapılırken de, yapılması kararlaştırılan her bir imalata başlanması ve imalatların süreleri yönünden her bir imalatın birbirine etkisi ve bu imalatlar yönünden tarafların karşılıklı yapılacak imalatlardaki gecikmeye yönelik yazışmalarının da değerlendirilmesi, sözleşmeler ve zeyilnameler kapsamında hakediş bedelleri ve ödemeler de dikkate alınarak sözleşmenin feshinde tarafların haklılık/haksızlık durumunun tespit edilmesi gerekir. Mahkemesince, sözleşme ve zeyilnamelerle yapılması kararlaştırılan tüm işler dikkate alınarak makul süre belirlemesi yapılmadan değerlendirme yapılması doğru olmamıştır.
Yine, asıl davadaki taleplerden biri olan şantiye sahasında kalan malzemeler ile ilgili olarak davalı tarafça dosyaya 22/12/2017 tarihli tutanak sunulmuş olup, bu tutanakta 2 adet tezgah, 1740 m.tül T profil (paketli), 400 m.tül T profil (paketsiz) malzemenin davacı firma yetkilisi tarafından saha dışına çıkartıldığı belirtilmiştir. Tutanakta belirtilen malzemelerin Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/66 D.İş sayılı tespit dosyasında bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen malzemelerle karşılaştırması yapılarak, davalı tarafın itirazları karşılanmaksızın karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de; asıl davada talep edilen kâr mahrumiyeti alacak kalemi yönünden ise, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 04/07/2019 tarih ve 2018/3513 Esas-2019/3182 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "...Müspet zarar olan kâr kaybı, yukarıdaki hükümlerin de sonucu olarak kâr elde edememek nedeniyle malvarlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirlenmelidir. Gerçek eksilmenin belirlenmesi konusunda hizmet sözleşmeleriyle ilgili olarak TBK'da düzenlenen 408 ve 438. maddelerdeki kesinti yöntemi esas alınmalıdır. 408. maddede iş sahibinin temerrüdü nedeniyle istenebilecek ücret hesabı, 438. maddede ise iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle istenebilecek zarar hesabı düzenlenmiştir. 408. madde işverenin engellemesi sebebiyle yapmaktan kurtulunulan giderler ile başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesini, 438. madde ise sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile başka bir işten elde edilen veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin indirileceğini düzenlemiştir. Her ikisi de indirim unsurları olarak benzer düzenleme içermekte olup, öğreti ve uygulamada bu hesaplama, kesinti yöntemi olarak adlandırılmaktadır. TBK'daki kesinti yöntemi hizmet sözleşmelerine ilişkin olmasına rağmen, diğer sözleşmelerin haksız feshi halinde de kıyasen uygulanması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12/05/2010 tarih, 2010/14-244 Esas, 2010/260 Karar sayılı ilâmında da iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde, kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanunu'ndaki kesinti yönteminin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Kesinti yöntemine göre yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının, öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden, yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa, kazanabileceği miktarlar belirlenip, bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak hesaplanması gerekir." Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda yapılan hesaplamanın içtihat kapsamında denetlenebilir nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemesince yapılması gereken iş, yukarıdaki açıklamalar ve taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında taraf yükümlülüklerinin, ifadaki temerrüt durumlarının, bu kapsamda da feshin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi, davada talep edilen her bir kalem yönünden taraf beyan ve delilleri, şantiyede kalan malzemeye ilişkin davalı tarafça malzemelerin bir kısmının iadesine ilişkin sunulan tutanak, bu tutanağa ilişkin davacının beyanı da alınarak, yine sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğinin kabulü halinde de kâr mahrumiyetinin yasal düzenlemeler ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen içtihadına uygun olarak öncesinde alınan bilirkişi raporları ve bu raporlara karşı beyanlar da değerlendirilecek şekilde yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden denetlenebilir nitelikte rapor alınarak, rapora itirazda bulunulması halinde itirazlar da karşılanarak sonucuna göre karar verilmesidir.
Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2022 tarih ve 2018/13 Esas-2022/96 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafından yatırılan 3.450,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
6-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 28/12/20223 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.