Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/2420

Karar No

2024/1561

Karar Tarihi

6 Aralık 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2320 - 2024/1560
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/2320
KARAR NO : 2024/1560

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/03/2022
NUMARASI : 2018/114 Esas 2022/197 Karar

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20/12/2024

İlk Derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 22.09.2013 tarihinde, davalılardan ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının yolcu olarak bulunduğu diğer davalı ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı dava dışı ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, davalılara başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kusurları oranında 250 TL geçici işgörmezlik tazminatı ile 1.500 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta AŞ’den, 250 TL geçici işgörmezlik tazminatı ile 1.500 TL sürekli iş göremezlik tazminatının da davalı ... Sigorta AŞ’den temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 09.02.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle geçici işgöremezlik tazminatı talebini davalı ... Sigorta AŞ yönünden 657,25 TL'ye, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 438,17 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın 13.10.2012-13.10.2013 tarihleri arasında 225.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup sigortalı araç sürücüsünün kusursuz davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, kusur müterafik kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacının 12.01.2018 tarihli başvuru dilekçesinde özürlü sağlık kurulu raporu sunulmadığından davanın usulden reddini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirkete 29.04.2013-29.04.2014 tarihleri arasında 250.000 TL limitle Zorunlu Mali sorumluluk (Trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsü ...'nin asli ve tam kusurlu davacının da emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, 14.01.2018 tarihinde ... AŞ tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kusur müterafik kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişi rapor alınmasını, SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını, davanın ... plakalı araç işleteni ...'e ihbar edilmesini, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, 22.09.2013 günü, saat 22.50 sıralarında davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, Hamit Duran Caddesinde, Emek Caddesi istikametine seyri sırasında seyir yönüne fasılalı sarı ışık yanan Eti Caddesi Kavşağına girmesiyle karşı yönden Mutlu Caddesinden gelip Hamit Duran Caddesine yönelerek kavşağa giren ve Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/864 Esas sayılı dosyasındaki bir kısım beyanlardan da anlaşıldığına göre sürücüsü ... olan ... plakalı otomobilin ön kısmı ile aracının sağ ön yan taraflarıyla kavşakta çarpışması sonucu gerçekleştiği, sürücü ...'nin olayda seyir yönüne yanan sarı fasılalı ışık nedeniyle kavşak yaklaşımında kontrollü şekilde yavaşlayıp, geçiş hakkına haiz diğer araca yol verip, kavşaktan geçişini bekledikten sonra kavşağa girmesi gerektiği halde, bu hususa riayet etmeyip dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla %60 oranında, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile iki yönlü yol yolda, gece vakti, meskun mahalde seyri sırasında geldiği kavşakta her ne kadar diğer araca nazaran geçiş hakkına haiz ise de kavşağa hızını azaltarak kontrollü şekilde yaklaşmamış, özen yükümlülüğüne aykırı davranışla seyir hızıyla kontrolsüzce girdiği kavşakta geçiş hakkını kendisine bırakmayan diğer araçla çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle %40 oranında kusurlu olduğu; sürücü ...’nin aracında yolcu olarak bulunan davacının ise yaralandığı ve müterafik kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu’nun 01.02.2021 tarihli raporuna göre davacının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığını, iyileşme süresinin (işgöremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği, 3.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı ve maluliyet tayinine mahal olmadığının belirlendiği, iyileşme süresinin (işgöremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik dönemine ait tazminatın Asgari Geçim İndirimi olmaksızın olay tarihi itibari ile asgari ücret olan aylık 730,28 TL'den hesaplandığında 1.095,42 TL olduğu, ... Sigorta AŞ sigortalısının %60 kusur oranına göre isabet eden tutarın 657,25 TL, ... Sigorta AŞ sigortalısının % 40 kusur oranına isabet eden tutar 438,17 TL olduğu ve tazminatın poliçe limitini aşmadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile; davalı ... Sigorta AŞ’ (... Sigorta AŞ) ye yönelik davanın kısmen kabulü ile; sürekli işgöremezlik tazminat talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 657,25 TL’nin dava tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ’den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile; sürekli işgöremezlik tazminat talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 438,17 TL’nin dava tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ’den alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde