Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1415

Karar No

2024/1569

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1415 - 2024/1569
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1415
KARAR NO : 2024/1569

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.07.2024 ve 04.09.2024
NUMARASI : 2024/163 Esas

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
DAVACI :
VEKİLİ :
ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDİLEN
DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 10/12/2024

İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili: 18.11.2023 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı kepçe ile davacı idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu belirterek 750.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret AŞ'den, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik zararı ve 100,00-TL bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, TBK'nın 76. maddesi kapsamında geçici ödeme yapılması hususunda karar verilmesini ve kazaya karışan ... plakalı araca ve davalılar adına kayıtlı araçlar ve taşınmazlara Uyap üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 19.07.2024 tarihli ara karar ile alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği gibi alacağın muaccel olduğu ya da borçlunun mal kaçırdığı ya da mal varlığını gizlediği ve bu yönde hileli işlemlerde bulunduğuna ilişkin dosya kapsamına sunulan bir delil de bulunmadığı, bu nedenlerle İİK'nın 257/1. maddesinde belirtilen ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin, 04.09.2024 tarihli ara karar ile de uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve deliller toplanmadığından TBK'nın 76/son maddesinde yazılı koşulların bu aşamada oluşmadığı gerekçesi ile geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiş, her iki ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeniyle davacının yaralandığını, zararın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğini, davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıların taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile ... plakalı aracı tazminat ödememek adına elden çıkarma olasılığının mevcut olduğunu, kazadan dolayı davacının maluliyetinin oluşarak iş göremez kaldığını, daha fazla efor sarf ederek işlerini yapmaya çalıştığını, daha fazla efor sarf etmek zorunda kaldığı için kazancının düştüğünün açık olduğunu, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, geçici ödeme talebinin reddinin doğru olmadığını belirterek davacının talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 18.11.2023 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu iş makinesinin davacı idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek 750.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret AŞ'den, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik zararı ve 100,00-TL geçici bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ayrıca TBK 76. maddesi kapsamında geçici ödeme yapılması hususunda karar verilmesini ve kazaya karışan ... plakalı araca ve davalılar adına kayıtlı araçların ve taşınmazların tespiti ile Uyap üzerinden ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş, mahkemece 19.07.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin 04.09.2024 tarihli ara karar ile de geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Davacı vekilinin TBK’nın 76. maddesi uyarınca geçici ödeme talebinin reddine dair ara karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6098 Sayılı TBK'nın 76. Maddesinde : ''Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.
Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.'' hükmünü içermektedir.
Bu düzenlemenin, 1. Fıkrasının gerekçesi "zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hakime istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak fıkrada yapılan düzenleme ile "geçici ödeme kararı ile kesin hüküm sonucunun eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır." şeklindedir.
6100 Sayılı HMK'nın 10. Kısım 1. Bölüm başlığı, "ihtiyati tedbir” 2. Bölüm başlığı ise "delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar" şeklinde düzenlenmiştir. Delil tespitine ilişkin hükümlerden sonra "diğer geçici hukuki korumalar" başlıklı 406. maddesinin 2. Fıkrasına göre; ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler saklıdır denilmiş, 406. maddesinin gerekçesinde " bu maddede diğer geçici hukuki korumalar tek tek belirtilmek yerine ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında da geçici hukuki korumalar olabileceğine işaret edilmiştir." 2. Fıkranın gerekçesinde ise "diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanmıştır. Bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında, diğer geçici hukuki korumalar kendi özel hükümlerine tabidir. Bu sebeple bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanması mümkün değildir; ayrıca bu şekilde bir uygulama birçok sakıncayı içinde barındırmaktadır." denmek suretiyle açıkça 6100 Sayılı HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmayacağı vurgulanmıştır.
Öte yandan, geçici ödeme talebinde bulunulabilmesi için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığına göre yargılamanın her aşamasında talepte bulunulabileceği gibi reddedilmesi halinde yeniden istenebilir. Ortaya çıkan yeni delillerle zaten hükmedilen bir geçici ödemeye ek olarak yeniden bir geçici ödeme talebinde bulunulabilir.
6100 Sayılı HMK'nın 341. maddesinde" İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a) Nihai kararlar.
b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.
(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (1)
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (1)
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)
(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.
Diğer geçici hukuki korumalar 6100 Sayılı HMK Madde 406: “Mahkemece, gerekli hâllerde, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir.
(2) İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.” hükümlerini içermektedir.
Dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde; TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen tedbiren geçici ödeme gerek koşulları gerek teminat bakımından, 6100 Sayılı HMK'nın 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde gerekse 6100 Sayılı HMK'nın 341 maddesinde uyuşmazlığa konu geçici ödeme kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden ve mahkemece verilen geçici ödeme talebinin reddine dair karar ara karar niteliğinde olduğundan bu kararlara karşı ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden davacı vekilinin tedbiren geçici ödeme talebinin reddi kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
İİK’nın 257. maddesi hükmüne göre :"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK'nın 258. maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın davacıya ait motosiklete çarparak davacının yaralanmasına neden olduğu belirtilerek maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olup, dosya kapsamında kazaya karışan tarafların kusur oranları ve davacının maluliyetine ilişkin bir belirleme bulunmadığı anlaşılmakla talep edilen maddi tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi, olayda davacılar vekilinin talep ettiği maddi tazminat miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, manevi tazminatın miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen bir tazminat türü olması, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, maluliyetin bulunup bulunmaması ve oranı, niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenecek olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat olmaması bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerekmesi, koşullar değiştiğinde her aşamada yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması ve ayrıca davacı vekili her ne kadar ihtiyati haciz talep etmiş ise de talep sonucunda davalının taşınır ve taşınmaz malları üzerine Uyap üzerinden ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş olmakla, ihtiyati haczin hangi koşullarda verileceği ve ne şekilde uygulanacağı İİK'nın 257 ve İİK'nın 261. Maddesinde düzenlenmiş olup Uyap üzerinden ihtiyati haciz uygulanmasına imkan bulunmamasına göre ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin 04.09.2024 tarihli geçici ödeme talebinin reddine dair ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamayacağından istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 341/1 maddesi gereğince REDDİNE,
2-Davacı vekilinin19.07.2024 tarihli ara karar yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim