mahkeme 2022/603 E. 2024/699 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/603
2024/699
17 Mayıs 2024
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi 2022/603 Esas - 2024/699 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/603
KARAR NO : 2024/699
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2021
NUMARASI : 2019/606 Esas 2021/1005 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 10/06/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 04.08.2006 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacı ... idaresinde bulunan araca çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/1207 Esas, 2011/1478 Karar sayılı ilamı ile davalı ... ...'in asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının yaralanması ve başkasının yardımına muhtaç hale gelmesi nedeniyle davacı eş ... ve çocukları ...'in manevi yönden zarara uğradıklarını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ...’in yaralanması nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat (500,00 TL sürekli iş göremezlik 250,00 TL geçici iş göremezlik 250,00 TL bakıcı gideri) ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi, diğer davacılar ... yönünden ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın, maddi tazminat talebi yönünden davalı ... Sigorta AŞ'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere olay tarihinden, manevi tazminat yönünden ... Sigorta AŞ hariç olmak üzere diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 179.212,52 TL bakıcı gideri, 110.093,44 TL iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere ıslah edilmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ...'e maluliyet tazminatı olarak 27.440,00 TL ödeme yapıldığını, poliçe limitinin 57.500,00 TL olduğunu, bu nedenle zararın 05.01.2010 tarihinde giderilmiş olmasından dolayı ve ibra gerçekleştiğinden davanın reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyetin ve zararın olay ile illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, yapılan ödemelerin güncellenerek zarardan düşürülmesi gerektiğini, asgari ücretin dikkate alınmasını, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamı dışında olduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, olay ile zarar arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, talep edilen manevi zararın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI;
Mahkemece, 25.12.2017 tarih, 2016/117 Esas 2017/758 Karar sayılı ilamı ile davacı ...'in olay nedeni ile vücut çalışma gücünden %80 oranında kaybettiği, sürekli iş göremez olduğu, kusur bilirkişi raporuna göre olayın oluşumunda davacı ...'in %70 oranında davalı ... ...'in %30 oranında kusurunun bulunduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre 05.01.2010 tarihinde ... Sigorta tarafından davacı ...'e yapılan ödemelerin zararın tamamını karşılamadığı bu nedenle bu ödemelerin güncellenerek rapor tarihinde hesap olunan zarardan mahsubu gerektiği, buna göre davacı ...'in 63.047,56TL karşılanmamış sürekli iş göremezlik zararı ile 179.212,52 TL bakıcı gideri zararı bulunduğu, davalı sigorta şirketinin ödemesi dikkate alınarak sorumluluğunun sürekli iş göremezlik yönünden 30.060,00 TL, bakıcı gideri yönünden 57.500,00 TL ile sınırlı olduğu, bu zararlardan davalı sigorta şirketinin limit ile sınırlı sorumlu olduğu, davacıların yaşanan olay nedeni ile uğradıkları manevi zararların malul kalanın kendisi, eşi ve çocukları olması nedeni ile mevcut olduğu, gerekçesi ile davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 63.047,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalı sigorta şirketinin 30.060,00 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak üzere), 179.212,52 TL bakıcı gideri tazminatını (davalı sigorta şirketinin 57.500,00 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak üzere) toplam 242.260,08 TL (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ve ödenen rakam dikkate alınarak) davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı ...'in 20.000,00 TL, ...'in 5.000,00 TL, ...'in 2.500,00 TL, ...'in 2.500,00 TL, ...'in 2.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taşımacılık...Ltd. Şti'den tahsiline karar verildiği, anılan karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi BAM 26. Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarih, 2018/1366 Esas ve 2019/1611 Karar sayılı ilamı ile, dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı ve krokisinde kazanın davacı sürücünün park yerinden çıkarak iki yönlü trafiğin seyrettiği yolda sola dönüşü sırasında düz seyreden araçları dikkate almadan yola çıktığı ve çarpışmanın davalı sürücü ... ...’in şeridinde meydana geldiği, olay yerinde kavşak bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davalı tarafın itirazları değerlendirilerek yeni bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınması, yargılama aşamasında davacı sürücünün emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu iddia edildiğinden davacının emniyet kemeri takıp takmadığı ve takmamış olmasının maluliyetine etkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilerek Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 43 ve 44. maddesine göre tazminattan indirim yapılması, davacı ... tarafından 2010 yılında sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve sigorta şirketi tarafından davacıya 05.01.2010 tarihinde 27.440,00 TL iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından her ne kadar davacı tarafından ibra edildikleri iddia edilmiş ise de dosyaya davacı tarafından imzalanmış herhangi bir ibraname sunulmadığı, davadan önce davacıya yapılan ödemenin davacının iş göremezlik zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi için ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılması, zararın karşılanmadığının tespiti halinde ilk derece mahkemesi rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yasal faiz ile güncellenerek belirlenen tazminattan mahsup edilmesi gerekirken ödeme tarihi itibariyle davacının zararının karşılanıp karşılanmadığına ilişkin bilirkişiden rapor alınması, davacılar vekilinin dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminata reeskont faizi uygulanmasını istediği, mahkemece davalı araç sahibinin tacir sıfatına sahip şirket olduğu gözetilerek faiz işletilmesi, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile davalı ... ...’den toplam 289.305,96 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davacının talebinin davalı ... ... yönünden kısmen kabulü ile 242,260,08 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, reddedilen miktar yönünden davalılar ... ... ve davalı sigorta şirketi lehine 18.055,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de reddine karar verilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci bölüm ikinci kısmına göre hesaplanan vekalet ücretine hükmedilmesi, gerektiği belirtilerek davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda ATK’dan ve makine mühendisi bilirkişi ...’den alınan kusur raporlarına göre davacı sürücü ...'in idaresindeki otomobil ile Altınpark çıkış kapısından yola katılımını, gelen araç trafiğini gözetip güvenle duramayacak kadar kendisine yaklaşmış geçiş hakkına sahip araçların geçişinden sonra trafiğin müsait anını kollayarak yapması gerekirken, anılan hususların aksine geçiş hakkına riayet etmeyecek şekilde girdiği iki yönlü yolda sağından gelen, önünü kapattığı ve geçiş hakkına sahip diğer sürücü idaresindeki araç ile çarpması şeklinde neticelenen olayda %85, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan, diğer davalı şirketin maliki olduğu davalı sürücü ... ...'in idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyri sırasında mahal şartlarını dikkate alıp hızını tedbir alabilecek seviyeye düşürerek müteyakkız bir şekilde seyretmediği, sol tarafından Altınpark çıkış kapısından kontrolsüzce yola giren araca karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı olayda %15 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilemediği, kazanın şiddeti ve davacının maluliyet oranı dikkate alındığında emniyet kemeri takılsa dahi bunun maluliyet oranına bir etkisi olmayacağından davacı tespit olunan tazminat miktarından müterafik kusur indirim yapılmayacağı, aksine bir belge sunulmadığından davacının gelirinin asgari ücret olduğu, SGK yazı cevabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporu, BAM ilamı, tarafların kusur oranları, TRH-2010 yaşam tablosuna göre aldırılan aktüer bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesinde belirtilen miktarlara göre davacı ...'in davalılardan 20.268,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalı sigorta şirketinin sakatlık klozu teminat limitinden 30.060,00 TL'lik kısmı ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) ile 110.860,39 TL bakıcı gideri tazminatını (davalı sigorta şirketinin tedavi gideri klozu teminat limitinden 57.500,00 TL'lik kısmı ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) toplam 131.128,59 TL maddi tazminat talep hakkı bulunduğu, bu zarardan davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesindeki teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olduğu, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 05.01.2010, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi itibarıyla temerrüt olgusunun oluştuğu, sigortalı aracın davalı şirkete ait olması sebebiyle belirtilen tarihlerinden itibaren maddi tazminat yönünden avans faizi uygulanacağı gerekçesiyle davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.268,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalı sigorta şirketinin sakatlık klozu teminat limitinden 30.060,00 TL'lik kısmı ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) ile 110.860,39 TL bakıcı gideri tazminatını (davalı sigorta şirketinin tedavi gideri klozu teminat limitinden 57.500,00 TL'lik kısmı ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) toplam 131.128,59 TL (davalı sigorta şirketi yönünden belirtilen sigorta poliçe teminat limiti ve ödenen rakam dikkate alınarak sınırlı olarak) maddi tazminatın davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi 04.08.2006 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden 05.01.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ... için 18.000,00 TL, davacı ... için 4.500,00 TL davacı ... için 2.250,00 TL, davacı ... için 2.250,00 TL, davacı ... için 2.250,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi 04.08.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, kusur belirlemesinin yanlış olup davalı sürücünün daha fazla kusurunun olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tazminatlarda müterafik kusur indirimi yapılmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, davalı sigorta şirketinin aynı zamanda kasko poliçesinin olduğunu, kasko poliçe limitleri konusunda hesaplama yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava tarihinden avans faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, yapılan ödemenin limite oranlanmak suretiyle indirim yapılmasının gerektiğini, ibranameden sonra 2 yıl içinde dava açılabileceğini, eğer tazminat az çıkacaksa PMF yaşam tablosunun ve teknik faizin uygulanmasını, tazminat miktarının sonraki asgari ücretlere göre belirlenemeyeceğini ileri sürmüştür.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, ödeme yaptıklarını, ibra edildiklerini, dava tarihi ile ödeme tarihi arasında 2 yılın geçtiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacılar vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacı ... idaresinde bulunan araca çarpması sonucu davacı ...’in yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini belirterek ... için iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı ile manevi tazminat, davacı ...’in eşi ve çocukları olan davacılar için manevi tazminat talep etmiştir.