dosya kapsamında hükme esas alınan 20.09.2021 tarihli ATK maluliyet raporunun, somut ve bilimsel verilere aykırı olarak, gerekli ve yeterli incelemeler yapılmadan, hastane evrakları ve rapor arasındaki çelişki giderilmeden davacının mevcut maluliyeti ile bağdaşmayan şekilde tanzim edildiğini, rapora karşı bilimsel veri ve mevcut hastane epkrizlerine dayanarak itirazlar edilmiş ise de mahkemece gerekli değerlendirmeler ve çelişkiler giderilmeden söz konusu raporunun hükme esas alınmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının basit tıbbi müdahale ile geçirilemeyecek ölçüde hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, davaya konu kaza sebebiyle; hükme esas alınan itiraza konu rapor tanzim edilirken kaza sonucu maluliyetini tespit eden diğer raporlar, muayene ve tedavi olduğu hastane epkrizleri ile uyuşmadığını kaza ile illiyetli maluliyet durumu mevcut ve devam ettiğini, dosyada bulunan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim olunan raporda davacı için %33 oranında çok ciddi bir kalıcı maluliyet tespiti yapıldığını, bununla birlikte aynı kaza sebebiyle Sağlık Bakanlığı Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim olunan 18.05.2021 tarihli Erişkinler için Engellik Sağlık Kurulu Raporunda da %20 oranında kalıcı maluliyet tespiti yapıldığını, somut gerçeklik böyle iken Adli Tıp Kurumu 2.Adli Tıp İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından tanzim edilen raporlarda davacı için belirlenen maluliyet oranının 0 olmasının, bilimsel verilere aykırı olduğunu, bu raporla hüküm kurulmasının davacının için ağır hak kaybına sebebiyet vereceğini, davacı için 2018 yılında Hacettepe Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor kaza tarihinden 5 yıl sonra tanzim edilmiş olup düzenlenen ve tespit olunan %33 kalıcı maluliyeti bulunduğunu, beş yıl içerisinde iyileşmeyen davacı için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından tanzim olunan raporlarda sadece 2 yıl içerisinde bulunan bütün maluliyetin kalktığına dair tespit yapılmasının açıkça somut veriler ve hastane evraklarının yok sayılması mahiyetinde olup yine Sağlık Bakanlığı Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim olunan Erişkinler için Engellik Sağlık Kurulu Raporun da 18.05.2021 tarihinde tanzim edilmiş olup itiraz konusu Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporunun tanzimi ile aynı döneme denk geldiğini, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporunda Çorum Erol Olçok Üniversitesi tarafından tanzim olunan %20 oranlı rapora hiç değinilmediğini, açıkça bilimsel verilerin yok sayıldığını itiraza rağmen başka yetkin bir kurumdan maluliyet raporu alınmadığını,davacının kazadan kaynaklı ağrılarının devam ettiğini, ayakta durmakta zorlandığını şikayetleri göz önünde bulundurulmadan rapor hazırlandığını, yapılan fiziki muayenesinde sağ ve sol kemik uzunlukları arasında 2 cm uzunluk farkı bulunduğu saptanmış olup dosya içerisinde bulunan çelişkili ATK raporlarının içerisindeki çelişkinin yetkili başka bir kurumca giderilmesi gerekirken, aksi yönde mevcut ve eksik hali ile karar verilmesinin yerinde olmadığını hukuk devleti ilkesi ve yargılamanın şeffaflığı ilkesine ters düştüğünü, davalılara başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüt tarihi olduğundan bu tarihten itibaren ticari temerrüt-avans faizi uygulanması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 22.09.2013 tarihinde davalıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada ... Sigorta AŞ’ne sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek kusurları oranında geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece davacının yolcu olarak bulunduğu davalılardan ... Sigorta AŞ’ne sigortalı araç sürücüsünün %60, ... Sigorta AŞ’ne sigortalı araç sürücüsünün %40, davacının kusursuz olması, davacının sürekli maluliyetinin bulunmaması, 1,5 ay iyileşme süresi karşılığı sürekli işgörmezlik tazminatı talebinin reddine geçici işgöremezlik tazminatının kusurları oranında davalılardan tahsiline dair verilen karara karşı davacı vekili sürekli maluliyet oranı, faiz başlangıcı ve türüne yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Davacının maluliyetine ilişkin ilişkin rapor ATK 2 .Üst Kurulundan alınmış, 02.09.2021 tarihli raporda; Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 22.09.2013 tarihli, 162/23 sayılı genel adlî muayene raporunda ; trafik kazası nedeniyle gelen hastada genel durum iyi, bilinç açık olduğu, göğüs ağrısının olduğu, akciğerde ezilme (kontüzyon) ve sıvı olduğu, BTM ile iyileşemeyeceği, hayatî tehlikesinin olduğu, Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 22.09.2013 yatış, 24.09.2013 taburcu tarihli, Y130167998 protokol sayılı epikrizinde; trafik kazası yaralanması nedeniyle getirilen hastada toraks BT’de sol akciğer üst lobda 14 mm çapında subplevral ince duvarlı hava kisti, sol akciğer alt lobda 7 mm çapında nodüler lezyon, sol akciğer alt lobda parakardiyak alanda konsalidasyon ve buzlu cam (kontüzyon-inflamasyon), solda en derin yerinde 7 mm ölçülen plevral mayii izlendiği, solda minimal effüzyon ve akciğer kontüzyon tanısıyla servise yatırıldığı, medikal tedavi başlandığı, takibinde cerrahi müdahale gerektirecek komplikasyon