mahkeme 2024/889 E. 2026/144 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/889
2026/144
3 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/889 - 2026/144
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/889
KARAR NO : 2026/144
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10.02.2022
NUMARASI : 2021/353 Esas 2022/71 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 03.02.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 18.02.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.09.2015 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin, ışıklı kavşakta, bisikletle seyretmekte olan davacı ...'ya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacının çeşitli yaralanmalarının mevcut olduğunu, geçici ve sürekli iş göremezlik zararının meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının ölümü/ daimi sakatlık halinde kişi başına azami 290.000 TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacı tarafından kask takılsaydı kaza sonucu herhangi yaralanmanın meydana gelmeyeceğini, bisikletlilerin trafikte seyir halinde olan otomobil, kamyon ve benzeri araçları ayırt etmelerinin kolay olduğunu, davacının 18 yaşından küçük olması ve bu sebeple herhangi bir gelir elde etme durumu olmamasından dolayı geçici iş göremezlik kaybına ilişkin tazminat alma hakkına sahip olmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporu ile soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilen Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/28157 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda meydana gelen kazada kırmızı ışıkta geçtiği anlaşılan davacı ...'nın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz ettiklerini, keşif yapılmasını ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden yeniden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, taleplerinin kabul edilmemesinin hukuki dinlenilme ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki kamyonetin, davacı ... idaresinde bulunan bisiklete çarpması sonucu yaralamalı kaza meydana geldiğini belirterek işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiğinin, davalı şirkete sigortalı, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın, kendisine yeşil ışık yanması üzerine kavşağa giriş yaptığında yan yoldan gelen ve kırmızı ışık ihlali yapan davacı idaresindeki bisiklet ile çarpıştığının tespit edildiği görülmüştür.
Kazaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/28157 sayılı soruşturma dosyasında, yapılan inceleme ve trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde kırmızı ışık ihlali yapan davacının tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile sürücüsü ... hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, kazanın oluşumunda kusur oranının belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, kaza tespit tutanağındaki bilgiler, olay yeri krokisi ve kazaya ilişkin görgü tanıkları ... ve ...’in soruşturma ifadelerinde, davacının bisikleti ile kırmızı ışık ihlali yapması sonucu kazanın meydana geldiğine ilişkin beyanları ayrıntılı şekilde değerlendirilip incelenerek sigortalı araç sürücüsü ...’ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile gündüz vakti Prof.Dr. Necmettin Erbakan Caddesini takiben Ankara -Ayaş yolu istikametine seyri sırasında Selimiye Caddesi ışıklı kavşağına geldiğinde yeşil ışıkta seyrine devam ettiği esnada solundan kontrolsüzce seyir şeridine giren davacı sürücü ... idaresindeki bisiklete çarpmasıyla meydana gelen olayda sigortalı araç sürücüsü ...’a atfı kabil bir kusur bulunmadığının belirtildiği görülmüş olup belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvuru sırasında alınmayan 2.002,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.