1-Davalı ... ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Dava konusu kaza; kaza tespit tutanağına göre 04.08.2006 tarihinde davacı ... idaresinde bulunan araç ile davalı ... ... idaresindeki aracın çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş, kazada davacının da yaralanması nedeniyle maddi tazminat talepli bu dava 10.02.2016 tarihinde açılmıştır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 60. maddesinde “ Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve herhalde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene sonra istima olunmaz. Şu kadar ki zarar ve ziyan dâvası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsî dâvaya da o müruru zaman tatbik olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK.'nun 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41.maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60.maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık subjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, her halde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağanüstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir(EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794). Buna karşılık, özel bir kanun hükmünün, özel olarak zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında BK m. 60 uygulanmaz. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı ...’in 04.08.2006 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yaralandığı, bu kaza nedeniyle uygulanacak zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davaya konu kaza ve yaralanma nedeniyle davanın 10.02.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Zamanaşımı itirazının ne zaman yapılabileceği konusunda özel bir düzenleme olmadığından gerek doktrinde gerekse Yargıtay kararlarında kabul gördüğü üzere savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bir başka anlatımla zamanaşımı itirazı, tüm maddi vakıalara ilişkin beyanlarda olduğu gibi, savunmanın değiştirilmesi yasağının başladığı ana kadar yapılabilecektir. Ayrıca, mahkeme, davalının savunmayı genişletmiş olduğunu kendiliğinden gözetemez ( Baki Kuru, C. II, a.g.e., s. 1829). Zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yazılı yargılama usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi 141. Maddesinde “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.(2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.” Şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre yazılı yargılamada, zamanaşımı itirazının ileri sürülüşü ikinci cevap dilekçesinin verilme süresine kadar, davacının açık muvafakati ile yargılamanın sonuna kadar, ıslah ile tahkikatın sone ermesine kadardır.HMK 141. Maddesine göre taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Bunun bir sonucu olarak davalı kural olarak ikinci cevap verme süresine kadar zamanaşımı itirazında bulunabilecektir. Bu haliyle HMK, HUMK dan ayrılmıştır. HMK 136. Maddesinde “Davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi; davalı da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir.” İfadesi ile açıkça vurgulandığı üzere davacı cevaba cevap vermiş ise davalının ikinci cevap hakkı bulunmaktadır. Davacı cevaba cevap vermemiş ise davalının ikinci cevap hakkı doğmayacağı için iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı davalı açısından cevap verme süresi ile sona erecektir. Cevap verme süresi ise HMK 127. Maddeye göre “dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır.” Bir başka anlatımla davacı cevaba cevap vermemiş ise davalı cevap dilekçesi zamanaşımı itirazında bulunmamış ise ancak davacının açık muaffakati ile zamanaşımı itirazını ileri sürebilecektir.HMK'nun 141. maddesi ile savunmanın genişletilme ve değiştirilme yasağı süresi içinde verilmeyen cevap dilekçesine davacı açıkça muvafakat etmesi durumunda mahkemece geçerli bir cevap dilekçesi olarak değerlendirilecektir. Bir başka deyişle süresi içinde verilmeyen cevap dilekçesine karşı davacı sessiz kalmış olsa dahi bu zımni muaffakat olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü kanun koyucu, süresi içinde verilmeyen cevap dilekçesini savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı kapsamında kabul edilerek bu dilekçenin geçerliliğini davacının açık muaffakatine bağlamıştır. Bu nedenle davacının süresi içinde verilmeyen cevap dilekçesi ile yapılan zamanaşımı itirazını davacının açık muaffakati olmadan mahkemenin kendiliğinden değerlendirmesi, süresi içinde yapılmış zamanaşımı itirazı olarak kabul etmesi mümkün değildir.
Dava konusu olayda dava, yazılı yargılamaya tabi olup, dava dilekçesi davalı ... Sigorta AŞ’ye 14.03.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, cevap verme süresi geçtikten sonra sunulan 25.04.2016 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunulmuş olması nedeniyle zamanaşımı def'i süresinde olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Davalı ... ... vekili ise yargılama aşamasında süresi içinde verdiği cevap dilkeçesi ile zamanaşımı defi ileri sürmüş ise de ilk mahkeme kararına karşı süresinde ibraz ettiği 22.02.2018 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmemiş, daha sonra istinaf süresi geçtikten sonra verdiği 19.06.2018 tarihinde verdiği 2. istinaf başvuru dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş ised e, bu davalı ilk karara karşı zamanaşımı def'ine ilişkin olarak süresinde istinaf yoluna başvurmadığından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu görülmekle, davalı ... ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.
2-Davacılar vekili kusur belirlemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Dava konusu kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın 04.08.2006 tarihinde meydana geldiği, ... idaresinde bulunan aracın park yerinden kontrolsüz çıktığı sırada düz seyreden ... ... idaresinde bulunan araç ile çarpıştığı, olayda davalı ...’ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle, davacı ...’in ise park yerinden yola çıkarken diğer araçları dikkate almaması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ankara 10. Sulh Ceza mahkemesinin 2006/1207 E- 2011/1478 K. sayılı doyasında sanık ... ... hakkında yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda katılan ...’in asli kusurlu olduğu, sanığın tali kusurlu olduğu belirtilerek adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 29.05.2020 tarihli kusur raporunda ve ATK’dan alınan 02.11.2020 tarihli kusur raporunda, davacı sürücü ... idaresindeki otomobil ile Altınpark çıkış kapısından yola katılımını, gelen araç trafiğini gözetip güvenle duramayacak kadar kendisine yaklaşmış geçiş hakkına sahip araçların geçişinden sonra trafiğin müsait anını kollayarak yapması gerekirken, anılan hususların aksine geçiş hakkına riayet etmeyecek şekilde, girdiği iki yönlü yolda sağından gelen, önünü kapattığı ve geçiş hakkına sahip diğer sürücü idaresindeki araç ile çarpması şeklinde neticelenen olayda %85 oranında, davalı sürücü ... ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında mahal şartlarını dikkate alıp hızını tedbir alabilecek seviyeye düşürerek müteyakkız bir şekilde seyretmediği, sol tarafından Altınpark çıkış kapısından kontrolsüzce yola giren araca karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı olayda %15 oranında kusurlu olduğu, park halinde bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsü olay mahallinde nizami olarak park halinde bulunan kamyonuna, çarpışma sonucu savrularak gelen otomobillerin çarpması sonucu karıştığı olayda, oluş şartlarında hatalı tutum ve davranışı olmadığından kusursuz olduğu belirlenmiştir. Mahkemece bu kusur oranları esas alınarak hüküm kurulmuştur. Kaza tespit tutanağı, olayın oluş şekli ile uyumlu olarak belirlenen kusur durumunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3-Davalı ... ... vekili müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.
Kaza tespit tutanağında davacı ...'in emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, kazanın şiddeti ve davacının maluliyet oranı dikkate alındığında, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının, zararın emniyet kemeri takmaması nedeniyle arttığının ve kazanın oluş şekline göre emniyet kemeri takmaması ile maluliyeti arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
4-Davalı ... ... vekili, yapılan ödemenin limite oranlanmak suretiyle indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, mahkemece dava açılmadan önce davacıya yapılan ödeme ile davacının zararının karşılanmadığının belirlendiği, Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin uygulamalarına göre ödemenin yasal faizi ile güncellenerek belirlenen maddi tazminattan mahsup edilmek suretiyle davacının sürekli iş göremezlik zararının tespit edilmiş olması karşısında davalı vekilin istinaf sebebi yerinde değildir.
