mahkeme 2024/591 E. 2026/142 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/591
2026/142
3 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/591 - 2026/142
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/591
KARAR NO : 2026/142
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04.04.2024
NUMARASI : 2023/488 Esas 2024/214 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 03.02.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16.02.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 17.12.2022 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ... idaresindeki, davacıların kızı olan ...’nın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karşı şeride geçmesi nedeni ile kendi şeridinden gelmekte olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetle çarpışması sonucu ...’nın vefat ettiğini belirterek HMK’nın 107.maddesi uyarınca şimdilik davacı baba ... için 100,00-TL, anne ... için 100,00-TL olmak destekten yoksun kalma tazminatının, temerrüt tarihi olan 26.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (yasal) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, talebini davacı ... için 392.436,52 TL’ye, davacı ... için 607.563,48 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile sebebiyet verdiği kaza sonucunda talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, yine davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurundan dolayı kendi ölümüne sebebiyet vermesi ile sonuçlanan kazalarda destek tazminatından sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müteveffanın araçta yolcu olmadığını, sürücü konumunda olduğunu, bu nedenle tazminat talep edilemeyeceğini, yolcu olduğunun kabulünde ise, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmesi ve alkollü sürücünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacılar desteği ...’nın araçta yolcu olduğunun anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı, ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılsa dahi zararın poliçe limitini aştığı, davalı şirketin poliçe limitiyle sınırlı şekilde sorumlu tutulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ... için 392.436,52 TL, davacı ... için 607.563,48 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29.05.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar desteği ...’nın sigortalı araçta yolcu değil sürücü olduğunu, kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, bu nedenle davacıların davalı şirketten tazminat talep edemeyeceğini, yolcu olduğunun kabulü halinde ise emniyet kemerinin takılı olmaması, alkollü sürücünün kullandığı araca binmesi ve hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan %60 oranında indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili, davacılar desteği ...’nın, sigortalı araçta yolcu değil sürücü konumunda olduğunu, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu ileri sürmüşse de; Türk Ticaret Kanununun 1409/2 maddesi uyarınca, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu kapsamda yapılan incelemede, kaza öncesi kamera kayıtlarında sürücünün ... olduğunun belirlendiği, tanık beyanına göre araca ...’nın sonradan yolcu olarak bindiği, kaza esnasında ...’nın araçtan fırlayarak hayatını kaybettiği, ...’ın ise hastaneye götürüldüğü ve onun da hayatını kaybettiği, kaza sonrası Refahiye İlçe Jandarma Komutanlığı personeli tarafından düzenlenen ayrıntılı olay yeri inceleme tutanağında sürücünün ... olduğunun belirtildiği, kazaya ilişkin İliç Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/557 sayılı soruşturma dosyasında, yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları sonucunda araç sürücüsünün ... mı yoksa ... mı olduğunun belirlenemediği, her ikisinin de vefat etmiş olması nedeniyle haklarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan hazırlık soruşturma dosyası, kazaya ilişkin bilgi ve belgeler ile dosya kapsamından, davacılar desteği ...’nın, sigortalı aracın sürücüsü olduğu davalı tarafça ispatlanamadığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 27.02.2024 aktüer bilirkişi ek raporunda, davacı ... için 1.201.219,69 TL, davacı ... için 775.890,08 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davacılar desteği ...’nın, alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi ve emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi, araçta hatır için taşındığının anlaşılmış olması nedeniyle %20 oranında da hatır taşıması indirimi yapıldığında dahi davacıların toplam zararının poliçe limiti olan 1.000.000,00 TL’nin üzerinde kaldığının anlaşıldığı; Yargıtay uygulamalarına göre müterafik kusur bulunması halinde tazminattan %20 oranında, hatır taşımasında ise ayrıca %20 oranında indirim yapılması kabul edildiğinden davalı vekilinin, ...’nın alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi ve emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle ayrı ayrı %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması, dolayısıyla hatır taşıması indirimi ile birlikte toplamda %60 oranında indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf itirazının yerinde olmaması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının da reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 68.310,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 17.082,00 TL'nin mahsubu ile kalan 51.228,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.