mahkeme 2024/657 E. 2025/212 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/657
2025/212
21 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/657 - 2025/212
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/657
KARAR NO : 2025/212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.11.2023
NUMARASI : 2022/312 Esas 2023/739 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 21.02.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 21.02.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 15.09.2019 tarihinde ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davalı ...'ın yaralandığını, kaza sonucu davalının sigorta şirketinden tahsil edeceği tazminat tutarının 20.000TL'sini davacıya temlik ettiği halde davalı ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davalıya ödeme yapıldığını, davacı tarafından temliknameye dayalı alacağın tahsili için Ankara 31. İcra Dairesi'nin 2022/3495 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalılar tarafından haksız itiraz edildiğini belirterek takibe itirazın şimdilik 10.000 TL yönünden iptaline ile takibin devamına ve davacı lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, 04.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 04.11.2019 tarihinden takip açılış tarihi olan 14.02.2022 tarihine kadar işleyen yasal faiziyle birlikte dava değerini 14.107,95 TL artırarak toplam 24.107,95 TL üzerinden takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, geçirdiği trafik kazası nedeniyle doğan zararlarının karşılanması amacıyla verdiği vekaletname ile davacının yanında çalıştığı Av. ...'yı vekil olarak tayin ettiğini ve avukatlık ücret sözleşmesi imzaladığını, başkaca her hangi bir belge imzalamadığını, davacının avukatının vaat etmiş olduğu iş ve işlemleri gerçekleştirmediğini, dosyanın sürüncemede bırakıldığını öğrenmesi üzerine Av. ...'yı azlettiğini, azilname nedeniyle Av. ... tarafından davalı hakkında Ankara 23. İcra Dairesi'nin 2020/6508 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını takibe itiraz üzerine Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/163 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yargılama sürecinde Ankara 31. İcra Dairesi'nin 2022/3495 E. sayılı dosyasında davalı hakkında icra takibi başlatıldığını öğrendiğini, davalının vekilliğini yapmış olan Av. ...'nın yanında çalışanlara temlikname düzenlettirdiğini ve davalı ile sigorta şirketi aleyhine icra takibi başlattığını, davalının herhangi bir borcu bulunmadığını, senetteki imza ve yazıların davalıya ait olmadığını, Av. ...'nın avukatlara temlik yasağı olması nedeni ile kendi vekalet ücreti ve yargılama giderlerini kurtarabilmek amacıyla yanında çalışanlar adına bu şekilde temlikname düzenlettiğini, davacıya herhangi bir şekilde borcu bulunmadığını, bu konuda bir çok soruşturma dosyası ile açılmış dava bulunduğunu, davalı tarafından da suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi, savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 17.06.2020 tarihli temlikname ile davalı ...'ın davalı ... AŞ nezdinde 15.09.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile ilgili olarak açılmış bulunan ... numaralı dosyada adına tahakkuk eden alacağın 20.000,00TL'lik kısmını ...'ya temlik ettiği, temliknamenin ... ve ... tarafından imzalandığı, mahkemece temlikname aslı üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporunda temliknamedeki ... adı altında atılan imzanın davalı ...'ın eli ürünü olduğunun bildirildiği, davalı ...'ın 17.06.2020 tarihli temlikname ile alacağını davacı ...'ya devir etmiş olduğundan temliknamenin geçerli olduğu, davacı tarafından 06.05.2020 tarihinde açılan dava ile takibe konu alacağın 10.000,00 TL'lik kısmına yönelik olarak itirazın iptali talep edildiği, ıslah dilekçesi ile dava değerinin 24.107,95 TL'ye arttırıldığını, dava açıldığı tarih ile ıslah tarihi arasında bir yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden dava konusu edilen 10.000,00 TL'lik kısım dışındaki ıslahla arttırılan kısma ilişkin talebin hak düşürücü süre geçtiğinden reddine, davalı sigorta şirketi tarafından davalı ...'a ödeme yapıldığı, ödeme içinde temlik edilen alacağın da bulunduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davalı ... tarafından Ankara 31.İcra Müdürlüğü'nün 2022/3495 E. sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile 10.000,00 TL asıl alacak yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin hak düşürücü süre geçtiğinden reddine, 10.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, kabul edilen toplam 10.000,00 TL üzerinden İİK'nın 67/2. ve 4 . Maddesi hükmü gereğince %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... AŞ'ye açılan davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu edilen 10.000,00 TL'lik kısım dışındaki ıslahla arttırılan kısma ilişkin talebin hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması halinde dahi davanın ıslah yoluyla yargılamaya alacak davası olarak devam olunabileceğini, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, alacağın devri halinde borçlunun borcun ödenmesinden devralan alacaklıya karşı sorumlu olduğunu, temliknamenin davalı sigorta şirketine 29.07.2020 tarihinde teslim edilen 27.07.2020 tarihli dilekçe ile ibraz edilerek temlikname tutarındaki ödemenin temlik alana yapılması gerektiği hususunun ihtar edildiğini, sigorta şirketinin dava konusu temliknameden haberdar olduğunu, hal böyle iken önceki alacaklıya ifada bulunarak borcundan kurtulamayacağını, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi halinde ise temlik eden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı tarafından Avukatlık ücret sözleşmesi dışında başkaca bir belge imzalanmadığını, davalının davacı asili hiçbir şekilde tanımadığını, aralarında da herhangi bir para alışverişi bulunmadığını, davalının, davacı vekiline, kendi geçirmiş olduğu trafik kazası sebebi ile vekaletname verdiğini, davasının takibi amacı ile de bir avukatlık sözleşmesi imzaladığını, Av....’nın dosya kapsamında