Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/212
2025/166
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03.11.2022
NUMARASI : .....
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13.02.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25.02.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.07.2020 tarihinde, davacı idaresindeki... plakalı araç ile davalı sürücü idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının aracında hasar meydana geldiğini belirterek 15.000,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı, 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebini 4.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, davacının kaza sırasında hız sınırının üzerinde seyrettiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, refüjdeki ağaçların dal ve yapraklarının davalının sola dönüş ışığını görmesini engellediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait araçta belirlenen 18.500,00TL hasar bedelinin davacıya ödendiğini, KDV ve avans faiz talebinin kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin, değer kaybının ve araç mahrumiyet zararının hesaplanması için makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının, hasar bedeli yönünden yapılan ödeme nedeniyle davalı ... şirketini ibra ettiği, ödemenin davalı sürücü yönünden hasar bedelinden tenzil edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, hasar bedeli talebinin davalı ... şirketi yönünden reddine, 10.907,83 TL bakiye hasar bedelinin davalı ...'ten kaza tarihi olan 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4.000,00 TL değer kaybının davalı ... şirketi yönünden 01.11.2021 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına, 542,50 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi tarafından dosyaya sunulan mutabakat belgesini kabul etmediklerini, imza incelemesi yapılması gerektiğini, eksper raporunda parça bedellerine iskonto uygulandığını, iskonto oranının fahiş olduğunu, araç mahrumiyet zararının az belirlendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza esnasında davacının hızlı seyrettiğini, frene basmadığını, trafik lambasının ağaç dalları tarafından kapanması nedeniyle davacının trafik lambasını görmediğini, keşif yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tamir bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; kaza tespit tutanağındaki bilgiler özellikle kazanın özeti kısmında, davalının, sola dönüş ışığına bakmadım, sağ taraftaki yeşil ışığa göre dönüş yaptım beyanı ve kazanın oluşumu ile uyumlu olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranının ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde düzenlenen ayrıntılı, gerekçeli ve denetimi mümkün maddi tazminat hesabına ilişkin raporun tamir bedelinin hesaplanmasında eksper raporunda uygulanan iskonto oranlarının esas alınmadığı da görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tarafların kusur oranına ve hesaplanan zarara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesi yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2021 tarih ve 2017/(17) 4-3189 Esas, 2021/525 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, KTK’nın 111. maddesinde ibra ile ilgili bir özel düzenlemeye yer verilerek, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceği belirtilmiştir. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ayrı bir iptal davası açılmasına ya da ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde anlaşma hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının bulunması da yeterlidir. Zira anlaşmanın yapıldığı günden başlayarak belirtilen süre içinde bir davanın açılmış olması da, davacının bu anlaşma ile bağlı kalmak istemediğini göstermektedir.
Somut olayda, dava açılmadan önce, davalı ... şirketi ile davacı arasında tamir bedeli yönünden mutabakat sağlandığı ve davalı ... şirketi tarafından davacıya, 18.08.2020 tarihinde 18.500,00 TL hasar bedeli (tamir bedeli) ödemesi yapıldığı anlaşılmakla birlikte eldeki davanın ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde açıldığı gözetildiğinde davacı tarafça, yapılan anlaşmaya bağlı kalınmak istenmediği iradesinin ortaya konulduğu, bu durumda yapılan ödemenin zararın karşılanmasına yönelik kısmi bir ödeme niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece, davalı ... şirketinin yaptığı 18.500,00 TL ödemenin hesaplanan hasar bedeli olan 29.407,83 TL'den tenzil edilmesi ile bulunan 10.907,83 TL bakiye hasar bedelinden davalı ... şirketinin diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken davalı ... şirketinin yaptığı ödeme ve mutabakat nedeniyle tamir bedeli yönünden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, davalı ... şirketinin tamir bedelinden sorumlu tutulmamasına yönelik itirazı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE VE KISMEN REDDİNE,
1-Hasar bedeli talebinin kısmen kabulü ile 10.907,83 TL bakiye hasar bedelinin, davalı ... şirketi yönünden 01.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten kaza tarihi olan 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına,
2-Değer kaybı talebinin kabulü ile 4.000,00 TL'nin, davalı ... şirketi yönünden 01.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına,
3-Araç mahrumiyet zararı talebinin kısmen kabulü ile 542,50 TL'nin kaza tarihi olan 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine,
4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.055,41 TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin alınan 274,95 TL harç ile ıslah ile alınan 67,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 713,46 TL karar ve ilam harcının (davalı ... şirketinin 676,40 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 274,95 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı ile 67,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 434,15 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle 2021 yılı Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.129,49 TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 872,55 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 256,94 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından sarf edilen 178,80 TL tebligat ve posta gideri ile 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 400,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 1.578,80 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 1.219,65 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
8-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 15.450,33 TL vekalet ücretinin ( davalı ... şirketinin 14.907,83 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalı ... ... Şirketi kendisine vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, reddedilen kısım yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince belirlenen 4.092,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
10-Davalı ...'ün kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle, reddedilen kısım yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.549,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
2-Davalı ...'ün istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 1.055,41 TL istinaf harcından peşin alınan 263,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 791,56 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 219,25 TL yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 711,25 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,
4-Başvuran taraflarca yatırılan istinaf delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.