Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/74
2025/156
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/74 - 2025/156
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/74
KARAR NO : 2025/156
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15.11.2022
NUMARASI : 2022/363 Esas 2022/590 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13.02.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11.03.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili, 20.05.2020 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olup davalı ... idaresinde bulunan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Tramer kayıtlarına göre kazanın meydana gelmesinde davacı % 100 oranında kusurlu görünse de bu kusurun sehven verildiğini, davalı sürücünün hız kurallarına ve geçiş kurallarına aykırı hareket ettiğini, kaza sonucunda davacının aracının ağır hasar gördüğünü, davalıya ait aracın kamyonet olup davacıya ait araca geçiş kolaylığı sağlamak zorunda olduğunu, ayrıca kavşağa yaklaşan araçların yavaşlamak ve dikkatli olmak zorunda olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek tutanaktaki kusur oranının tespiti ve tadili ile kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen araç onarım bedeli ve araç değer kaybının yapılacak bilirkişi incelemesinde tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğunda artırılmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile değer kaybı gösterir bilirkişi raporu bedeli olan 1.180,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğundan davanın reddi gerektiğini, kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafça sunulan ekspertiz raporundaki araç hasarı ve değer kaybına ilişkin tutarların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ... vekili, kazanın davalının ilk geçiş hakkına sahip olduğu kavşakta davacının aracı ile ana yola bağlı tali yoldan ana yol olarak tanımlanan cadde üzerinden gelen davalıya ait geçiş önceliği kuralını ihlal ederek davalının aracının gidiş şeridini kapacak şekilde çıktığını ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya yüklenebilecek kusur bulunmadığını, Tramer raporunun olay yeri fotoğrafları, kaza krokisi gibi objektif ölçütler de göz önüne alınarak düzenlendiğini, davacı tarafından sunulan rapordaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, kusura ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkin olduğu, 25.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçeleriyle davacının davalı sigorta şirketine karşı açtığı davanın TTK'nın 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince, HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalılar ... ve ... yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, maddi gerçeğe ve hukuka aykırı karar verildiğini, dava konusu olayın her iki tarafı yönünden de eşdeğer kontrolsüz kavşakta meydana geldiğini, davalı sürücünün kavşaklara yaklaşırken hız kurallarına uymadığını, kazaya tali kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, eşdeğer kontrolsüz kavşaklarda davalı araç sürücünün hızını azaltmış olması halinde kazanın meydana gelmeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ekinde sunulan uzman görüşü arasında çelişkinin giderilmediğini, bilirkişi raporunun maddi gerçekten uzak olduğunu, bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek araç hasar bedeli ve değer kaybı talebinde bulunmuş, mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusursuz olduğu, davacının % 100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... hakkındaki hüküm yönünden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekilinin davalılar ... ve ... hakkındaki hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 sayılı TBK'nin 49. maddesinde de “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme ile haksız filin bir türü olan trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, zarar görenin gerçek zararından sorumludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85.maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" denilmiştir.
Somut olayda 20.05.2020 tarihinde davacı idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiği ve taraflarca maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiği, mahkemece yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 25.08.2022 tarihli raporda kavşak alanı içindeki kazanın meydana gelmesinde çarpışma noktası değerlendirildiğinde davacı sürücünün kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlali nedeniyle % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kazanın oluşunda herhangi bir etkisi bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun maddi hasarlı kaza tespit tutanağı, toplanan deliller, davacı tarafından ibraz edilen uzman görüşü de değerlendirilerek ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı sürücü ve işleten hakkındaki davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca davacı vekili tarafından davalılar ... ve ... yönünden kusur oranına ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapıldığından istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.