vaat etmiş olduğu iş ve işlemleri gerçekleştirmediğini ve dosyanın sürüncemede kaldığını tespit ederek haklı nedenlerle Av....’yı vekillikten azlettiğini, Av.... tarafından haksız bir şekilde azledildiği iddiası ile Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2020/6508 E. Sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davacının takibe itirazı nedeniyle Ankara 5. Tüketici Mahkemesi’nin 2021/163 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının derdest olduğunu, Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2022/3495 E. Sayılı dosyasının alacaklısının ..., vekilinin Av. ... olduğunu, davaya konu temliknamenin sonradan doldurulduğunu, davacının bu belgeden hiçbir şekilde haberdar olmadığını, temlikname üzerindeki ne imza ne de diğer yazılı bilgilerin hiçbirisinin davalıya ait olmadığını, davalının Av. ...’ya ne de hiçbir şekilde tanımadığı davacıya borcu bulunmadığını, avukatın temlik yasağının olması sebebi ile kendi vekalet ücreti ve yargılama giderini kurtarabilmek adına yanında çalışanlar adına temlikname düzenlendiğini açık bir şekilde başkaca dosyalarda beyan ettiğini, kendisine karşı birçok kişi tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59.maddesi gereği kovuşturma izni verildiğini, davalının temlikname verme gibi bir iradesinin bulunmadığını, Av. ... tarafından davalıya karşı vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olarak Ankara 5. Tüketici Mahkemesi’nin 2021/163 e. sayılı dosyası ile dava ikame edilmiş olduğunu, ikame edilen davada hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin olarak hüküm kurulduğunu, bakiye kalan taleplerinin reddedildiğini, Av. ... hakkında sahte temliknameler ile ilgili onlarca dosya bulunduğunu, yanında çalışmakta olan kişiler adına temlikname düzenleyerek kanunu dolanmaya çalıştığını, davacının da bu hususta Av. ... ile birlikte haksız menfaat elde etme çabası içerisinde olduğunu, davanın sebepsiz zenginleşmek amacı ile kötü niyetli olarak açıldığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 15.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davalı ...'ın yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı diğer davalı sigorta şirketinden tahsil edeceği tazminatın 20.000,00 TL'sinin davacıya temlik edildiği halde davalı sigorta şirketi tarafından davalı ...'a ödeme yapılmış olması nedeniyle davalılar hakkında başlatılan takibe davalıların haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Davacı vekilinin davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
28.07.2020 tarihli 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 57. maddesi ile 5684 sayılı Kanuna getirilen Ek 6. maddede;
"(1)Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak;
a)Alacaklı tarafından bizzat,
b)Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcisinin bizzat vekalet verdiği avukat vasıtasıyla,
c)Alacaklının bizzat vekalet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.
(2)Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dahil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.
(3)Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir." düzenlemesi getirilmiştir.
Bu düzenlemeye göre; tazminat alacağının talep edilebilirliği bizzat alacaklıya, alacaklının kanuni temsilcisine veya onun verdiği vekaletname ile avukatına ve alacaklının bizzat verdiği vekaletname ile eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatına tanınmıştır. 28.07.2020 tarihinden itibaren, bu kişiler haricinde tazminat alacağının talep edilebilmesi mümkün değildir. Yine, aynı tarihten itibaren tazminat alacağının; tazminat alacaklısının eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri de dahil devir edilmesi mümkün değildir. "Talep edebilme" aynı zamanda bir usul hukuku düzenlemesi olup, usul hukuku düzenlemelerinin derhal yürürlüğe girmesi ilkesi gereğince; 28.07.2020 tarihinden önce düzenlenmiş olan temliknameye dayalı olarak bile olsa, sigorta şirketinden 28.07.2020 tarihinden sonra temlik alacaklısının talepte bulunma ya da dava açma hakkının olmadığı açıktır.
Somut olayda, davalı ...'ın 17.06.2020 tarihli temlikname ile davalı sigorta şirketinden alacağının 20.000,00TL'lik kısmını davacıya devrettiği, davacı tarafından davalı sigorta şirketine temliknameye dayalı ödeme talebini içerir 27.07.2020 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun davalı sigorta şirketine 29.07.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketine yapılan ihtar tarihi itibariyle temlik yasağına ilişkin Sigortacılık Kanunun Ek-6. maddesi yürürlükte olduğundan mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin davalı ...'a karşı açılan davanın kısmen reddine, davalı ... vekilinin ise davanın kısmen kabulüne yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre karar tarihi olan 2024 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 28.250 TL olarak belirlenmiştir.
Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 28.250 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4)
Bu açıklamalardan sonra mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı ... tarafından Ankara 31.İcra Müdürlüğü'nün 2022/3495 E. sayılı dosyasına yönelik itirazın 10.000,00 TL yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmış olup, kararla davanın reddine karar verilen miktarın 14.107,95 TL, davalı aleyhine hüküm altına alınan miktarın ise 10.000,00 TL olduğu dikkate alındığında kesin olan karara karşı davacı ve davalı ... istinaf kanun yoluna başvuramayacağından davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin belirtilen yöne ilişkin istinaf başvurusunun miktarın kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin davalı ...'a yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,
2-Davacı vekilinin davalı sigorta şirketine yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3-Davalı ...'tan peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
5-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır..
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.