gelişmediği, çekilen beyin BT, servikal BT, abdomen BT incelemelerinin normal sınırlarda olduğu, iştahsızlık, uykusuzluk problemi olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı’nın bila tarihli, 78663745-000 sayılı raporunda; Adlî Tıp Anabilim Dalı’nın 26.03.2018 tarihli muayenesinde; yaklaşık 4.5 yıl önce trafik kazası geçirdiğini, akciğer kanaması olduğunu, 1 hafta kadar hastanede yattığını, kazadan sonra depresyona girdiğini, içinde sıkıntı olduğunu, psikiyatriye başvurduğunu, ... kullandığını şu anda arada sıkıntı ve heyecanlarının olduğunu, kaza korkularının olduğunu, nefes darlığının olmadığını ifade ettiği, fizik muayenesinde; kaza ile ilgili sekel mahiyetinde muayene bulgusu saptandığı, ruhsal şikâyetleri için psikiyatri konsültasyonu istendiği,Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği’nin 19.02.2020 tarihli, ULT2015344 sayılı raporunda; kişinin 19.02.2020 tarihinde psikiyatri heyetinde yapılan muayenesinde; bilinç açık, oryante koopere olduğu, düşünce içeriğinde aktif psikotik bulgu olmadığı, moodun hafif depresif olduğu, anksiyetesi olduğu, anhedonik olduğu, kaza ile ilgili güvenlik arayışı ve kaçınma davranışı olduğu, gece uykusuzluğu ve işlevsellikte hafif etkilenme olduğu, kazadan 1 yıl sonra 2014'de Çorum Devlet Hastanesi Psikiyatri kliniğinde anksiyete ve depresif bozukluk tanısıyla yatarak tedavi gördüğü, hastanın yapılan muayenesi ve tıbbi kayıtlarının incelenmesi sonucunda kazadan sonra depresif belirtilerin arttığı, kazayla ilgili hafif düzeyde travma sonrası stres bozukluğu geliştiği, durumunun çalışmaya olanak verdiği, sonuç olarak ...’nun dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 22.09.2013 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen akciğer kontüzyonu ve ruhsal şikâyetler dikkate alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğime göre mevcut bulgular değerlendirildiğinde, travma sonrası stres bozukluğu için çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %33 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, Adlî Tıp Kurumu İkinci Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun 20.01.2021 tarihli muayene kaydında; çenenin sol altında 1 adet 1x0,1 cmlik, çene ucunda 1x0,1 cm'lik ciltten açık renkli ve çöküklük gösteren, çenenin ortasında 1x0,1 cmlik ciltten hafif kabarık nedbe mevcut olduğu, solunum seslerinin her iki tarafta solunuma eşit katıldığı, ral, ronküs olmadığı,psikiyatri muayenesinde; Çorum doğumlu, evli, 4 çocuklu (30y, 25y, 20y, 19y), 2. evliliğinde 2 çocuğu olduğunu, ortaokul mezunu olduğunu, ilk eşinden olan çocuklarını uzun süredir göremediğini, Çorum’da yaşadığını, 16 yaşındaki oğlunun 3,5 yaşında çocuğuna baktığını, çalışmadığını, sosyal yardımlaşmadan yardım alarak zaman zaman temizliğe giderek geçimini sağladığını, alışkanlığı olmadığını, 22.09.2013 tarihinde AİTK geçirdiğini, 2 arabanın kafa kafaya çarpıştığını, arabadan dışarı fırladığını, dişlerinin kırıldığını ve akciğerinin hasar gördüğünü, olaydan sonra başlayan araçlarda tedirgin olmaktan başka şikâyeti olmadığını, tedavi ile iyi durumda olduğunu ifade ettiği, ruhsal durum değerlendirilmesinde olaya bağlı maluliyetine neden olacak mahiyet ve derecede psikopatoloji saptanmadığı, dosyada mevcut grafilerin Adlî Tıp Kurumu İkinci Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından incelemesinde; 06.01.2021 tarihli akciğer grafisinde aerasyonun simetrik ve tabii olduğu, bilateral sinüslerin açık olduğu,Adlî Tıp Kurumu İkinci Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun 27.01.2021 tarihli, 1148 karar sayılı mütalâasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı,iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5(birbuçuk) aya kadar uzayabileceğinin kayıtlı olduğu, ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde 22.09.2013 tarihli trafik kazası sebebiyle Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı,iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1.5 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da davacının muayene edilmek suretiyle, tüm tedavi evrakları ve alınan tüm raporlar değerlendirilerek ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri gereğince belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
2-Davacı vekili faiz başlangıcı ve türüne itiraz etmiştir.
Davacı vekili davalı sigorta şirketlerine davadan önce 08.01.2018 tarihinde başvuru yapmış, davalı ... Sigorta AŞ tarafından 12.01.2018 tarihli, davalı ... Sigorta AŞ tarafından (12.01.2018 tebliğ) 18.01.2018 tarihli cevabi yazı ile davacının tedavisine ilişkin hastane evrakları, epikriz raporu, maluliyet raporu, bordro ve SGK kaydının istendiği, davacı tarafından eksik belgelerin gönderilmediği, 08.02.2018 tarihinde eldeki davanın açıldığı, kazaya karışan araçların ... marka özel otomobil olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan tazminata temerrüde düşmeyen davalılar açısından dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının maluliyet oranının yasal mevzuat uyarınca ve yetkili kurumca belirlenmiş olmasına,hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 80,70 TL hacın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 06.12.2024 oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim