mahkeme 2024/768 E. 2025/458 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/768

Karar No

2025/458

Karar Tarihi

7 Nisan 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/768 - 2025/458
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/768
KARAR NO : 2025/458

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23.11.2023
NUMARASI : 2022/242 Esas 2023/840 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 07.04.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 06.05.2025

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili; 27.08.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ... adına kayıtlı, davalı ...'ın idaresinde bulunan ... plakalı araç ile yolu karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, her ne kadar kaza tespit tutanağında davalı sürücüye kusur verilmemiş ise de Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/633 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini ve davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi zarar gördüğünü belirterek HMK'nın 107 maddesi gereğince şimdilik 50,00 TL çalışma gücü kaybı/sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri ve 50,00 TL iyileştirme, tedavi, yemek, yol, pansuman, tıbbi cihaz vs. giderleri (tedavisi için gerekli olan belgelenemeyen harcamalar için) olmak üzere şimdilik toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalı araç işleteni ... ve sürücü ... yönünden olay tarihinden; davalı ... A.Ş yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında 10.11.2023 tarihli dilekçe ile 177.671,13 TL çalışma gücü kaybı/sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.513,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.046,00 TL bakıcı-yardımcı giderleri ve 3.908,00 TL iyileştirme, tedavi, yemek, yol, tıbbi cihaz vs. giderleri (tedavisi için gerekli olan belgelenemeyen harcamalar için) olmak üzere dava değerini toplam 196.139,01 TL olarak belirlemiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağında davacı yayanın kusurlu olduğunun belirtildiğini, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve adli tıp kurumu raporunda da davacının asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, olay yerinin 2 şeritli bölünmüş yol olup yaya geçidi, trafik lambası veya uyarıcı işaret bulunmadığını, davalıya yüklenen tali kusuru da kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili; davalıya ait aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ve teminat limitinin 410.000,00 TL olduğunu, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınmasını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan incelemede davacının maluliyetinin bulunmadığının belirlendiğini, kusur oranlarının tespiti için Adli TIp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden veya KGM fen heyetinden seçilecek bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminat taleplerinden sorumlu olmadıklarını, bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasını, aktüer hesap raporunun TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faize göre alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; usulüne uygun tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, ATK’dan alınan 21.07.2022 tarihli kusur raporunda meydana gelen kazanın oluşumunda, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın %25 oranında, davacı yaya ...’nın ise %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 12.05.2023 tarihli adli tıp raporunda davacının engel oranının %42 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği ve bakıcıya ihtiyaç süresinin 6 ay olduğunun belirtildiği, aktüer hesap bilirkişisi ile hekim bilirkişiden alınan rapor ile tazminat hesaplandığı, TBK'nın 56. maddesine göre manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; maddi tazminat davasının kabulü ile; 177.671,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.513,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.046 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ile 3.908 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 196.139,01 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden 09.03.2022 tarihinden, davalılar ... ile ...’dan ise 27.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 17.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, dava dilekçesi ile kusura dayalı olarak manevi tazminat talep edildiğini, manevi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece sigorta şirketi için temerrüt faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden başlatıldığını, ancak davadan önce sigorta kuruluşuna 18.11.2020 tarihinde başvurduklarını, sigorta şirketinin 02.12.2020 tarihli e-posta ile taleplerini reddettiğini, davalının temerrüde düştüğü 30.11.2020 tarihinden yada davalının başvuruya e-posta ile yanıt verdiği 02.12.2020 tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıya yüklenen kusur oranının hatalı olduğunu, kazanın meydana geldiği yerin iki şeritli, bölünmüş yol olup davalının kaza günü seyir halinde yokuş aşağı kontrollü bir hızda kendi şeridinde ilerlerken, viraja girdikten sonra kendi ilerlediği şeritte davacıyı gördüğünü ve çarpmamak amacıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmeden aracı sol şeride kırdığını, davacının da panikle aracın gittiği yöne doğru ilerlediğini, davalının da çarpmamak amacıyla yeniden manevra yaparak aracı sağ tarafa yani kendi şeridine doğru kırdığını ancak aracın sol tarafıyla çarptığını, yani davalının şerit ihlali yapmadığını kazanın yolun virajlı kısmında araçlar ve yayalar için kör nokta oluşturabilecek bir yerde meydana geldiğini, davacının yolun karşısına geçtiği yerde ne bir yaya geçidi, ne trafik lambası ne de uyarı işareti bulunmadığını, kazanın olduğu yerin 80 metre gerisinde, okulun önünde yayaların geçmesi için yaya yolu bulunduğunu davacının bu yolu kullanmayıp, kazanın olduğu yerden karşıya geçerek kusurlu davrandığını, kusur raporunda ve bilirkişi raporunda bu hususa da değinilmediğini, yönetmelik hükümlerine aykırı olarak hazırlanan ... Üniversitesi'nden alınan adli tıp raporunun hatalı olduğunu, itiraza rağmen Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadığını, ... AŞ tarafından yargılama aşamasında dosyaya sunulan tıbbi mütalaya göre de dava konusu trafik kazası neticesinde davacının uğradığı gerçek zarar %4 olarak belirlenmişken, ... Üniveristesi tarafından düzenlenen raporda %42 olduğunu, arada fahiş fark bulunduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakım, yol masrafı, tedavi giderleri sağlık giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, tazminata avans faiz uygulanmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya kapsamında alınan maluliyet raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, maluliyet raporunda yönetmelik hükümlerinin yanlış yorumlandığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıda meydana gelen maluliyetin sadece %4 oranında olduğunu, hatalı rapora dayalı olarak %42 oranında sürekli maluliyet meydana geldiği yanılgısı ile karar verildiğini, raporda belirtilen organik beyin sendromunun maluliyet hali oluşturan bir sekel olarak kabul edilmediğini, yönetmelik ekinde “geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar” kısmında yer aldığını, sürekli olup olmadığı kararının tanı konulmasından 1 yıl sonra yapılacak kontrol muayenesi sonucunda karar verilebileceğinin belirtildiğini, beyin hasarına bağlı organik beyin sendromu bozukluğunun sürekli ruhsal bozukluk olarak kabul edilebilmesi için uygulanacak maksimal medikal tedaviye rağmen kişinin yaşamını etkileyen bulguların 12 ay boyunca kalmış olması gerektiğini, raporda düzenli pskiyatrik takip ve tedavi alıp almadığına dair herhangi bir kayıt, psikiyatri poliklinik kayıtları, reçeteler, ilaç raporları, vs bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin sigorta genel şartlarında yapılan değişiklik nedeniyle geçici iş görmezlik ve bakıcı giderinden de sorumlu olmadığını, davalının faizden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin davalılardan tahsiline, manevi tazminatın davalılar işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava konusu olaydan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın 27.08.2020 tarihinde saat 18.10 sıralarında meydana geldiği, sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile 492. Caddeyi takiben ... Caddesi istikametine seyir halindeyken olay mahalli ... önlerine geldiğinde, seyrine göre sağdan yola girip karşıya geçmek isteyen yaya ...'ya aracının sol ön kısımlarıyla çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, yayanın 2918 sayılı KTK'nın 68/1.c maddesi gereğince kusurlu olduğu, araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 21.07.2022 tarihli raporda kaza tespit tutanağından kazanın meskun mahalde, 7.10 metre genişliğinde, asfalt kaplama, eğimli, virajlı, devamlı çizgiyle bölünmüş yolda, açık havada, kuru zeminde, gündüz meydana geldiği, mahalde azami hız limitinin 50 km/s olduğu, Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası kararının incelendiği belirtilerek davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde seyri esnasında olay mahalli virajlı ve eğimli yol bölümüne geldiğinde, hızını ve sürüşünü mahal şartları ve görüşüne göre ayarlamadığı, yol şartlarına uygun kontrollü ve müteyakkız seyretmeye özen göstermediği, bu haliyle, seyrine göre sağdan yola girip karşıya geçmek isteyen yayaya çarptığı olayda, dikkatsiz ve kurallara aykırı davranışı ile %25 oranında, davacı yaya ... ise meskun mahalde yolun karşısına geçmek istediği esnada solundan gelen trafiği kontrol edip, uygun zamanda kontrollü biçimde yola girerek geçişini yapmaya özen göstermediği, bu haliyle, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde yola girerek solundan gelen ilk geçiş hakkı bırakmadığı davalının aracının çarpmasına maruz kaldığı olayda, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışı ile %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Dava konusu olay nedeniyle araç sürücüsü hakkında Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/182 Esas- 2021/268 Karar sayılı kararı ile sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilerek basit yargılama usulüne göre sanığın cezalandırılmasına karar verildiği ancak karara itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre kaza tespit tutanağı ve adli tıp kurumundan alınan rapor ile belirlenen kusur oranlarının farklı olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunda ceza mahkemesi kararına atıf yapıldığı ancak ceza mahkemesi tarafından basit yargılama usulüne göre verilen karara itiraz edilmesi üzerine duruşma açıldığı ve yargılamanın devam ettiğinin anlaşılmasına göre mahkemece kaza tespit tutanağı ve alınan rapordaki kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi, TBK'nın 74. Maddesi gereğince ceza mahkemesi kararı ile belirlenecek olayın oluş şekline ilişkin belirleme hukuk mahkemesini bağlayacağından ceza mahkemesi dosyası getirilerek dosyada karar verilip verilmediği ve kararın kesinleşip kesinlemediği belirlenerek ... veya ... Genel Müdürlüğünden emekli makine mühendisi bilirkişilerden seçilecek heyetten çelişkiyi giderecek şekilde ayrıntılı gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Mahkemece davacının maluliyet oranının belirlenmesi için ... Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 16.05.2023 tarihli raporda kaza sonrası davacının yaralanması nedeniyle sol patellada fraktür, sağ radius distal uçta fraktür, sol frontalda subdural hematom, ve pnömosefali tespit edildiği, yapılan muayenesinde davacının beyanında sağ el bileğinde, sol dizinde ve alnının sol tarafında kırıklar meydana geldiğini, sağ kolunun ve sol bacağının alçıya alındığını, beyin kanaması geçirdiğini, 5 gün hastahanede izlendiğini, taburcu olduktan sonra evde 6 ay istirahat ettiğini, 6 ay epanutin ilacı kullandığını, 3. ayda ve ilacı bıraktıktan sonra birer kez nöbet geçirdiğini, kollarında ve bacaklarında ani kasılmalar olduğunu, gözlerinin karardığını ve başının döndüğünü, denge kaybı şikayetinin olduğunu, birkaç kez torunlarının isminin hatırlayamadığını, markete gittiğinde alması gerekenleri unutarak döndüğünü kazadan önce unutkanlık şikayeti olmadığını belirttiği, fiziki muayenesinde ise yüzünde asimetri ve skar olmadığı, sağ el bileği eklem hareketlerinin tam olduğu, romberg testinde sallandığı ancak düşmediği, tandem yürüyüş testinde sağa sola yalpaladığı ve sendelediğinin görüldüğü, nöbet öyküsü, unutkanlık ve denge kaybı nedeniyle nöroloji anabilim dalı tarafından değerlendirilmesinin istendiği, ... Hastaneleri Nöroloji Ana Bilim Dalından alınan 03.02.2023 tarihli raporda unutkanlığının olduğu, nöbet öyküsünün bulunmadığı, ilaç tedavisinin 5-6 aylık kullanımdan sonra kesildiği, fasyal duyu, motor normal, belirgin duyu defisiti tariflemediği, yürüme normal, uygulanan testlere göre genel bilişsel performasında hafif derecede bozukluk, yürütücü işlevlerinde hafif derecede bozukluk, unutkanlığının demans derecelendirme ölçeğine göre hafif olduğu, postkontüzyonel sendrom geliştiği, frontal lob sendromu bulunmadığı, test sonuçlarının organik beyin sendromunu telkin ettiği, yürüme ve hareket bozukluğunun olmadığı, epilepsi bulunmadığı, nörolojik tedavisinin tamamlandığı, sekel halini aldığı belirtilmiş, sonuç olarak 1959 doğumlu davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre zihinsel, ruhsal davranışsal bozukluklar beyin hasarı beyin işlev bozukluğuna bağlı ruhsal bozukluklar organik kişilik bozukluğu, forntol lob sendromu, postkontüzyonel sendrom tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen maddesi uyarınca %40, alt ekstremiteye bağlı sorunlar diz ve tibia kırıkları nedeniyle diz artoplastisi %4 oranında ve Balhazard formülü uygulandığında %42 maluliyetinin bulunduğu belirlenmiş, davalılar tarafından yönetmeliğin hatalı uygulandığı belirtilerek maluliyet oranına ve rapora itiraz edilmiştir.
Mahkemece rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de raporda davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin %42 olduğu, bu oranın içinde organik kişilik bozukluğu zihinsel ruhsal davranışsal bozukluk, beyin hasarına bağlı ruhsal bozukluğuna ilişkin maluliyetinin %40 olduğu belirtilmiş ,rapor Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre tanzim edilmiş ise de ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından davacı muayene edilerek belirlenen bulgular ile yine Nöroloji Anabilim Dalı tarafından yapılan muayene sonucu belirtilen bulguların birbirinden farklı olduğu bu farklılığın raporda açıklanmadığı, nöroloji anabilim dalı tarafından frontal lob sendromu bulunmadığı belirtildiği halde raporun sonuç bölümünde bu nedenle de maluliyet verildiği, davacının organik kişilik bozukluğu ve ruhsal bozuklukların davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kazadan sonra oluştuğu belirtilen %40 oranındaki organik kişilik bozukluğu, zihinsel ruhsal davranışsal bozukluk, beyin hasarına bağlı ruhsal bozukluğuna ilişkin maluliyetinin ömür boyu sürüp sürmeyeceğinin ve çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin değerlendirilmediği anlaşılmakla bu hali ile rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Bu durumda rapor içeriğindeki farklılıklarda değerlendirilerek davacının zihinsel ruhsal davranışsal bozukluklar nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgeler getirilerek zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden heyete nöroloji ve psikiyatri uzmanı doktor bilirkişide dahil edilerek oluşturulacak heyetten rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik değerlendirme içeren raporun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilecek tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup sigorta şirketinin temerrüdü 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesinde düzenlenmiştir. 2918 Sayılı Yasanın 99. Maddesindeki "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı belirtildiğinden davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin tüm kayıt ve belgeler dosyaya getirilerek 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi hükmüne göre davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
4-Davacı vekili dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata avans faiz uygulanmasını talep etmiş mahkemece hükmedilen maddi tazminata avans faiz, manevi tazminata ise yasal faiz uygulanmıştır. Davalılar kazaya karışan aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup işletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve davacının avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu durumda kazaya karışan araç kamyonet olup davalı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu gözetilerek kullanım amacının belirlenmesi ve sonucuna göre hükmedilen maddi ve manevi tazminata uygulanacak faizin belirlenmesi gerekirken maddi ve manevi tazminata ayrı faiz türü uygulanması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,
5-Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2023/255735 esas sayılı dosyasına yatırılan 450.000,00 TL teminatın yatıran tarafa iadesine,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim