Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/545
2026/139
3 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/545 - 2026/139
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/545
KARAR NO : 2026/139
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16.01.2024
NUMARASI : 2021/231 Esas 2024/14 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 03.02.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 18.02.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.06.2018 tarihinde, davacı ...’in yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan ... plaka sayılı motosiklet ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı kamyonetin çarpışması neticesinde davacının ağır şekilde yaralanarak geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını belirterek HMK'nın 107/2. Madde uyarınca kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 5.000 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 500 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 500 TL olmak üzere toplam 6.000 TL maddi tazminatın, kusur oranlarına göre kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, davalı sigorta şirketi yönünden geçici işgöremezlik tazminatı için 4.301,47 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 360.000,00 TL’ye, bakıcı gideri için 1.623,60 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapıldığından talebinin reddedildiğini, bu nedenle dava şartı yerine gelmeden arabuluculuk ve dava yoluna gittiğini, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davalının sorumluluğunun gerçek zarar ve kusur ile sınırlı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının araştırılmasını talep ettiklerini, davanın araç sürücüsü ...'e ihbarını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, avans faizi de talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı davanın usulden reddinin gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, sorumluğunun kusur ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde geçerli yönetmeliğe göre alınması ve hesaplamada TRH 2010 tablosunun kullanılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, uzlaşma hususunun araştırılması gerektiğini, davalının temerrüde düşürülmediğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde motosiklet sürücüsü ...’in %20 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %53 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 4 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 360.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 3.441,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.298,88 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 364.740,06 TL maddi tazminatın, 16.02.2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’ndan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, davalı ... Sigorta AŞ’ye karşı ikame edilen davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatır taşıması koşullarının oluşmadığını, maluliyet raporuna ilişkin masrafın davacı tarafça karşılanmasına rağmen yargılama giderlerine eklenmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce başvuru şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, eksik belge ile başvurulduğunu, aktüerya raporunda bilinmeyen dönem hesabı için %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, hükmedilen tazminat miktarı ile poliçe limitinin aşıldığını, motosikletin motor hacminin 50 cc olması halinde sigorta zorunluluğu olmayabileceğini, davacının kask kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, başvuru eksik belge ile yapıldığından temerrüt oluşmadan davanın açıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı ...’in yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan ... plaka sayılı motosiklet ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı kamyonetin çarpışması neticesinde davacının ağır şekilde yaralanarak geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
1-İlk derece mahkemesince davacının maluliyetinin tespiti bakımından hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 09.05.2023 tarihli raporunda, davacı hakkında düzenlenmiş tıbbi belgeler ve raporların incelendiği, Adli Tıp Anabilim Dalı'ndaki 10.11.2021 tarihli tıbbi değerlendirmesinde; davacı ile yapılan görüşmede, 13.06.2018 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, bilinci kapalı şekilde hastaneye götürüldüğünü, beyin kanaması ve sağ bacağında kırık tespit edildiğini, hastanede yatıyorken kendisinde hemipleji tespit edildiğini, psikiyatri bölümünce ilaç başlandığını, bacağındaki kırık için platin takıldığını, 25 gün yoğun bakımda kaldığını, bu sürede nöbet geçirdiğini, bunun için sürekli ilaç kullandığını, taburculuk sonrası vücudunda güçsüzlük hissettiğini, tuvalete girip çıktıktan sonra damlama şeklinde idrar kontrolünün zayıfladığını, görme alanının alt ve dış taraflarında görmenin azaldığını, sağ omzunu yürürken göremediğini, televizyonda kaza haberlerini gördükçe kötü hissettiğini o günler uykuya dalmakta zorlandığını, bu olaylar nedeniyle üniversiteye giremediğini ifade ettiğinin belirtildiği; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 06.04.2022 tarihli Nöroloji Bölümü raporunda; “Hastada hemipleji olmadığı, organik beyin sendromu olmadığı, hemipleji olmadığı, (30.03.2022'de çekilen beyin MR'ına göre) beyin hasarı olmadığı, epilepsi olduğu, (dalgınlaşma şeklinde epilepsi nöbeti tarif edilmektedir, son üç yılda üç kez olduğu (EEG normal bulunmuştur)) nöbetler günlük aktiviteleri engellemeyen ancak gerçekleştirmesini güçleştiren seyrek nitelikte olduğu, motor ve sensoriyel afazi olmadığı, dizartri olmadığı, ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozukluğu olmadığı, epilepsi tablosu ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabileceği kayıtlıdır.” denildiği, ayrıca Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalına ait 18.10.2022 tarihli raporda; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 21.03.2022 tarihli Psikiyatri Raporundaki "Kişinin günlük işlerini etkilemesi bakımından, mevcut haliyle devam eden tedavi altında kendi işini kendi yapabildiği ve tedavi ile işlevselliğinin tam düzeldiği tıbbi kanaatine varıldığı" ile "Bir dönem fayda gördüğü ilaç tedavisinin dozunun azaltılması ile depresif yakınmalarının yinelediği ve haliyle devam ettiği ve tedavi ile işlevselliğinin kısmen düzeldiği" ifadeleri bulunmaktadır, hastanın mevcut psikiyatrik durumunun tedavi ile tam ya da kısmen düzelen şeklinde belirlenmesi ve ilgili raporun tarafımıza gönderilmesi halinde hastadan istenen hususlarda rapor düzenlenebileceği kayıtlıdır denildikten sonra sonuç olarak 13.06.2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen SAK, intraventriküler hemoraji, sağ femur deplese fraktürü, sağ fibula şaft oblik fraktürü ve diğer yaralanmaları dikkate alınarak “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 06.04.2022 tarihli Nöroloji Bölümü raporunda hastada epilepsi olduğu, nöbetlerin günlük aktiviteleri engellemeyen ancak gerçekleştirmesini güçleştiren seyrek nitelikte olduğu ifade edildiğinden, Sinir Sistemi, Epilepsi, günlük aktivitelerini engellemeyen ancak gerçekleştirilmesini güçleştiren nöbetler maddesi uyarınca %15 olduğu, Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesine ait 23.02.2023 tarihli Sağlık Kurulu Raporu'nda hastada travma sonrası stres bozukluğu semptomlarını gösterdiği, tedavi altında semptomların belirgin oranda düzeldiği ifade edildiğinden; Zihinsel, Ruhsal Davranış Bozuklukları; Travma Sonrası Stres Bozukluğu maddesi, Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen %40 olduğunun, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı'ndaki 10.11.2021 tarihli tıbbi değerlendirmesinde hastanın antaljik yürüdüğü ifade edildiğinden, Kas-İskelet sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları, Yürüyüş bozukluğuna göre özürlülük oranları için; “Alt ekstremitede antaljik yürüyüş, basma fazının kısalmasına ilave olarak ayak bileği, diz veya kalçada orta-ileri derecede aritritik değişikliklerin tespit edilmesi” %8 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında davacının daimi maluliyet oranının %53 (%40, %15, %8) olduğunun belirlendiği görülmüştür.
Anılan raporda belirtilen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 21.03.2022 tarihli psikiyatri raporunda, kişinin günlük işlerini etkilemesi bakımından, mevcut haliyle devam eden tedavi altında kendi işini kendi yapabildiği ve tedavi ile işlevselliğinin tam düzeldiği tıbbi kanaatine varıldığının, bir dönem fayda gördüğü ilaç tedavisinin dozunun azaltılması ile depresif yakınmalarının yinelediği ve haliyle devam ettiği ve tedavi ile işlevselliğinin kısmen düzeldiğinin belirtilmiş olması, Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesine ait 23.02.2023 tarihli Sağlık Kurulu Raporu'nda hastada travma sonrası stres bozukluğu semptomlarını gösterdiği, tedavi altında semptomların belirgin oranda düzeldiğinin belirtilmiş olması ve davacının yaralanmasının niteliği dikkate alındığında, gerektiğinde son durum raporları da temin edilerek davacıda tespit edilen epilepsi ve zihinsel ve ruhsal davranışsal bozukluk olarak belirlenen travma sonrası stres bozukluğu ile davacının dava konusu yaralanması arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının, davacının kaza öncesinde rahatsızlığı bulunup bulunmadığının, tedavisinin sona erip ermediğinin, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceğinin, daimi maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan, içerisinde psikiyatri uzmanı ve nöroloji uzmanı hekimin de yer aldığı heyet tarafından, olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-... Borçlar Kanununun, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, ... Borçlar Kanununun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.
Davalı vekili, davacının motosiklette yolcu olduğunu ve kaza esnasında kaskının olmadığını, bu durumun zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek belirlenen zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, kaza esnasında davacının kaskının olup olmadığı belirlenerek kaskının olmadığının anlaşılması halinde davacının yaralanmasının niteliği ve belirlenen maluliyeti ile kaskının olmaması arasında illiyet bağının tartışılması ve sonucuna göre müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken bu husus tartışılmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Kabul şekline göre de, dava konusu kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortaları için kişi başına ölüm/sakatlık teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu, mahkemece, davacı lehine geçici işgöremezlik tazminatı olarak 3.441,18 TL, sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 360.000,00 TL’ye hükmedildiği, bu durumda hüküm altına alınan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı toplamının 360.000,00 TL poliçe limitini aştığı gözetildiğinde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı şekilde sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5- Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/15169 sayılı takip dosyasına yatırılan 680.000,00 TL Teminat Mektubunun yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.022026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.