Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/213
2025/162
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/213 - 2025/162
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/213
KARAR NO : 2025/162
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10.11.2022
NUMARASI : 2022/380 Esas 2022/1074 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13.02.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07.03.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 12.11.2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracıyla trafiğin durması nedeniyle beklediği sırada davalı ...’in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, aracın onarımının sigorta tarafından sağlandığını, araçta değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile aksi halde yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, üç aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacı tarafın talebi üzerine 11.02.2022 tarihinde 27.913,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ayrıca davacıya ait aracın kasko sigorta şirketi rücu talebi üzerine bakiye teminat limitinin de 24.02.2022 tarihinde ödendiğini ve 43.000,00 TL poliçe limitinin ödenmesiyle sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., kaza nedeniyle kendisinin % 100 kusurlu olduğu yönündeki iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, davacıya sigorta şirketi tarafından değer kaybı nedeniyle ödeme yapıldığını, davacının talebinde belirttiği gibi bir zararının söz konusu olmadığını ve tüm zararının karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı talebine ilişkin olduğu, 03.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda kusur yönünden kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğu, bilirkişi raporunda belirlenen 27.913,70 TL reel değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenmiş olduğu ve bakiye değer kaybı oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, değer kaybı nedeniyle tazminat istemine ilişkin davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, talep etmelerine rağmen bilirkişiden ek rapor alınmadan karar verildiğini, itirazları doğrultusunda ek rapor alınması gerektiğini, davalı tarafından alınan özel değer kaybı raporu dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından sunulan değer kaybı tespiti raporunun Anayasa Mahkemesi iptal kararından önce düzenlenmiş olduğundan esas alınmasının doğru olmadığını, değer kaybı raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda aynı değerin bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hasarlı araçların piyasa fiyatları tespit edilmeden değer kaybı hesaplaması yapılamayacağını, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 12.11.2021 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacıya ait araca çarpması sonucu davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek araç değer kaybı nedeniyle tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece 03.10.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak belirlenen 27.913,70 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği ve bakiye değer kaybı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içeriğinden, 12.01.2021 tarihinde davalı ... idaresindeki araç ile seyir halinde iken trafik zorunluluğu nedeniyle önünde duraklamış olan davacı idaresindeki araca arka kısmından çarptığı, çarpmanın etkisiyle hareketlenen aracın ön kısmında duraklamış araca çarptığı, kaza sonucunda davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan değer kaybı talebiyle eldeki davanın açıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce 14.02.2022 tarihinde 27.913,00 TL değer kaybı nedeniyle ödeme yapıldığı, mahkemece hükme esas alınan 03.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda 11.01.2022 tarihli kasko ekspertiz raporu ve davalı tarafça ibraz edilen 27.01.2022 tarihli değer kaybı tespit raporundaki tespitlere yer verildikten ve aracın daha önce başka bir kazaya karışmadığı belirtildikten sonra davacının uğrayacağı reel değer kaybı bedelinin 27.01.2022 tarihli değer kaybı tespit raporunda formül kapsamında tespit edilen değer kaybı ile uyumlu olduğunun belirtildiği, davacı tarafça rapora itiraz edildiği, mahkemece itiraz değerlendirilmediği gibi raporun Yargıtay uygulamalarına uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmıştır.
Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekir.
Bu durumda öncelikle davacıya ait araca ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası hasar dosyasının getirilmesi, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporu, fatura ve araca ait fotoğrafları, davalı tarafça ibraz edilen değer kaybı tespit raporu ile davacı vekilinin itirazları da değerlendirilmek suretiyle uzman bilirkişiden kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, bu şekilde gerçek zarar belirlendikten sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme de nazara alınmak suretiyle varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken anılan hususların göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.