5-Davalı ... ... vekili ve davalı ... Şigorta AŞ vekili, İbranameden sonra 2 yıl içinde dava açılabileceğini ileri sürmüştür. Davacı ... tarafından 2010 yılında sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve sigorta şirketi tarafından davacıya 05.01.2010 tarihinde 27.440,00 TL iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından her ne kadar davacı tarafından ibra edildikleri iddia edilmiş ise de dosyaya davacı tarafından imzalanmış herhangi bir ibraname sunulmadığından davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
6-Davalı ... ... vekili davalı sigorta şirketinin aynı zamanda kasko poliçesinin olduğunun, kasko poliçe limitleri konusunda hesaplama yapılmasının gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacı vekili dava dilekçesi ile ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak davalı ... Sigorta AŞ aleyhine dava açmış olmakla, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.
7-Davalı ... ... vekili mahkemece avans faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; davalı araç sahibinin tacir sıfatına sahip şirket olması karşısında hükmedilen maddi tazminata avans faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
8- Davalı ... ... vekili hükme esas alınan aktüer raporuna itiraz etmiş olmakla, dava konusu kaza 04.08.2006 tarihinde meydana gelmiş olup olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı KTK.nın 90. Maddesinde "Maddi ve manevi tazminat; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."düzenlemesi mevcuttur. KTK.nın 90. Maddesinin atıf yaptığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri bölümünün zararın belirlenmesine ilişkin TBK.nın 55. Maddesinde ise “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.”denilmiş, yine TBK'nın Tazminatın Belirlenmesi başlıklı 51. Maddesinde “ Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” denilmiş olmakla tazminatın somut olarak hesaplanmasına ilişkin düzenlemeler bulunmadığından tazminatın belirlenmesinde uygulanacak ilkeler Yargıtay'ın trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarına bakan Hukuk Dairelerinin içtihatları ile belirlenmiştir.
Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında rapor tarihi itibariyle bakiye ömür sürelerinin Yargıtay uygulamasına göre belirlendiği, davacı ...’in gelirine ilişkin belge sunulmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan aktüer raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
9-Davacılar vekili hükmedilen manevi tazminatın az, davalı ... ... vekili hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürmüştür.
Dava konusu 04.08.2016 tarihinde meydana gelen kazada, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı sürücü ...’in %85, davalı sürücü ... ...’in %15 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Ankara Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda 04.08.1006 tarihli kazaya bağlı olarak vücut çalışma gücünden %80 oranında kaybettiği, sürekli iş göremez halde kaldığı ve devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğu belirlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesine göre; " Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir. Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56/2. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu davacı ...’in yaralanması sonucu duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; davacı ...’in yaralanmasının niteliği, %80 oranında maluliyetinin olup, sürekli bir başkasının bakımına muhtaç oluşu, iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince kazada yaralanan davacı ... ve bu davacının eşi ve çocukları olan diğer davacılar için belirlenen manevi tazminatın uygun takdir edildiği görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına nedeniyle davalı ... ... vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
10-Mahkemece verilen 25.12.2017 tarihli, 2016/117 Esas, 2017/758 Karar sayılı kararına karşı davalı ... Turizm...Ltd., Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, bu davalı yönünden verilen ilk kararın kesinleştiği gözetilerek davalı ... Tur. Ltd. Şti. aleyhine ilk kararda hüküm altına alınan miktarların aynen korunması gerekirken BAM kaldırma kararı gereğince yeniden yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... Otomotiv…Ltd., Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından, onun yönünden kararın kesinleştiği gözetilerek ve kesinleşen yönler korunarak HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davalı ... ... vekilinin ve Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,
HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
Buna göre;
Davanın KISMEN KABÜLÜ ile,
1-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KISMEN KABÜLÜ ile 20.268,20-TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalı sigorta şirketinin sakatlık klozu teminat limitinden 30.060,00 TL'lik kısmı ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) ile 110.860,39-TL bakıcı gideri tazminatını (davalı sigorta şirketinin tedavi gideri klozu teminat limitinden 57.500,00 TL'lik kısmı ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) toplam 131.128,59-TL (davalı sigorta şirketi yönünden belirtilen sigorta poliçe teminat limiti ve ödenen rakam dikkate alınarak sınırlı olarak) maddi tazminatın davalılardan ... ... yönünden kaza tarihi 04/08/2006 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden 05/01/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,( davalı ... Otomotiv Taş. Ltd. Şti. Yönünden ilk karar ile kesinleşen 63.047,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 179.212,52 TL bakıcı gideri tazminatının 04.08.2006 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen ve tahsilde tekerrür olmamak üzere sorumlu tutulmasına,)
2-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 18.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve davalı ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti'den (davalı ... Ot. Taş. Ltd. Şti. 20.000,00 TL ile sorumlu olmak üzere) kaza tarihi 04/08/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 4.500,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... ... ve davalı ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti'den (davalı ... Ot. Taş. Ltd. Şti. 5.000,00 TL'den sorumlu olmak üzere) kaza tarihi 04/08/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
4-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 2.250,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den (davalı ... Ot. Taş. Ltd. Şti. 2.500,00 TL'en sorumlu olmak üzere) kaza tarihi 04/08/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
5-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 2.250,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den (davalı ... Ot. Taş. Ltd. Şti. 2.500,00 TL'den sorumlu olmak üzere) kaza tarihi 04/08/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
6-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 2.250,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti.den (davalı ... Ot. Taş. Ltd. Şti. 2.500,00 TL'den sorumlu olmak üzere kaza tarihi 04/08/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
7-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 8.957,39-TL harçtan peşin alınan 259,58-TL harç ve 985,57-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.712,24-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 2.682,68-TL ile davalı ... Otomotiv. Taş. Ltd. Şti.'nin 15.511.29 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak hazineye irad kaydına,
8-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.998,07-TL harcın davalılar ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti. 2.220,00 TL ile sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
9-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden AÜT gereğince 16.407,22-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 8.275,00-TL ile davalı ... Ot. Taş. Ltd. Şti'nin 20.486,00 TL ile sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
10-a)Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden AÜT gereğince 16.407,22-TL vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye bu nedenle ödenecek avukatlık ücretinin sigorta poliçe limiti nedeniyle 8.275,00-TL ile sınırlı olması kaydıyla) davacı ... Demirserenden alınarak davalılara ödenmesine,
11-a)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti. 2.400,00 TL ile sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ödenmesine,
b)Davalı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacı ... ...alınarak davalı ... ...'e ödenmesine
12-a)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 4.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti. 1.980,00 TL ile sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,
b)Davalı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 4.500,00-TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak davalı ... ...'e ödenmesine
13-a)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 2.250,00-TL vekalet ücretinin davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti. 1.980,00 TL ile sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,
b)Davalı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 2.250,00-TL vekalet ücretinin davacı ...den alınarak davalı ... ...'e ödenmesine
14-a)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 2.250,00-TL vekalet ücretinin davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti.1.980,00 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,
b)Davalı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 2.250,00-TL vekalet ücretinin davacı ...den alınarak davalı ... ...'e ödenmesine
15-a)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 2.250,00-TL vekalet ücretinin davalılardan ... ... ve ... Otomotiv Taş. Tur. İnş. Gıda Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti. 1.980,00 TL ile sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,
b)Davalı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AÜT gereğince 2.250,00-TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak davalı ... ...'e ödenmesine
16-Davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olarak 29,20-TL başvuru harcı, 259,58-TL peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı, 985,57-TL ıslah harcı toplamı 1.278,65-TL ile
Davacılar tarafından yapılan 496,70-TL posta masrafları, 2.200,00-TL bilirkişi ücreti, 923,00-TL adli tıp gideri olmak üzere toplam 3.619,70-TL'nin kabul/red oranına göre 1.710,91-TL'sinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 613,40-TL ile davalı ... Ot. Taş. Ltd. Şti'nin 2.535,23 TL ile sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, geri kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
17-Davalı ... ... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 52,73-TL'nin davacılardan alınarak davalı ... ...'e ödenmesine, geri kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
18-HMK'nın 333.Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatırana iadesine,
III-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;
1-Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 8.957.39 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.329,70+1.329,70 TL’nin mahsubu ile kalan 6.297,99 TL harcın davalılar ... ... ve ... Sigorta AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.998,07 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1409,17 TL’nin mahsubu ile kalan 588,90 TL harcın davalı ... ...’den tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Davacılar vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 96,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 17.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.